sem ile cümle
sem kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Ben senin daha sempatik olacağını düşündüm.I thought you'd be more sympathetic.
Daha fazla şemsiyeye ihtiyacımız olacağını düşünüyorum.I think we're going to need more umbrellas.
İtalya'da çocuk saflık sembolüdür.In Italy the child is a symbol of innocence.
Blue jeans Amerika'nın bir sembolüdür.Blue jeans are a symbol of America.
Tom benim semtimde yaşamıyor.Tom doesn't live in my neighborhood.
Sempatik olduğunu mu düşünüyorsun?Do you think you're likeable?
Tom'un sempatik olduğunu düşünüyor musun?Do you think Tom is sympathetic?
Sanırım Tom sempatik.I think Tom is likeable.
Tom'un sempatik olduğunu düşünüyorum.I think Tom is sympathetic.
Tom'un sempatik bir adam olduğunu düşünüyorum.I think Tom is a likeable guy.
Tom'a şemsiyesinin hâlâ bende olduğunu söyle.Tell Tom I still have his umbrella.
Bu sembolün ne anlama geldiğini bana söyleyebilir misin?Can you tell me what this symbol means?
Şemsiyemi nereye koyacağımı bana söyleyebilir misin?Can you tell me where to put my umbrella?
Bana şemsiyeni nereye bıraktığını düşündüğünü söyle.Tell me where you think you left your umbrella.
Benim semtimde yaşadığını bana söylemedin.You didn't tell me you lived in my neighborhood.
Şemsiyemi tam senin bana olacağını söylediğin yerde buldum.I found my umbrella right where you told me it would be.
Sen bana bugün yağmur yağmayacağını söyledin, bu yüzden bir şemsiye getirmedim.You told me it wouldn't rain today, so I didn't bring an umbrella.
Empati, sempatiyle aynı şey değildir.Empathy is not the same as sympathy.
Bu semtte güzel evler vardır.There are pretty homes in this neighborhood.
Şemsiyeni al, çünkü hava bulutlu.Take your umbrella because it is cloudy.
Latin Quarter, Paris'teki öğrenciler için bir semttir.The Latin Quarter is a neighborhood for students in Paris.
Şemsiyesiz dışarı çıkma.Don't go out without an umbrella.
Bir fırtına semte yaklaştığı için sokaklar boş.The streets are empty because a storm is approaching the neighborhood.
Biz aynı semteniz.We're from the same neighborhood.
Tom'un şemsiyesini bulduk.We found Tom's umbrella.
Tom oldukça sempatik.Tom is quite outgoing.
Şemsiyemi almak için geri gideceğim.I'm going back to get my umbrella.
Tom'un şemsiyesini ödünç aldım.I borrowed Tom's umbrella.
Bir şemsiyen var mı?Do you have an umbrella?
Titanyum, sembolü Ti olan kimyasal bir elementtir.Titanium is a chemical element with the symbol Ti.
Şemsiyemi bulamıyorum.I can't find my umbrella.
Bir şemsiye al.Grab an umbrella.
Şemsiyemi nerede buldun?Where did you find my umbrella?
Yanına bir şemsiye almalısın.You should take an umbrella with you.
Tom'un bir şemsiyeye ihtiyacı var.Tom needs an umbrella.
Tom bir şemsiye almak için eve geri gitti.Tom went back into the house to get an umbrella.
Tom bir şemsiye getirmeyi unuttu.Tom forgot to bring an umbrella.
Şemsiyemi ne yaptım?What did I do with my umbrella?
Şemsiyemi almak için buraya geri geldim.I came back here to get my umbrella.
Tom yanlış şemsiye aldı.Tom took the wrong umbrella.
Tom sempatik değil.Tom isn't sympathetic.
Sempatik miydin?Were you sympathetic?
Tom şemsiyesini okulda bıraktı.Tom left his umbrella at school.
Tom oldukça sempatik, değil mi?Tom is quite sympathetic, isn't he?
Tom çok sempatik, değil mi?Tom is very sympathetic, isn't he?
Tom sempatik, değil mi?Tom is sympathetic, isn't he?
O, şemsiyesini kapattı ve koşmaya başladı.She closed her umbrella and started running.
"O, Mary'nin şemsiyesi mi?" "Evet, o onun şemsiyesi.""Is that Mary's umbrella?" "Yes, that's her umbrella."
Tom her zaman şemsiyesini kaybediyor.Tom is always losing his umbrella.
Tom şemsiyesinin nerede olduğunu bilmiyordu.Tom didn't know where his umbrella was.
Tom onun şemsiyesinin nerede olduğunu bilmiyordu.Tom didn't know where his umbrella was.
Ben sempatik bir adam olmadığımı biliyorum.I know I'm not a likable guy.
Tom duvardaki bir sembolü gösterdi.Tom pointed to a sign on the wall.
Tom bir şemsiye daha kaybetti.Tom has lost another umbrella.
Tom yanlışlıkla yanlış şemsiyeyi aldı.Tom took the wrong umbrella by mistake.
Tom şemsiyesini arabada bıraktı.Tom left his umbrella in the car.
Tom Mary'nin yanlışlıkla John'un şemsiyesini aldığını gördü.Tom saw Mary take John's umbrella by mistake.
Tom çok sempatik değil, değil mi?Tom isn't very likable, is he?
Tom üst sınıf bir semtte yaşıyor.Tom lives in a high-class neighborhood.
Şemsiyeni unuttun.You forgot your umbrellas.