Ana içeriğe geç
Sözlük

sebze ile cümle

sebze kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Amerika Birleşik Devletleri'nde 20 milyon sebze bahçesinin oluşumunu tetikledi.أدّى ذلك إلى إنشاء عشرين مليون حديقة نباتية في جميع أنحاء الولايات المتحدة.
Amerika Birleşik Devletleri'nde 20 milyon sebze bahçesinin oluşumunu tetikledi.ですから 皆さんへの問いかけは
Ancak, ister istemez, çürümek üzere olan sebzeleri atacağım.O virus menor tem 25 nm Assim que sem duvida vai passar atraves de um buraco de 200nm
Ancak, ister istemez, çürümek üzere olan sebzeleri atacağım. Yemeği çöpe atmak bana acı veriyor.Aku akan membuang sayuran yang hampir busuk, dan aku sangat sedih, aku benci membuang makanan.
Ancak, ister istemez, çürümek üzere olan sebzeleri atacağım.Но неизбежно изхвърлям развалените зеленчуци и просто ме боли.
Arka bahçede oynadım, okumayı öğrendim ve hatta sebzelerimden bile biraz yedim.Bawiłem się w ogródku, uczyłem się czytać, jadłem nawet niektóre warzywa.
Arka bahçede oynadım, okumayı öğrendim ve hatta sebzelerimden bile biraz yedim.Ho giocato nel giardino, ho imparato a leggere, ed ho anche mangiato un po' dei miei vegetali.
Arka bahçede oynadım, okumayı öğrendim ve hatta sebzelerimden bile biraz yedim.Hrál jsem si za zahradě, učil se číst, dokonce jsem jedl trochu zeleniny.
Arka bahçede oynadım, okumayı öğrendim ve hatta sebzelerimden bile biraz yedim.Ich hab hinterm Haus gespielt, lesen gelernt und sogar einen Teil meines Gemüses gegessen.
Arka bahçede oynadım, okumayı öğrendim ve hatta sebzelerimden bile biraz yedim.Ik speelde in de achtertuin, leerde lezen, en at zelfs wat groente.
Arka bahçede oynadım, okumayı öğrendim ve hatta sebzelerimden bile biraz yedim.Játszottam az udvaron, megtanultam olvasni, és még a zöldséget is megettem néha.
Arka bahçede oynadım, okumayı öğrendim ve hatta sebzelerimden bile biraz yedim.Je jouais dehors, apprenais à lire je mangeais même mes légumes.
Arka bahçede oynadım, okumayı öğrendim ve hatta sebzelerimden bile biraz yedim.Jugaba en el patio trasero, aprendi a leer, y hasta comía algunos vegetales.
Arka bahçede oynadım, okumayı öğrendim ve hatta sebzelerimden bile biraz yedim.난 뒷마당에서 놀고, 읽기도 배우고, 심지어 먹기 싫은 채소까지도 먹었다.
Arka bahçede oynadım, okumayı öğrendim ve hatta sebzelerimden bile biraz yedim.M-am jucat în curtea din spate, am învăţat să citesc, chiar am mâncat unele din legumele necesare.
Arka bahçede oynadım, okumayı öğrendim ve hatta sebzelerimden bile biraz yedim.Saya bermain di halaman belakang, belajar membaca, dan bahkan mau makan sedikit sayuran.
Arka bahçede oynadım, okumayı öğrendim ve hatta sebzelerimden bile biraz yedim.Tôi chơi sau sân nhà, học đọc và thậm chí ăn rau do chính mình trồng
Arka bahçede oynadım, okumayı öğrendim ve hatta sebzelerimden bile biraz yedim.Έπαιζα στην αυλή, μάθαινα να διαβάζω, έτρωγα και μερικά λαχανικά.
Arka bahçede oynadım, okumayı öğrendim ve hatta sebzelerimden bile biraz yedim.Играех в задния двор, учех се да чета, и дори ядях нужните зеленчуци.
Arka bahçede oynadım, okumayı öğrendim ve hatta sebzelerimden bile biraz yedim.Я грав у дворі, вчився читати, і навіть з'їв деякі з моїх овочів.
