Ana içeriğe geç
Sözlük

sekil ile cümle

sekil kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Talep ettiğin şekilde yapacağım.I'll do as you request.
Talep ettiğiniz şekilde yapacağım.I'll do as you request.
Ben aynı şekilde hissederdim.I'd feel the same way.
Ağır şekilde sakinleşmiştim.I was heavily sedated.
Benzer şekilde düşünüyoruz.We think alike.
Bana öyle geliyor ki, işler bu şekilde daha iyi olurdu.It seems to me that things would be better this way.
Tom kendi başına çalışarak mükemmel şekilde Fransızca öğrendi.Tom learned French perfectly studying by himself.
Böyle çocukça bir şekilde hareket edersen, o zaman çocuk olarak muamele görürsün.If you act in such a childish way, then you will be treated as child.
Rusçayı akıcı bir şekilde konuşabilmek isterim.I want to be able to speak Russian fluently.
Bu kitap etkili bir şekilde yazmana yardım edecek.This book will help you write effectively.
Köpeğimi ıslık çaldığımda gelecek şekilde eğittim.I've trained my dog to come when I whistle.
Benim televizyon 15 yaşında, ama yine de mükemmel bir şekilde çalışıyor.My television set is 15 years old, but it still works perfectly.
Akıcı bir şekilde İngilizce konuşabilirim.I can speak English fluently.
Akıcı bir şekilde Fransızca konuşabilirim.I can speak French fluently.
Akıcı bir şekilde Almanca konuşabilirim.I can speak German fluently.
Akıcı bir şekilde İtalyanca konuşabilirim.I can speak Italian fluently.
Akıcı bir şekilde İspanyolca konuşabilirim.I can speak Spanish fluently.
Anlayabileceğim şekilde tercüme et.Put it in words I can understand.
Anlayabileceğim şekilde kelimelere dök.Put it in words I can understand.
Önce kedimi uygun şekilde tanıtmama izin verin.Allow me to properly introduce myself first.
Tom pantolonunu çıkardı ve dikkatli bir şekilde bir sandalyenin arkasına astı.Tom took off his pants and carefully hung them over the back of a chair.
Tom durumu dikkatli bir şekilde değerlendirdi.Tom considered the situation carefully.
Tom kontrolsüz bir şekilde titremeye başladı.Tom started shaking uncontrollably.
Tom Mary'nin o şekilde hissettiğini bilmiyordu.Tom never knew Mary felt that way.
Tom hiçbir şekilde ikna olmuş gibi görünmüyor.Tom doesn't look at all convinced.
Tom ağır bir şekilde yaralanabilirdi.Tom could be seriously injured.
Bu o şekilde olmak zorunda değildi.It didn't have to be that way.
Tom gözle görülebilir bir şekilde hayal kırıklığına uğramış.Tom was visibly disappointed.
Tom Mary'yi samimi bir şekilde kucakladı.Tom gave Mary a friendly hug.
Seni mükemmel bir şekilde anlıyoruz.We understand you perfectly.
Tom bir şekilde farklı görünüyor.Tom seems different somehow.
Tom gergin şekilde etrafına bakındı.Tom nervously looked around.
Tom onu o şekilde görmüyor.Tom doesn't see it that way.
Tom aynı şekilde hissediyor mu?Does Tom feel the same way?
Hepiniz o şekilde mi hissediyorsunuz?Do you all feel that way?
Tom gözle görülür şekilde sinirlenmişti.Tom was visibly annoyed.
Tom gözle görülür şekilde sarsılmış.Tom was visibly shaken.
Tom onu bu şekilde istedi.Tom wanted it this way.
Tom çok hoş bir şekilde yaptı.Tom did very nicely.
Alternatiflerin yokluğu zihni hayret verici bir şekilde temizler.The absence of alternatives clears the mind marvelously.
Telefon soygunu alışılmadık bir şekilde engellendi.Phone robbery thwarted in unusual manner.
Biz bir şekilde nehri yüzerek geçmeyi başardık.We somehow managed to swim across the river.
Zaten bir şekilde başarılı oldun.Anyway, somehow you succeeded.
Ben onun dediği şeyi onun söylediği aynı şekilde tekrarladım.I repeated what he said, in the exact same way he said it.
Bazı şeylere geçmişte olduğu şekilde asla geri dönemeyeceğiz.We will never be able to return to the way things were in the past.
Tom kesin bir şekilde reddetti.Tom flatly refused.
Tom çamurla kaplanmış şekilde eve geri döndü.Tom came back home covered in mud.
Amcam Kobe'den beklenmedik bir şekilde geldi.My uncle arrived unexpectedly from Kobe.
Dünya nüfusu çok hızlı bir şekilde artıyor.The population of the world is increasing very fast.
Tom'un işi yapmak için yeterince iyi şekilde Fransızca konuşabilip konuşamadığı şüpheli.It's doubtful whether Tom can speak French well enough to do the job.
Şiddetli şekilde yağmur yağdı bu yüzden saha çamurlu.It rained heavily, so the playground is muddy.
Kahretsin, o lanet baykuşun çok gürültülü bir şekilde cırlaması yüzünden uyuyamıyorum.Fuck, I can't sleep because those damn owls are screeching so loudly.
Her zaman bu şekilde değildi.It wasn't always this way.
Bunu her zaman bu şekilde yaptım.I've always done it that way.
Tom gözle görülebilir şekilde sinirliydi.Tom was visibly nervous.
Belki de bunu başka şekilde ifade etmeliyim.Maybe I should rephrase that.
Ona yardımcı olmak zorundasın, ama hızlı bir şekilde.You have to help her, but quickly.
Her zaman bu şekilde oldu.It's always been this way.
Daha rahat bir şekilde oynayın.Play in a more relaxed manner.
Benimle o şekilde konuşma!Don't speak to me that way!
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod