Amerikalılar olsa "Haçlı seferi mi,Teman, orang Amerika, mereka hanya seperti, "Ah, perang salib.
Amerikalılar olsa "Haçlı seferi mi,Trời, người Mỹ, họ chỉ phản ứng, "Ồ, chiến dịch à.
Amerikalılar olsa "Haçlı seferi mi,Vole, Američani opravdu řekli: "Křížová výprava.
Amerikalılar olsa "Haçlı seferi mi,Φίλε μου, οι Αμερικανοί το βλέπουν έτσι: "Ώ, σταυροφορία.
Amerikalılar olsa "Haçlı seferi mi,"Ами, кръстоносен поход, все едно.
Amerikalılar olsa "Haçlı seferi mi,Слушайте, американцы, слыша это слово - "крестовый поход"- говорят:
Amerikalılar olsa "Haçlı seferi mi,האמריקאים, הם פשוט אומרים, "אה, מסע צלב.
Amerikalılar olsa "Haçlı seferi mi,يا رجل , الأمريكيون , أهم كذلك , " أوو , حرب دينية .
Amerikalılar olsa "Haçlı seferi mi,なんだか知らないけど関係ない」と言うかもしれない
Ancak, bir yıl geriye, dahil olduğum başka bir sondaj seferine gideceğiz.그 대신에 1년 전으로 돌아가 그 때 제가 참여한 다른 시추작업에 대해 말씀드리겠습니다.
Ancak, bir yıl geriye, dahil olduğum başka bir sondaj seferine gideceğiz.Visszamentünk egy évvel később, egy másik fúró expedíció keretein belül,
Ancak, bir yıl geriye, dahil olduğum başka bir sondaj seferine gideceğiz.אבל בואו נלך אחורה עוד שנה, למשלחת קידוח אחרת שהייתי מעורב בה.
Ancak, bir yıl geriye, dahil olduğum başka bir sondaj seferine gideceğiz.لكننا سنعود مرة أخرى، إلى بعثة حفر أخرى شاركت فيها.
Ancak, bir yıl geriye, dahil olduğum başka bir sondaj seferine gideceğiz.別の採掘探査に参加します これはロス・パウウェルと ティム・ネイシュ率いる
Ancak her iki seferinde de, bu denge, sol lobun görüşüne doğru kaymıştır.In v vsakem primeru je zašlo vedno bolj proti stališču leve poloble.
Ancak her iki seferinde de, bu denge, sol lobun görüşüne doğru kaymıştır.Każdorazowo równowaga przechylała się na stronę punktu widzenia lewej półkuli.
Ancak her iki seferinde de, bu denge, sol lobun görüşüne doğru kaymıştır.하지만 각사례에서 왼쪽뇌의 견지는 멀어졌다.
Ancak her iki seferinde de, bu denge, sol lobun görüşüne doğru kaymıştır.Nhưng trong trương hợp nó lệch xa hơn đến bán cầu trái điểm nhìn.
Ancak her iki seferinde de, bu denge, sol lobun görüşüne doğru kaymıştır.Y en cada caso se movió hacia el punto de vista del hemisferio izquierdo.
Ancak her iki seferinde de, bu denge, sol lobun görüşüne doğru kaymıştır.אבל בכל מקרה זה נסחפו יותר מנקודת המבט ההמיספרות הימנית.
Ancak her iki seferinde de, bu denge, sol lobun görüşüne doğru kaymıştır.近年我々は矛盾した世の中にある。
Ancak her seferinde çuvalladık.И всеки път се проваляме.
Asıl seferin İtalya'da devam edeceğini tahmin ediyorlardı.Effettivamente pensavano che ci fosse la possibilità che
Asıl seferin İtalya'da devam edeceğini tahmin ediyorlardı.그들은 실제로 중요한 군사 작전은
Asıl seferin İtalya'da devam edeceğini tahmin ediyorlardı.Oni rzeczywiście myśleli, że było prawdopodobne, że główna kampania będzie przebiegać we Włoszech.
Asıl seferin İtalya'da devam edeceğini tahmin ediyorlardı.Насправді, вони думали, що, найімовірніше, основний бій пройде у Італії.
Beş yıllık bir National Geographic seferini,네셔널지오그래픽의 5년 프로젝트인
Beş yıllık bir National Geographic seferini,Conduje una expedición de cinco años para National Geographic,
Beş yıllık bir National Geographic seferini,Ho diretto una spedizione quinquennale di National Geographic,
Beş yıllık bir National Geographic seferini,Jag har lett en fem år lång forskningsresa för National Geographic,
Beş yıllık bir National Geographic seferini,J'ai dirigé une expédition sur cinq ans pour National Geographic,
Beş yıllık bir National Geographic seferini,Johdin National Geographicin viisivuotista tutkimusta,
Beş yıllık bir National Geographic seferini,Ηγήθηκα ενός πενταετούς προγράμματος του National Geographic,
Beş yıllık bir National Geographic seferini,הובלתי משלחת של "נשיונל גאוגפיק" למשך חמש שנים,
Beş yıllık bir National Geographic seferini,لقد قدت حملة مجلة ناشونال جوغرافيك لمدة خمس سنوات،
Beş yıllık bir National Geographic seferini,海洋生物保護のための調査を
Beyinlerimizi her seferinde teknolojiler geliştirmek için kullandık.Abbiamo usato i nostri cervelli per dare forma a tecnologie sempre più sorprendenti.
