sem ile cümle
sem kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Özgürlük Heykeli Amerika'nın sembolüdür.The Statue of Liberty is a symbol of America.
Sana sempatim var.You have my sympathies.
İnsanların genelde dahiler için hiçbir sempatisi yoktur.People often have no sympathy for geniuses.
Hava açıyor. Bir şemsiye getirmeme gerek yoktu.The weather is clearing up. I needn't have brought an umbrella.
Kırmızı şemsiye ona büyükannesini hatırlattı.The red umbrella reminded her of her grandma.
Biri onun şemsiyesini geride bıraktı.Somebody left his umbrella behind.
İmparator, Devletin sembolü olacaktır.The Emperor shall be the symbol of the State.
İmparator, halkın birliğinin sembolüdür.The Emperor is the symbol of the unity of the people.
Şemsiyemi trende bıraktım.I left my umbrella on the train.
Neredeyse şemsiyemi trende unutuyordum.I almost left my umbrella in the train.
Hava bulutlu olduğu için şemsiyemi yanıma aldım.It being cloudy, I took my umbrella with me.
Beyaz renk saflığın sembolüdür.The color white is a symbol of purity.
Tek ebeveynli aileler için hiç sempatisi yok.He has no sympathy for single parent families.
Onun için sempati hissettim.I felt sympathy for him.
Onun sempatisi sadece bir gösteriydi.His sympathy was mere show.
O, her zaman şemsiyesini kaybediyor.He is always losing his umbrella.
O, kolunun altında bir şemsiye taşıyordu.He was carrying an umbrella under his arm.
Yanına bir şemsiye almadı.He didn't take an umbrella with him.
O bu semtte yaşıyor.He lives in this neighborhood.
O, şemsiyesini yine kaybetmiş.He lost his umbrella again.
Şemsiyesini gene yitirdi.He lost his umbrella again.
O sık sık trende şemsiyesini bırakır.He often leaves his umbrella on a train.
O, yağmurda şemsiyesiz yürümeye devam etti.He went on walking in the rain without an umbrella.
O sempatiktir.He is outgoing.
O, şemsiyesini otobüste bıraktı.He left his umbrella in the bus.
O, şemsiyesini bir silah olarak kullandı.He used his umbrella as a weapon.
Onun şanssızlığı ona sempati kazandırdı.His misfortune gained him sympathy.
O her gün şemsiyesini yanında taşır.He carries his umbrella about with him every day.
Şemsiyeyi onun üzerinde tuttum.I held the umbrella over her.
O, bir şemsiye tutuyordu.She was holding an umbrella.
Onun o kadar acelesi vardı ki şemsiyesini trende unuttu.She was in such a hurry that she left her umbrella behind on the train.
Şemsiyesini otobüste bırakmış olabilir.She may have left her umbrella on the bus.
O, şemsiyesini arkasında bıraktı.She has left her umbrella behind.
O, şemsiyesini unutmuştu bu yüzden ona benimkini ödünç verdim.She had forgotten her umbrella so I lent her mine.
O, şemsiyesine bir işareti olarak kırmızı bir kurdele koydu.She put a red ribbon on her umbrella as a mark.
O, şemsiyesini trende bıraktı.She left her umbrella in the train.
Rüzgar şemsiyeyi elinden uçurdu.The wind blew the umbrella out of her hand.
Kaldırımda bir şemsiye vardı.There was a sunshade over the sidewalk.
Unutmadan bir şemsiye getir.Bring an umbrella without forgetting.
Şemsiyemi her zaman trende bırakıyorum.I am always leaving my umbrella on the train.
Ben çok üzgünüm ama şemsiyeni kaybettim gibi geliyor.I'm very sorry, but I seem to have lost your umbrella.
Yarın gece yağmur bekleniyor,öyleyse o zamana kadar şemsiyelerimizi bırakalım.It's supposed to rain tomorrow night, so let's leave our umbrellas until then.
Lazım olur diye şemsiyeni alsan iyi olur.You had better take your umbrella in case.
Kız ve ailesi çok sempatik.The girl and her parents were very sympathetic.
İyi bir doktor hastalarına sempatiktir.A good doctor is sympathetic to his patients.
"Olamaz! Şemsiyemi trende unuttum." "Ne sersem şeysin!""Oh no! I left my umbrella on the train." "You are a scatterbrain!"
Bir şemsiyeyi iki erkek öğrenci mi paylaşıyor? Ne tuhaf.Two male students sharing an umbrella? How strange.
Yağmurlu sezon olmadığı için bir şemsiyeye gerek yok.Since it's not the rainy season, there's no need for an umbrella.
Bir modül basit alt modülün toplamı ise semisimple olduğu söylenir.A module is said to be semisimple if it is the sum of simple submodules.
Bu onun şemsiyesi, doğru mu?This is his umbrella, right?
Bu yalnızca onun şemsiyesi olmalı.This just has to be his umbrella.
Bunun onun şemsiyesi olduğundan oldukça eminim.I'm pretty sure that this is his umbrella.
Bu onun şemsiyesi değil mi?This is his umbrella, isn't it?
Bu şemsiyeyi ödünç alabilir miyim?Can I borrow this umbrella?
Sana sempati duyuyorum.I sympathize with you.
Yağmur yağdığını anladığımda şemsiyemi aldım.When I realized it was raining, I took my umbrella.
Kıllılığın erkekliğin bir sembolü olduğunu düşünüyorum, bu yüzden gerçekten seviyorum.I think hairiness is a symbol of masculinity, so I really like it.
Onun bir şemsiyeye ihtiyacı var.He needs an umbrella.
Yeni bir şemsiye satın alıyorum.I am buying a new umbrella.
Ben yeni şemsiyeler satarım.I sell new umbrellas.