Ana içeriğe geç
Sözlük

sela ile cümle

sela kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Mevlânâ ile Selahattin on yıl süreyle bir arada bulundular.Dešimtmečiu paaugom Kartu su tavimi.
Ayrıca bir de şelale mevcuttur.Taip pat yra ir su skoniu.
1930 - Haile Selassie, Etiyopya İmparatoru olarak taç giydi.1930 m. į valdžią atėjo paskutinis Etiopijos imperatorius Haile Selasie.
Burada, gelecekteki siyasi yoldaşı Selahaddin Bitar ile tanıştı.Ten sutiko savo ateities žmoną Videlę.
Selahaddin'in malî danışmanları bunu yeterli bulmadılar.Advaita vedantos pasekėjai nematė juose prasmės.
(Pan-Avrupa görüşü mottosu) Ave Maria Selam Meryem (Roma Katolik Duası, İsa'nın annesi Meryem'e.)Garbė Jėzui Kristui! (lot. Laudetur Jesus Christus) – katalikiškas pasisveikinimas.
Selanik o zamanlar Konstantinopolis'ten sonra imparatorluğun ikinci en önemli şehriydi.Bizantijos laikais tai buvo antrasis pagal svarbą miestas po Konstantinopolio.
Kadını bir şelalede sıkıştırır.Ją susirišdavo ant pakaušio.
Şelalenin suları üç kademe halinde, 30–40 m yükseklikten düşmektedir.Kartais šių rifų viršūnės siekia 30–40 metrų žemiau vandens paviršiaus lygio.
Onur yönünde bizi ilerleten bu bayrak için, Anavatanı selamlayın ve vazgeçmeden söyleyin!Lyg paukščiai mes vėlei čia sugrįžtam Pasveikinti tavęs, tavęs.
Selanik Krallığı (1205–1224), Makedonya ve Tesalya'yı kapsıyor.Thessaloníki kuningriik (1205–1224), hõlmas Makedoonia ja Tessaalia.
(Selamlar bu güne.")Tänast päeva kiita..."
1859 - Fransız akrobat Charles Blondin, Niagara Şelalesi'ni ip üstünde geçti.1859 – akrobaat Charles Blondin ületas köiel Niagara joa.
Yo, İngilizcede selam, merhaba anlamlarına gelen sesleniş.Hello on ingliskeelne tervitus, millele vastab eesti keeles 'Halloo'.
Ave Cæsar, morituri te salutant Selamlar Sezar, ölecekler seni selamlıyor!"Tere, keiser Akihito, vääritimõistetud tervitavad sind!"
Şelale ülkeye çok sayıda turist çekmektedir.Kesselaiul käib rohkesti turiste.
Girişte selam verir.Valla alal asus Salutaguse mõis.
1917 - Büyük Selanik yangını: şehrin %30'dan fazlası harab oldu, 70.000 kişi evsiz kaldı.1917 – suurtulekahju Thessaloníkis, peavarjuta jäi 70 000 inimest.
Doktor "Selam tatlım." der.Vanasti oli kombeks vastata tervitusele "Tere!" – "Tere jumalime!"
Dört yeni parça yaparlar: Hayat Nerde, Selam Söyleme, İstanbul, Ağlama Güzel.Puhas vanemate viisi, Ära lõpe iial sa, Istutades õrnu õisi: "Eesti, Eesti, ela sa!"
(Selamı) Bonan matenon! ≈ Günaydın!He aho Hā tēnei. - Täna on pühapäev.
Boniface, Selanik Krallığı'nı kurmaya devam etti., yeni Latin İmpratorluğu'nun bir ardıl devleti olarak.Bonifazio rajas uue Ladina keisririigi vasallriigi Tessaloonika kuningriigi.
Sorun Selahattin'de değildi.Tegemist ei olnud auastmega.
Şelale yönteminde proje akışı bir sonraki safhaya geçiş yönündedir.Selle toiminguga liigub trummelsalv järgmise padruni juurde.
Selam üçlüsüydü.Tugirullikuid oli 3.
Şelalenin suları, en uç noktadan tabana doğru düşerken 807 metre boyunca hiçbir engele çarpmadan ilerler.Samuti on see pikima vee vabalangemisega juga maailmas, selle takistuseta langus on 807 m.
Þingvellir Ulusal Parkı, İzlanda'da yer alan küçük bir şelale.Þingvellir on koht ja rahvuspark Islandil.
Bu dönemde, bayramlık ve selâmlık üniformaları giyilmedi.Kindlaks on määratud vaid tumeda ja heleda rõivastuse kandmise ajad.
