sem ile cümle

sem kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Kapıları açık bırakmıyorum çünkü benim semtimde hayvanlar var.I don't leave the doors open, because there are animals in my neighborhood.
Ağaçların büyük bir sembolik korusu olabilir mi?Might it happen to be a large symbolic grove of trees?
Kazara yanlışlıkla onun şemsiyesini aldı.I accidentally mistakenly took his umbrella.
Tom şemsiyesini yerine koydu.Tom put up his umbrella.
Okulumuz iyi bir semttedir.Our school is in a good neighbourhood.
Elinde küçük bir şemsiye tutuyordu.She was holding a small parasol in her hand.
Dil, bir milletin varlığının sembolüdür.Language is the symbol of a nation's existence.
Şemsiye de bazen bir bastondur.The umbrella is also a cane sometimes.
Şemsiyem nerede?Where's my umbrella?
Yağmur yağıyor ve bir şemsiyem yok.Rain, and I don't have an umbrella.
☭ bir komünizm sembolüdür.The ☭ is a symbol of communism.
Şemsiyeye ihtiyacın varsa sana bir tane ödünç verebilirim.If you need an umbrella, I can lend you one.
Onun bir şemsiye getirmesi gerekli değildi.It wasn't necessary for him to bring an umbrella.
Şemsiyemi burada bıraktım ama şimdi onu bulamıyorum.I left my umbrella here, but now I can't find it.
Şemsiye tutan adam Ken'dir.The man holding the umbrella is Ken.
Boşan da semerini ye.You shouldn't have your eyes bigger than your belly.
Annem erkek kardeşime sarı bir şemsiye aldı.My mother bought my brother a yellow umbrella.
Bir şemsiye almalısın.You should take an umbrella.
Kadınlar renkli şemsiyeleri severler.Women like colorful umbrellas.
Yağmur yağabilir. Bir şemsiye almalıyız.It might rain. We should take an umbrella.
Şu beyaz şemsiye onun.That white parasol is hers.
Yağmur yağıyor, bu nedenle lütfen şemsiyeni getir.It's raining, so please bring your umbrella.
Tom sempatik bir adam.Tom's a likable guy.
Tom sempatik bir adamdır.Tom's a likable guy.
Dışarı çıkarken şemsiyeni almayı unutma.Don't forget to take your umbrella when you go out.
Bana şemsiye ile vurmayın!Don't hit me with the umbrella!
Şemsiyeni unutma.Don't forget your umbrella.
Şemsiyenizi unutmayın.Don't forget your umbrella.
Sen benim sempatimi kazanıyorsun.You have my sympathy.
O, şemsiyeyi otobüste unuttu.He forgot the umbrella in the bus.
O Çin ilacı aldı, bu onun semptomlarını rahatlattı.She took Chinese medicine, which relieved her symptoms.
Bir şemsiye almayı unutma.Don't forget to take an umbrella.
Odamı Berberi sembolleriyle süslüyorum.I am decorating my room with Berber symbols.
Şemsiyeni nerede bıraktığını hatırlıyor musun?Do you remember where he left his umbrella?
O şemayı bana açıklar mısın ?Would you explain that diagram to me?
Şemsiyeni nerede kaybettin?Where did you lose your umbrella?
Böyle bir semtte yaşayamam.I cannot live in such a neighborhood.
Bir şemsiye aldım.I bought an umbrella.
Kızın yanı sıra anne babası da çok sempatikti.The girl, like her parents, was very sympathetic.
Üzgünüm ama görünüşe göre şemsiyemi kaybettim.I'm very sorry, but it seems I've lost my umbrella.
O kimin şemsiyesi?Whose umbrella is that?
Bu bir sembol.This is a sign.
Bir şemsiye al. Muhtemelen yağmur yağacak.Take an umbrella. It's likely to rain.
Şemsiyeni ön kapıda bırak.Leave your umbrella at the front door.
Şemsiyene ihtiyacın olacak.You're going to need your umbrella.
Tom'un yaşadığı aynı semtte yaşamak istiyorum.I want to live in the same neighborhood where Tom lives.
Tom'un semtini bilmek istiyorum.I'd like to know Tom's whereabouts.
Tom'dan fazla sempati bekleyemezsiniz.You can't expect much sympathy from Tom.
Sempati istiyordum.I wanted sympathy.
Sempati istemiyorum.I don't want sympathy.
Sempatini istemiyorum.I don't want your sympathy.
Tom şemsiyesini geri istiyor.Tom wants his umbrella back.
Sempatimi iletmek istiyorum.I want to convey my sympathy.
Yanında bir şemsiye getirmek isteyebilirsin.You might want to bring an umbrella with you.
Mary sempatik bir kızdı.Mary was an agreeable girl.
Kesinlikle Mary ile tanışmak istiyorum. Onun çok sempatik olduğunu düşünüyorum.I definitely want to get acquainted with Mary. I think she is very likeable.
Bu bir piramit şeması değil.It's not a pyramid scheme.
Bu bir piramit şeması değil, bu bir hediye daire.It's not a pyramid scheme, it's a gifting circle!
Biz sempatiğiz.We're sympathetic.
Tom sempatik.Tom is sympathetic.

İlgili Sayfalar