Arka bahçede oynadım, okumayı öğrendim ve hatta sebzelerimden bile biraz yedim.Я играл на заднем дворе, учился читать, и даже ел кое-какие овощи.
Arka bahçede oynadım, okumayı öğrendim ve hatta sebzelerimden bile biraz yedim.אני שיחקתי בחצר האחורית, למדתי לקרוא, ואפילו אכלתי חלק מהירקות שלי.
Arka bahçede oynadım, okumayı öğrendim ve hatta sebzelerimden bile biraz yedim.لعبت في الحديقة وتعلمت القراءة وحتى أكلت بعض خضرواتي
Bahçedeki lezzetli sebzeleri ye (küçük çocuklar için oyun)אכלו את הירקות הטעימים שבגינה (משחק לגיל הרך)
Balık ve patates kızartması gazetelerde, sebzeli pasta, kek, sandviç.Cá và khoai tây chiên đựng trong báo, Cornish Pastie, bánh, sandwich.
Balık ve patates kızartması gazetelerde, sebzeli pasta, kek, sandviç.Fisch mit Pommes in Zeitungspapier, Hefetaschen aus Cornwall, Pies, das Sandwich.
Balık ve patates kızartması gazetelerde, sebzeli pasta, kek, sandviç.Fish & chips in krantenpapier, het vleespasteitje, taart, de sandwich.
Balık ve patates kızartması gazetelerde, sebzeli pasta, kek, sandviç.Fish and chips dans du papier journal, le Cornish Pastie, la tourte, le sandwich.
Balık ve patates kızartması gazetelerde, sebzeli pasta, kek, sandviç.Fish and chips i en avis, Cornish Pastie en pie, en sandwich.
Balık ve patates kızartması gazetelerde, sebzeli pasta, kek, sandviç.Fish and chips i en tidning, Cornish Pastie, paj, sandwich.
Balık ve patates kızartması gazetelerde, sebzeli pasta, kek, sandviç.Fish and chips nel giornale, la Cornish Pastie, la torta, il panino.
Balık ve patates kızartması gazetelerde, sebzeli pasta, kek, sandviç.Hal és sültkrumpli újságpapírban, a cornwall-i batyu, a pite, a szendvics.
Balık ve patates kızartması gazetelerde, sebzeli pasta, kek, sandviç.Ikan dan keripik dalam kertas koran, pastel daging, pie, sandwich.
Balık ve patates kızartması gazetelerde, sebzeli pasta, kek, sandviç.신문지에 싼 피시 앤 칩스, 코니쉬 패스티, 파이랑 샌드위치,
Balık ve patates kızartması gazetelerde, sebzeli pasta, kek, sandviç.Peixe e batatas fritas, enroladas em jornal, o pastel, a tarte, a sanduíche.
Balık ve patates kızartması gazetelerde, sebzeli pasta, kek, sandviç.Peste si cartofi prajiti in ziar, "Cornish Pastie", placinta, sandwich-urile.
Balık ve patates kızartması gazetelerde, sebzeli pasta, kek, sandviç.Ryba i frytki w gazecie, pierożki kornwalijskie, placek, kanapka.
Balık ve patates kızartması gazetelerde, sebzeli pasta, kek, sandviç.Ryba s hranolky v novinách, pirohy, koláče, sendviče.
Balık ve patates kızartması gazetelerde, sebzeli pasta, kek, sandviç.Πατατάκια και ψάρι σε εφημερίδα, σφολιάτες, πίτες, σάντουιτς.
Balık ve patates kızartması gazetelerde, sebzeli pasta, kek, sandviç.Риба и пържени картофи във вестник, пастичка "Корниш", паят, сандвичът.
Balık ve patates kızartması gazetelerde, sebzeli pasta, kek, sandviç.Фиш энд чипс в газетной бумаге, корнуэльский пирожок, пирог, сендвич.
Balık ve patates kızartması gazetelerde, sebzeli pasta, kek, sandviç.פיש אנד צ'יפס בנייר עיתון, מאפה פועלים, הפאי, הסנדויץ'.
