Ana içeriğe geç
Sözlük

sebepten ile cümle

sebepten kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bu sebepten dolayı, Jackson, videoda Naomi Campbell'ı oynatmıştır.In videoclip, Jackson danseaza cu modelul Naomi Campbell.
Bu sebepten nedensellik ilkesi determinizmin temel taşıdır.Intrinsecă dezbaterii privind determinismul este chestiunea primei cauze.
Bu sebepten dolayı her yıl binlerce turist tarafından ziyaret edilir.Anual este vizitat de mii de turiști.
Yanık, toplamda, çocuklarda ölüme yol açan ilk on beş sebepten birisidir.În total, în cazul copiilor, arsurile se numără printre primele cincisprezece cauze ale decesului.
Bu sebepten toplam 0 dır.Sunt setați la 0.
Bu ilke, hukukî sebepten soyutluk ilkesinin zıttıdır.Răspunderea legală pentru vicii ascunse.
Bu sebepten dolayı karakterler, aynı sezonun ilerleyen bölümlerinde hayatlarına veda ettiler.(La revedere, dragă...), în care descrie propriile sale experiențe de pe front.
Bu sebepten en büyük toprağa sahip olan krallar, derebeyleri arasında en büyük güce sahip kişilerdi.Micuțul lui regat era cel mai bogat din zonă, de aceea 2 dușmani pun ochii pe el.
Bu sebeptendir ki, Proxima bazen Alfa Centauri C diye isimlendirilir.Ennek okán sokszor hivatkoznak rá α Centauri C-ként is.
Bu sebepten toplam 0 dır.Ezzel ωr=0.
Bu sebepten kısa bir dönem Bastille'de kaldı.A szerző egy szatíra miatt rövidebb ideig a Bastille-ba került.
Bu sebepten dolayı ilde kara ve hava ulaşımı çok gelişmiştir.Később hibásnak bizonyult a vonatfűtés és a légkondicionálás is.
Bu sebepten dolayı bu alanlar genel dil bilimine ait alanlar olarak görülmez.Azonban az ilyen előírásokat nem tekintjük a nyelvbázisok részeinek.
Bu sebepten, optimum bir çözünürlük aranmıştır.Így érleljük a jobb megoldást.
Bu sebepten radyatör aracın sol ön kısmına yerleştirildi.A rádiója a járműtest bal oldalára volt felszerelve.
Oğlu Sunjo'nun gerçekleştirmek istediklerini göremeden esrarengiz bir sebepten dolayı 1800 yılında ölmüştür.1580-ban a néhai Homoki Miklós fia Pál örökös nélküli halála miatt a koronára szállt.
Hatta Bektaşi tarikatı bu sebepten ikiye bölünmüştür.A Lipóti-ág később szintén két részre szakadt.
Aynı sebepten dil olarak da sadece Arapçayı öğrendi.Arab nyelven ugyanakkor nem tudott.
Tablodaki kadının ne kadar Andrée'yi yansıttığı bu sebepten tartışmalıdır.Amiről az újságban címlapon Andreotti fényképével számolt be .
Bu sebepten dolayı ne aşırı bir sıcaklıktan ne de aşırı bir soğuktan bahsedilebilmektedir.Ez azt jelenti, hogy nem jellemző a forróság és a fagy sem.
Guardian Media Group aynı sebepten dolayı £100,000 lık bağış yapacağının teminatını verdi.A szász választófejedelem egy alkalommal 100 000 tallért fizetett egyetlen narválagyarért.
Yanık, toplamda, çocuklarda ölüme yol açan ilk on beş sebepten birisidir.Összességében a gyermekek halálozásában az égési sérülés a tizenöt leggyakoribb kiváltó ok között szerepel.
Bu sebepten dolayı gökyüzünün fazla olduğu karelerde patlamalar olur.)Erősebb szörnyeket kell ölnünk, mint a világban.)
Bu sebepten üretimi durduruldu.A gyár ennek következtében leállt.
Bu sebepten dolayı Mac OS X Unix tabanlı bir işletim sistemidir.A Mac OS X UNIX gyökerekkel bír.
Bu sebepten ikinci grupta üç takım mücadele ederken, her takım sadece iki maç yaptı.Emiatt a formáció miatt harmadik mérkőzésre volt szükség, amikor mindkét csapat azonos számú pontot szerzett.
Muhtemelen bu sebepten, yapılan evlere kızıldam denmekteydi.Elsőként valószínűleg háziméheket használtak szándékosan e célra.
Nitekim bu sebepten ötürü bazen kendisinin modern kimyanın babası olduğu da söylenir.Osittain tästä syystä häntä pidetään yleensä nykyaikaisen kemian isänä.
Bu sebepten dolayı ilk Bon Jovi albümünde ismi David Bryan Rashbaum olarak geçmektedir.Bon Jovi -albumin tekijätiedoissa hänen nimensä on kuitenkin yhä ilmoitettu olevan David Rashbaum.
Aynı sebepten dolayı çocuğun varlığından da bahsetmez.Pojan osuuden asiaan hän tietenkin unohtaa.
