sektör ile cümle

sektör kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Ekonomi: tarım ve buna benzer sektörler üzerine kuruludur.Auswahl: Die Landwirtschaft und ihre einzelnen Zweige.
Sanayinin üçte biri elektronik sektöründe yoğunlaşmıştır.Ein Drittel der Firmen gehörte zur Elektroindustrie.
Tarım: Ülke nüfusunun çalışan kesiminin %85'i tarım sektöründe yer almaktadır.Landwirtschaft: Etwa 85 % der arbeitenden Bevölkerung sind in der Landwirtschaft tätig.
Bu durum özellikle reklam sektöründe çok değerlidir.Das gilt besonders in der Werbung.
Endüstri: Ülkenin endüstri sektörü iç savaşın da etkisiyle hemen hemen hiç gelişmemiş bir konumdadır.Industrie: Die Industrie des Landes ist kaum entwickelt und litt unter dem Bürgerkrieg.
Kriz şirkette benzer şekilde yaşandı mı veya aynı sektörde benzer işletmelerde yaşandı mı ve yenileyebilir mi?Man konnte (oder musste) so im selben Haus wohnen und arbeiten.
Diğer önemli sektör bankacılık ve finanman faaliyetleridir.Ein weiteres wichtiges Standbein sind Versicherungen und Finanzdienstleistungen.
Bunun yanında kâğıt sektöründe de kullanılarak kâğıt üretilmektedir.In ihr wurde neben Papier auch Pappe für Verpackungsmaterialien hergestellt.
Günümüzde sanayi sektörü ağırlıklı olarak çıkarılan madenlerin işlenmesi işlemi ile uğraşmaktadır.Der industrielle Sektor konzentriert sich heute auf die Verarbeitung der vorhandenen Bodenschätze.
Lisa Ann 2018 yılı itibari ile porno sektörüne geri döndüğü açıklamıştır.Im Januar 2018 kündigt Lisa Ann ihre Rückkehr als Pornodarstellerin an.
Şehirdeki gayet agresif finansal sektör bu kenti devasa bir finansal merkez haline getirdi.Deren Anwesenheit in der Stadt verhalf dieser zu einem wahren ökonomischen Boom.
Köyde kamu sektöründe çalışanların sayısıda oldukça fazladır.Bemerkenswert ist die Tatsache dass es in Dierikon mehr Arbeitsplätze als Einwohner gibt.
Olson yetişkin film sektörüne Kasım 2006'da girdi.Olson entschloss sich 2006, in die Pornobranche einzusteigen.
Coates'in kızı Emma E. Hickox da annesinin izinden giderek sinema sektöründe başarılı bir editör olmuştur.Die Tochter Emma E. Hickox ist als Editorin aktiv.
Yaklaşık 50 yılını eğlence sektörüne vermiştir.50 Jahre im Dienst der Sportförderung.
Kadınlar ve etnik azınlıklar kamu sektöründe ayrımcılığa maruz kalmıştır.Frauen sowie ethnische Minderheiten werden nun mehr in die Politik eingebunden.
Sektörel Heterokromi insanlarda son derece nadir görülür, nüfusun yaklaşık 1%'inde bulunmaktadır..Hochbegabte sind selten, sie machen nur gut 2 % der Bevölkerung aus.
Bu durum İtalya'da üretim sektöründe tek bir ürünün öne çıkmasına neden olmuştur.Erst dadurch würde im Land selber ein Markt für derartige Produkte entstehen.
Bundan dolayı Amerika Birleşik Devletleri için bu sektörün gelirlerini belirlemek kolay olmadı.Im Gegenteil, es sei eine Ehre für ihn, den Vereinigten Staaten auf diese Weise dienen zu dürfen.
Özel sektörde aynı statüde çalışan kadın ve erkeğin farklı maaş alması.Frauen im öffentlichen Dienst erhielten bei gleicher Arbeit denselben Lohn wie ihre männlichen Kollegen.
Birçok ülkede medikal fizikçiler sağlık sektöründe etkin bir rol oynamaktadırlar.Verschiedene Arten von Medizinleuten und Zauberern spielen fast überall eine wichtige Rolle.
Şirket 1966 yılında kurulmuş olup priz ve aydınlatma sektöründe faaliyet göstermektedir.Ab 1965 ist das Unternehmen auch im Offsetdruck und im Fotosatz tätig.
Özellikle gıda sektöründe aktif olan firmalar burayı tercih etmektedir.Ausländer, vor allem Botschaftsangehörige, leben bevorzugt hier.
Holding ayrıca enerji sektöründe de girişimlere başlamıştır.Shell investiert auch in Erneuerbare Energien.
Birincil sektör, ekonomide doğrudan doğal kaynaklardan yararlanılan sektördür.An zweiter Stelle liegt die Industrie, die hauptsächlich auf den naturgegebenen Ressourcen fußt.
İlçede tekstil lokomotif sektördür.Ein Kapitel internationalen Lokomotivbaues.
Geleneksel bir tarım ülkesi olan Arnavutluk'da tarım, ülkenin çok önemli bir sektörlerinden birisidir.Als traditionelles Agrarland ist die Landwirtschaft einer der wichtigsten Sektoren Albaniens.
Özellikle sahilde yaşayan halkın önemli bir kısmı direk veya dolaylı olarak bu sektörün içinde yer almaktadır.Die meisten Arbeitsplätze der Saalbacher sind direkt oder indirekt davon abhängig.
