Selam, tüm evrene selam!Salutations à tous !
Dosta Bizden Selam Olsun 02.1980 : Salut les Jumeaux !
Hepinizi bu emniyetle selamlarım muhterem arkadaşlarım.Remettez mes amitiés à tous mes amis.
Selam bir gün dayısı Macit ile karşılaşır.Un jour, il fait la rencontre de Sandy.
Ayrıca, mahallenin kuzeyinde Mescid-i Selam Mezarlığı yer almaktadır.L'autre est le « joyeux cimetière de Sapânza » dans le nord du pays.
Arkadaşlarına selam söyle.Di hola a tus amigos.
Lütfen ona selam söyle.Por favor, dile hola.
O, Bay Kato'yu bir gülümsemeyle selamladı.Ella saludó a Mr. Kato con una sonrisa.
Onu görürseniz, selam söyleyin.Si la ve, dígale hola.
Lütfen ailene selam söyle.Por favor, saluda a tus padres.
Selam, eski arkadaşım!¡Saludos, viejo amigo!
Jimmy'ye selam söyle.Dile hola a Jimmy.
O, her sabah onu selamlar.Ella le saluda cada mañana.
Benden babana selam söyle.Dile hola a tu padre de mi parte.
Ona selamlarımı gönder, lütfen.Envíale mis saludos, por favor.
Kız kardeşine benden selam söyle.Dile hola a tu hermana de mi parte.
Onlar beni bir tebessüm ile selamladılar.Ellas me saludaron con una sonrisa.
Brezilya'dan selamlar!¡Saludos desde Brasil!
O, kadına selam verdi.Saludó a la mujer.
Onlara selam vermeye gidelim.Vayamos a saludarlos.
Tom'a selam vermek istedim.Quería saludar a Tom.
Bugün onunla telefonda konuştum. Sana da selamı var.Hoy he hablado con él por teléfono, te manda saludos.
Meksika'dan selamlar.Saludos desde México.
Bunların arası selam ile ayrılır.Entre ellos, se saludan con la exclamación Veselo!
Doğduğum gün, öleceğim gün ve dirileceğim gün Allah bana selam ve emniyet vermiştir."La paz sobre mí el día que nací, el día que muera y el día que sea resucitado a la vida.
Birbirimizi bir kere daha selamladık."¿Qué nos hemos hecho el uno al otro?".
Allah'tan kork, zira Allah korkusu selamettir.¡Temed, pues, a Alá y obedecedme!
Bu sırada Allah tarafından ateşe "Ey ateş, İbrahim'e karşı serin ve selamet ol"' emri verilir.Nemrod, perplejo y furioso, ordena que Ibrahim sea arrojado al fuego, pero Alá protege a Ibrahim.
Bugün Leopold Hawelka hala kahvehanenin girişinde konuklarını selamlamaktadır.Leopold Hawelka todavía puede ser visto en la puerta del café saludando a los clientes.
Nabi`nin "fakat alup verilür bir selam kalmıştır" dizesiyle başlar.Y se pusieron a saludarle: «¡Salve, Rey de los judíos!»
Ave Cæsar, morituri te salutant Selamlar Sezar, ölecekler seni selamlıyor!Véase "Ave, Caesar, morituri te salutant".
Eve girildiğinde ona selam vermek gerekir.Y si pasa se le saluda.
Benden Selam söyle Anadolu'ya ..Toprağını kanla suladık diye bize garezlenmesin ...Y adornan con su don aire A mi tierra Santander.
Selam, tüm evrene selam!¡Lo siento, disculpas a todos!
"Ölecek Gladyatörler sana selam veriyor.“¡Los que van a morir te saludan!’).
Selam üçlüsüydü.Las tres gracias.
İlk romanı Selam Berlin (2003), 2004'te Deutscher Bücherpreis (Alman Kitap Ödülü)'i kazandı.Su primera novela Selam Berlin (2003) ganó el Deutschen Bücherpreis y el Premio Adalbert-von-Chamisso en 2004.
Cuma Selamlığı, Osmanlı Devleti padişahlarının cuma namazlarına gidiş gelişlerinde yapılan etkinliktir.Gracias por aquel gran favor del Viernes Santo...
2. Hükümdar gelir onlari selamlar.Republicanos: Nuestro país os recibe con cordial acogida.
Ave ! : Latince selamlaşma sözü.«Patrologia Latina.
Size selam olsun.Saludo a Ud.
Takma adı İbranicede 'Tanrı'nın selamı üzerine olsun' anlamındadır.Así el nombre puede significar "Saludo de Rey" o "Saludo Real".
Selam verip cemaatin içine giren bir kişiyi herkes ayakta karşılamak zorundadır.A todos los que llegan a este lugar, bienvenidos.
Bu selamın kullanımı şu anda Almanya, Slovakya ve Avusturya'da ceza gerektiren bir suçtur.Hoy en día, usar la palabra Judensau es un delito penado en Alemania, Austria y Suiza.
Hepinizi bu emniyetle selamlarım muhterem arkadaşlarım.Saludad a todos los hermanos de mi parte.
İmparatorluk selamlaması aldı.Viva el emperador.
Onları biraz alaylı olarak selamlar ve Manon'a karşı yaptığı birçok lütufları ona hatırlatır.Los saluda irónicamente, recordando a Manon los muchos favores que le ha hecho.
Selamlık: Kabul yeridir.Reconocimiento - Homenaje.
Eşimi, ailemi ve arkadaşlarımı selamlıyorum.Nuestras sentidas condolencias a toda su familia, amigos y seres queridos.
Atatürk: (Sevgili İskiliplilere teşekkürlerimi ve selamlarımı götürünüz.Avance y saludo (4 compases).
Lütfen ona selam söyle.Salutamelo per favore.
Tom izleyicilere gülümsedi ve eğilerek selam verdi.Tom sorrise al pubblico e fece un inchino.
Tom'u selamlamak için ayağa kalktılar.Si alzarono in piedi per salutare Tom.
Selam Olsun (Edip Akbayram albümü) Selam Olsun (İbrahim Tatlıses albümü)(Ah, sia benedetto Iddio!).
Birbirimizi bir kere daha selamladık."Ci rispettiamo reciprocamente.»
Selamdan sonra bunker kompleksine geri döndüler.Dopo aver fatto il saluto, il gruppo rientrò nel bunker.
Onur yönünde bizi ilerleten bu bayrak için, Anavatanı selamlayın ve vazgeçmeden söyleyin!Intorno a questa bandiera, all'onore che ci porta, Salutiamo la patria e cantiamo senza sosta!
Selamlık: Kabul yeridir.Complimenti: Accolito.
Eve girildiğinde ona selam vermek gerekir.Quando lui si allontana lei sottovoce gli dice addio.
Birisini karşılamak için Hitler selamını vererek Heil Hitler demek Nazi Almanyası'nda gelenekseldi.Quando si incontrava qualcuno era consuetudine in Germania dare il saluto nazista con le parole "Heil Hitler".