Balık ve patates kızartması gazetelerde, sebzeli pasta, kek, sandviç.فإعلانات الأسماك .. رقائق البطاطا كانت تملأ الصحف .. وفطيرة كورنيش باستي والسندويشات
Balık ve patates kızartması gazetelerde, sebzeli pasta, kek, sandviç.サンドイッチ 私たちイギリス人が発明したものです
Bence hem Susan Boyle hem de bu Şanghay'daki sebze satıcısı "diğerleri"ne aitler.A tak si myslím, že Susan Boyle a táto predavačka zo Šanghaja boli veľmi odlišné.
Bence hem Susan Boyle hem de bu Şanghay'daki sebze satıcısı "diğerleri"ne aitler.Cred că atât Susan Boyle, cât şi această vânzătoare de legume din Shanghai făceau parte din alteritate.
Bence hem Susan Boyle hem de bu Şanghay'daki sebze satıcısı "diğerleri"ne aitler.Credo quindi che sia Susan Boyle che questa fruttivendola a Shangai appartengano ad una classe diversa.
Bence hem Susan Boyle hem de bu Şanghay'daki sebze satıcısı "diğerleri"ne aitler.Creio que tanto a Susan Boyle como esta vendedora de vegetais em Xangai pertencem à alteridade.
Bence hem Susan Boyle hem de bu Şanghay'daki sebze satıcısı "diğerleri"ne aitler.Donc je suppose que Susan Boyle et cette vendeuse de légumes de Shanghai appartenait à l'altérité.
Bence hem Susan Boyle hem de bu Şanghay'daki sebze satıcısı "diğerleri"ne aitler.Dus ik vermoed dat Susan Boyle en deze groentehandelaar in Shanghai tot 'anderszijn' behoorden.
Bence hem Susan Boyle hem de bu Şanghay'daki sebze satıcısı "diğerleri"ne aitler.Ich schätze mal dass sowohl Susan Boyle als auch die Gemüsehändlerin in Shanghai zum Anderssein dazugehören.
Bence hem Susan Boyle hem de bu Şanghay'daki sebze satıcısı "diğerleri"ne aitler.Jadi saya kira baik Susan Boyle maupun penjual sayur di Shanghai ini adalah milik sebuah kelainan.
Bence hem Susan Boyle hem de bu Şanghay'daki sebze satıcısı "diğerleri"ne aitler.Jeg vil gætte på, at Susan Boyle og denne grønthandler i Shanghai tilhørte anderledesheden.
Bence hem Susan Boyle hem de bu Şanghay'daki sebze satıcısı "diğerleri"ne aitler.Luulisin, että sekä Susan Boyle että tämä vihanneskauppias Shanghaista kuuluivat "toiseuteen".
Bence hem Susan Boyle hem de bu Şanghay'daki sebze satıcısı "diğerleri"ne aitler.Myslím si, že Susan Boyle a tato prodavačka zeleniny ze Šanghaje patří k odlišnosti.
Bence hem Susan Boyle hem de bu Şanghay'daki sebze satıcısı "diğerleri"ne aitler.Sądzę, że zarówno Susan Boyle jak i sprzedawczyni warzyw w Szanghaju należą do innej kategorii ludzi.
Bence hem Susan Boyle hem de bu Şanghay'daki sebze satıcısı "diğerleri"ne aitler.Supongo que tanto Susan Boyle como la verdulera de Shanghai pertenecen a la otredad.
Bence hem Susan Boyle hem de bu Şanghay'daki sebze satıcısı "diğerleri"ne aitler.Zame torej tako Susan Boyle kot šanghajska prodajalka zelenjave predstavljata drugost.
Bence hem Susan Boyle hem de bu Şanghay'daki sebze satıcısı "diğerleri"ne aitler.Οπότε φαντάζομαι ότι τόσο η Σούζαν Μπόιλ όσο και η μανάβισσα από την Σανγκάη ανήκαν κάπου αλλού.
Bence hem Susan Boyle hem de bu Şanghay'daki sebze satıcısı "diğerleri"ne aitler.И мне кажется, что и Сьюзан Бойл и продавщица овощей из Шанхая отличаются от существующего стереотипа.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod