sem ile cümle

sem kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Tom'un buna benzer bir şemsiyesi var.Tom has an umbrella just like this one.
Şemsiyemi ödünç vermediğim adam onu iade etmedi.The guy I lent my umbrella to didn't return it.
Bu şemsiye benim ve şu Tom'un.This umbrella is mine and that one's Tom's.
Bu dün aldığım şemsiye.This is the umbrella I bought yesterday.
Bu Tom'un şemsiyesi, benimki değil.That's Tom's umbrella, not mine.
Bu şemsiyeyi kullanabilirsiniz.You can use this umbrella.
Kimin şemsiyesini kullanıyorsun?Whose umbrella are you using?
Kudüs Müslümanlar, Hristiyanlar ve Museviler için sembol bir şehirdir.Jerusalem is a symbolic city for Muslims, Christians, and Jews.
Şemsiyemi Tom ve Mary’ye ödünç verdim.I lent my umbrella to Tom and Mary.
Bu semtte üç yıl yaşadımI've lived in this neighborhood for three years.
Vefa İstanbul'da bir semt adıdır.Loyalty doesn't exist anymore.
Vefa İstanbul'da bir semt adıymış meğer.Loyalty doesn't exist anymore.
Vefa İstanbul'da bir semt adı mıdır?Does loyalty even exist anymore?
Şemsiyen hangisi?Which is your umbrella?
Hangisi senin şemsiyen?Which is your umbrella?
Hangi renk şemsiye aldın?What color umbrella did you buy?
Tom bana şemsiyesini ödünç verecek.Tom is going to lend me his umbrella.
İkimiz de şemsiyelerimizi okulda bıraktık.We both left our umbrellas at school.
Tom şemsiyesini bulamadı.Tom wasn't able to find his umbrella.
Tom şemsiyesinin üstüne varamadı.Tom wasn't able to find his umbrella.
Tom şemsiyesini evde bırakmış.Tom left his umbrella at home.
Tom şemsiyesini evde unuttu.Tom left his umbrella at home.
Tom'un şemsiyesi evde kalmış.Tom left his umbrella at home.
Empati ve sempati arasındaki fark nedir?What is the difference between empathy and sympathy?
Rüzgar, şemsiyemi elimden uçurdu.The wind blew the umbrella out of my hand.
Mavi şemsiye Tom'un.The blue umbrella is Tom's.
Bu sadece Tom'un şemsiyesi olmalı.This just has to be Tom's umbrella.
Bu, Tom'un şemsiyesi, değil mi?This is Tom's umbrella, isn't it?
O şemsiye otobüste bulduğumla aynı gibi görünüyor.That umbrella looks the same as the one I found on the bus.
Keşke bir şemsiye satın alsaydım.I wish I'd bought an umbrella.
Sanırım şemsiyemi kaybettim.I think that I've lost my umbrella.
Galiba şemsiyemi kaybettim.I think I've lost my umbrella.
Tom'un, şemsiyesini nerede bıraktığını hatırlıyor musun?Do you remember where Tom left his umbrella?
Yağmur yağıyor, bu nedenle lütfen şemsiyenizi alın.It's raining, so please take your umbrella.
Sanırım bu, Tom'un şemsiyesi.I think that this is Tom's umbrella.
Bunun Tom'un şemsiyesi olduğunu düşünüyorum.I think this is Tom's umbrella.
Tom'a şemsiyemi nereden aldığımı söyledim.I told Tom where I'd bought my umbrella.
Şemsiyemi nereden aldığımı Tom'a söyledim.I told Tom where I'd bought my umbrella.
Bu şemsiyeyi kime aldın?Who did you buy that umbrella for?
Tom'a şemsiye tuttum.I held the umbrella over Tom.
Tom şemsiyesi olmadığı için koşarak arabasına gitti.Tom ran to his car because he didn't have an umbrella.
Hava bulutluydu, ben de yanıma bir şemsiye aldım.It was cloudy, so I took an umbrella with me.
Hava kapalıydı, ben de yanıma bir şemsiye alayım dedim.It was cloudy, so I took an umbrella with me.
Şemsiyenin altına ben de girivereyim.Let me under your umbrella.
Yanlışlıkla Tom'un şemsiyesini almışım.I grabbed Tom's umbrella by mistake.
Şemsiyemi telefon kulübesinde unuttum.I left my umbrella in the phone booth.
Şemsiyemi telefon kulübesinde bırakmışım.I left my umbrella in the phone booth.
Şemsiyem telefon kulübesinde kalmış.I left my umbrella in the phone booth.
Tom iyi akledip şemsiyesini yanına almıştı.It was wise of Tom to take his umbrella with him.
Tom akıllılık edip şemsiyesini yanına aldı.It was wise of Tom to take his umbrella with him.
Tom'un şemsiyesini yanına alması isabet olmuştu.It was wise of Tom to take his umbrella with him.
Fazladan şemsiyen varsa alabilir miyim?If you have an extra umbrella, can I borrow it?
Şemsiyemi kaybettim. Yenisini almak şart oldu.I've lost my umbrella. I have to buy a new one.
Şemsiyemi kaybettim. Yeni bir tane almam gerekiyor.I've lost my umbrella. I have to buy a new one.
Biri şemsiyemi çaldı.Someone stole my umbrella.
Birisi şemsiyemi yürütmüş.Someone stole my umbrella.
H kimyasal sembolü hidrojen anlamına gelir.The chemical symbol H expresses hydrogen.
Konfederasyon bayrağı pek çok kişi tarafından ırkçı bir sembol olarak görülüyor.The confederate flag is considered by many to be a racist symbol.
Konfederasyon bayrağı güneyli değerlerin bir sembolü.The confederate flag is a symbol of southern heritage.
O semtte yaşamaya param yetmedi.I couldn't afford to live in that neighborhood.

İlgili Sayfalar