Halkı tarım, hayvancılıkla uğraşmakta, bir kısmı Lefkoşa ve Girne'de çeşitli sektörlerde çalışmaktadır.Sie ist bei Tieren und vielen (vor allem niederen) Pflanzengruppen verbreitet.
Capital Radio'da DJ olarak medya sektörüne girdi.Bei der Radiostation KJAZ war er als DJ tätig.
Dedeman Grubu 1947 madencilik sektörüne giriş yapmıştır.Mannschatz legte 1947 das Abitur ab.
Bu çalışmalardan birkaçı da seyahat sektörü üzerine yapılmıştır.Bei etlichen von ihnen gab es ebenfalls eine Verbindung zum Jobcenter.
2000 yılından itibaren özel sektöre tekrar dönmüştür.Seit 2000 ist sie wieder im Privatbesitz.
Bu şehir hala altın sektörü ile bilinmektedir.Die Stadt ist auch bekannt für ihre Goldschmiedearbeit.
1982 yılında, faal nüfusun % 56'sı tarım sektöründe çalışıyordu.Im Jahr 2000 arbeiteten 75 % der Bevölkerung von Mae Hong Son in der Landwirtschaft.
Sektöre yeni bir ekmek teknesi giriyor yani.Dem Schiff ist ein eingezogener Chorturm angebaut.
Burada elde ettiği başarı sayesinde diğer sektörlerde de kullanılmaya başlanmıştır.Aufgrund ihrer Schlichtheit wurde sie gern auch in anderen Branchen verwendet.
2006 yılında da Gayrimenkul sektörüne giriş yapmıştır.Hier schaffte er 2006 auch den Sprung in den Profikader.
İş adamlarımız İstanbul'da inşaat sektöründe başarılı bir şekilde iş yapmaktadırlar.Mit welchen Exportstrategien Unternehmen in Wien erfolgreich sind.
Bu nedenle firma veya kurum , kendi sektörüne göre standardı uygulamak zorundadır.Der Begriff des Betriebes oder Betriebsteils ist unter anderem nach dem jeweiligen Normzweck zu bestimmen.
Bu, İngiliz emlak sektörünü kızdırdı.Sie brach damit das englische Monopol für Tüll.
Başlangıçta Katar kraliyet ailesi üyeleri tarafından özel sektöre aitti.Mit dem Amt des Vizekönigs wurden anfangs auch Mitglieder der Königsfamilie betraut.
Savona ilinde gemi yapımı önemli bir sanayi sektörüdür.Im Hafen von Tarragona ist auch der Umschlag von Gütern ein wichtiger Wirtschaftszweig.
Ukraynalı kökleri olan oyuncu Nisan 1998'de Kanada'da pornografik film sektörüne girdi.Den Kinoverleih in Deutschland übernahm im Jahr 2006 Zorro Film.
Ardından demir çelik ve inşaat sektöründe yatırımlar yaptı.Danach betätigte er sich in der Eisen- und Stahlindustrie.
Jambon, gıda sektörün önemli bir parçasıdır.Auch Aas ist ein wichtiger Bestandteil des Nahrungsspektrums.
Sanayi sektöründe yer almış ve yöneticilik yapmıştır.Darüber hinaus vermietet und verwaltet sie Gewerbeimmobilien.
Tuğla sektörünün olmazsa olmazıdır.Wenn nur der Brummschädel nicht wäre!
Bunların yanında hizmet sektörü de büyük bir rol oyanamaktadır.Daneben spielen Schützenfeste eine große Rolle.
M&M's çikolatalı draje ile Mars şekerleme sektörüne önemli adım attı.Unter dem Markennamen M&M’s stellt die Firma Mars Inc. bunte, mit Zucker umhüllte Schokolinsen her.
Bazı sektörlerde örgütlenmek hükümetin engellemeleriyle karşılaşacaktır.In verschiedenen Sachfragen einigten sich die Parteien der Opposition unter Umgehung der Regierung.
Özellikle bölgedeki turizm sektörüne de çok katkı sağladı.Sie soll unter anderem dem Tourismus der Region Impulse verleihen.
Uzun yıllar ilaç sektöründe yönetici olarak çalıştı.Dort war sie jahrelang als Ressortleiterin für Medizin verantwortlich.
Turizm de artış gösteren sektörlerdendir.Das Pendant ist das exportorientierte Wachstum.
Arap Hizmet Sektörleri Koalisyonu, Doha, Katar (2012).Coalition Arabe des Industries de Service, Doha, Qatar (2012).
2001'de Erivan'ın ulusal hizmet sektöründeki payı %76,3'e yükselmiştir.En 2001 la part d'Erevan dans le secteur national des services s'élevait à 76,3 %.
AdMob, mobil reklamcılık sektöründe faaliyet gösteren Omar Hamoui tarafından kurulmuş bir şirkettir.AdMob est une société de publicité sur mobile fondée par Omar Hamoui.
Sektörlere önem veren bir mantığa dayalı kültür ekonomisinden farklıdır.Elle diffère de l'économie de la culture, qui repose sur une logique sectorielle.
Şehrin ekonomisi ayakkabıcılık sektörüne bağlıdır.L'économie de la ville est fondée sur l'industrie de la chaussure.
1990 Anayasasında özel sektörün önemi belirtilmişti.La Constitution de 1990 a donné une attention particulière au secteur privé.
İlgili Sayfalar