sem ile cümle
sem kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Ben bir şemsiye ödünç alabilir miyim?May I borrow an umbrella?
Benim mahkum için sempati duymam mı gerekiyor?I'm supposed to feel sympathy for the convict?
Tom şemsiyesini sınıfta bıraktı.Tom left his umbrella in the classroom.
Tom şemsiyemi çaldı.Tom walked off with my umbrella.
Tom yine şemsiyesini kaybetti.Tom has lost his umbrella again.
Tom sana şemsiyesini ödünç verecek.Tom will lend you his umbrella.
Tom şemsiye çaldı.Tom stole my umbrella.
Ben Tom için sempati hissettim.I felt sympathy for Tom.
Arabamda bir şemsiyem var.I have an umbrella in my car.
Şemsiyemi Tom'a ödünç verdim.I lent my umbrella to Tom.
Benim için sempati, rüşvetin tek biçimidir.Sympathy, for me, is the only form of bribery .
Geçen hafta şemsiyemi burada bıraktım.I left my umbrella here last week.
Yağmur yağacağını sanmıyorum ama yağma ihtimaline karşın bir şemsiye alacağım.I don't think it'll rain, but I'll take an umbrella just in case it does.
Neyse ki, Tom'un fazladan bir şemsiyesi vardı.Luckily, Tom had an extra umbrella.
Nispeten güvenli bir semtte yaşıyorum.I live in a relatively safe neighborhood.
Esperanto'da yeşil, umudunu sembolize eder.In Esperanto, green symbolizes hope.
Tom şemsiyesini arabasında unuttu.Tom forgot his umbrella in his car.
Benzer kişiliğe sahip insanlar birbirlerine sempati duyar.People who have similar personalities feel sympathy for one another.
Şemsiyesi olmayan bir tek Tom olmayacak.Tom won't be the only one without an umbrella.
İnsanlar sempati arıyorlar.People are looking for sympathy.
Sigara içenlere hiç sempati duymuyorum.I have no sympathy for smokers.
Her semt farklıdır.Each neighborhood is different.
Semptomlar geri gelmedi.The symptoms haven't returned.
Semtim harikadır.My neighborhood is wonderful.
Şemalar tartışılıyor.Schemes have been discussed.
Tom'a sempati duyduk.We felt sympathy for Tom.
Bu semtte o tür bir şey olmaz.That kind of thing doesn't happen in this neighborhood.
Çekiç ve orak birlikte komünizmin sembolüdür.The hammer and sickle together are the symbol of communism.
Tom'un, şemsiyesini nereye koyduğu hakkında hiç fikrim yok.I have no idea where Tom put his umbrella.
Bunun kimin şemsiyesi olduğunu bilmiyorum.I don't know whose umbrella this is.
Tom böyle sempatik bir dinleyicidir.Tom is such a sympathetic listener.
Tom için hiç sempati duymuyorum.I feel no sympathy for Tom.
Bu, Tom'un şemsiyesine benzemiyor.This doesn't look like Tom's umbrella.
Şemsiyeni sana geri vermeyi unuttum.I forgot to return your umbrella to you.
Kaçınızın bir şemsiyesi yok?How many of you don't have an umbrella?
Şemsiyen bende.I have your umbrella.
Çok sempatiksin.You're very outgoing.
Ben çok sempatiğim.I'm very outgoing.
Bu roman sembolizmce zengindir.This novel is rich in symbolism.
Bir şemsiyeye ihtiyacım var.I need an umbrella.
Uyuşturucu savaşı bizim semtimize ulaştı.The war on drugs has reached our neighborhood.
Çok sempatik görünmüyorsun.You don't seem to be very sympathetic.
Bana ödünç verdiğin şemsiye hala bende.I still have the umbrella you lent me.
Sanırım bugün bir şemsiyeye ihtiyacım olacak.I think I'll need an umbrella today.
Tom'un şemsiyesini sormadan ödünç aldım.I borrowed Tom's umbrella without asking.
Tom'un şemsiyesini rica etmeden ödünç aldım.I borrowed Tom's umbrella without asking.
Tom yanlışlıkla şemsiyemi aldı.Tom took my umbrella by mistake.
Semitik dilleri seviyorum.I love Semitic languages.
Bu semtin yüksek bir suç oranı var.This neighborhood has a high crime rate.
Bu semt tehlikeli.This neighborhood is dangerous.
Tom'un şemsiyesi var, ancak Mary'nin yok.Tom has an umbrella, but Mary doesn't.
Tom Mary'den ödünç bir şemsiye aldı.Tom borrowed an umbrella from Mary.
Bir şemsiyem yok.I don't own an umbrella.
Sen sempatik görünüyorsun.You look sympathetic.
O şemsiyeyi bana ver.Hand me that umbrella.
Bu korkunç bir şemsiye.This is a terrible umbrella.
Şemsiyem kırık.My umbrella broke.
Şemsiyeler rüzgarlı günlerde pek iyi çalışmazlar.Umbrellas don't work very well on windy days.
Şemsiyesini bir otobüste unutmuş.She has forgotten her umbrella in a bus.
Alexanderplatz, Berlin'in Mitte semtinde bulunan bir halk meydanıdır.Alexanderplatz is a public square located in the Mitte district of Berlin.