sem ile cümle
sem kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Şemsiyemi evde bıraktım.I left my umbrella at home.
Şemsiyemi otobüste bıraktım.I left my umbrella on the bus.
Tom bir şemsiye getirdi.Tom brought an umbrella.
Hâlâ Tom'un şemsiyesi bende.I still have Tom's umbrella.
Tom bana şemsiyemi ödünç alıp alamayacağımı sordu.Tom asked me if he could borrow my umbrella.
Tom şemsiyesini arabamda bıraktı.Tom left his umbrella in my car.
Tom zengin bir semtte yaşar.Tom lives in a wealthy neighborhood.
Bu onun şemsiyesi mi?Is this his umbrella?
O onun şemsiyesi mi?Is that her umbrella?
Tom şemsiyemi unutmamamı hatırlattı.Tom reminded me not to forget my umbrella.
Onlar şemsiyeler getirdi.They brought umbrellas.
Kaldırılmış eller bir protesto sembolü haline gelmiştir.Raised hands have become a symbol of protest.
Onlar şemsiyelerini unuttu.They forgot their umbrellas.
O, yağmur yağdığı için bir şemsiye taşıyor.He's carrying an umbrella because it's raining.
Tom bir şemsiye taşıyor.Tom is carrying an umbrella.
Gülüşün senin şemsiyen olsun.Let your smile be your umbrella.
Durumunuza sempati duyuyoruz.We sympathize with your situation.
Semtine geri dönmeni öneririm.I suggest you return to your quarters.
Seni semtine götüreceğim.I'll take you to your quarters.
Lütfen onun semtine kadar Tom'a eşlik edin.Please escort Tom to his quarters.
Yanlış şemsiyeyi almadım.I didn't take the wrong umbrella.
Bu, Tom'un şemsiyesi olabilir.This might be Tom's umbrella.
Tom'un kendi şemsiyesini nerede bıraktığını biliyorum.I know where Tom left his umbrella.
Tom şemsiyesini unuttu.Tom forgot his umbrella.
Şemsiyemi alacağım.I'll take my umbrella.
Şemsiyemi nereye koyduğumu unuturum.I forgot where I put my umbrella.
Şemsiyenin nerede olduğunu bilmiyorum.I don't know where your umbrella is.
Tom'un Mary'nin şemsiyesinin nerede olduğunu bilip bilmediğini merak ediyorum.I wonder if Tom knows where Mary's umbrella is.
Yağmur yağma ihtimaline karşı şemsiyemi alacağım.I'll take my umbrella in case it rains.
Yanında şemsiyen olması iyi bir şey.It's a good thing you have your umbrella with you.
Tom sempati istedi.Tom wanted sympathy.
Şemsiyeni ödünç almamın bir sakıncası var mı?Would it be OK if I borrowed your umbrella?
Tom şemsiyesini ödünç almana izin verdi mi?Did Tom let you borrow his umbrella?
Şemsiyemi burada bıraktım mı?Did I leave my umbrella here?
Islak şemsiyenizi bu çantaya koyun.Put your wet umbrella in this bag.
O, şemsiyesini trende unutmak eğilimindedir.He tends to forget his umbrella on the train.
Bugün yağmur yağıyor; bu yüzden şemsiyem nerede?It's raining today; so where is my umbrella?
Bu şemsiye senin mi?Is this umbrella yours?
Tom şemsiyesini silah gibi kullandı.Tom used his umbrella as a weapon.
Neden şemsiyemi aldın?Why did you take my umbrella?
Şemsiyemi nereye koyduğumu hatırlamıyorum.I don't remember where I put my umbrella.
Bu benim şemsiyem değil.This isn't my umbrella.
Tom şemsiyesini nereye koyduğunu hatırlayamadı.Tom couldn't remember where he'd put his umbrella.
Onun Tom'un şemsiyesi olmadığını biliyorum.I know that isn't Tom's umbrella.
Sanırım şemsiyen Tom'da.I think Tom has your umbrella.
İşte senin şemsiyen.Here's your umbrella.
Şemsiyeni almadım.I didn't take your umbrella.
Tom şemsiyesini kime verdiğini hatırlayamadı.Tom couldn't remember who he'd lent his umbrella to.
Ben sempatiktim.I was sympathetic.
Ben seminere katıldım.I attended the seminar.
Şemsiyeni burada açma.Don't open your umbrella in here.
Bu şemsiyenin fiyatı nedir?How much is this umbrella?
Bu şemsiye ne kadar?How much is this umbrella?
Bu şemsiyenin ücreti nedir?What's the price of this umbrella?
Onun sempatiye değil ama desteğe ihtiyacı var.She doesn't need sympathy, but support.
Sadece güvenli tarafta olmak için neden yanına bir şemsiye almıyorsun?Just to be on the safe side, why don't you take an umbrella with you?
Rüzgar o kadar güçlüydü ki Mary'nin şemsiyesini tersyüz etti.The wind was so strong it blew Mary's umbrella inside out.
O, otobüste bir şemsiye bıraktı.He left an umbrella in the bus.
Bu şemsiye onlara ait.This umbrella belongs to them.
Bu şemsiye bana ait.This umbrella belongs to me.