selâm ile cümle

selâm kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Onu ilk selamlayan Eönwë'ydi.Er war der erste, der sie förderte.
Daha sonra başıyla kalabalığı selamlayıp içeri girdi.Gleichwohl trugen viele Bürger sie mit und begrüßten sie.
Herkesi yüksek sesle selamla.Salue tout le monde à haute voix.
Selam. Nasıl gidiyor?Salut. Comment vas-tu ?
Karına benden selam söyle.Salue ta femme de ma part.
Selam, hâlâ orada mısın?Salut, es-tu encore là ?
Kimseyi selamlamıyorum.Je ne salue personne.
Karına bir selam ver.Passe un bonjour à ta femme.
Eğer Popescu'ları görürseniz, lütfen onlara bizden selam söyleyin.Si vous voyez les Popescu, s'il vous plaît, dites bonjour pour nous.
Büyükbabayı selamla!Salue Grand-père !
Selam fıstık!Salut ma poule !
Allah'tan kork, zira Allah korkusu selamettir.Craignez Allah donc.
Nabi`nin "fakat alup verilür bir selam kalmıştır" dizesiyle başlar.Learning from the Life of Prophet Muhammad (SAW): Peace and Blessing of God Be upon Him.
Allahü teâlâdan ümîdim odur ki, ömrümün sonunda da, son nefeste de selâmet üzere olurum," dedi.Je m'en remet à lui en tout ce qui me concerne dans ma recherche de moyen d'approcher Allah.
Bunların arası selam ile ayrılır.Ils se saluent, et prennent des chemins divergents.
Birbirimizi bir kere daha selamladık."Les deux saluent alors le jury, puis se saluent mutuellement.
Selam Olsun (Edip Akbayram albümü) Selam Olsun (İbrahim Tatlıses albümü)La foule le salue (effet de montage).
Ave Cæsar, morituri te salutant Selamlar Sezar, ölecekler seni selamlıyor!Voir Ave Cæsar, morituri te salutant.
Üniformalı personel, marşı çaldığında askeri selam vermelidir.Les militaires en uniforme doivent faire un salut lorsque l'hymne est joué.
Doktor "Selam tatlım." der.Diagnose originale : « Var. γ.
(Selamlar bu güne.")Au revoir, aujourd'hui?).
Bu selamın kullanımı şu anda Almanya, Slovakya ve Avusturya'da ceza gerektiren bir suçtur.Aujourd'hui, l'usage de ce salut est puni par la loi en Allemagne et en Autriche.
Morituri Salutamus" ("Selam Ceasar!Te morituri salutant, ô César !
Eve girildiğinde ona selam vermek gerekir.Lorsqu'il rentre à la maison pour lui dire au revoir, elle ne lui adresse pas la parole.
Girişte selam verir.Il passe ensuite aux Saluces.
Haziran 2014. ^ "Adana Demirspor'lu Selâmi futbola veda ediyor".Le 20 avril ont lieu les « Adieux de Fontainebleau ».
Selam vererek girer, vedalaşa- rak çıkardı.Bu gelenek halen devam etmektedir.Après avoir remercié le chiffonnier et lui avoir dit au revoir, la jeune fille continue.
Erkeklerin girip çıkabildikleri bölüme selamlık, ailedeki kadınların yaşadığı bölüme de harem/haremlik denir.Les adorateurs de la divinité se travestissent, les hommes s'habillent en femme et les femmes en homme.
Selam Dengesiz on şarkı ve altı remiks şarkıya sahip bir albümdür.Un album avec 10 chansons électro et un album avec 8 chansons piano voix.
Cornicen'lerin işi subaylara sinyal selamı ve lejyona ses komutları vermekti.Dohäsan fait partie de ceux qui saluent le colonel et son expédition.
Size selam olsun.Je vous salue.
Selam üçlüsüydü.L'amour à trois.
Mahirlerden Özenç'e Selam olsun DEV-GENÇ'e!Crédits du single Bye Bye Baby.
Kendisine yaklaşan iki figürden kadın olanı, elini kaldırarak tanrıyı selamlamaktadır.Deux palmes, qui se penchent l’une vers l’autre, symbolisent la rencontre entre les deux femmes.
Napolyon imparator ilan edildiği zaman, Josephine de kocasını önünde diz çöküp onu selamlamak istemişti.Quand l’empereur Alexandre l’apercevait, il descendait de sa voiture pour la saluer.
Selam, tüm evrene selam!Salutations à tous !
Dosta Bizden Selam Olsun 02.1980 : Salut les Jumeaux !
Hepinizi bu emniyetle selamlarım muhterem arkadaşlarım.Remettez mes amitiés à tous mes amis.
Selam bir gün dayısı Macit ile karşılaşır.Un jour, il fait la rencontre de Sandy.
Ayrıca, mahallenin kuzeyinde Mescid-i Selam Mezarlığı yer almaktadır.L'autre est le « joyeux cimetière de Sapânza » dans le nord du pays.
Arkadaşlarına selam söyle.Di hola a tus amigos.
Lütfen ona selam söyle.Por favor, dile hola.
O, Bay Kato'yu bir gülümsemeyle selamladı.Ella saludó a Mr. Kato con una sonrisa.
Onu görürseniz, selam söyleyin.Si la ve, dígale hola.
Lütfen ailene selam söyle.Por favor, saluda a tus padres.
Selam, eski arkadaşım!¡Saludos, viejo amigo!
Jimmy'ye selam söyle.Dile hola a Jimmy.
O, her sabah onu selamlar.Ella le saluda cada mañana.
Benden babana selam söyle.Dile hola a tu padre de mi parte.
Ona selamlarımı gönder, lütfen.Envíale mis saludos, por favor.
Kız kardeşine benden selam söyle.Dile hola a tu hermana de mi parte.
Onlar beni bir tebessüm ile selamladılar.Ellas me saludaron con una sonrisa.
Brezilya'dan selamlar!¡Saludos desde Brasil!
O, kadına selam verdi.Saludó a la mujer.
Onlara selam vermeye gidelim.Vayamos a saludarlos.
Tom'a selam vermek istedim.Quería saludar a Tom.
Bugün onunla telefonda konuştum. Sana da selamı var.Hoy he hablado con él por teléfono, te manda saludos.
Meksika'dan selamlar.Saludos desde México.
Sabretmenizden dolayı size selâm olsun.Aléjate, pues, de ellos y di: «¡Paz!»
Bunların arası selam ile ayrılır.Entre ellos, se saludan con la exclamación Veselo!

İlgili Sayfalar