sem ile cümle
sem kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Umarım sempatiksin.I hope you're sympathetic.
Tom çok sempatikti.Tom was very sympathetic.
Tom sempatik değildi.Tom wasn't sympathetic.
Şemsiyemi Tom'a ödünç verdim, Mary'ye vermedim.I lent my umbrella to Tom, not Mary.
Leyla semtteki herkesle flört etti.Layla flirted with everyone on the ward.
Mary Tom'un sempatik olacağını düşündüğünü söyledi.Mary said she thought Tom would be sympathetic.
Tom, Mary'nin sempatik olacağını düşündüğünü söyledi.Tom said he thought Mary would be sympathetic.
Sizce şemsiye almamız gerekiyor mu?Do you think we should take umbrellas with us?
Tom şemsiyesini almak için arabasına geri döndü.Tom went back to his car to get his umbrella.
Yanına bir şemsiye alacak mısın?Are you going to take an umbrella with you?
Tom orta sınıf bir semtte yaşıyor.Tom lives in a middle-class neighborhood.
Tom Mary'nin arabasındaki şemsiyesini unuttu.Tom forgot his umbrella in Mary's car.
Şemsiyemi nerede bıraktığımı bilmiyorum.I don't know where I left my umbrella.
Bunlar Tom'un ve Mary'nin şemsiyeleri.These are Tom's and Mary's umbrellas.
Tom şemsiyesini Mary'nin arabasında bıraktı.Tom left his umbrella in Mary's car.
Bırak geri dönüp bir şemsiye alayım.Let me go back and get an umbrella.
Tom sempatik olduğumu biliyordu.Tom knew that I was sympathetic.
Sana yeni bir şemsiye alacağım.I'll buy you a new umbrella.
Tom çok sempatik değil.Tom isn't very outgoing.
Sami'nin İslam'a olan sempatisi okudukça arttı.The more Sami read about Islam, the more he liked the religion.
Bunun Tom'un şemsiyesi olduğuna eminim.I'm pretty sure that this is Tom's umbrella.
Yağmur yağabilir, bu yüzden şemsiyenizi yanınıza alın.It might rain, so take your umbrella with you.
Tom ve Mary aynı semtte mi yaşıyor?Do Tom and Mary live in the same neighborhood?
Tom, Mary'nin sempatik olmadığını söyledi.Tom said that Mary wasn't sympathetic.
Yanıma bir şemsiye alacağım.I'm going to take an umbrella with me.
Tom, Mary'nin sempatik olduğunu söyledi.Tom said that Mary was sympathetic.
Tom sempati aramıyordu.Tom wasn't looking for sympathy.
Tom bir şemsiye taşımıyordu.Tom wasn't carrying an umbrella.
Tom sempati aramıyor.Tom isn't looking for sympathy.
Tom şemsiye taşımıyor.Tom isn't carrying an umbrella.
Yanıma bir şemsiye alıyorum.I'm taking an umbrella with me.
Şemsiyeni ödünç alabilir miyim?Could I borrow your umbrella?
Evet, bir şemsiye al.Yes, take an umbrella.
Evet, bir şemsiye alın.Yes, take an umbrella.
O sempatik olmalı.He needs to be sympathetic.
Bu şemsiye Tom'un mu?Is this umbrella Tom's?
Tom'a şemsiyemi yanında götürmesini tavsiye ettim.I advised Tom to take my umbrella with him.
Tom sempatik değildi ama Mary öyle idi.Tom wasn't sympathetic, but Mary was.
Tom sempatikti ama Mary değildi.Tom was sympathetic, but Mary wasn't.
Tom bir şemsiye taşıyor çünkü evini terk ettiği zaman yağmur yağıyordu.Tom is carrying an umbrella because it was raining when he left his house.
Tom, Mary'nin şemsiyesini çaldı.Tom stole Mary's umbrella.
Tom şemsiyesini otobüste bırakmış olmalı.Tom must've left his umbrella on the bus.
Tom'un sempatik olduğunu düşünmüyorum.I don't think Tom was sympathetic.
O, Tom'un şemsiyesi değil mi?Isn't that Tom's umbrella?
Tom ve Mary'nin sempatik olduğundan şüpheleniyorum.I suspect Tom and Mary are sympathetic.
Sami, Leyla'nın ahşap dolabına bir sembol kazıdı.Sami carved a symbol into Layla's wooden cabinet.
Yağmur yağabilir gibi görünüyor bu nedenle yanınıza bir şemsiye almanız gerekir.It looks like it might rain, so you should take an umbrella with you.
Sami'de inme benzeri semptomlar vardı.Sami had stroke-like symptoms.
Ödünç alabileceğim bir şemsiyen var mı?Do you have an umbrella that I could borrow?
Tom şemsiyesi olmayan tek kişidir.Tom is the only one without an umbrella.
Tom şemsiyesi olmayan tek kişiydiTom was the only one without an umbrella.
Şempanzeler ne yiyor?What do chimpanzees eat?
Tom'a zaten şemsiyesini yanına almasını söyledim.I've already told Tom to take his umbrella with him.
Tom hayvanat bahçesindek şempanzelerle çalışıyor.Tom works with chimpanzees at the zoo.
Şempanzenin diyetinin yüzde ellisi incirdir.Fifty percent of a chimpanzee's diet is figs.
Bu Tom'un şemsiyesi değil mi?Isn't this Tom's umbrella?
Berlin, Doğu ile Batı arasındaki birleşmenin bir sembolüdür.Berlin is a symbol of unification between the East and the West.
Tom'un sempatisini istemiyorum.I don't want Tom's sympathy.
Tom orta sınıf bir semtte büyüdü.Tom grew up in a middle-class neighborhood.
Semptomlarım yaşla birlikte artar.My symptoms increase with age.