sektör ile cümle
sektör kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bunun yanı sıra Berlin'in de 4 sektöre bölünmesi kararlaştırıldı.Podobnie, na 4 sektory, podzielono również Berlin.
Bir sanat fotoğrafçısı olarak kariyerine başlamadan önce birkaç yıl reklam sektöründe çalıştı.Przed rozpoczęciem kariery artystycznej przez kilka lat pracował jako pracownik socjalny.
Yetişkin sektörüne girme konusunda henüz bir bilgisi yoktu.Nie zdołał jednak jeszcze zadebiutować w dorosłej kadrze.
Dünya ve Türkiye ilaç sektörünün önde gelen firmalardandır.Indie i Tajlandia przodują w światowej turystyce medycznej.
Nüfusun %70'i hizmet sektöründe, %25'i sanayi sektöründe ve %5'i tarım sektöründe çalışmaktadır.70% mieszkańców trudni się rolnictwem, 25% pracuje w sektorze hodowlanym, natomiast 5% w usługach.
Özel sektörde aynı statüde çalışan kadın ve erkeğin farklı maaş alması.Zagwarantowanie równości płac dla kobiet i mężczyzn pracujących na tym samym stanowisku.
Fakat Lugano'da reel sektör üretimi de önemlidir.W Benue duże znaczenie ma produkcja rolna.
19 yaşına geldiğinde porno sektörüne girmeye karar verdi.Mając 19 lat chciała być w branży porno.
İş yaşamını özel sektörde sürdürdü.Dla pracy poświecił życie prywatne.
10.000 civârındaki Çinli nüfus, ülkenin inşaat sektöründe önemli rol oynar.20 tys. węgierskich żandarmów miało odgrywać kluczową rolę w całym procesie.
İşletmelerin tamamı özel sektöre aittir.Wszystkie podmioty należą do sektora prywatnego.
Suya dayanıklılığı ve yüksek mukavemeti bu sektör için önemlidir.Syntetyczność i chłonność tego wodewilu określa jego wysoki poziom.
Bu şehir hala altın sektörü ile bilinmektedir.Okręg ten słynie z przemysłu środków transportu.
Buna karşılık, Sovyet tankı sektöründeki isyanla KV-85 ortaya çıktı.Do Wojska Polskiego trafiło 5 czołgów KW-85.
Büyükbabası, İsrail Beck, Filistin'de İbranice baskı sektörü canlandırmıştır.Jeden z imigrantów, Izrael Beck założył pierwszą hebrajską drukarnię w Palestynie.
Sektörlere önem veren bir mantığa dayalı kültür ekonomisinden farklıdır.Różni się ona od gospodarki kulturowej, która opiera się na logice branżowej.
Moda sektöründe ilk deneyimlerini ise Armani ve Abercrombie & Fitch markalarına modellik yaparak kazanmıştır.Doświadczenie w branży mody rozpoczął jako model Armani'ego i Abercrombie & Fitch.
15 milyon kişiden daha fazla bir nüfus (nüfusun %25'i) kahve sektöründen geçimini sağlamaktadır.Szacunkowo około 15 milionów Etiopczyków (jedna czwarta ludności) żyje z produkcji kawy.
2006 yılında da Gayrimenkul sektörüne giriş yapmıştır.Natomiast w roku 2006 dołączył do grupy Heavy Weather.
Numara 1 (Nigel Uno): Sektör V'nin lideridir.Eli Senor: Pozostaje linia 5 (hebr.).
Uzun yıllar ilaç sektöründe yönetici olarak çalıştı.Przez wiele lat pracowała jako psychoterapeutka.
2006 yılında yetişkin film sektörüne adım atmıştır.W październiku 2006 porzuciła przemysł filmowy dla dorosłych.
İki yıl yurtdışında bankacılık sektöründe çalıştı.Przez kilkanaście lat pracowała w bankowości.
Bu sektörde 59 işletme mevcuttur.Obecnie znamy 59 komet należących do tej grupy.
1957 yılından itibaren özel sektörde yer alarak çeşitli görevlerde bulunmuştur.Od 1957 roku w zawodach tych reprezentowane są inne strefy.
Enerji sektöründe yirmiden fazla enstitü ve araştırma kurumu bulunmaktadır.Ponadto należy do niego ponad 20 instytutów i stacji badawczych zlokalizowanych w innych miejscach.
Angelil müzik sektöründe menajerlik yapmaya başladı.Branson zaczął działalność w przemyśle muzycznym.
Kısa bir süre özel sektörde çalıştıktan sonra tekrar akademiye yönelmiştir.Po pewnym czasie ponownie zostaje zatrudniona w szkole.
Sektöre kurgu olarak girdi.Uchodzi ona do Sekwany.
Pastel Film medya sektöründe hizmet veren bir yapım şirketi.Współprowadzący programu „Sztuka życia” w Polsat Café.
Günümüzde şehrin ekonomisinde en önemli iktisadi sektör hizmet sektörüdür.Obecnie największym pracodawcą w mieście jest Ministerstwo Obrony.
