Tek seferde 25 değil 50 güneş verir.Hierdoor zal de winnaar in plaats van 25 punten, 50 punten krijgen.
3 saatlik tek bir seferde uçak 82,000 TL yakıt masrafı yapmaktadır.Het schip verbruikt per dag zo'n 80 ton stookolie.
Bir diğer seferde, Lisa, Bart'ın bir hamsterden daha aptal olduğunu başarıyla kanıtlar.Later in de aflevering bezat Bart een bruine hamster.
Uygulanması durumunda ise tek seferde 15 dakika ile sınırlı tutulmalıdır.W przypadku ich stosowania należy ograniczyć czas jednorazowej kąpieli do 15 minut.
Bu seferde 3300 kuş örnekleri toplandı.W tym czasie powstało 3393 egzemplarzy.
1669 yılında ada ele geçirildi ve seferden geri döndü.W 1669 runęła podczas sztormu i już nie została odbudowana.
Ordu o yılki seferden sonra İstanbul'a döndü.W tym roku wrócił piechotą z Syberii.
Uygulanması durumunda ise tek seferde 15 dakika ile sınırlı tutulmalıdır.Om de används bör de begränsas till 15 minuter åt gången.
Bu seferde İtalya Kralı hem Spoleto hem de Camerino'yu ele geçirdi.Kejsaren överlämnade hertigdömena Spoleto och Camerino till påvedömet.
Ertesi yıl General Edward Braddock'ın Duquesne Kalesi'ne karşı giriştiği başarısız seferde kılavuzluk etti.Året därpå var han vägvisare för Braddocks expedition mot Fort Duquesne.
Bu seferde 3300 kuş örnekleri toplandı.Under dessa tre forskningsresor insamlades omkring 3 300 fågelspecimina.
Kral daha sonra tek seferde tüm okları kırmalarını istemiş, fakat hiçbiri bunu başaramamış.Sedan bad kungen sönerna att bryta pilarna en efter en, men de kunde inte.
Bir seferde 3-6 yumurta bırakılır.Per tillfälle läggs 3 till 6 ägg.
Fakat bu seferde beklenen olmadı.Det skedde emellertid ingenting denna gången.
Ağır silahlar bir seferde öldürür.Skyttarna skjuter en åt gången med tidtagning.
Bir dişi sinek tek seferde beş yüzden fazla yumurtlayabilir.En hona kan lägga mer än 500 ägg under sin livstid.
Uygulanması durumunda ise tek seferde 15 dakika ile sınırlı tutulmalıdır.В разі проведення такої процедури її тривалість необхідно обмежити 15 хвилинами.
Tek seferde hiç kötü nota çıkarmadan işi bitirdi.Він жодного разу не відчував нестачі часу на обдумування.
Dişiler tek seferde 400 - 500 yumurta bırakırlar.Самиця відкладає 400-500 яєць.
Dişi bir seferde genellikle 2 yumurta bırakır.За 1 раз відкладають зазвичай 2 яйця.
Fakat bu seferde devlet maliyesi ile başı derde girdi.На цей раз провал стався через фінансову скруту.
Bu port bir seferde 8 bit veri gönderebilir.Зрештою блоки даних до 8 Мбайт можуть бути відправлені за раз.
Bir seferde sadece bir kutu itilebilir.За один хід можна звільнити з башточки лише одну фішку.
Fakat bu seferde beklenen olmadı.Tentokrát není třeba spěchat.
Bu seferde 3300 kuş örnekleri toplandı.Během těchto expedic bylo posbíráno více než 3300 vzorků ptáků.
7 Temmuz 1307'de babası I. Edward İskoçya'da bir askeri seferde iken öldü.Eduardův otec zemřel 7. července 1307 na válečném tažení proti Skotům.
Dişiler tek seferde 400 - 500 yumurta bırakırlar.Během života ženy dozrává asi jen 400–500 vajíček.
O mübarek gemiler hangi seferden geliyor ?Z této doby také pochází barokní loď.
Tek seferde hiç kötü nota çıkarmadan işi bitirdi.Ani jednou přitom utkání neskrečoval.
Tek seferde 1-3 yumurta bırakır.Snáší 1–3 vejce.
Uygulanması durumunda ise tek seferde 15 dakika ile sınırlı tutulmalıdır.Dacă se recurge la acestea, trebuie limitate la 15 minute.
Tüm namlu tek seferde üretilir.Fiecare notă se acordă o singură dată.
Fakat bu seferde beklenen olmadı.De data aceasta nu am mai făcut-o.