Dere 2 km uzunluğunda, 60 m kenar yüksekliği olan kanyondan geçer, kanyonun sonunda şelale oluşur.Umbes 4 km jugadest allpool kanjon aheneb ja muutub kärestikuliseks.
Ave ! : Latince selamlaşma sözü.Kirjaviis: ladina tähestik.
Bu söze güvenen Selahaddin geri çekilir.Kõnes ilmutub kindlus. – Kahetsus kaob.
10 yıl önce, Norveç'te buzlu bir şelaleye kısılıp kalan bir kayakçı vardı.10 anni fa c'era una sciatrice in Norvegia che era rimasta intrappolata sotto una cascata gelata.
10 yıl önce, Norveç'te buzlu bir şelaleye kısılıp kalan bir kayakçı vardı.10 jaar terug was er een skiester in Noorwegen die vast kwam te zitten in een ijzige waterval.
10 yıl önce, Norveç'te buzlu bir şelaleye kısılıp kalan bir kayakçı vardı.10년전에 노르웨이에서 한 여자가 스키를 타다가 얼음밑으로 빠졌던 사고가 있었지요.
10 yıl önce, Norveç'te buzlu bir şelaleye kısılıp kalan bir kayakçı vardı.10 năm trước, một người trượt tuyết ở Na-uy bị kẹp trong một thác nước đóng băng.
10 yıl önce, Norveç'te buzlu bir şelaleye kısılıp kalan bir kayakçı vardı.10 лет назад одна норвежская лыжница оказалась заперта в ледяном водопаде.
10 yıl önce, Norveç'te buzlu bir şelaleye kısılıp kalan bir kayakçı vardı.Cu 10 ani în urmă, a fost un schior in Norvegia care a fost prins într-o cascadă înghețată.
10 yıl önce, Norveç'te buzlu bir şelaleye kısılıp kalan bir kayakçı vardı.Dziesięć lat temu pewna Norweżka podczas jazdy na nartach została uwięziona pod zamarzniętym wodospadem.
10 yıl önce, Norveç'te buzlu bir şelaleye kısılıp kalan bir kayakçı vardı.Hace 10 años, una esquiadora en Noruega quedo atrapada en una cascada congelada.
10 yıl önce, Norveç'te buzlu bir şelaleye kısılıp kalan bir kayakçı vardı.Il y a 10 ans, une skieuse en Norvège s'est vue piégée dans une cascade glacée.
10 yıl önce, Norveç'te buzlu bir şelaleye kısılıp kalan bir kayakçı vardı.Преди 10 години една скиорка в Норвегия била хваната в капан в леден водопад.
10 yıl önce, Norveç'te buzlu bir şelaleye kısılıp kalan bir kayakçı vardı.לפני 10 שנים היתה גולשת סקי בנורבגיה שנלכדה במפל מי-קרח.
10 yıl önce, Norveç'te buzlu bir şelaleye kısılıp kalan bir kayakçı vardı.منذ ١٠ سنوات كان هناك متزلجة على الجليد في النرويج حصرت في شلال ثلجي
10 yıl önce, Norveç'te buzlu bir şelaleye kısılıp kalan bir kayakçı vardı.スキーヤーがいました 救助されるまで2時間水の中にいた彼女は
Aa selam millet.Ahojte všetci!
Aa selam millet.Chào tất cả mọi người!
Aa selam millet.Ciao a tutti!
Aa selam millet.Cześć wszystkim!
Aa selam millet.Este é o seu momento! Este é o meu momento!
Aa selam millet.Hai semuanya.
Aa selam millet.Hallo iedereen!
Aa selam millet.Hej allihopa!
Aa selam millet.Hi alle zusammen!
Aa selam millet.Привет всем!
Aa selam millet.مرحبا الجميع!
Adam: Mesela Moses'ı, geleneksel olarak nasıl selamlarsın?Dus jij begroet Moses, traditioneel.
Adam: Mesela Moses'ı, geleneksel olarak nasıl selamlarsın?남자: 전통적으로 모세를 맞이하는 거군요.
Adam: Mesela Moses'ı, geleneksel olarak nasıl selamlarsın? [Moses kendi dilinde konuşur]Donc vous dites bonjour à Moses, de manière traditionnelle.
Adam: Mesela Moses'ı, geleneksel olarak nasıl selamlarsın? [Moses kendi dilinde konuşur]Du begrüßt Moses also traditionell.
Adam: Mesela Moses'ı, geleneksel olarak nasıl selamlarsın?Quindi tu saluti Moses così, diciamo, per tradizione.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod