Adam: Mesela Moses'ı, geleneksel olarak nasıl selamlarsın?Så du hälsar på Moses på traditionellt sätt.
Adam: Mesela Moses'ı, geleneksel olarak nasıl selamlarsın?Tak pozdrav Mosese, podle tradice.
Adam: Mesela Moses'ı, geleneksel olarak nasıl selamlarsın?Tehát hagyományos módon üdvözlöd Mosest.
Adam: Mesela Moses'ı, geleneksel olarak nasıl selamlarsın?Tervehdi Mosesta perinteisesti.
Adam: Mesela Moses'ı, geleneksel olarak nasıl selamlarsın?Так ты приветствуешь Мозеса?
Adam: Mesela Moses'ı, geleneksel olarak nasıl selamlarsın?الرجل: إذًا، فإنك تُحيّين موسى، هكذا، بشكل تقليدي.
Adam: Mesela Moses'ı, geleneksel olarak nasıl selamlarsın?[モーゼス(母国語)]
Adı Kim Gİ Tae.Selam verin.Hänen nimi on Kim Gi Tae.
Adı Kim Gİ Tae.Selam verin.Han heter Kim Gi Tae. Hälsa honom.
Adı Kim Gİ Tae.Selam verin.Il suo nome è Kim Gi Tae. Salutatelo.
Adı Kim Gİ Tae.Selam verin.Jego imię to Kim Gi Tae. Powitajcie go.
Adı Kim Gİ Tae.Selam verin.Namanya Kim Gi Tae. Ayo beri salam.
Adı Kim Gİ Tae.Selam verin.Numele lui este Kim Gi Tae. Salutati-l.
Adı Kim Gİ Tae.Selam verin.Tên cậu ấy là Kim Gi Tae. Chào hỏi cậu ấy đi.
Adı Kim Gİ Tae.Selam verin.Zijn naam is Kim Gi Tae. Begroet hem.
Adı Kim Gİ Tae.Selam verin.Το όνομα του είναι Κιμ Κι Ταε. Χαιρετήστε τον.
Adı Kim Gİ Tae.Selam verin.Его зовут Ким Ги Те. Поприветствуйте его.
Adı Kim Gİ Tae.Selam verin..שמו קים גי טה. תגידו לו שלום
Adı Kim Gİ Tae.Selam verin.اسمه كيم غي تاي. حيووه
Adı Kim Gİ Tae.Selam verin.こんにちは こんにちは
Afgan büyümek bir parti olduğunda milyonlarca insana selam vermek zorunda kalmaktır.Quand il faut dire bonjour à plus d'un million de personnes à la moindre réception
Afgan büyümek bir parti olduğunda milyonlarca insana selam vermek zorunda kalmaktır.tener que saludar a más de 1 millón de personas cada vez que hay una fiesta
Afgan büyümek bir parti olduğunda milyonlarca insana selam vermek zorunda kalmaktır.Когда ты должен сказать привет миллиону человек в начале вечеринки
Ah Hayır Zaferi Selamla!E-ei!
Ah Hayır Zaferi Selamla! Herzaman olduğu gibi bu sefer de beni dolandıramayacaksın bay güneşgözlüğü!Oh non tu ne vas pas me la faire à l'envers Mr j'ai-mes-lunettes-de-soleil-tout-le-temps
Ah Hayır Zaferi Selamla!MA ANCHE NO!
Ah Hayır Zaferi Selamla!Porque quando estou no microfone eu ...
Ah Hayır Zaferi Selamla!Wygrana? O nie!
Ailem ve ben ziyaretcileri selamlamak icin oradaydık.Ja i moja rodzina witaliśmy gości.
Ailem ve ben ziyaretcileri selamlamak icin oradaydık.Mijn familie en ik begroetten de bezoekers.
Ailem ve ben ziyaretcileri selamlamak icin oradaydık.Saya dan keluarga saya ada di sana untuk menyambut para tamu.