2002 yılında Rus Hazine Sandığı bugüne kadar tek bir seferde çekilen ilk uzun metrajlı filmi oldu.În 2002, Arca rusească(d) a devenit primul film de lung metraj filmat vreodată într-o singură dublă.
34), Bellovesus'un MÖ 6. yüzyılda İtalyaya yaptığı seferde yer almışlardır.6. században Itália ellen támadtak, Bellovesus hadjáratában.
Bir seferde değiştirme üst sınırı 20,000Yuan.A maximális befizetési határ 20 000¥.
Bir seferde 2–5 adet arası yavrusu olabilir.Egy alomban 2-5 kölyök lehet.
Franklin ve 128 adam bu seferde kaybolmuştur.A házigazda Norvégia ezúttal csak a huszadik helyen végzett.
Tek seferde 8 tane yavru doğurabilir ve kedilerle çiftleştirilebilir.Keresztezhető a macskával; egyszerre legfeljebb nyolc kölyköt fiadzik.
Bir seferde 4-29 yavru doğabilir.1-4 kölyök születhet.
Seferden sonra tekrar İstanbul’a dönerek Kâdızâde’nin derslerine katıldı.Ez után újra Indiában szolgált és részt vett a Burmai Expedícióban.
Ertesi yıl, Türkistan'a yaptığı seferde General Konstantin Kaufman'a eşlik etmeye davet edildi.Seuraavana vuonna hänet kutsuttiin kenraali Konstantin Kaufmanin tutkimusmatkalle Turkestaniin.
Bu seferde başarılı oldu ve adanın hemen hemen yarısını eline geçirdi.Se oli peittänyt lähes puolet koko saaren pinta-alasta.
Tek seferde 8 tane yavru doğurabilir ve kedilerle çiftleştirilebilir.Naaraalla saattaa jopa kahdeksan koirasta, joiden kanssa se parittelee.
Tek seferde 6-10 yavru doğar.Pesueessa on 1-6 poikasta.
Verus 169'da bir seferde ölene kadar sadık kaldı.Verus kuitenkin kuoli syyskuussa 169.
Bu gemilerle, bir seferde 330 kişinin ulaşımı sağlanabilecek.Henkilöautoja laivaan mahtuu 300 kerrallaan.
Ağır silahlar bir seferde öldürür.Ampumaleirit kestivät kerrallaan useita viikkoja.
Tek seferde hiç kötü nota çıkarmadan işi bitirdi.Hän ei ole kertaakaan urallaan joutunut luvunlaskuun.
Uygulanması durumunda ise tek seferde 15 dakika ile sınırlı tutulmalıdır.Vaikutukset kestävät annostelutavasta riippuen viidestätoista minuutista tuntiin.
Bir diğer seferde, Lisa, Bart'ın bir hamsterden daha aptal olduğunu başarıyla kanıtlar.Lisa päättää aloittaa uuden tiedeprojektin tutkimalla, onko Bart tyhmempi kuin hamsteri.
CAF tarihinde ilk kez gelecek üç turnuvanın ev sahipleri tek seferde seçildi.Για πρώτη φορά στην ιστορία, η CAF επέλεξε ταυτόχρονα τους διοργανωτές των επόμενων τριών κυπέλλων.
Bu gemilerle, bir seferde 330 kişinin ulaşımı sağlanabilecek.Στο σύνολό τους οι τρεις αποβάθρες ήταν σε θέση να εξυπηρετήσουν μέχρι και 300 πλοία τη φορά.
Verus 169'da bir seferde ölene kadar sadık kaldı.Ο Βέρος έμεινε πιστός στον Μάρκο Αυρήλιο έως τον θάνατό του, το 169.
Bir seferde sadece bir kutu itilebilir.Πρώτον, μόνο ένας δίσκος μπορεί να μετακινηθεί τη φορά.
Uyandırıcı (Evoker): Uyandırıcılar orman konaklarının belirli odalarında tek seferde canlanırlar.Επισκέπτες: Μόνο προβολή νημάτων σε ορισμένα φόρουμ.
Bu asansör, bir seferde 10 kişi taşıyabilir.Αυτό το ασανσέρ μπορεί να μεταφέρει δέκα άτομα σε μια στιγμή.
Dişiler tek seferde 400 - 500 yumurta bırakırlar.Hunnerne lægger mellem 20 og 50 æg ad gangen.
Büyük seferde Roma sadece tek devlet olacaktır.Således var der kun én hersker i Rom.
Verus 169'da bir seferde ölene kadar sadık kaldı.Verus forble lojal til sin død i 169.