Değişik hastalıklardan mustarip seksen Velesli çocuğun daha Moskova'ya gönderileceği belirtiliyor.Eighty more Veles children suffering from different diseases are to be sent to Moscow.
Üretimin yüzde sekseni ihraç edilecek.Eighty per cent of production will be designated for export.
Seksen iki milletvekili Sanader'in kabinesine destek verirken, 62 vekil aleyhte oy kullandı.Eighty-two deputies backed Sanader's cabinet, while 62 voted against it.
Seksen üç oy pusulası geçersiz veya yanlış işaretlenmiş kabul edildi.Eighty-three ballots were judged invalid or marked incorrectly.
Analistler, seksen küsur yaşındaki Kuzmanoviç'in en büyük sorunun yaşı olacağı görüşündeler.Analysts think that age is the greatest problem for Kuzmanovic, who is in his eighties.
Seksenli yaşlarındaki PASOK üyesi Karolos Papulyas büyük olasılıkla göreve tekrar seçilecek.PASOK octogenarian Karolos Papoulias is likely to win re-election.
Ödül için tüm dünyadan seksen film yarıştı.Eighty films from around the world competed for the prize.
Yüzük yerden seksen santimetre yukarıda hızla dönmekteydi.The ring rotated quickly about 80 cm (31 in) above the ground.
1972 yılında Londrada seksen yedi yaşında öldü ve Kensal Green Mezarlığı'na gömüldü.He died in London in 1972 aged eighty-seven and was buried at Kensal Green Cemetery.
O 1966 yılından bu yana sekseni aşkın filmde rol almıştır.She has appeared in over 80 films since 1966.
1568 yılında Vilayetler ile hükümdarları arasında Seksen Yıl Savaşları patlak verdi.In 1568, the Eighty Years' War between the Provinces and their Spanish ruler began.
Seksen yedi hüküm giydi.Eighty-seven were convicted.
Ayrıca Leipzig, Almanya'nın yeniden birleşmesine kadar seksenlerde beş şampiyonluk kazandı.Also, Leipzig won five titles in the eighties, before the German reunification.
George Orwell'in klasik distopyası Bin Dokuz Yüz Seksen Dört 1949'da yayınlandı.George Orwell's classic dystopia Nineteen Eighty-Four was published in 1949.
Haremde, diğer seksen beş kadından daha üstündü.In the harem, she took precedence over all other eighty-five wives.
Mahpeyker, 3 Nisan 2000'de İstanbul'da seksen iki yaşında öldü.Mahpeyker died at the age of eighty-two on 3 April 2000 in Istanbul.
Meclisin seksen beş üyesi kadındı.Eighty-five members of the assembly were women.
Quantin'in önerisi dört yüz seksen oydan iki yüzünü aldı.His proposal won two hundred votes out of four hundred and eighty votes.
Béthencourt, birlikte yola çıktığı seksen mürettebattan elli üçüyle yelken açtı.Of the eighty crew with which he set out, Béthencourt sailed with fifty-three.
1956 yılıydı ve seksen yaşındaydı.It was 1956 and he was eighty years old.
Marie'de seksen yaşında yaşamını yitirdi.Marie at the age of eighty.
Dokuzun karesi seksen birdir.Neun zum Quadrat ist einundachtzig.
Büyük çoğunluğu İslâmiyet hakkında seksene yakın kitabı vardır.Dennoch finden die meisten Menschen das Buch lustig, was es zweifellos ist.
Bunun en makul açıklaması Hollanda'daki Seksen Yıl Savaşı olurdu.Die plausibelste Erklärung dafür wäre der Achtzigjährige Krieg in den Niederlanden gewesen.
Kentin yaklaşık olarak yüzde sekseni tahrip oldu.Rund 60 % der Stadt wurden zerstört.
Seksen Yıl Savaşları 60 yıl daha devam etti.Der Luftkrieg vor 60 Jahren.
Budapeşte'de binaların yüzde seksenden fazlası tümüyle yıkıldı ya da hasar gördü.Auf South Caicos wurden mehr als ein Drittel der Häuser deutlich beschädigt oder zerstört.
Seksendört) - Rüya Erdem Kınay (feat.46. Auflage. (= Rowohlt-Taschenbuch.
1566-1648: Seksen Yıl Savaşları; İspanya'ya karşı düşük ülkelerin isyanı.1566-1648 : guerre de Quatre-Vingts Ans ; révolte des gueux contre l'Espagne.
Seksenli yılların başından beri 20 milyondan fazla albümleri satılmıştır.Ils ont vendu plus de 20 millions d’albums depuis le début des années 1980.
