sem ile cümle

sem kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Bu seminer Japon firmalarından üst düzey pazarlama liderlerini hedef alacaktır.This seminar will target senior marketing leaders from Japanese firms.
Bu sembol, direnç ve bütünlüğü simgeliyor.This symbol stands for strength and integrity.
Buradan ayrılırken şemsiyeni almayı unutma.Do not forget to take your umbrella when you leave here.
Kate bir şemsiye ile okula gitti fakat Brian gitmedi.Kate went to school with an umbrella, but Brian didn't.
Bir şemsiye alsan iyi olur.You had better take an umbrella.
Onun şemsiyeyi getirmesine gerek yoktu.He needn't have brought the umbrella.
Şemsiyemi kaybettim. Yeni bir tane almalıyım.I've lost my umbrella. I must buy a new one.
Şemsiyeni holde bırak.Leave your umbrella in the hall.
Giderken şemsiyeni almayı unutma.Don't forget to take your umbrella when you leave.
Bir zeytin dalı barışı sembolize eder.An olive branch symbolizes peace.
Şemsiyemi ne zaman geri getireceksin?When will you bring back my umbrella?
Şemsiyeni almak zorunda değilsin.You do not have to take your umbrella with you.
Yanına bir şemsiye almana gerek yoktu.You needn't have taken an umbrella with you.
Yağmurda dışarıya şemsiyesiz çıkmaman gerektiğini bilmeliydin.You should have known better than to go out in the rain without an umbrella.
Yağmurda dışarıya şemsiyesiz çıkılmayacağını bilmeliydin.You should have known better than to go out in the rain without an umbrella.
Şemsiyeni ödünç alabilir miyim.Can I borrow your umbrella?
Bu seminerde bize katılabileceğini umuyoruz.We hope that you will be able to join us at this seminar.
"X" sembolü genellikle matematikte bilinmeyen sayıyı temsil etmektedir.The symbol "X" usually stands for an unknown quantity in mathematics.
"Bu şemsiyeyi alabilir miyim?" "Hayır, alamazsın.""May I take this umbrella?" "No, you may not."
H kimyasal sembolü hidrojeni ifade eder.The chemical symbol H expresses hydrogen.
Şemsiyeni holde açma.Don't open your umbrella in the hall.
Pahalı bir araba bir statü sembolüdür.An expensive car is a status symbol.
Bu sabah yanına bir şemsiye almalısın.You should take an umbrella with you this morning.
Bugün ara sıra yağmur yağacak, bu yüzden şemsiyeni alsan iyi olur.It will rain on and off today, so you'd better take your umbrella.
Bu öğleden sonra yağmur beklendiği için bir şemsiye getir.Bring an umbrella because it is expected to rain this afternoon.
Bugün yanına bir şemsiye alsan iyi olur.You had better take an umbrella with you today.
Şemsiyemi hiçbir yerde bulamıyorum.I can't find my umbrella anywhere.
Şemsiyeye ihtiyacın varsa bir tane vereyim.If you need an umbrella I'll lend you one.
Eğer ihtiyacınız varsa bir şemsiye ödünç alabilirsiniz.You can borrow an umbrella if you need one.
Şemsiyeler iyi satılır.Umbrellas sell well.
Şemsiyeni paylaşabilir miyim?May I share your umbrella?
Eğer bir şemsiyeniz varsa, onun altında size katılmama izin verin.If you have an umbrella, let me join you under it.
Ben şemsiyemi açtım.I put up my umbrella.
Yanımda bir şemsiye götürmeliyim.I've got to take an umbrella with me.
Yanıma bir şemsiye almalıyım.I've got to take an umbrella with me.
Yanında bir şemsiye getirdin mi?Did you bring an umbrella with you?
Şemsiyemi yanımda getirmeyi unuttum.I forgot to bring my umbrella with me.
Şemsiyeni getirmene gerek yoktu.You needn't have brought your umbrella.
Şemsiyeni yanına al.Take your umbrella with you.
Bana bir şemsiye ödünç verdiğiniz için çok naziktiniz.It was very kind of you to lend me an umbrella.
Arkada bir şemsiye bıraktım.I left an umbrella behind.
Şemsiyemi telefon kulübesinde unutmuşum.I have left my umbrella in the phone booth.
Şemsiyemi kapadım.I closed my umbrella.
Ben şemsiyemi kaybettim.I have lost my umbrella.
Biz onun için sempati hissettik.We felt sympathy for her.
Şemsiyemin altında gel, yoksa ıslanacaksın.Come under my umbrella, or you'll get wet.
Şemsiyemi paylaşmaz mısın?Won't you share my umbrella?
Şemsiyemi taksinin arkasında unuttum.I left my umbrella behind in the taxi.
Şemsiyemi bir otobüste bıraktım.I have left my umbrella in a bus.
Ben dışarıya giderken yanımda bir şemsiye alırım.I take an umbrella with me when I go out.
Vestiyerde evrak çantamı ve şemsiyemi kontrol ettim.I checked my briefcase and umbrella in the cloakroom.
Yanlışlıkla onun şemsiyesini getirdim.I have brought his umbrella by mistake.
Yanlışlıkla onun şemsiyesini aldım.I took his umbrella by mistake.
Şemsiyemi parkta bir yerde kaybettim. Bir tane satın almak zorundayım.I have lost my umbrella somewhere in the park. I have to buy one.
Benim şemsiyemi kaybettim.I lost my umbrella.
Şemsiyemi kaybettim.I lost my umbrella.
Benim yanımda şemsiyem vardı fakat arkadaşımın yoktu.I had an umbrella with me but my friend did not.
Yanıma bir tane şemsiye aldım, ama arkadaşım şemsiye getirmemiş.I had an umbrella with me but my friend did not.
Yanımda bir şemsiye almama gerek yoktu.I didn't need to take an umbrella with me.
Şemsiyenin altına girmeme izin ver.Let me in under your umbrella.

İlgili Sayfalar