Bunun üzerine Hülagü Han seferden vazgeçip kuzeye döndü.Moldes abandonó finalmente el norte.
43+1 koltuk adedi ve 150 ayakta yolcu kapasitesiyle bir seferde yaklaşık 200 yolcu taşımaktadır.Tienen capacidad para 24 pasajeros sentados y espacio para alrededor de 115 pasajeros de pie.
İlk seferde bu talebi reddetti sonra sonuçlarından sorumlu olacaklarının bağırarak kabul etti.Al principio se negó, pero luego cedió, declarando que ellos eran responsables de las consecuencias.
Bir sonraki gece Raw'da Slammy Awards'ta bu seferde Del Rio, Miz ve Tommy Dreamer üçlüsüne yenilirler.La noche siguiente en el show de los Slammy Awards, 3MB perdió otra vez ante Miz, Del Rio y Tommy Dreamer.
İlk seferde Gabi'yi işe almayı istememiştir.No era la primera vez que Goya retrataba al ministro.
II. Bayezid bu seferden sonra İstanbul'a dönmedi.Ella no regresó a Broadway después de eso.
Tek seferde hiç kötü nota çıkarmadan işi bitirdi.Es la única con la que no terminó mal por malentendidos.
Bir seferde 2–5 adet arası yavrusu olabilir.Una camada puede tener de 2 a 5 crías.
Franklin ve 128 adam bu seferde kaybolmuştur.Tutti i membri della spedizione, Franklin e 128 uomini, non furono mai più ritrovati.
Cassius, neden sonra, kendisine karşı başlayacak seferden önce Centurion'larından biri tarafından öldürüldü.Cassio, invece, fu ucciso da uno dei suoi centurioni prima che la campagna contro di lui potesse iniziare.
27 Ekim 2009'da, Aston Villa'ya dönen Herd bu seferde bir yıllığına Lincoln City'ye kiralık verildi.Il 27 novembre 2009, l'Aston Villa ha prestato Herd al Lincoln City, fino al nuovo anno.
İmparator Claudius'a yakındı ve Brötonlara karşı yaptığı seferde kendisine eşlik etmişti.L'imperatore Claudio lo accompagnò sul Campidoglio tenendolo per mano.
Bir seferde tek yavru yavrular.Cucciolo di una settimana.
Türk kültüründe yardımlaşarak bir seferde komşu ve akrabaların da katılımıyla yapılır.Nella cultura turca è tradizione prepararlo aiutandosi, in modo reciproco, con i propri vicini.
Bu seferden hemen sonra bir salgın hastalığa yakalanarak yaşamını yitirmiştir (1816).Tuttavia si verificarono anche periodi di carestia seguiti da un'epidemia di febbre (1816).
Bu port bir seferde 8 bit veri gönderebilir.Un processore a 8 bit può operare con 8 bit in una sola operazione.
Bu seferde Van ve Tebriz alınarak tahkim edildi.Ci siamo, perciò, piaciuti e riconosciuti subito.
Bir seferde de Bayan Integra olarak anılmıştır.Successivamente fu nota come Madame Henriette.
Yolcu trafiği 1965 yılında 902.000 seferden 1990'da 2.3 milyona çıktı.В 1965 было отправлено свыше 902 тысяч пассажиров, в 1990 — 2 миллиона 300 тысяч.
Sökmen Bey bu seferde hastalanmış ve Ahlat'a dönerken yolda ölmüştür.Во время кампании Го Цзя заболел и на пути обратно в столицу умер.
Nagasu iki seferde de podyumda yer almıştır.Булгаков дважды использовал дом в своих произведениях.
Bu seferde Kur'an'ın değişik lehçelerde okunduğunu görmüş ve halifeye uyarılarda bulunmuştur.Приставы предъявили приказчику послушную грамоту (предписание) и он дал память(напоминание) в волость.
Daha sonra yeniden Grand Prix'te yarı finale çıkmış ancak bu seferde Peter Ebdon'a 6-9 yenilmiştir.В финале первого «Шкода Гран-при» вновь играл Кен Доэрти и снова проиграл, на этот раз Питеру Эбдону, 6:9.
Bir dişi sinek tek seferde beş yüzden fazla yumurtlayabilir.Съедаться может более одной фишки за раз.
Dişiler tek seferde 400 - 500 yumurta bırakırlar.Самка откладывает 400—500 яиц.
Bu başarısından ötürü gemi sahibi kendisine bir sonraki seferde geminin kaptanı olmayı teklif eder.Это дополнение позволяет капитану вашего корабля стать настоящим героем.
Franklin ve 128 adam bu seferde kaybolmuştur.Убит Мемати и Полатом в 128 серии.
Bir diğer seferde, Lisa, Bart'ın bir hamsterden daha aptal olduğunu başarıyla kanıtlar.وذات مرة أخرى أثبتت ليسا بنجاح أن بارت أكثر حمقاً من همستر.
Uygulanması durumunda ise tek seferde 15 dakika ile sınırlı tutulmalıdır.وفي حال اللجوء إليها فينبغي أن تقتصر على 15 دقيقة في كل مرة.
