Eskiden böyle görünürdü; şimdi daha çok böyle, her yerden biten meyve ve sebze ve otlarla...今はこんな感じです 町中にフルーツや野菜や ハーブが茂っています プロパガンダ・ガーデニング と呼ばれています(笑)
Evinizde pörsümeye başlamış sebze gibi şeyler var.As doenças se propagam, necessita mais reccursos, o problema só piora.
Evinizde pörsümeye başlamış sebze gibi şeyler var.Echemos un vistazo a las aplicaciones. Tradicionalmente, en una crisis, ¿qué hacemos?
Fakat bunu bol miktarda sebze eşliğinde yapmalıyız.Aber wir müssen dazu auch eine Menge Gemüse essen.
Fakat bunu bol miktarda sebze eşliğinde yapmalıyız.Ale musíme to jíst se spoustou zeleniny.
Fakat bunu bol miktarda sebze eşliğinde yapmalıyız.Ale musimy je jeść wraz całą toną warzyw.
Fakat bunu bol miktarda sebze eşliğinde yapmalıyız.Dar trebuie să le mâncăm şi cu o tonă de legume.
Fakat bunu bol miktarda sebze eşliğinde yapmalıyız.De arra is oda kell figyelnünk, hogy temérdek zöldséggel együk.
Fakat bunu bol miktarda sebze eşliğinde yapmalıyız.하지만 우리는 많은 채소와 함께 먹어야 합니다.
Fakat bunu bol miktarda sebze eşliğinde yapmalıyız.Maar we moeten het ook eten met een massa groenten.
Fakat bunu bol miktarda sebze eşliğinde yapmalıyız.Ma dobbiamo anche mangiarlo con una tonnellata di verdura.
Fakat bunu bol miktarda sebze eşliğinde yapmalıyız.Mais nous devons aussi les manger avec une tonne de légumes.
Fakat bunu bol miktarda sebze eşliğinde yapmalıyız.Mas também devemos comê-lo com muitos vegetais.
Fakat bunu bol miktarda sebze eşliğinde yapmalıyız.Men vi måste även äta det med massvis av grönsaker
Fakat bunu bol miktarda sebze eşliğinde yapmalıyız.Musíme ich však jesť s tonami zeleniny.
Fakat bunu bol miktarda sebze eşliğinde yapmalıyız.Namun, kita juga harus banyak makan sayuran.
Fakat bunu bol miktarda sebze eşliğinde yapmalıyız.Nhưng chúng ta cũng nên ăn thật nhiều rau xanh.
Fakat bunu bol miktarda sebze eşliğinde yapmalıyız.Pero también hay que comerlo con muchas verduras.
Fakat bunu bol miktarda sebze eşliğinde yapmalıyız.Αλλά πρέπει επίσης να το τρώμε μαζί με ένα κάρο λαχανικά.
Fakat bunu bol miktarda sebze eşliğinde yapmalıyız.Но мы также должны есть их с множеством овощей.
Fakat bunu bol miktarda sebze eşliğinde yapmalıyız.Но трябва да я ядем с много зеленчуци.
Fakat bunu bol miktarda sebze eşliğinde yapmalıyız.אך עלינו גם לאכלם עם טונות של ירקות.
Fakat bunu bol miktarda sebze eşliğinde yapmalıyız.لكن أيضاً يجب أن نأكلها مع أطنان من الخضروات.
Fakat bunu bol miktarda sebze eşliğinde yapmalıyız.回復する海産物の最良の点は
Gerçekten minik hamburger, gerçekten büyük sebzeler.A pici hamburger és az óriási zöldségek.
Gerçekten minik hamburger, gerçekten büyük sebzeler.De heel kleine hamburger, de heel grote groenten.
Gerçekten minik hamburger, gerçekten büyük sebzeler.Ein winziger Hamburger, und hier ganz viel Gemüse.
Gerçekten minik hamburger, gerçekten büyük sebzeler.Hamburger rất nhỏ, các loại rau rất lớn.
Gerçekten minik hamburger, gerçekten büyük sebzeler.Hamburgherul minuscul, legumele uriase.
Gerçekten minik hamburger, gerçekten büyük sebzeler.저기 보이는 작은 햄버거와, 매우 큰 야채들.
Gerçekten minik hamburger, gerçekten büyük sebzeler.La hamburguesa pequeñita, las verduras grandísimas.
Gerçekten minik hamburger, gerçekten büyük sebzeler.Le hamburger en vraiment très petit, les légumes en vraiment très gros.
Gerçekten minik hamburger, gerçekten büyük sebzeler.L' hamburger è minuscolo e i vegetali sono davvero grandi.
Gerçekten minik hamburger, gerçekten büyük sebzeler.Maluteńki hamburger, bardzo duże warzywa.
Gerçekten minik hamburger, gerçekten büyük sebzeler.Miniaturni hamburger, velika zelenjava.
Gerçekten minik hamburger, gerçekten büyük sebzeler.O hambúrguer muito pequeno, os legumes muito grandes.
Gerçekten minik hamburger, gerçekten büyük sebzeler.Наистина мъничък хамбургер, наистина големи зеленчуци.
Gerçekten minik hamburger, gerçekten büyük sebzeler.Очень маленький гамбургер и очень большие овощи.
Gerçekten minik hamburger, gerçekten büyük sebzeler.ההמבורגר הזעיר והירקות הגדולים.
Gerçekten minik hamburger, gerçekten büyük sebzeler.البرجر صغير جداً و والخضروات كبيرة جداً
Gerçekten minik hamburger, gerçekten büyük sebzeler.変化が必要なのです
(Gülüşmeler) Bence bu muhtemelen gençlerin sebze yemesini sağlardı.(Gelächter) Dadurch würden doch bestimmt mehr Teenager ihr Gemüse essen.
(Gülüşmeler) Bence bu muhtemelen gençlerin sebze yemesini sağlardı.전채 요리로 레이디 가가 샐러드가 나오는 겁니다. (웃음) 그렇다면 아마 아이들한테 채소를 먹이는 것이 더 편해지겠죠.
(Gülüşmeler) Bence bu muhtemelen gençlerin sebze yemesini sağlardı.Lehet, hogy így még a tinédzserek is megennék a zöldségeket.
(Gülüşmeler) Bence bu muhtemelen gençlerin sebze yemesini sağlardı.(Râsete) Asta i-ar determina pe adolescenți să mănânce legume.
(Gülüşmeler) Bence bu muhtemelen gençlerin sebze yemesini sağlardı.(Rires) Je veux dire ça ferait probablement manger des légumes aux adolescents.
(Gülüşmeler) Bence bu muhtemelen gençlerin sebze yemesini sağlardı.(Risas) Esto probablemente incitaría a los adolescentes a comer verduras.
(Gülüşmeler) Bence bu muhtemelen gençlerin sebze yemesini sağlardı.(Risate) Forse si convincerebbero gli adolescenti a mangiare verdura.
(Gülüşmeler) Bence bu muhtemelen gençlerin sebze yemesini sağlardı.(Risos) Talvez isto fizesse os adolescentes comer legumes!
(Gülüşmeler) Bence bu muhtemelen gençlerin sebze yemesini sağlardı.(Smích) Chci říct, že tohle by třeba donutilo teenagery jíst zeleninu.
(Gülüşmeler) Bence bu muhtemelen gençlerin sebze yemesini sağlardı.(Śmiech) Może nastolatki zaczęłyby jeść warzywa.
(Gülüşmeler) Bence bu muhtemelen gençlerin sebze yemesini sağlardı.(Smiech) Myslím, že by sme tak možno dosiahli, aby tínedžeri zjedli zeleninu.
(Gülüşmeler) Bence bu muhtemelen gençlerin sebze yemesini sağlardı.(Tiếng cười). Ý tôi là, điều này có thể khiến bọn trẻ ăn rau chứ.
(Gülüşmeler) Bence bu muhtemelen gençlerin sebze yemesini sağlardı.(Γέλια) θα καταφέρναμε να πείσουμε τους εφήβους να φάνε λαχανικά.
(Gülüşmeler) Bence bu muhtemelen gençlerin sebze yemesini sağlardı.(Смех) Больше подростков стало бы есть овощи.
(Gülüşmeler) Bence bu muhtemelen gençlerin sebze yemesini sağlardı.(Сміх) Я веду до того, що це, можливо, змусить підлітків їсти овочі.
(Gülüşmeler) Bence bu muhtemelen gençlerin sebze yemesini sağlardı.(Смях) Искам да кажа, че може би, това ядат тинейджърите за зеленчуци.
(Gülüşmeler) Bence bu muhtemelen gençlerin sebze yemesini sağlardı.סלטי ליידי גאגא כמנות ראשונות (צחוק), זאת אומרת, בטח זה מה שיגרום לבני-הנוער לאכול ירקות.
(Gülüşmeler) Bence bu muhtemelen gençlerin sebze yemesini sağlardı.(ضحك) أعني، غالبًا، هذا سيُحفّز المراهقين على تناول الخضروات.
(Gülüşmeler) Bence bu muhtemelen gençlerin sebze yemesini sağlardı.ティーンエージャーも野菜を 食べるようになるかもしれませんね メインディッシュに ラフマニノフの ピアノコンチェルトはどうでしょう