Bu sebepten Tenaya yeniden güncellendiğinde bile onu yok etmek için uğraşır.Quando il gruppo comincia a litigare, è quello che cerca di rimediare.
Nedense, bilinmeyen bir sebepten ötürü Bieber, şarkıyı film için kaydetmekten vazgeçti.Per motivi sconosciuti, è stato scelto Justin Bieber per registrare la canzone per il film.
Yanık, toplamda, çocuklarda ölüme yol açan ilk on beş sebepten birisidir.In generale, nei bambini è una delle prime quindici cause di morte.
Hatta Bektaşi tarikatı bu sebepten ikiye bölünmüştür.La facciata posteriore è anch'essa suddivisa in due parti.
Çalmak için onca zahmete girdiği bir depo dolusu parayı yakması da bu sebepten kaynaklanmaktadır.Hai bisogno di un sacco di borse per spostare quei soldi in giro ...
Bu sebepten dolayın onları fark etmesi zordur.Per questo motivo risultano anche difficili da identificare.
Bu sebepten ötürü daha başlarken ilişkileri oldukça kırılgandı.Al momento della sua uscita, i rapporti rimasero amichevoli.
Bu sebepten üretimi durduruldu.Di conseguenza abbandonò la produzione.
Bu sebepten tarihçi Gumilyov, Tiflis'i Hazarlara atfeder.Per questo motivo Gumilev attribuisce la presa di Tbilisi ai Cazari.
Nitekim bu sebepten ötürü bazen kendisinin modern kimyanın babası olduğu da söylenir.È perciò spesso considerato come il padre della topologia moderna.
Bu sebepten dolayı köyün yoluna ''Ölüm Yolu'' adı verilmiştir.Per questo è chiamata anche Camino de la muerte (strada della morte).
Bu sebepten, kısa süre sonra görevden alındı.Proprio per questo motivo si licenzia poco dopo.
Bu sebepten FM yayıncılığında varaktör kullanımı giderek yaygınlaşmaktadır.Infatti attualmente il software SIMD si sta diffondendo rapidamente.
Tom onu geçerli bir sebepten dolayı yapıyor.Том это делает по уважительной причине.
Bu sebepten de kendisini genç yaşta dine ve Allah'a adamıştır.С детства стремился к Богу и искал Истину.
Yeniden, adım 3'teki aynı sebepten dolayı bu durum olanaksızdır.Опять же, по тем же соображениям, что и в шаге 3, это невозможно.
Bu sebepten üretimi durduruldu.Ввиду этого производство было остановлено.
Bu sebepten toplam 0 dır.Целая часть 0.
Bu sebepten dolayı radyoaktif maddeler ile çalışırken kişisel koruyucu ekipmanı kullanmak önemlidir.По причине этого при работе с рентгеновским излучением необходимо соблюдать меры защиты.
Bu sebepten ötürü istediğim müziğe yol almak için ondan yardım alamadım.Я слушаю музыку не для того, чтобы что-то взять от неё.
Aynı sebepten ötürü makamları sabittir.Подобным же образом проставляются связи между компаниями.
Bu çeviri bu sebepten dolayı Septuagint adıyla anılmaktadır.Этот перевод получил название Септуагинта.
Bu sebepten dolayı kendi kurumlarından yetişmeyen kimselere görev vermemiştir.Из его бояр (Boiaren oder Knesen) никто не был оставлен в живых».
Ancak çıkartma belirsiz bir sebepten dolayı ertelenir.Но вскоре его приходится отпустить из-за неопровержимого алиби.
Yine bu sebepten süpernova ya da galaksi merkezi gibi yoğun bir sistemin merkezinden bile görünürler.Таким образом, можно увидеть центр плотных систем: ядро сверхновой или галактический центр.
Tılsım kuarklar +2⁄3 elektrik yükünü (Q) taşır ve bu sebepten dolayı +1 tılsıma sahiptirler.Очарованный кварк несёт электрический заряд Q = +2⁄3 и, таким образом, обладает очарованием +1.
Bu sebepten dolayı taraftarlar arasında kendisine "Kasap Yeşiç" takma adı verilmiştir.За это убийство он получил прозвище «Мясник» (англ. the Butcher).
Bu sebepten dolayı ekonomik durgunluk sırasında işsizlik artmalıdır.Актуальна для бизнеса в период экономического спада.
Bu sebepten dolayı "müezzin mahfili" denilir.Что же имелось в виду? … Это и называют „мифами“.
Erişilmez kod, genelde birkaç sebepten dolayı istenilmez.Идея перегрузки вакцинами необоснована по нескольким причинам.
Bu sebepten ekleme, silme ya da arama islemlerinin O(log n) zamanda yapilabilir.Это даёт возможность добавлять и удалять точки за время O(log n).
Bu sebepten Alper’le sık sık hararetle tartışırlar.Несмотря на это, они с Эльфин часто ругаются и ссорятся.
Bu sebepten tank çalışmaları yavaşladı.Несмотря на это, работа по созданию танков шла медленно.
Stewie'nin anlamadığı bir sebepten ötürü Janet'ı düşünmekten kendisini alıkoyamaz.Он не думал, что Джанет намеренно пропустит это.
Erişilmez kod, genelde birkaç sebepten dolayı istenilmez.يعتبر تكرار الكود ظاهرة غير مرغوب بها لعدة أسباب.
Bu sebepten her amino asit D veya L formunda bulunabilir.هذا يعني ألدوز يمكن أن توجد في أي من D form or L .
Çok daha basit bir sebepten: Bir Yahudi olduğu için." diyerek antisemitizmi özetledi.لخص اللاسامية قائلاً : من أكثر الأسباب بساطة : "لأنه يهودى".
Bu sebepten, optimum bir çözünürlük aranmıştır.وقد أردنا أن نجعل من هذا الخيار الأخير خياراً آمناً.
Ancak çıkartma belirsiz bir sebepten dolayı ertelenir.3 - التعلق المفرط بشيء بلا سبب.
Aynı sebepten dil olarak da sadece Arapçayı öğrendi.ولنفس السبب أتيحت لهُ فرصة تعلم اللغة العربية.
Bu sebepten dolayı karakterler, aynı sezonun ilerleyen bölümlerinde hayatlarına veda ettiler.في هذه الحالة، ليس من اللياقة أن يرسل إليهم تهنئة بمناسبة العام الجديد أيضا.
Guardian Media Group aynı sebepten dolayı £100,000 lık bağış yapacağının teminatını verdi.O Guardian Media Group anunciou uma doação separada 100 mil libras esterlinas para a mesma causa.
İnsanlar sandaleti birkaç sebepten dolayı giymeyi tercih edebilirler.As pessoas escolhem usar lentes de contato por diversas razões.
Bu sebepten toplam 0 dır.Portanto, seu resultado será 0.
Bu sebepten kral antilop dünyadaki en küçük antilop türüdür.O elande-gigante é a maior espécie de antílope no mundo.
Yine bu sebepten bebek ölüm oranları yükselmeye başladı.Ao mesmo tempo, a mortalidade infantil começou a subir.
Bu sebepten Tenaya yeniden güncellendiğinde bile onu yok etmek için uğraşır.Assim, por mais que ele tente salvar o mundo, ele está destinado a destruí-lo.
Bu sebepten ortaya çıkan resmin bütünün Bosch kadar etkileyici değildir.Como resultado, o todo é menos poderoso do que a Bosch.
Bu sebeptende onlara türlü cefa çektirmekten pek zevk alırdı.Eu achava engraçado que me desse tanta atenção.
Bu sebepten dolayı satışa çıkan ürünler, komşu ülkelere göre çok daha pahalıya satılmaktadır.O excedente produzido pelo município é principalmente vendido aos municípios vizinhos.
Bu sebepten köprü halk arasında "Baç Köprüsü" olarak bilinmektedir.Os críticos a chamam “Ponte para lugar nenhum”.
Bu sebepten ikinci grupta üç takım mücadele ederken, her takım sadece iki maç yaptı.Assim ao invés de 3 jogos cada, no sistema todos contra todos, realizaram-se apenas 2 jogos por equipe.
Bu sebepten dolayı First Division ikinci, Second Division ise üçüncü sıraya geriledi.A antiga Terceira Divisão tornou-se Segunda Divisão e seria criada uma nova Terceira Divisão.
Bu sebepten dolayı her yıl binlerce turist tarafından ziyaret edilir.Por esse motivo as ilhas são visitadas por muitos turistas a cada ano.
Bu sebepten ideal ampermetrenin iç direnci sıfırdır.Portanto, o amperímetro ideal é aquele que possui resistência interna nula.
Bu sebepten ötürü istediğim müziğe yol almak için ondan yardım alamadım.Eu não estava escrevendo porque eu não queria fazer música que me escapasse disso.
Yanık, toplamda, çocuklarda ölüme yol açan ilk on beş sebepten birisidir.Em crianças, as queimaduras são uma das quinze principais causas de morte.
Cooper eşleri yığını bu sebepten dolayı bir süperakışkandır, elektron kaybı olmadan hareket edebilir.Concluindo que o par de Cooper é um superfluido, significando que pode fluir sem dissipação de energia.
İki takımın renklerinin aynı olması ve amblemlerinin çok benzemesi de bu sebeptendir.As cores do vestuário de ambas as equipes e a de ambos os goleiros devem ser claramente diferentes.
Bu sebepten dolayın onları fark etmesi zordur.Por isso é muito difícil de se observar.