Kazadan seksen bir gün sonra Nikki, Paulo'nun elmasları kendinden sakladığını öğrenir.Quatre-vingts jours après le crash, Nikki découvre que Paulo lui cachait les diamants.
Katrina and the Waves, seksenlerde kurulan bir İngiliz pop rock grubudur.Katrina and the Waves, groupe de pop rock américano-britannique.
(Albümlerin yüzde sekseni düğünlerde çalınmak ve evli çiftlere sunulmak üzere yapıldı.)Au moins les deux tiers de ceux qui se marient détruisent leur vie et celle de leur partenaire.)
Seksendört) - Rüya Erdem Kınay (feat.17 : L´Éternel Rêveur (ballade) Op.
Kentin yaklaşık olarak yüzde sekseni tahrip oldu.Plus de 70 % de la ville sont détruits.
Seksenler dizisinde rol aldı, şarkı söyledi.La barricade tremblait ; lui, il chantait.
Seksenlerin başında Morrison Avrupa'ya geri taşındı.Marshall, entre la vie et la mort, est rapatrié en Europe.
1648 - Hollanda ile İspanya arasında, Münster Antlaşması imzalandı ve Seksen Yıl Savaşı sona erdi.En 1648, le traité de Munster est signé et met un terme à la guerre de 80 ans.
Bin Dokuz Yüz Seksen Dört.Le vingt deux novembre mil neuf cent quarante six.
Seksenli yıllarda silahların kontrolü konusunda yer aldı.Lors des Cent-Jours, il reprit les armes.
Bu isyan, İspanya ile Hollanda arasındakşi Seksen Yıl Savaşları'nı başlatmış oldu.C'est près de ce village que la Guerre de Quatre-Vingts Ans entre l'Espagne et les Pays-Bas a débuté.
Şimdiye dek gruplar arasında yaklaşık seksen kez kavga çıkmıştır.Par le passé, l'événement a déjà réuni jusqu'à une soixantaine d'équipes.
Seksen Yıl Savaşları 60 yıl daha devam etti.La guerre continue durant soixante ans entre les belligérants.
Homer, Simpsonlar'ın ilk dört yüz bölümünde yüz seksen sekiz farklı işte çalıştı.Homer a exercé différents métiers, plus de cent quatre-vingt-huit dans les quatre cents premiers épisodes.
Ben seksen beş yaşındayım.Tengo ochenta y cinco años.
Büyükbabam seksen dokuz yaşına kadar yaşadı.Mi abuelo vivió hasta los ochenta y nueve.
Bunun en makul açıklaması Hollanda'daki Seksen Yıl Savaşı olurdu.La explicación más plausible para esto habría sido la Guerra de los Ochenta Años en los Países Bajos.
Büyük çoğunluğu İslâmiyet hakkında seksene yakın kitabı vardır.La mayor parte de ellos son los extraídos de su libro.
Kentin yaklaşık olarak yüzde sekseni tahrip oldu.Se destruyó el 60 % de la ciudad.
1134 yılında Cardiff kalesinde seksenlerinin başlarında ölür.Murió en 1134, estando todavía en prisión en el castillo de Cardiff.
Seksen yaşına kadar yaşayabilir.Puede vivir hasta los 4 años.
Oysaki bölüm seksen dakika gecikmeli olarak yayınlanmıştı.En ese momento, la operación llevaba 36 horas de retraso.
Bunun en makul açıklaması Hollanda'daki Seksen Yıl Savaşı olurdu.La spiegazione più plausibile per questo sarebbe stata la guerra degli ottant'anni nei Paesi Bassi.
Kentin yaklaşık olarak yüzde sekseni tahrip oldu.Durante l'assedio venne distrutto circa il 40% della città.
Seksen yaşına kadar yaşayabilir.Può vivere fino a 6 anni.
1998 yılına kadar, dördü başrol olmak üzere yaklaşık seksen filmde çeşitli roller oynadı.Fino al 1988 ha girato quasi quaranta film di ogni genere.
Seksenli yılların ortalarında gazetenin tirajının bir milyonu bile geçtiği günler olmuştu.Per ogni secolo di storia un milione di Indios è stato ucciso.
Bu defter içerisinde seksen üç şiir yer almaktadır.Contiene al suo interno sei dipinti seicenteschi.
Bunun en makul açıklaması Hollanda'daki Seksen Yıl Savaşı olurdu.Наиболее правдоподобным объяснением этого могла бы стать Восьмидесятилетняя война в Нидерландах.
Bu dönemde gezegenin yüzde seksen beşi denizlerle kaplanmıştır.В какой-то момент на некоторых кораблях болели 95 % моряков.