sem ile cümle
sem kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Yanına bir şemsiye alsan iyi olur.You had better take an umbrella with you.
Şemsiyeni otobüste bıraktım.I left your umbrella in the bus.
Yanlışlıkla senin şemsiyeni aldım.I took your umbrella by mistake.
Şemsiyeni yanına alman akıllıcaydı.It was wise of you to take your umbrella with you.
Dün semtte bir yangın başladı.A fire broke out in the neighborhood yesterday.
Korkarım ki yanlışlıkla senin şemsiyeni aldım.I'm afraid I took your umbrella by mistake.
Maalesef yanlışlıkla sizin şemsiyenizi aldım.I'm afraid I took your umbrella by mistake.
Ortak bir sürü sempatimiz var.We have a lot of sympathies in common.
Hanako yine şemsiyesini unuttu.Hanako has forgotten her umbrella again.
Eve gelene kadar şemsiyemi kaybettim.It wasn't until I got home that I missed my umbrella.
Yağmur yağacağını sanmıyorum, ancak her ihtimale karşı bir şemsiye alacağım.I don't think it will rain, but I'll take an umbrella in case it does.
Yağmur yağma ihtimaline karşı yanına bir şemsiye alsan iyi olur.You had better take an umbrella with you in case it rains.
Yağmur gibi görünüyor. Yanına bir şemsiye alsan iyi olur.It looks like rain. You had better take an umbrella with you.
Yağmur ihtimaline karşı şemsiyeni yanına al.Take your umbrella with you in case it rains.
Yağmur yağması ihtimaline karşı şemsiyeni yanına al.Take your umbrella with you in case it rains.
Yağmur korkusuyla şemsiyemi aldım.I took my umbrella for fear of rain.
Yağmur yağma ihtimaline karşı bir şemsiye almayı unutma.Don't forget to take an umbrella in case it rains.
Yağmur yağma ihtimaline karşı şemsiyeni getirmeyi unutma.Don't forget to bring your umbrella in case it rains.
Yağmur yağma ihtimaline karşı şemsiyeni alsan iyi olur.You'd better take your umbrella, just in case it rains.
Belki yağmur yağar diye şemsiyemi aldım.I took my umbrella lest it rain.
Yağmur yağacaktı diye bir şemsiye aldım.I took an umbrella in case it should rain.
Bence yağmur yağarsa diye bir şemsiye alman daha iyi olur.I think you'd better take an umbrella in case it rains.
Yağmur yağma ihtimaline karşın yanına bir şemsiye al.Take an umbrella with you in case it should rain.
Yağmur olasılığına karşı şemsiyeni almayı unutma.Remember to take your umbrella, in case it rains.
Yağmur yağma ihtimaline karşı şemsiyeni almayı unutma.Remember to take your umbrella, in case it rains.
Yağmur yağmaya başlar diye yanına bir şemsiye al.Take an umbrella with you in case it begins to rain.
Yağmur yağmaya başlıyor. Lütfen şemsiyemi paylaş.It's beginning to rain. Please share my umbrella.
Arkadaşımın şemsiyesinin altına sığındım.I took shelter under my friend's umbrella.
Bir şemsiye alma zahmetine katlanmak zorunda değilsiniz.You don't have to go to the trouble of getting an umbrella.
Aslan çoğu zaman cesaret sembolü olarak kullanılır.The lion is often used as a symbol of courage.
Zambağın beyazlığı saflığın bir sembolüdür.The whiteness of the lily is a symbol of purity.
Yağmur yağabilir. Bir şemsiye alsak iyi olur.It might rain. We'd better take an umbrella.
Şemsiyemi getirmeliydim. Büyük yağmur damlaları düşmeye başlıyor.I should have brought my umbrella. Large raindrops are starting to fall.
Güvercin bir barış sembolüdür.A dove is a symbol of peace.
Güvercin ünlü bir barış sembolüdür.The dove is a famous symbol for peace.
Şemsiyesini otobüste bırakması onun dikkatsizliğiydi.It was careless of her to leave her umbrella in the bus.
Şemsiyemi otobüste unutabilirdim.I may have left my umbrella in the bus.
Lütfen şemsiyemi paylaşın.Please share my umbrella.
Herkes tutukluya karşı sempati gösterdi.Everybody showed sympathy toward the prisoner.
Birisi yanlışlıkla benim şemsiyemi almış olmalı.Someone must have taken my umbrella by mistake.
Şemsiyenizi takside bırakmanız sizin dikkatsizliğinizdi.It was careless of you to leave your umbrella in the taxi.
Şemsiyemi takside bıraktım.I left my umbrella in the cab.
Kent merkezi sözcüğü, herhangi bir kentin iş semti anlamına gelir.The word downtown refers to the business quarter of any town.
O, otobüste bulduğum şemsiye ile aynı.That is the same umbrella as I found on the bus.
O, otobüste bulduğum aynı şemsiye.That is the same umbrella that I found on the bus.
O semt, yaşanılacak güvenli bir yer değil artık.That district is no longer a safe place to live in.
Adam sempati gibi insani değerleden yoksundu.The man was devoid of such human feelings as sympathy.
Çocuk şemsiyemi çalmış olamaz.The boy cannot have stolen my umbrella.
Onun çocuk için biraz sempatisi vardı.He had some sympathy for the child.
Jack yanlışlıkla benim şemsiyemi almış olabilir.Jack may have taken my umbrella by mistake.
Sanırım bu onun şemsiyesi.This must be his umbrella.
Bu kimin şemsiyesi?Whose umbrella is this?
Bu benim şemsiye değil; O başka birininki.This isn't my umbrella; it's somebody else's.
Bu senin şemsiyen mi?Is this your umbrella?
Bu senin şemsiyen olacak, sanırım.This will be your umbrella, I suppose.
Bu katlanan şemşiyeyi yanına al. Yararlı olabilir.Take this folding umbrella with you. It might come in handy.
Bu semptomlar ne kadar süre boyunca devam edecek?For how long will I continue to have these symptoms?
Bu şemsiyeyi alacağım.I'll take this umbrella.
Bu şemsiye onun olacak.This umbrella will be hers.
Bu sembolün ne anlama geldiğini bilmiyorum.I don't know what this symbol stands for.