Ana içeriğe geç
Sözlük

sekil ile cümle

sekil kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Tom Fransızcayı akıcı şekilde konuşabilir.Tom can speak French fluently.
Tom alışkın olduğu şekilde daha fazla yaşamayı göze alamaz.Tom can no longer afford to live in the style he is accustomed to.
Tom ve Mary mükemmel şekilde birbirlerini anlıyorlar.Tom and Mary understand each other perfectly.
Köydeki insanlar hâlâ Tom'un öldüğü korkunç şekilden bahsediyorlardı.People in the village still talked about the horrible way Tom had died.
Bir sürü insan Tom'un hissettiği aynı şekilde hissediyor.A lot of people feel the same way Tom does.
Yüksek sesle konuşmak zorunda değilsin. Seni çok net şekilde duyabiliyorum.You don't have to speak so loudly. I can hear you very clearly.
Tom'un Mary ile aynı şekilde hissedeceği aklımın ucundan geçmedi.It never occurred to me that Tom might feel that same way Mary did.
Belki bir aylık zaman içerisinde akıcı şekilde konuşabileceğim.Maybe I'll be able to speak fluently in a month's time.
Her iki ahşap parçalar farklı şekillerde.Both wooden pieces are different shapes.
Çok şiddetli bir şekilde yağmur yağmadıysa oyunu iptal etmezlerdi.They wouldn't have cancelled the game if it hadn't rained so heavily.
Bir oni oniden korkanlara kaçınılmaz şekilde görünecek.An oni will appear inevitably to those who fear oni.
Onun yüksek maaşı rahat bir şekilde yaşamasını sağlıyor.His higher salary allows him to live comfortably.
Uygulama, vücut kütle indeks oranını hızlı bir şekilde hesaplamanı sağlıyor.The application allows you to quickly calculate the ratio of body mass index - BMI.
Seninle tanışmadan önce hiç bu şekilde hissetmedim.Before I met you, I never felt this way.
Tom o şekilde koymazdı.Tom wouldn't put it that way.
Tom onları dikkatli bir şekilde izledi.Tom watched them carefully.
Tom akıcı şekilde Fransızca konuşur.Tom speaks French fluently.
Tom Fransızcayı akıcı bir şekilde konuşuyor.Tom is fluent in French.
Akıcı bir şekilde Portekizce konuşurum.I speak Portuguese fluently.
Eğitim sistemimizin ciddi şekilde yenilenmesi gerekiyor.Our education system needs to be seriously revamped.
Tom bunu farklı bir şekilde görür.Tom sees this in a different way.
Herkesin güvenli bir şekilde vardığını umuyorum.I hope everyone has arrived safely.
İncil bunu bu şekilde yazmıştır.The Bible has it written like this.
Senin metodlarınla hiçbir şekilde aynı fikirde değilim.I don't agree with your methods at all.
Sıkı bir şekilde konuşulursa, o bundan hiç hoşlanmadı ama bir şey söylemedi.Strictly speaking, she didn't like it at all, but she didn't say a thing.
Bunu daha açık bir şekilde açıklayabilir misiniz?Can you explain it more clearly?
Tatoeba'daki protesto daha yaratıcı şekiller alır.Protest in Tatoeba takes ever more creative forms.
Etrafta hiç kimse yokken, gece bir şekilde korkutucu oluyor.When there are no men around, the night is somewhat spooky.
Onu yanlış şekilde yapıyorsun.You're doing it the wrong way.
Bunu yanlış şekilde yapıyorsun.You are doing it the wrong way.
Efendim, bağajınızı hızlı bir şekilde kontrol edebilir miyiz lütfen?Sir, can we quickly inspect your luggage please?
Beni geçen gün yaptığınız şekilde hayal kırıklığına uğratmayın.Don't disappoint me the way you did the other day.
Nehir sakin bir şekilde akıyor.The river flows calmly.
Zamanını en iyi şekilde kullanmaya çalışmalısın.You should try to optimize your time.
Görünen o ki, Tatoeba yeniden uygun şekilde çalışıyor.It seems that Tatoeba is working properly again.
Hisse senedi fiyatları keskin bir şekilde düştü.Stock prices fell sharply.
Bu resimlerde kötü görünmüyorsun, o şekildesin.You don't look bad in these pictures, you are that way.
Güneş parlak bir şekilde parladı.The sun shone brightly.
Bir yumurtayı iki elimle temiz bir şekilde kırmam imkansız.It is impossible for me to cleanly crack an egg with both hands.
Elimden geldiğince şiiri en iyi şekilde çevirdim.I translated the poem the best I could.
Bana bir çocuğa davrandığın gibi aynı şekilde davranma.Don't treat me the same way you would treat a child.
Derslerimi düzenli bir şekilde takip ettim.I followed my lessons diligently.
Bu cümle iki şekilde yorumlanabilir.This sentence can be interpreted in two ways.
Bu film şaşırtıcı şekilde ilginç.This film was surprisingly interesting.
Kız mutlu bir şekilde okuyor.The girl is happily reading.
Mahcup bir şekilde başını eğdi.He bowed his head ashamedly.
Nazik bir şekilde ricamı dinledi.She kindly listened to my request.
Onu daha açık bir şekilde çeviremezdi.He couldn't have put it more plainly.
Bu o şekilde daha kolay görünüyor.It sounds easier that way.
Babam anneme tam da onun hoşlandığı şekilde bir fincan kahve yaptı.My father made my mother a cup of coffee just the way she likes it.
Bu tam Meg'in o şekilde davranması gibi.It's just like Meg to act that way.
Ben bir şekilde sizin duygularınızı anlıyorum.I somehow understand your feelings.
O her şekilde çekici.He is attractive in every way.
Japonya'da büyümüş olmasına rağmen İngilizce'yi akıcı bir şekilde konuşuyor.Although she grew up in Japan, she still speaks fluent English.
Bilim adamları bunu farklı şekilde yorumluyor.Scientists interpret it differently.
Mary kum saati şekillidir.Mary is hourglass-shaped.
Zarlar farklı kültürlerde farklı şekillere sahiptir.Dice have differences in design in different cultures.
Babam zamanını en iyi şekilde kullanır.My father makes good use of his time.
Tom sarhoş ve çıplak şekilde sokaklarda koşuyordu.Tom was running around the streets drunk and naked.
O bir yabancı ama Çince'yi mükemmel bir şekilde konuşuyor.She’s a foreigner, but speaks Chinese excellently.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod