Fakat havada uçan bir sembolik kartalı görünce bu komplodan vazgeçerler.No entanto, eles são aliviado ao ver um snowplow abordá-los.
Fenghuang kendine ait sembolik anlamlara sahiptir.A Fenghuang tem conotações muito positivas.
Fakat bunlar sembolik ifadelerdir.Todavia, estes são monocromáticos.
Bu engellerin büyük kısmı son derece sembolikti.Muitos dos símbolos são mais abstractos.
Özbekistan bayrağının sembolik anlamı için pek çok teori ileri sürülmüştür.Muitos negam a autenticidade do Trono de Boston.
Buna göre benlik, insanlar arasında çoğunlukla sembolik olan etkileşimden doğmaktadır.O fenômeno deve-se na maior parte do tempo à uma simetria entre os estados.
Bilgisayarlı cebir sistemi (BCS) sembolik matematiği kolaylaştıran yazılım programıdır.Een computeralgebrasysteem (CAS) is een computerprogramma dat symbolische wiskunde kan uitvoeren.
İngiltere sembolik olarak Kuzey İrlanda'da 5000 asker bulunduracak.De Britse regering kondigt aan het aantal militairen in Noord-Ierland te halveren tot 5000.
Limon suyu balık yemeği üzerine sembolik olarak sıkılır.Bij droog zouten wordt het zout gewoon op de vis gestrooid.
Bu sembolik tezat, Alman ve İngiliz romantizmi arasındaki zıtlığı vurgular.Te symboliczne zestawienie sugeruje kontrast między niemieckim i angielskim romantyzmem.
2011 - Sembolik olarak Dünya'nın 7 milyarıncı insanının doğumu.31 X 2011: Urodziny siedmiomiliardowego człowieka na Ziemi.
1969 - İnternet'in sembolik doğum günü.Inowłódz, 900 rocznica urodzin.
Erişim tarihi: 3 Nisan 2014. ^ "Ermenistan'da ilk sembolik Eşcinsel düğün".Prawo weszło w życie 1 stycznia 2015 roku. Główny artykuł: Małżeństwo osób tej samej płci w Finlandii.
Burada uzun yaşama dileği sembolik olup, krallığı kastetmektedir.Chciwie, zachłannie, egoistycznie chciałby budować królestwo siebie.
Ancak bu bağlılık daha çok sembolik kalmıştır.Tog lojaliteten lite för långt.
Bununla birlikte içeriği resmi, sembolik ve ciddiyetli Noh tiyatrosuna benzemez.Dess innehåll har emellertid ingen som helst likhet med den formella, symboliska och högtidliaga nō-teatern.
1969 - İnternet'in sembolik doğum günü.(Webbupplaga) – med felaktigt födelseår.
Kafatasının en çok karşılaşılan sembolik kullanımı ölüm ve yaşam betimlemesidir.Det vanligaste sättet att använda dödskallen är som en symbol för död eller dödlighet.
Aynı dönemde ikon haline gelen bir diğer sembolik kahraman ise Sega'nın SONIC isimli kahramanıdır.Den enda andra norska skådespelerskan som omnämns vid denna tid var en kvinna vid namn Ely.
Eylemciler 1890 Wounded Knee Katliamı mevkisini sembolik değerinden dolayı seçmişlerdi.Efter massakern på 300 Lakota-indianer vid Wounded Knee 1890 självdog den nya religionen.
Bu eser, sembolik bir babanın küçük kızına sevgisini gösterdiği düğün hediyesidir.En komedi om en man som jagar en speciell julklapp åt sin son.
Anthony de Francisci tarafından barışın sembolik tasarımlarını düzenleyen bir yarışmada tasarlanmıştır.В результаті Антоніо де Франчізі було доручено створити зображення майбутньої монети.
Ancak bunların etkileri çoğunlukla sembolikti.Ці ефекти зазвичай оборотні.
Modern loca sistemi tanıtım sarısında tamamı sembolik olarak satıldı.Додатковий блок живлення перемінного струму продавався окремо.
Bu engellerin büyük kısmı son derece sembolikti.Більшість із них абсолютно нудні.
Ancak bu bağlılık daha çok sembolik kalmıştır.Втім, ця залежність залишалася більш формальною.
Bir matematiksel gösterim matematiksel nesne ve fikirlerin sembolik temsillerinin bir sistemdir.Математична нотація — це система символічних зображень математичних об'єктів та ідей.
Leet alfabesi, sembolik yazının özelleştirilmiş bir biçimidir.Abeceda je speciální forma symbolického písma.
Sembolik simülasyon, bilinmeyen değerleri belirlemek için değişkenleri kullanır.Symbolická simulace používá proměnné veličiny k nahrazení neznámých.
Ahlaki oyunlar eğitim amaçlı sembolik dramlardı.Jeho pozdní hry ovlivnily drama symbolické.
1990'dan sonra Ostrow Mazowiecka Mezarlığı'nda onun anısına sembolik bir mezar taşı dikildi.Po pádu komunismu byl k uctění jeho památky vztyčen symbolický náhrobek na hřbitově Ostrowa Mazowiecka.