Ailem ve ben ziyaretcileri selamlamak icin oradaydık.Η οικογένεια μου και εγώ βρισκόμασταν εκεί για να χαιρετήσουμε τους καλεσμένους.
Ailem ve ben ziyaretcileri selamlamak icin oradaydık.وكنا انا وعائلتي هناك لاستقبال الزوار
(Alex'e "siz" olarak hitap ediyor.) AR: Selam!(er hat ihn mit "Sie" ansgesprochen ) AR:
- Aleyküm selam.Μην τον ζορίσεις γιατί θα έχεις να κάνεις μαζί μου.
- Aleyküm selam.Или ще си изпатиш от мен.
Allah Allah. Kazandýđým zaman ilk önce senin evine gelip selam çakacađým ama.Αδερφέ μου ντροπή!
Allah Allah. Kazandýđým zaman ilk önce senin evine gelip selam çakacađým ama.Ама, братле, това е срамота.
Alo, ben Pam. Selam, Pam. Ben Natasha Warner.Hei, Pam, se on Natasha Warner tässä.
Alo, ben Pam. Selam, Pam. Ben Natasha Warner.Olá, Pam, daqui fala a Natasha Warner.
Altın Şafak taraftarları 6 Mayıs seçim günü Selanik'te seçim başarılarını kutlarken.Zwolennicy Złotego Świtu odpalający race.
Ama aynı zamanda içlerinde "şelat ajanı" denen bir madde de var.Aber sie enthalten auch ein chelatbildendes Mittel.
Ama aynı zamanda içlerinde "şelat ajanı" denen bir madde de var. Besinsel olarak uygunlar, Doritos'un aksine.Но они также содержат хелатообразователь и имеют высокую питательную ценность в отличии от чипсов.
Ama aynı zamanda içlerinde "şelat ajanı" denen bir madde de var.Dar contin si un compus chelatic.
Ama aynı zamanda içlerinde "şelat ajanı" denen bir madde de var.De van bennük egy kelátképző anyag is.
Ama aynı zamanda içlerinde "şelat ajanı" denen bir madde de var.그런데, 거기에는 킬레이트 시약이 함유되어 있어요.
Ama aynı zamanda içlerinde "şelat ajanı" denen bir madde de var.Ma al loro interno è contenuto anche un agente chelante.
Ama aynı zamanda içlerinde "şelat ajanı" denen bir madde de var.Maar ze hebben ook een chemische bindstof in zich.
Ama aynı zamanda içlerinde "şelat ajanı" denen bir madde de var.Mais ils contiennent aussi un agent chélateur.
Ama aynı zamanda içlerinde "şelat ajanı" denen bir madde de var.Mas também contêm um agente quelante.
Ama aynı zamanda içlerinde "şelat ajanı" denen bir madde de var.Nhưng chúng cũng bao gồm chất xử lý kim loại nặng trong chúng
Ama aynı zamanda içlerinde "şelat ajanı" denen bir madde de var.Pero también contienen un agente químico.
Ama aynı zamanda içlerinde "şelat ajanı" denen bir madde de var.Zawarty jest w nich również czynnik chelatujący.
Ama aynı zamanda içlerinde "şelat ajanı" denen bir madde de var.Έχουν επίσης, ένα χειλικό στοιχείο μέσα τους.
Ama aynı zamanda içlerinde "şelat ajanı" denen bir madde de var.Те също съдържат хелатинов агент.
Ama aynı zamanda içlerinde "şelat ajanı" denen bir madde de var.ויש בהם גם קלאטורים.
Ama aynı zamanda içlerinde "şelat ajanı" denen bir madde de var.ولكن بها أيضا مركبات كيميائيه.
Ama aynı zamanda içlerinde "şelat ajanı" denen bir madde de var.栄養学的にも餌として適しています
Ama lütfen babanıza selam söyleyin.Ale klidnì se kdykoli zastavte a pøijïtì nás pozdravit.
Ama lütfen babanıza selam söyleyin.Dar poţi să vii oricând să ne saluţi.