Ertesi yıl, Türkistan'a yaptığı seferde General Konstantin Kaufman'a eşlik etmeye davet edildi.في العام التالي، دُعي لمرافقة الجنرال قنسطنطين كوفمان إلى تركستان.
Büyük seferde Roma sadece tek devlet olacaktır.لم يكن لروما إلا أن يحكمها حاكم واحد.
Dişi bettalar bir seferde 800 kadar yumurta dökebilirler.وقد تضع الأنثى ما يصل إلى 20000 بيضة في الحَضْنة الواحدة.
Fırlatma lançerine bir seferde 4 adet füze yerleştirilebilir.صاروخ واحد يمكن إطلاقه كل ثلاث ثوان.
Bir dişi sinek tek seferde beş yüzden fazla yumurtlayabilir.يمكن لأنثى المستودكة الجبنية وضع أكثر من 500 بيضة في آن واحد.
Ayrıca Çin kışlaları bir seferde iki kızıl muhafız üretebilir.وفي بعض المناسبات قد يرادف الصحراوي دراعتان بيضاء وزرقاء في نفس الآن.
Paralel ATA kabloları tek seferde 16 bit veri yolayabilir.يمكن لهذا الناقل نقل بيانات حتى 32 بت في المرة الواحدة .
Tek seferde 25 değil 50 güneş verir.بعد حصولها على 54 صوتا مقابل 50 لباريس.
Bu seferde 3300 kuş örnekleri toplandı.3 300 espécimes de aves foram coletadas nestas expedições.
İtalya'ya geri çekilip seferde Normanların kazandığı tüm toprakları kaybetti.Forçado a recuar, Boemundo perdeu todo o território que havia sido conquistado pelos normandos na campanha.
Hispania'da seferde olduğu sırada, Senato Sezar'a in absentia (gıyabında) onur payeleri vermeye başladı.Enquanto ainda estava em uma campanha na Hispânia, o senado concedera diversas honras a César.
Bir seferde sadece bir kutu itilebilir.Apenas uma caixa pode ser movimentada por vez.
Kanal yeterince temiz ise, çoğu seferde üçlünün sadece bir biti farklı olacaktır.Se o canal tiver pouco ruído, na maioria das vezes apenas um bit será alterado em cada trio.
Barbaros, belki, donanmayla seferden geliyor!Here Comes the Navy (Aí Vem a Marinha!
1255 yılında yapılan seferde, Theodoros'un yokluğunda, ülkenin yönetimini aldı.Durante a ausência de Teodoro enquanto em campanha em 1255, Jorge foi deixado como regente do Estado.
O mübarek gemiler hangi seferden geliyor ?1980 Para onde vai o barco?
Sezar'ın Britanya'da seferde olduğu sırada Pompey'in karısı olan kızı Julia doğum yaparken öldü.Enquanto César estava na Britânia, sua filha Júlia, esposa de Pompeu, morreu no parto do seu primeiro filho.
Herodot'a göre Nakşalılar seferden önceden haberdar değildi.Madero questionou o porquê de não haverem sido informados antes.
Ertesi yıl, I. Aleksios'un Kumanlara karşı yürüttüğü seferde yer almıştır.No ano seguinte, tomou parte da campanha de Aleixo I contra os cumanos.
Uygulanması durumunda ise tek seferde 15 dakika ile sınırlı tutulmalıdır.Estes são configurados de modo a que a utilização está limitada a 15 minutos para cada pessoa.
Tek seferde 25 değil 50 güneş verir.A Segunda Guerra, mais 50 milhões.
Latinlerin ellerinde bulunana Ege Adalarına karşı yapılan bir dizi seferde Bizans donanmasını komuta etti.Comandou a Marinha bizantina em uma série de expedições contra as ilhas do Egeu em posse dos latinos.
Bu seferden sonra tarihi istasyon kapatıldı.Op laatstgenoemde datum werd het station definitief gesloten.
Fakat bu seferde devlet maliyesi ile başı derde girdi.Deze keer van het verduisteren van overheidsgelden.
Seferde ya da üs bölgelerinde gece nöbetlerini organize etmekle ve nöbetçileri denetlemekle görevlidir.Tijdens avond- of nachtdienst loopt de bewaking patrouilles of bezet men de diverse wachtposten.
Yani Hindistan, ilk seferde Mars görevi gerçekleştiren ilk ülke olmuştur.India is daarmee het eerste Aziatische land dat Mars bereikt.
Verus 169'da bir seferde ölene kadar sadık kaldı.Ratcliffe was in werkelijkheid in 1609 al gestorven.
Bu sırada, orduda seferden geri dönme düşüncesinde olanlar da vardı.Men vermoedde dat ze op de terugweg naar het kamp waren.
Bu seferde başarılı oldu ve adanın hemen hemen yarısını eline geçirdi.Dit was bijna onmogelijk waarna hij bijna de helft van het land moest afstaan.
Onlara sormamız lazım gibi kibarca nazlanılır.Bir dahaki seferde de olumlu cevap verilir.De ene keer gebeurt dit met dik aangezette contouren, een volgende keer fijn aangezet.
1639 yılında seferden dönülürken Erzurum Eyaletine beylerbeyi oldu.Omstreeks 1639 keerde hij terug naar zijn geboortestad.