sem ile cümle

sem kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Semtimizde pek çok eski bina vardır.There are many old buildings in our neighborhood.
Tom'un şemsiyeni ödünç alması gerekiyor.Tom needs to borrow your umbrella.
O şemsiye benim.That umbrella belongs to me.
O şemsiye bana ait.That umbrella belongs to me.
O şemsiye Tom'un.That umbrella is Tom's.
Şemsiyem Tom'da.Tom has my umbrella.
Şemsiyemi unuttum ve yağmurda ıslandım.I forgot my umbrella and got drenched in the rain.
Tom şemsiyemi benim için tamir etti.Tom fixed my umbrella for me.
O bana geçen gün kaybettiğin şemsiyeyi hatırlatıyor. Onu buldun mu?By the way, did you find the umbrella you said you'd lost the other day?
Geçen gün şemsiyeni kaybettiğini söyledin. Şu ana kadar onu buldun mu?The other day you said you lost your umbrella. Did you ever find it?
Çocuk ağlıyormuş gibi yaptı böylece biraz sempati alabildi.The child pretended to cry so it could get some sympathy.
Tom her zaman şemsiyelerini kaybeder.Tom always loses his umbrellas.
Hidrobromik asitin kimyasal sembolü nedir?What's the chemical symbol for hydrobromic acid?
Kimyasal sembol "H" hidrojen anlamına gelir.The chemical symbol "H" stands for hydrogen.
Çevremdeki insanlar çok sempatik olduğunu söylerler.People around me say that you are very outgoing.
Yağmur yağacağından korktuğum için şemsiyemi getirdim.I brought my umbrella along, because I was scared it would rain.
Onlar bizim sempatimizi hak ediyor mu?Do they deserve our sympathy?
Sen Mary için pahalı bir şemsiye aldın.You bought an expensive umbrella for Mary.
Bir şemsiyeye ihtiyacın var mı?Do you need an umbrella?
Jane Goodall şempanzeler konusunda bir primatolog ve bir uzmandır.Jane Goodall is a primatologist and an expert on chimpanzees.
Jane Goodall, şempanzelerin araçları kullanabildiklerini keşfetti.Jane Goodall discovered that chimpanzees could use tools.
Jane Goodall şempanzelerin her şeyi yediklerini, vejetaryen olmadıklarını keşfetti.Jane Goodall discovered that chimpanzees are omnivorous, not vegetarian.
Tom'un grip benzeri semptomları vardı.Tom had flu-like symptoms.
Tavşan neden paskalya için bir semboldür.Why is the rabbit a symbol for Easter?
Tom kötü bir semtte yaşamaktadır.Tom lives in a bad neighborhood.
Tom kötü bir semtte yaşıyor.Tom lives in a bad neighborhood.
Bu şarkıyı şemsiyeme ithaf ediyorum.I dedicate this song to my umbrella.
Yanına bir şemsiye al.Take an umbrella with you.
Bu şemsiye, o kimin?This umbrella, whose is it?
Portakal çiçekleri düğünün sembolüdür.Orange blossoms are the symbol of wedding.
O, şemsiyesini açmadan yağmurda yürümeye devam etti.He continued to walk in the rain without putting up his umbrella.
Biz sempati aramıyoruz.We're not looking for sympathy.
Şemsiyem hâlâ Tom'da.Tom still has my umbrella.
Yağmur yağabilir gibi görünüyor. Şemsiyeni unutma.It looks like it might rain. Don't forget your umbrella.
Onun sempatisi gösteriden başka bir şey değildi.His sympathy was nothing but show.
Beyaz şemsiye sizin.The white umbrella is yours.
Bu çok sakin bir semtti.This used to be a very quiet neighborhood.
Tom bu semtte yaşardı.Tom used to live in this neighborhood.
Neredeyse şemsiyemi unuttum.I almost forgot my umbrella.
Onun şemsiyesini yanlışlıkla aldı.I unintentionally took his umbrella.
Onun şemsiyesini yanlışlıkla aldım.I took his umbrella without meaning to.
Yanlışlıkla Tom'un şemsiyesini aldım.I took Tom's umbrella by mistake.
Bir şemsiye getirdiğini umuyorum.I hope you brought an umbrella.
Bu şemsiyeyi üç yıl önce aldım.I bought this umbrella three years ago.
Ben bir şemsiye olmadan yağmurda eve yürüdüm.I walked home in the rain without an umbrella.
Tom'un şemsiyesini nereye koyduğunu bilmiyorum.I don't know where Tom put his umbrella.
Parmaklarıyla havada görünmez semboller çizdi.He drew invisible symbols in the air with his fingers.
Yağmur yağdığında şemsiyeler çok faydalıdır.Umbrellas are very useful when it's raining.
Yağmur yağarken ıslanmak istemiyorsan sana bir şemsiye gerekir.You need an umbrella when it's raining if you don't want to get wet.
Bu benim şemsiyem değil. O başka birine ait.This isn't my umbrella. It belongs to someone else.
Şemsiyeyi sen aldın.You took the umbrella.
Sanırım şemsiyem sende.I think that you have my umbrella.
Sanırım şemsiyeme sahipsin.I think that you have my umbrella.
Keşke bir şemsiye getirseydim.I wish I had brought an umbrella.
Yanımda bir şemsiye getirmeyi unuttum.I forgot to bring an umbrella with me.
Yağmur yağacağını sanmıyorum ama her ihtimale karşı bir şemsiye alacağım.I don't think it will rain, but I'll take an umbrella just in case.
Bugün muhtemelen yağmur yağacak, bu yüzden şemsiyeni alsan iyi olur.It's likely to rain today, so you'd better take your umbrella.
Yağmur yağacağını sanmıyorum ama her ihtimale karşı yanıma bir şemsiye alacağım.I don't think it'll rain, but I'll take an umbrella with me, just in case.
Tom yeni şemsiyesini kaybetti.Tom has lost his new umbrella.
Bir şemsiye ödünç alabilir miyim?Can I borrow an umbrella?

İlgili Sayfalar