İş gücünün büyük kısmını servis sektörü ve hükümet karşılar.Duża jej część jest zajmowana przez biznes i administrację.
Seks sektörüne 2012'de.Sprawozdanie z działalności ZUS za 2012 rok.
Mahallenin gençleri ticaret veya turizm sektöründe çalışmaktadır.Jednakże są to głównie małe przedsiębiorstwa, zajmujące się handlem lub obsługujące ruch turystyczny.
2006 güzünde de ilk filmini çekerek sektöre girmiş oldu.10 października 2006 ukazał się pierwszy odcinek w formie krótkiego filmu.
Özel sektörde yönetici olarak çalıştı.Pracował jako menedżer w sektorze prywatnym.
Albayrak Holding şirketleri,6 ana sektör olmak üzere gruplanmıştır.Artyleria główna miała się składać z 6 dział kal.
1946'dan sonra karısıyla birlikte otelcilik sektöründe çalıştığı Londra'ya taşındı.Po 1946 wraz z żoną przeniósł się do Londynu, gdzie pracował w hotelarstwie.
Finansal hizmetler, finans sektörünün sağladığı ekonomik hizmetlerdir.Finansiella tjänster är tjänster i finansbranschen.
2007 yılında, 21 yaşına girdiğinde porno sektöründe çalışmaya başlamıştır.Hon påbörjade sin karriär inom porrbranschen 2007 när hon var 21 år gammal.
Buna ek olarak şirket, küresel kahve sektöründe lider konumunu aldı.Den resulterade i att hon tog över ledningen i den totala världscupen.
Son yıllarda enformasyon teknolojisi ve telekomunikasyon sektörlerinde şehirde yatırımlar yapılmıştır.De traditionella näringarna har kompletterats med informationsteknik och telekommunikation på senare år.
1957 Roma Antlaşması ise, tüm işçilerin ve hizmet sektörünün üye ülkeler arasında serbest dolaşımını sağladı.Romfördraget (1957) angav frihet för anställningar över gränserna i alla branscher.
Dedeman Grubu 1947 madencilik sektörüne giriş yapmıştır.Säterbo landskommun inkorporerades 1947 i Arboga stad.
Çalışan nüfusun yaklaşık % 18'i sanayi sektöründe iş görmektedir.83% av stadens arbetande invånare arbetar inom servicesektorn.
Siyaset öncesinde akademide ve özel sektörde görev almıştır.Hon har tidigare arbetat på Utrikespolitiska institutet och i Försvarsmakten.
Seks turizmi, fahişelerin cinsel ilişkiye girmeleri için çalıştırıp seyahat ettikleri sektördür.Sexturism avser resande som företas i syfte att köpa sexuella tjänster av prostituerader.
NYSE sektör endeksleri Dow Jones Global Sınıflandırma sistemine uygun olarak sınıflandırılmıştır.Detta system tillämpar till exempel indexet Dow Jones Industrial Average.
Kısa bir süre sonra porno sektörüne girmiş ve Vivid Entertainment ile kontrat imzalamıştır.Kort därefter fick hon ett exklusivt kontrakt med Vivid Entertainment.
1996'dan beri basın sektöründe çalışıyor.Hon driver en egen advokatbyrå sedan 1996.
Sektörün ilçe sektörel dağılımı içindeki oranı ise %6.4'tür.De maximala TV-poängen i den ålderskategorin är alltså 6,0.
1980’li yıllarla beraber LNG sektöründe gelişme görülür.Från 1980 används endast syrgasprocessens LD-konverter för färskning.
Buna Kamu sektörü (hükümet gibi), özel sektör (iş ve şirketler), ve sağlık alanı da dahildir.Detta innefattar den offentliga sektorn (som regeringen), den privata sektorn (som företag), och vård-sektorn.
Günümüzde Fuerteventura ekonomisinde en önemli sektör turizmdir.Den största inkomstkällan på Fuerteventura är turismen.
Bu nedenle sektör, yapımcılar tarafından büyük ilgi görmektedir.Det gör att man har en stark förhandlingsposition gentemot producenter.
Kasaba sakinlerinin çoğu balıkçı sektöründe çalışmaktadır.Flertalet Skjånesbor arbetar inom fiskerinäringen.
Bu şehir hala altın sektörü ile bilinmektedir.Staden är känd för sin kullagerindustri.
Anılan sektör, tüm imalat sanayi çalışanlarının yaklaşık %30'unu içermektedir.Paret uppskattas dela drygt 30% av deras material.
SpaceX özel sektör tarafından finanse edilen bir uzay taşımacılığı şirketidir.SpaceX Dragon är en rymdkapsel som utvecklas av det privatägda företaget SpaceX.
2002 yılında Dünya Gazetesi tarafından Bilişim Sektörünün En Başarılı İş Kadını seçildi.2014 utsågs hon till näringslivets mäktigaste kvinna av tidningen Veckans affärer.
İlgili Sayfalar