Beyinlerimizi her seferinde teknolojiler geliştirmek için kullandık.Az agyunkat egyre elképesztőbb technológiák megalkotására használtuk.
Beyinlerimizi her seferinde teknolojiler geliştirmek için kullandık.Hemos usado el cerebro para elaborar tecnologías cada vez más asombrosas.
Beyinlerimizi her seferinde teknolojiler geliştirmek için kullandık.우리는 뇌를 사회에 그리고 심지어 좀더 놀라운 기술에 사용해왔습니다.
Beyinlerimizi her seferinde teknolojiler geliştirmek için kullandık.Ne-am folosit creierul pentru a modela mai multe tehnologii uimitoare.
Beyinlerimizi her seferinde teknolojiler geliştirmek için kullandık.Nous avons utilisé nos cerveaux pour concevoir des technologies toujours plus incroyables.
Beyinlerimizi her seferinde teknolojiler geliştirmek için kullandık.Používali sme naše mozgy na vytvorenie stále viac udivujúce technológie.
Beyinlerimizi her seferinde teknolojiler geliştirmek için kullandık.Své mozky jsme použili, abychom vytvořili ještě úžasnější technologie.
Beyinlerimizi her seferinde teknolojiler geliştirmek için kullandık.Usámos os nossos cérebros para moldar tecnologias cada vez mais fantásticas.
Beyinlerimizi her seferinde teknolojiler geliştirmek için kullandık.We hebben onze breinen gebruikt om nog verbluffender technologieën te ontwerpen.
Beyinlerimizi her seferinde teknolojiler geliştirmek için kullandık.Wir haben unsere Gehirne benutzt um immer faszinierendere Technik zu entwickeln
Beyinlerimizi her seferinde teknolojiler geliştirmek için kullandık.Χρησιμοποιήσαμε τους εγκεφάλους μας για την δημιουργία ακόμα πιο απίστευτων τεχνολογιών.
Beyinlerimizi her seferinde teknolojiler geliştirmek için kullandık.Използвахме нашите мозъци да създадем още по-невероятни технологии.
Beyinlerimizi her seferinde teknolojiler geliştirmek için kullandık.Ми користуємось ним, аби створювати неймовірні технології.
Beyinlerimizi her seferinde teknolojiler geliştirmek için kullandık.Мы использовали наши мозги, чтобы замыслить еще более удивительные технологии.
Beyinlerimizi her seferinde teknolojiler geliştirmek için kullandık.השתמשנו במוחנו כדי לעצב טכנולוגיות מדהימות עוד יותר.
Beyinlerimizi her seferinde teknolojiler geliştirmek için kullandık.وقد إستغلينا عقولنا تلك في تطوير المزيد من التكنولوجيا المذهلة.
Beyinlerimizi her seferinde teknolojiler geliştirmek için kullandık.素晴らしい技術を次々と作ってきました いずれは 技術が強力になって
Bir kaç kere... Bir seferinde çok ilginç bir şey oldu.Então eu repeti esta experiência um monte de vezes, e uma vez algo muito interessante aconteceu.
Bir kaç kere... Bir seferinde çok ilginç bir şey oldu.Mal wiederholt und einmal ist etwas sehr interessantes passiert.
Bir seferinde bir Fortune Magazini yazarına bir gün benim gibi insanların hapishaneye gideceğini söyledim.Kiedyś powiedziałem dziennikarzowi z Fortune Magazine, że pewnego dnia tacy ludzie jak ja pójdą do więzienia.
Bir seferinde bir Fortune Magazini yazarına bir gün benim gibi insanların hapishaneye gideceğini söyledim.예전에 포춘지 기자에게 사람들이 언젠가 내가 감옥에 갔으면 한다고 얘기한 적이 있습니다.
Bir seferinde bir Fortune Magazini yazarına bir gün benim gibi insanların hapishaneye gideceğini söyledim.Le dije una vez a un escritor de la revista Fortune que algún día la gente como yo irá a la carcel.
Bir seferinde bir Fortune Magazini yazarına bir gün benim gibi insanların hapishaneye gideceğini söyledim.Tôi đã từng nói với phóng viên của tờ tạp chí Fortune rằng một ngày nào đó những người như tôi rồi sẽ vào tù.