Ne yazık ki bilinmeyen bir sebepten dolayı çok zamandan beri gelmez oldular.Sen vuoksi se on jäänyt tuntemattomaksi hyvin pitkäksi ajaksi.
Bu sebepten Rotten Tomatoesde Rotten değerlendirmesi almıştır.Sen erikoispiirre on currylla maustettu tomaattisose.
Aynı sebepten ötürü makamları sabittir.Vastaavasti viholliset kykenevät samaan.
Bu sebepten saldırgan z − 1 {\displaystyle z_{-1}} için diğer değerleri deneyecektir.Island Challenge) ja yrittää oppia kaiken uusista Z-liikkeistä.
Bu sebepten bu tanklar ne yazık ki Kuzey Afrika Cephesinde görev alamadı.Tämän vuoksi vaunuja ei voinut käyttää Pohjois-Afrikan taisteluissa.
Bu sebepten nedensellik ilkesi determinizmin temel taşıdır.Ensinnäkin siksi, että hyveet synnyttävät luottamusta, joka on johtajuuden perusedellytys.
Bu sebepten dolayı her zaman hissettiğimi aktarmaya çalıştım.Minulta kysytään aina miksi olen valinnut niin.
Hatta Bektaşi tarikatı bu sebepten ikiye bölünmüştür.Lisäksi vitososaston reunaosat oli jaettu kahteen osaan.
Babası, kesin olarak bilinmeyen bir sebepten ötürü hapsedildi ve kalan ömrünü burada geçirdi.Η οικογένειά του αιχμαλωτίστηκε και η μοίρα της έμεινε άγνωστη.
Nitekim bu sebepten ötürü bazen kendisinin modern kimyanın babası olduğu da söylenir.Για όλα τα παραπάνω συχνά αναφέρεται ως ο «πατέρας της σύγχρονης Χημείας».
Ticari önemi de bu sebeptendir.Παρουσιάζει εμπορική αξία.
Bu sebepten, çeşme çoğunlukla çiçeklerle kaplı durumdadır.Πολλές φορές η βάση είναι διακοσμημένη με άνθη.
Ancak çıkartma belirsiz bir sebepten dolayı ertelenir.Og dog bliver det snart genoplivet af uforklarlige årsager.
Çok daha basit bir sebepten: Bir Yahudi olduğu için." diyerek antisemitizmi özetledi."'She was definitely killed because she was Jewish'".
Ağustos 1984'te Dalí, kaledeki yatak odasında bilinmeyen bir sebepten çıkan yangında bacağından yaralandı.I 1984 opstod en brand i hans soveværelse under uklare forhold.
Bu sebeptende onlara türlü cefa çektirmekten pek zevk alırdı.Søren heller, du skulle vært flau over å la ham gå rundt slik.
Bu sebepten dolayı First Division ikinci, Second Division ise üçüncü sıraya geriledi.1. divisjon ble andre nivå, 2. divisjon ble tredje nivå også videre.
Bu sebepten en büyük toprağa sahip olan krallar, derebeyleri arasında en büyük güce sahip kişilerdi.Mennene som ligger der skal en gang ha vært store konger blant menn.
Nitekim bu sebepten ötürü bazen kendisinin modern kimyanın babası olduğu da söylenir.Oleh karena hasilnya ini, ia sering disebut sebagai bapak kimia modern.
Bilinmeyen bir sebepten dolayı 7 Temmuz X777 ylılında ortadan kaybolurlar.Dia menghilang pada 7/7/X777.
Bu sebepten dolayı siyah beyazdır.Siarannya ini masih berupa hitam putih.
Bu sebepten en büyük toprağa sahip olan krallar, derebeyleri arasında en büyük güce sahip kişilerdi.Siapa yang berani meloncat paling tinggi, dialah yang berhak menjadi pemimpin di antara mereka.
Bu sebepten Uşak Cephesi zayıflamıştı.Konsekuensinya posisi pengemudi menjadi lebih rebah.
Muhtarlıkları bu sebepten farklıdır.Alasan keikut-sertaan mereka masing-masing berbeda.
Bu sebepten dolayı sayısız “Hesse nesli” kendilerine en sevdikleri yazarı seçtiler ve hala da seçmektedir.Chính vì thế mà không biết bao nhiêu thanh niên đã và vẫn chọn Hesse là tác giả mà họ thích nhất.
Erişilmez kod, genelde birkaç sebepten dolayı istenilmez.Người ta thường không để gương vào trong quan tài vì một lý do gì đó.
Katılımcılar birkaç farklı sebepten dolayı sanal bir dünyada olduklarını unutabilirler.Âm nhạc có thể phân chia thành các thể loại khác nhau theo một vài cách.
Yanık, toplamda, çocuklarda ölüme yol açan ilk on beş sebepten birisidir.Bỏng là 1 trong 10 nguyên nhân hàng đầu gây tử vong ở trẻ em.
Mutasyonlar birkaç sebepten dolayı meydana gelebilir.Đột biến có thể từ các nguyên nhân khác nhau.
Bu da ancak tank mürettebatının ölümü gibi bir sebepten olabilir.Nguyên nhân là do sơ suất của thủy thủ đoàn.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod