Ana içeriğe geç
Sözlük

sekil ile cümle

sekil kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Gözleri kapalı bir şekilde yere oturdu.She sat on the floor, her eyes closed.
O, mutlu şekilde gülümsedi.She smiled happily.
Kasıtlı bir şekilde bana baktı ve toplantı salonundan ayrıldı.She looked at me in a deliberate way and left the meeting room.
Çok iyi şekilde piyano çalabilir.She can play the piano very well.
O piyanoyu iyi şekilde çalabilir.She can play the piano well.
O kötü şekilde kafasını üşütmüş.She has a bad head cold.
O, Fransızcayı akıcı şekilde konuşabilir.She can speak French fluently.
İngilizceye ek olarak, akıcı bir şekilde Fransızca biliyor.In addition to English, she speaks French fluently.
İngilizceyi çok doğal bir şekilde konuşabilir.She can speak English very naturally.
O, çok iyi şekilde İngilizce konuşur.She speaks English very well.
O, mutlu şekilde ricamı yerine getirdi.She happily granted my request.
O bir yabancı idi ve bu şekilde tedavi edildi.She was a foreigner and was treated as such.
O, mutlu bir şekilde şarkı söyledi.She sang happily.
O, şaşırtıcı şekilde güzeldi.She was astonishingly beautiful.
O, hiçbir şekilde aptal değildir.She is by no means stupid.
O hiçbir şekilde anjelik değildir.She is by no means angelic.
O hiçbir şekilde kibar değil.She is by no means polite.
Çocukları tarafından çevrili şekilde oturdu.She sat surrounded by her children.
O bana nazik bir şekilde selam verdi.She made a polite bow to me.
O, tavuğu istediğim şekilde pişiriyor.She cooks chicken the way I like.
O çocuklarıma çok nazik bir şekilde baktı.She cared for my children very kindly.
O, tavsiyemi nazik bir şekilde almadı.She did not take kindly to my advice.
O bana tuhaf bir şekilde baktı.She gave me a strange look.
O güzel şekilde şarkı söyleyebilir ve dans edebilir.She can sing and dance beautifully.
Nazik şekilde ev ödevimde bana yardım etti.She kindly helped me with my homework.
O haberi sakin bir şekilde aldı.She took the news calmly.
Onun ekmeği özel bir şekilde yapma tarzı var.She has a special way of making bread.
O bana ayartıcı şekilde baktı.She looked at me seductively.
O, bana üzüntülü şekilde baktı.She looked sadly at me.
Gözleri açık şekilde yatağa uzandı.She lay on the bed with her eyes open.
Gözleri kapalı şekilde bir kanepeye yattı.She lay on a sofa with her eyes closed.
O cesur bir şekilde başını dik tuttu.She held her head up bravely.
Uçak parçalanmadan az önce, keskin bir şekilde sağa döndü.The plane turned sharply to the right just before it crashed.
Uçak gürültüyle yere çakılmadan hemen önce, keskin bir şekilde sağa döndü.The plane turned sharply to the right just before it crashed.
Hastalara uygun şekilde bakıldığından emin ol.Make sure that the sick are properly cared for.
Korkunç bir şekilde korktum.I was terribly frightened.
Babası tarafından ona bırakılan servet onun rahat bir şekilde yaşamasını sağlar.The property left him by his father enables him to live in comfort.
Baba, anneye utangaç bir şekilde baktı.Dad looked at Mom shyly.
Bunu başka şekilde ifade edeyim.Let me put it in another way.
Verimli bir şekilde çalışman gerekir.You should study in an efficient manner.
Avukat müvekkili adına ikna edici bir şekilde konuştu.The lawyer spoke convincingly on behalf of his client.
Tanıdığım herkes ondan iyi şekilde bahseder.Everyone I know speaks well of her.
Hızlı şekilde çalıştırabilirim.I can run as fast.
Çeviri hiç bir şekilde kolay değil.Translation is by no means easy.
Arkadaşım ciddi şekilde yaralandı.My friend is seriously injured.
Lütfen açık ve doğru bir şekilde posta adresi yazın.Please address your mail clearly and correctly.
Ürünler fırtınadan kötü şekilde zarar gördü.The crops were badly damaged by the storm.
İngilizceyi akıcı şekilde konuşmak istiyorum.I would like to speak English fluently.
Saray sıkı şekilde korunuyordu.The palace was heavily guarded.
Günlük hayatımda sağlığıma zarar vermemek için vücudumla çeşitli şekillerde ilgileniyorum.In my daily life I take care in various ways of my body so as not to damage my health.
Bu tornavida herhangi bir şekilde kullanılması için çok küçük.This screwdriver is too small to be any use.
Bunları bu şekilde birleştirirsen; 14 girişli bir USB çoklayıcı elde edersin.If you combine them in this way, you get a 14 port USB hub.
Şekilsiz sebzelerden nefret eder misin?Do you hate misshapen vegetables?
O, başarılı şekilde ona gerçeği söyletti.She successfully got him to tell the truth.
Ne kadar çok çabalarsam çabalayayım, onu, onun yapabildiğinden daha iyi şekilde yapamam.No matter how hard I try, I can't do it any better than she can.
O kızgın şekilde "beni yalnız bırak" dedi."Leave me alone," she said angrily.
Onu başarılı bir şekilde ikna ettim ve flört ettik.I successfully persuaded her and we went on a date.
O elbise ona mükemmel şekilde uyuyor.That dress fits her perfectly.
O güzel şekilde yazar.She writes beautifully.
Aşırı şekilde cömert olması onun en büyük hatası.Being overly generous is his greatest fault.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod