Bu sebepten daha sert diğer metallerle alaşımları halinde kullanılır.Funde-se muito facilmente com outros metais.
Bu sebepten toplam 0 dır.Meestal is dat een 0.
Bu sebepten dolayın onları fark etmesi zordur.Ze zijn om die reden lastig te identificeren.
Göbü bu sebepten dolayı devamlı sel felaketleri ile karşılaşmaktadır.Vanwege deze eigenschap hebben de Lamaars het continu aan de stok met de Woefs.
Tablo benzer sebepten 1875 salonuna kabul edilmedi.Dit is waarschijnlijk de reden waarom het werd geweigerd door de Salon van 1875.
Bu sebepten ötürü sıklıkla Bizans'ın Marcus Aurelius'u olarak adlandırıldı.Om deze reden is hij weleens de Byzantijnse Marcus Aurelius genoemd.
Bu sebepten Tavukbalığı diye de bilinir.Dat verklaart tevens de naam kippengaas.
Bu sebepten topun güvenliği konusunda şüpheler doğdu.Er waren overigens de nodige twijfels over de stabiliteit van het tongewelf.
Aynı sebepten dolayı çocuğun varlığından da bahsetmez.In deze periode spreekt het kind ook niet.
Bu sebepten neredeyse tanklar kadar iş gördüler.Hierbij werden ook tanks ingezet.
Bu sebepten, optimum bir çözünürlük aranmıştır.Dit alles vroeg om een betere oplossing.
Bu sebepten dolayı iyiye karar verme yetkisinin de kendi bünyelerinde olduklarını düşünmektedirler.Daar kwam bij dat de mannen, eigenwijs als ze waren, vertrouwen hadden in hun goede gesternte."
Bu sebepten dolayı kendi kurumlarından yetişmeyen kimselere görev vermemiştir.De aan hen toevertrouwde rijksbisdommen konden zij niet vererven aan hun familie.
Bu sebepten silah alçak uçuş yapan uçaklara ve hafif zırhlı araçlara karşı kullanıldı.Het werd gebruikt voor het transport van lichte kanonnen en luchtafweergeschut.
Bu sebepten elektromanyetik için temel birim elektrik yükü değil, elektrik akımıdır.Daardoor is waterstof geen energiebron, maar een energiedrager.
Bu sebepten ötürü sıklıkla Bizans'ın Marcus Aurelius'u olarak adlandırıldı.Z tego powodu był nazywany bizantyńskim Markiem Aureliuszem.
Bu sebepten dolayın onları fark etmesi zordur.Z tego powodu są trudne w identyfikacji.
İnsanlar sandaleti birkaç sebepten dolayı giymeyi tercih edebilirler.Student ubiera czapkę z różnych powodów.
Bu sebepten neredeyse tanklar kadar iş gördüler.W akcji brały udział czołgi.
Bu sebepten dolayı petrol fiyatlarında ani bir düşüş gerçekleşti.Było to związane z załamaniem się cen ropy naftowej.
Bu sebeptendir ki, Proxima bazen Alfa Centauri C diye isimlendirilir.Z tej racji apokalipsa ta nazywana jest czasem Ezra Szealtiel.
Bu sebepten tank çalışmaları yavaşladı.Produkcja czołgów postępowała bardzo powoli.
Katılımcılar birkaç farklı sebepten dolayı sanal bir dünyada olduklarını unutabilirler.Gracz może rozwiązywać misje w otwartym świecie na wiele sposobów.
Tablodaki kadının ne kadar Andrée'yi yansıttığı bu sebepten tartışmalıdır.Płatnerz zaprotestował, za co został spoliczkowany przez Andrzeja w swoim domu.
Ticari önemi de bu sebeptendir.Przesądza o tym sam cel komercyjny.
Bu sebepten dolayı tarih boyunca ticaret yollarının dışında kalmış ve gelişme sağlanamamıştır.Były położone z dala od ówczesnych szlaków handlowych i komunikacyjnych i dlatego nie rozwijały się.
Bu sebepten bu tür füzelere Ateşle ve unut füzeler denir.Naprowadzanie rakiety jest typu "wystrzel i zapomnij".
Bazı kaynaklarda bu sebepten orman halkı manasında Uranhay adlandırılması yakıştırılmıştır.Z wymienionych względów uważanych za owada bardzo pożytecznego w leśnictwie.
Bu sebepten de kendisini genç yaşta dine ve Allah'a adamıştır.Han var liten och vanskapt och levde som tiggare och tillbedjare av Allah.
Aynı sebepten dolayı çocuğun varlığından da bahsetmez.Det finns ingen beskrivning av flickan heller.
Stewie'nin anlamadığı bir sebepten ötürü Janet'ı düşünmekten kendisini alıkoyamaz.Steve är själv inte medveten om detta eftersom han inte kan förstå vad Toshi säger.
Erişilmez kod, genelde birkaç sebepten dolayı istenilmez.Anropssignaler får aldrig förkortas av uppenbara skäl.
Bu da ancak tank mürettebatının ölümü gibi bir sebepten olabilir.Це і стало причиною загибелі екіпажа.
Yanık, toplamda, çocuklarda ölüme yol açan ilk on beş sebepten birisidir.Загалом опіки знаходяться серед п'ятнадцяти головних причин смерті дітей.
Nedense, bilinmeyen bir sebepten ötürü Bieber, şarkıyı film için kaydetmekten vazgeçti.Але потім з невідомих причин співачка вирішила взяти паузу.
Bu sebepten dolayın onları fark etmesi zordur.Це причина, чому їх важко виявити.
Yine bu sebepten süpernova ya da galaksi merkezi gibi yoğun bir sistemin merkezinden bile görünürler.Таким чином, можна побачити центр щільних систем, як осердя наднової, або Галактичного Центру.
Bu sebepten dolayı her zaman hissettiğimi aktarmaya çalıştım.Я хочу, щоб ви відчували страх, який я відчуваю щодня.
Bu sebepten Uşak Cephesi zayıflamıştı.Становище робітників помітно погіршилось.
Ne yazık ki bilinmeyen bir sebepten dolayı çok zamandan beri gelmez oldular.Втім як така ніколи не використовувався з невідомих причин.
Ticari önemi de bu sebeptendir.Цей вид має комерційне значення.
Bu sebepten tarama müzesi şeklinde tasarlandı.По цьому випаду музей розформований.
Hatta Bektaşi tarikatı bu sebepten ikiye bölünmüştür.Населений пункт навіть був поділений на дві частини.
Babası bir devlet memuruydu ve bilinmeyen bir sebepten dolayı hayatını kaybetti.Його мама померла при пологах, а батька з невідомої причини не було поряд.
Bu sebepten de kendisini genç yaşta dine ve Allah'a adamıştır.Dítě však bylo přeneseno k Bohu a k Jeho trůnu. "
Yanık, toplamda, çocuklarda ölüme yol açan ilk on beş sebepten birisidir.Celkově řadíme popálení u dětí mezi jednu z patnácti hlavních příčin úmrtí.
Bu sebeptendir ki, Proxima bazen Alfa Centauri C diye isimlendirilir.Proto bývá Proxima značena také jako alfa Centauri C.
Bu sebepten, optimum bir çözünürlük aranmıştır.Zároveň si má pamatovat optimální řešení.
Bu sebepten ötürü sıklıkla Bizans'ın Marcus Aurelius'u olarak adlandırıldı.Někdy byl proto nazýván byzantským Marcem Aureliem.
Bu sebepten, pek çok danışman edindi.Proto nacházel mnoho oddaných vyznavačů.
İnsanın özgür iradesini kabul eder ve bu sebepten onun sorunlu olduğunu belirtir.Podle nich má člověk svobodnou vůli, a je tedy zodpovědný za své konání.
Bu sebepten toplam 0 dır.Ve všech OUI je tento bit 0.
Hatta Bektaşi tarikatı bu sebepten ikiye bölünmüştür.Cívka bývá rozdělena na dvě poloviny.
Bu sebepten dolayı ne aşırı bir sıcaklıktan ne de aşırı bir soğuktan bahsedilebilmektedir.Proto ho není možné tvářet za tepla ani za studena.
Rahatsızlığı nedeniyle 1 Ocak 1950 tarihine kadar sıhhi sebepten izinli bulundu.V důsledku zdravotních potíží byl ke 31. lednu 1950 přeložen do trvalé výslužby.
Bu sebepten dolayı nehir içi taşımacılık yapılamamaktadır.Kvůli obrovskému hluku však v něm nelze přepravovat osoby.
Bu sebepten Tenaya yeniden güncellendiğinde bile onu yok etmek için uğraşır.Proč by měl Armádu zatlačit zpět, když ji může vyvraždit.
Helyum-4 atomu 2 proton, 2 elektron ve 2 nötron içeririr ve bu sebepten bozondur.Atom 4 2 He obsahuje 2 protony, 2 neutrony a 2 elektrony, má tedy sudý počet částic.
Bu sebepten dolayı tarih boyunca ticaret yollarının dışında kalmış ve gelişme sağlanamamıştır.Proto jej z bezpečnostních důvodů nelze přepravovat a připravuje se vždy na místě.
Bu sebepten aracın ön kısmında bulunan tekerleklerde lastik çerçeve bulunmuyordu.Na bocích vozu před směrovkami se objevily větrací klapky.