sektör ile cümle

sektör kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Reklam sektöründe çalışırken, kısa öyküler yazmaya başladı.Ca o măsură secundară de a câștiga bani, a scris povestiri scurte.
Kısa bir süre sonra Sektör Planları ve Proje Tahlil Şubesi Müdürü olmuştur.La scurt timp după aceea, a devenit Directorul de Dezvoltare și de Planificare al companiei.
Müzik sektöründeki en prestijli ödül olarak addedilen bu ödüller ilk defa 1958'de dağıtıldı.Premiul Globul de Aur pentru cel mai bun actor debutant a fost acordat prima dată în 1948.
Madencilikten sonra Asturya'nın önemli ekonomik sektörü demir sanayisidir.După această Krivoi Rog a devenit un important oraș industrial de extracție a minereurilor de fier.
Gıda sektörü de gelişmiş durumdadır.Se dezvoltă industria alimentară.
Gastronomi ve mutfak sanatları sektöründe kullanılan ürünlerdir.Este asociată artei mesei și gastronomiei.
Nisan 2005'te ise porno film sektörüne girdi.Hamarosan (2005-től) maga is belevágott a pornófilmezésbe.
Tüm sektörlere uygulanabilir.Valamennyi autóval is megközelíthető.
Başlangıçta Katar kraliyet ailesi üyeleri tarafından özel sektöre aitti.A légitársaság eredetileg Katar Állam királyi család privát tagjainak tulajdonát képezte.
Nüfusun %70'i hizmet sektöründe, %25'i sanayi sektöründe ve %5'i tarım sektöründe çalışmaktadır.A népesség 70%-a a szolgáltatóiparban, 25%-a iparban és 5%-a mezőgazdaságban dolgozik.
Gıda sektörü üretim alanında çok sayıda ürünleri bulunmaktadır.Az élelmiszeripar széles termékskálán használja.
Şirket savunma sektöründe 2010 yılında dünyanın dördüncü büyük şirketi olmuştur.Ebben az évben a világ negyedik legnagyobb élelmiszeripari vállalata volt.
Walt Disney Company, eğlence sektöründe, dünyanın en büyük medya şirketidir.A The Walt Disney Company a világ egyik legnagyobb média és szórakoztatóipari társasága.
Sektörlere önem veren bir mantığa dayalı kültür ekonomisinden farklıdır.Különbözik a kultúra gazdaságától, amely szektoriális törvényszerűségen nyugszik.
Bu fabrikalardan çoğu özel sektörün bir kısmı ise devletin malıdır.A vállalat részvényeinek többsége állami tulajdonban van.
Rusya'da diğer bir 270.000 yük arabası özel sektöre aittir.A jövőben mintegy 270 000 tehervagon lesz az RZSD tulajdonában.
Bükreş 6 sektöre ayrılmıştır.A Kandzsúr 6 szakaszra oszlik.
Kamu ve özel sektörde çalıştı.Rézkarcban és rokontechnikáiban dolgozott.
Mezun olduktan sonra, hemen televizyon ve tiyatro sektöründe kendine yer buldu.A diploma megszerzése után színházi és televíziós szerepekben tűnt fel.
Burada elde ettiği başarı sayesinde diğer sektörlerde de kullanılmaya başlanmıştır.A sikeres alkalmazást követően ezt ipari méretekben is használni kezdték.
Yetişkin eğlence sektörüne 2009'da, 19 yaşındayken girdi.2003-ban lépett be a felnőtt szórakoztató iparba, 19 éves korában.
İlçede tekstil lokomotif sektördür.Maga a textura vetülékfelületű.
Japonya'da turizm, ülkenin hızla büyüyen sektörlerinden biridir.A turizmus az utóbbi időben az egyik leggyorsabban fejlődő ágazat az országban.
Bu nedenle şehirde turizm sektörü de canlanmaya başlamıştır.Emiatt nőtt a turistaforgalom is a településen.
Bundan sonra özel sektörde çalıştı.Azóta a magánvállalkozók világában dolgozik.
Çay sektöründe kullanılan aromasına Earl Grey aroması ismi de verilir.Ugyancsak némi bergamottolajjal illatosítják az Earl Grey típusú teákat.
Sanayi sektöründe yer almış ve yöneticilik yapmıştır.A birtokon gazdálkodott és komponált.
Sektöre girişinin ardından kendini bir biseksüel olarak tanımladı.Egy a börtönben vele készített interjúban biszexuálisnak vallotta magát.
TFT Yapm medya sektörüne hizmet veren yapım şirketidir.Ingatlanügylettel kapcsolatos tevékenységet folytató szolgáltatónak minősül a Pmt.
Şehirde birçok fabrika (örneğin tekstil ve mobiyacılık sektörlerinde) kuruldu.A településen több ipari - főként textilipari -, illetve kereskedelmi létesítmény talált helyet.