Bu sembolik açıdan son derece önemliydi.To mělo velký symbolický význam.
Bu sembolik tezat, Alman ve İngiliz romantizmi arasındaki zıtlığı vurgular.Această opoziție simbolică presupune contrastul între romantismul german și englez.
Soğanlar ise askeri açıdan sembolik bir öneme sahiplerdi.Scaunele secuiești aveau un pronunțat caracter militar.
Bu Kudüs'teki Kutsal Kabir Kilisesi'nin sembolik bir kopyasıdır.Aceasta este o copie simbolică a capelei de la Sfântul Mormânt din Ierusalim.
Eylemciler 1890 Wounded Knee Katliamı mevkisini sembolik değerinden dolayı seçmişlerdi.În 1890, masacrul de la Wounded Knee a pus capăt rezistenței Sioux.
Livia Rothkirchen, Kafka'yı "çağının sembolik figürü" olarak adlandırmıştır.Livia Rothkirchen Kafkát „korszaka szimbolikus alakjának” nevezte.
Bir sembolik etkileşimci büyük olasılıkla insanların birbirini nasıl anladığına yoğunlaşacaktır.Ha szimbolikus interakcionalista, inkább arra koncentrál, ahogy az emberek megértik egymást.
Eylemciler 1890 Wounded Knee Katliamı mevkisini sembolik değerinden dolayı seçmişlerdi.1890-ben megsebesült a Wounded Knee mészárlásban.
Bu sembolik tezat, Alman ve İngiliz romantizmi arasındaki zıtlığı vurgular.Mágikus színház: Kötődik a német romantikához.
Şeytan'a sadece sembolik olarak inanılır.Hän on vakaumukseltaan satanisti.
Limon suyu balık yemeği üzerine sembolik olarak sıkılır.Ongenkoukkuun pujotetaan kalojen syöntihalua herättävä syötti.
Malezya'da kralın yetkileri sembolik olup yetkiler başbakanın etrafında toplanmıştır.Käytännön valta Malesiassa on keskittynyt pääministerille ja kuninkaan rooli on edustuksellinen.
Eylemciler 1890 Wounded Knee Katliamı mevkisini sembolik değerinden dolayı seçmişlerdi.Vuonna 1890 siellä tapahtui Wounded Kneen verilöyly.
Ancak bunların etkileri çoğunlukla sembolikti.Muutoin ne ovat enimmäkseen hiljaa.
Sembolik etkileşimcilik de sosyolojik düşüncenin merkezi olarak görülmeye başlamıştır.Επίσης οι συμβολικές αλληλεπιδράσεις άρχισαν να θεωρούνται κεντρικές στην κοινωνιολογική σκέψη.
BU tür üyelik bu kişiler için sembolik bir üyeliktir.Αποτελεί υβριστική χειρονομία για τους πληθυσμούς αυτούς.
Limon suyu balık yemeği üzerine sembolik olarak sıkılır.Ο χυμός λεμονιού χρησιμοποιείται πολύ σε φαγητά με ψάρι.
Bu engellerin büyük kısmı son derece sembolikti.Σε γενικές γραμμές τα φράγματα αυτά φαίνονται να είναι πολύ αποτελεσματικά.
Bu sandık içerisinde, muhtemelen bir kemik var veya kutsal bir kişinin sembolik bir mezarı bu.Στο χώρο αυτό σώζεται και μια θολωτή τετράγωνη οικοδομή που ίσως ν' αποτελεί οικογενειακό τάφο ή μνημείο.
1969 - İnternet'in sembolik doğum günü.Έτσι εορτάστηκε η 410η επέτειος γέννησης του Φερμά, διαδικτυακά.
Sembolik olarak, mezarın toprakla örtülmesi merhumla matemlilerin son vedalaşmasıdır.Efter buddhistisk tradition er kremeringen et endeligt farvel til afdøde.
Toprağın mülkiyeti devlete ait olmakla beraber, 99 yıllığına sembolik bir rakamla köylüye kiraya verilir.Landet er specielt ved, at staten ejer al jord, som lejes ud på 99-årsbasis til indbyggerne.
Fenghuang kendine ait sembolik anlamlara sahiptir.Hwoarang havde en følelse af tomhed i sig.
2011 - Sembolik olarak Dünya'nın 7 milyarıncı insanının doğumu.2011 – Jordens befolkning runder 7 milliarder.
Toprağın mülkiyeti devlete ait olmakla beraber, 99 yıllığına sembolik bir rakamla köylüye kiraya verilir.Landet er spesielt ved at staten eier all jord, som leies ut på 99-årsbasis til innbyggerne.
Devlet başkanlığı büyük ölçüde sembolik bir makamdı.Presidentembedet er i stor grad symbolsk.
Daha sonra sembolik bir gösteri olarak sokaklar bol su ile yıkandı.På avstand så det ut som om hestene ble badet med store mengder vann.
Ahlaki oyunlar eğitim amaçlı sembolik dramlardı.Teksteventyrspill var synonymt med grotteutforskning.
Bölgenin bilimsel değeri kadar sembolik değeri de vardır.Deler av parken har status som verneområde med spesiell vitenskapelig betydning.