sem ile cümle

sem kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Ben sempatiğim.I'm sympathetic.
Tom sempati duydu.Tom sympathized.
O, şemsiyemi onardı.She repaired my umbrella.
Kocam sevecen ve sempatik.My husband is loving and caring.
Tom sempatik görünüyor.Tom looks sympathetic.
Tom sempatik şekilde başını salladı.Tom nodded sympathetically.
Onlar sempatikler.They're sympathetic.
Bu benim şemsiyem.That's my umbrella.
Bir hırsızlar çetesi bu semtte çalışır.A gang of thieves works these parts.
Kimyasal semboller kimyasal elementleri tanımlamak için kullanılır.Chemical symbols are used to identify chemical elements.
Bulunan şeyler arasında şemsiyeler, ayakkabılar ve mendiller vardı.Among the things found were umbrellas, shoes, and handkerchiefs.
Tom çok sempatik.Tom is very sympathetic.
Şemsiyeni istemiyorum.I don't want your umbrella.
Tom'un hiç semptomları yok.Tom doesn't have any symptoms.
Sempatik bir adam olduğumu düşünüyorum.I think I'm a likeable guy.
O benim şemsiyem.It's my umbrella.
O herkese sempati duyan bir liberal.He's a bleeding-heart liberal.
O, herkese sempati duyan bir liberal.She's a bleeding-heart liberal.
Tom'un şemsiyesini merede tuttuğunu bilmiyorum.I don't know where Tom keeps his umbrella.
Bunun Tom'un şemsiyesi olduğunu sanmıyorum.I don't think this is Tom's umbrella.
Tom'un niçin şemsiyesini arabada bırakacağını anlamıyorum.I don't understand why Tom would leave his umbrella in the car.
Ben bile bugün bir şemsiye getirmeyi hatırladım.I even remembered to bring an umbrella today.
Hilal ay ve yıldız İslam'ın sembolüdür.The crescent moon and star is a symbol of Islam.
Ben her zaman bu semtte yaşamak istedim.I've always wanted to live in this neighborhood.
Ben sadece şemsiyemi almak için geri geldim.I just came back to get my umbrella.
Dün gece şemsiyemi burada bıraktım.I left my umbrella here last night.
Tom'a şemsiyemi ödünç verdim.I lent Tom my umbrella.
Kazara şemsiyemi kaybettim.I accidentally lost my umbrella.
Sempatin için sana teşekkür ederim.I thank you for your sympathy.
Sanırım şemsiyemi arabanda bıraktım.I think I left my umbrella in your car.
Bence şemsiyemi aldın.I think you have my umbrella.
Tom ve Mary her ikisi de şemsiye taşıyorlar.Tom and Mary are both carrying umbrellas.
Hem Tom hem de Mary Şemsiye taşıyorlar.Tom and Mary are both carrying umbrellas.
Lütfen ıslak şemsiyeyi bu çantaya koy.Put the wet umbrella in this bag, please.
Cesaret bir şemsiye gibidir. Ona en çok ihtiyacınız olduğunda yoktur.Courage is like an umbrella: When you need it most you don't have it.
Tom arkadaşlarına sempati için başvuruda bulundu.Tom appealed to his friends for sympathy.
Dışarıda yağmur yağacak, bu yüzden bir şemsiye almayı unutma.It's going to rain outside, so don't forget to take an umbrella.
Kız şemsiyesini açtı.The girl opened her umbrella.
Bayrak ulusal bir semboldür.The flag is a national symbol.
Onlar şemsiye olsa bile, güzel şeyleri severim.I like beautiful things even if they are umbrellas.
Şemsiyeni nereye bıraktığını hatırlıyor musun?Do you remember where you left your umbrella?
Tom'un şemsiyemin nerede olduğunu bilip bilmediğini merak ediyorum.I wonder if Tom knows where my umbrella is.
Tom Mary'ye şemsiyesini nereye koyacağını gösterdi.Tom showed Mary where to put her umbrella.
Keşke yanımda bir şemsiye getirseydim.I wish I'd brought an umbrella with me.
Birinden bir şemsiye ödünç alırım.I'll borrow an umbrella from somebody.
Bu şemsiyeyi kimin burada bıraktığını merak ediyorum.I wonder who left this umbrella here.
Sen benden hiç sempati kazanmayacaksın.You won't get any sympathy from me.
Şemsiyeni nerede bıraktın?Where did you leave your umbrella?
Senin sempatini aramıyorum.I'm not looking for your sympathy.
Bugün bir şemsiyeye ihtiyacın olmayacak.You won't need an umbrella today.
Tom herkese sempati duyan bir liberal.Tom is a bleeding-heart liberal.
Tom sempatikti.Tom was sympathetic.
Seminer nasıldı?How was the seminar?
Şemsiyelerini kaybettiler.They've lost their umbrellas.
Şemsiyeni kaybettin.You've lost your umbrellas.
Şemsiyemizi kaybettik.We've lost our umbrellas.
Marie şemsiyesini kaybetti.Marie has lost her umbrella.
O, şemsiyesini kaybetti.She has lost her umbrella.
Sen şemsiyeni kaybettin.You've lost your umbrella.
Şemsiyelerini bir otobüste unuttular.They forgot their umbrellas in a bus.

İlgili Sayfalar