İsviçre ekonomisinin diğer iki önemli sektörünü ise turizm ve endüstri oluşturur.Két sarkalatos pontja volt a turizmus (idegenforgalom) és a gazdaság fejlesztése.
Farklı sektörlerde faaliyet gösteren kuruluşlara eğitim ve danışmanlık desteği verdi.Az élet különböző területeire ad általa praktikusnak vélt tanácsokat.
Ayrıca şirket gayrimenkul sektörüne de girdi.Cége zeneműkiadással is foglalkozott.
Seks sektörüne 1998'de 20 yaşındayken girdi.A válogatottban 1998-ban, mindössze 20 évesen mutatkozott be.
Hemen ardından sinema sektörüne yöneldi.Hamarosan a filmzene felé fordult.
2004'ten 2005'e bir turist rehberi olarak Qaqortoq'da turizm sektöründe çalıştı.2004-től 2005-ig a Qaqortoqnál dolgozott, mint idegenvezető.
Bunun yanı sıra Berlin'in de 4 sektöre bölünmesi kararlaştırıldı.Berlint magát is négy megszállási övezetre osztották.
İş gücünün büyük kısmını servis sektörü ve hükümet karşılar.(2) A legtöbb fegyvert beszolgáltatják a kormánynak.
20. yüzyılın sonlarında turizm sektöründe büyük bir patlama yaşandı.A 20. század közepén-végén nagy ipari robbanás érte a szakmát.
Devlet sektörü gelişen teknolojiye ayak uyduramayabilir.Nem hitte, hogy Németországnak fejlett radartechnológiája lehet.
Nüfusun %2 ya da 3'ü endüstri sektöründe çalışır.A munkaerő 2/3-át a turizmus foglalkoztatja.
Artık aradaki kopukluk, gelişen yazlık tipi konut sektörüyle tamamlanmaktadır.A sorozat utolsó tagja, váltására elkészült a továbbfejlesztett Szojuz TMA típus.
Çalışan nüfusun yaklaşık % 14'ü sanayi sektöründe iş görmektedir.A szolgáltatások terén a lakosság mintegy 1 százaléka dolgozik.
Genellikle tek bir endüstri ya da diğer üretim sektörüne odaklanmaktaydılar.Yleensä ne ovat keskittyneet yhteen teollisuuden- tai muuhun tuotantoalaan.
Enerji sektöründe yirmiden fazla enstitü ve araştırma kurumu bulunmaktadır.Asemalla on käynnissä yli 20 luonto- ja ilmastotutkimusta.
Daha sonra turizm sektöründe çalışmalarına devam etmiştir.Hän jatkoi myöhemminkin matkailualalla.
Coates'in kızı Emma E. Hickox da annesinin izinden giderek sinema sektöründe başarılı bir editör olmuştur.Coatesin tytär Emma E. Hickox on myös menestynyt elokuvaleikkaaja.
Lancaster ekonomisi hizmet sektörüne bağlıdır.Lancasterin työpaikat ovat lähinnä palvelusektorilla.
Özel sektörde çalışmıştır.Hän työskentelee yksityisesti.
Hizmet sektörü iyi gelişmiştir.Kylpyläyhtiö menestyi.
Finansal hizmetler, finans sektörünün sağladığı ekonomik hizmetlerdir.Finanssipalvelut ovat palveluita, joita tuottaa finanssitoimiala.
Bununla birlikte tarıma dayalı sanayi gelişmekte olan sektörlerden biridir.Meillähän Ruikonperällä teollisuutta jonkun verran...
Kent nüfusunun büyük kısmı hizmet sektöründe çalışır.Suurin osa kunnan asukkaista työskentelee palveluammateissa.
Bunun yanında kâğıt sektöründe de kullanılarak kâğıt üretilmektedir.Paperin valmistukseen käytetään myös kierrätyspaperia.
Kısa bir süre sonra Sektör Planları ve Proje Tahlil Şubesi Müdürü olmuştur.Hänestä tuli myöhemmin Veritasin osaomistaja ja pääsuunnittelija.
Şehrin ekonomisi hizmet sektörü ve üretim sanayiine dayanır.Maan talous perustuu palvelualaan ja teollisuustuotantoon.
1935 - Almanya'da Yahudilerin kamu sektöründe çalışması yasaklandı.25. heinäkuuta − Juutalaisilta kiellettiin Saksassa lääkärin ammatin harjoittaminen.
Başbakan olarak görev yaptığı dönemden sonra finans sektöründe yer aldı.Ennen ministerintehtäviä hän toimi finanssialalla.
Leigh sektöre Eylül 2012'de girmiştir.Oletteko te tosissanne? -levy ilmestyi huhtikuussa 2010.
2007 yılı araştırmalarına göre mobilya sektörü büyüme eğilimi göstermektedir.Vuoden 2007 tutkimuksen mukaan tämä on lisääntyvä ongelma asunnottomien keskuudessa.
İlgili Sayfalar