Ana içeriğe geç
Sözlük

sekil ile cümle

sekil kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Düzgün bir şekilde yapılan işleri severim.I like things done properly.
Bu şekilde giyinmeyi seviyorum.I like to dress this way.
Saçını o şekilde seviyorum.I like your hair that way.
O şekilde hissettiğini hiç bilmiyordum.I never knew you felt that way.
Onu bu şekilde gerçekten hiç düşünmemiştim.I never really thought about it like that.
Onun hakkında o şekilde hiç düşünmedim.I never thought about it that way.
Beni çok kaba şekilde yargılama.Don't judge me too harshly.
Daha önce birisi hakkında hiç bu şekilde hissetmedim.I've never felt this way about anyone before.
O şekilde olmadı.It didn't happen that way.
O mükemmel şekilde çalıştı.It worked perfectly.
O kitap etkili bir şekilde yazmana yardım eder.That book helps you to write effectively.
O kitap etkili şekilde yazmana yardım ediyor.That book is helping you to write effectively.
Farklı şekilde tepki vermeliydim.I should've reacted differently.
Lisedeyken Fransızcayı daha ciddi şekilde çalışmalıydım.I should've studied French more seriously when I was in high school.
Sanırım tam Tom'un onun yaptığını söylediği şekilde olmuş olmalı.I think it must've happened just the way Tom said it did.
Sanırım Tom çok kolay şekilde vazgeçti.I think Tom gave up too easily.
Sanırım Tom senin hissettiğin aynı şekilde hissedebilir.I think Tom might feel the same way you do.
Onun mantığı hiçbir şekilde savunulabilir değil.His logic is in no way defensible.
Onun mantığı herhangi bir şekilde savunulamaz.His logic cannot be defended in any way.
Tom ve Mary endişeli bir şekilde birbirlerine baktı.Tom and Mary looked at each other uneasily.
Neden o şekilde konuşuyorsun?Why are you talking like that?
O işe başvurmak için yeterince iyi şekilde Fransızca konuşmuyorum.I don't speak French well enough to apply for that job.
Ben senin yaşındayken, bu konuda seninle aynı şekilde düşündüm.When I was your age, I thought the same way as you about this issue.
Onu yanlış şekilde formüle ettim.I formulated it wrongly.
Fransızcayı akıcı şekilde konuşabilen birini işe almak istiyoruz.We want to hire someone who can speak French fluently.
Tom benim konuşabildiğimden çok daha akıcı şekilde Fransızca konuşabilir.Tom can speak French much more fluently than I can.
Tom ve Mary Fransızcayı gerçekten çok iyi şekilde konuşmazlar.Tom and Mary don't really speak French very well.
Tom Fransızcayı senin konuştuğun kadar akıcı şekilde konuşmaz.Tom doesn't speak French as fluently as you do.
Tom'un öğrencilerinden bazıları çok iyi şekilde Fransızca konuşur.Some of Tom's students speak French very well.
Tom'un Fransızcayı çok iyi şekilde konuşmasına şaşırdım.I was surprised that Tom spoke French so well.
Tom Mary kadar akıcı şekilde Fransızca konuşmaz.Tom doesn't speak French as fluently as Mary.
Keşke Tom'un konuştuğu şekilde Fransızca konuşabilsem.I wish I could speak French the way Tom does.
Tom kadar akıcı şekilde Fransızca konuşmam.I don't speak French as fluently as Tom does.
Tom senin kadar akıcı şekilde Fransızca konuşmaz.Tom doesn't speak French as fluently as you.
Nasıl oluyorda Fransızcayı çok iyi şekilde konuşuyorsun?How come you speak French so well?
Tom Fransızcayı niçin çok iyi şekilde konuşabiliyor?Why can Tom speak French so well?
Tom Fransızcayı mükemmel bir şekilde konuşur.Tom speaks French perfectly.
Yağmur yağıyor ama herhangi bir şekilde gideceğiz.It's raining, but we'll go anyway.
Aynı şekilde hissedeceğini düşünüyorum.I think you'll feel the same way.
Onu bu şekilde görmüyor.He doesn't see it that way.
O bu şekilde görmüyor.She doesn't see it that way.
Onu yapmamı söylediğin şekilde yapacağım.I'll do it the way you've told me to do it.
Sincaplar gerçekten hızlı bir şekilde kaçabilirler.Squirrels can run really quickly.
Profesörle görüşürsek bunu uygun şekilde yapabileceğimizden eminim.I'm sure that we would be able to do this properly if we discuss it with the professor.
Eğer ona yardım etseydin Tom onu ilk kez doğru şekilde yapardı.Tom would've done it correctly the first time if you had helped him.
Ben mutlu bir şekilde evliyim, herkesin ne dediği önemli değil.I'm happily married, no matter what anyone says.
Keşke işler farklı şekilde olabilseydi.I wish things could've happened differently.
Bunu bir dahaki sefer bu şekilde yapmamayı bileceğim.I'll know not to do it that way next time.
Tom'un bunu bir şekilde yöneteceğinden eminim.I'm sure Tom will manage it somehow.
Neden o şekilde hissettiğini anlıyorum.I understand why you feel that way.
Tom bunu o şekilde isterdi.Tom would've wanted it that way.
Tom'un aynı şekilde hissettiğinden eminim.I'm sure Tom feels the same way.
Eminim hepimiz bu şekilde hissediyoruz.I'm sure we all feel that way.
Kendini o şekilde hissettiğin için üzgünüm.I'm sorry you feel that way.
Gizli bir şekilde içeri girmene izin vereceğim.I'll let you in on a secret.
Tom kızgın şekilde Mary'ye baktı.Tom angrily stared at Mary.
O şekilde hissetmene sevindim.I'm glad you feel that way.
Ben onu mükemmel şekilde anladım.I understood it perfectly.
Tom'u güvenli bir şekilde eve götüreceğim.I'll get Tom home safely.
O şekilde düşünürdüm.I used to think that way.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod