Bu sebepten Hindistan ve Çin' de yağışların yetersiz olmasından dolayı zaman zaman büyük kıtlıklar olmuştur.Aufgrund der Lage Chinas gab und gibt es immer wieder Gebiete, in denen der Regen ausbleibt.
Bu sebepten dolayı petrol fiyatlarında ani bir düşüş gerçekleşti.Ursache war vor allem der Absturz der Erdölpreise.
Ticari önemi de bu sebeptendir.Dies ist nämlich der eigentliche Sinn des Handels.
Aynı sebepten dolayı çocuğun varlığından da bahsetmez.Auch sie können sich das Verschwinden ihrer Tochter nicht erklären.
Bu sebeptendir ki, Proxima bazen Alfa Centauri C diye isimlendirilir.Proxima Centauri kann somit auch als Alpha Centauri C bezeichnet werden.
Bu sebepten dolayı Gelug geleneği keşişlik disiplinlerine ve zorunlu bekârlığa büyük önem vermektedir.Deshalb legen die Gelug auf Mönchsdisziplin und Zölibat großen Wert.
Bu sebepten, yıldızları inceleyebilmek için, öncelikle sınıflandırmak gerekir.Will man diese Zeichen lesen, muss man sie zunächst jedoch strikt klassifizieren.
Bu sebepten Alper’le sık sık hararetle tartışırlar.Er macht sich oft über Piper lustig.
Bu sebepten dolayı iyiye karar verme yetkisinin de kendi bünyelerinde olduklarını düşünmektedirler.Um diese zu befriedigen, sei ihm jedes Mittel recht.
Bu sebepten dolayı her zaman hissettiğimi aktarmaya çalıştım.Im Ernst: Ich denke immer wieder darüber nach, was hat dich so fasziniert?
Eski takımı FC St. Pauli bu sebepten siyah bantla bir maça çıkarak üzüntüsünü belirtti.In: Der FC St. Pauli ist schuld daß ich so bin.
Bu sebepten, optimum bir çözünürlük aranmıştır.Dadurch erhoffte man sich bessere Akzeptanz.
Bu sebepten dolayı ne aşırı bir sıcaklıktan ne de aşırı bir soğuktan bahsedilebilmektedir.Deshalb ist es weder übermäßig heiß noch besonders kalt.
Hatta Bektaşi tarikatı bu sebepten ikiye bölünmüştür.Die nachfolgende Markenliste ist zweigeteilt.
Erişilmez kod, genelde birkaç sebepten dolayı istenilmez.Allerdings werden die herkömmlichen Registrierunterlagen nicht überflüssig, und das aus mehreren Gründen.
Ne yazık ki bilinmeyen bir sebepten dolayı çok zamandan beri gelmez oldular.Um diese Zeit begann ihre Sehkraft aus unbekanntem Grund stark nachzulassen.
Bu sebeptende onlara türlü cefa çektirmekten pek zevk alırdı.Sie würde ihn gerne groß herausbringen.
Bu sebepten dolayı partikel filtredeki biriken yakıt yakılamaz ya da partikel filtre kullanılmaz.Innerhalb der EU sind Diesel ohne Partikelfilter gebräuchlich.
Bu sebepten FM yayıncılığında varaktör kullanımı giderek yaygınlaşmaktadır.Die Verwendung omnidirektionaler Antriebe setzt sich deshalb immer mehr durch.
Eğer, herhangi bir sebepten dolayı, bu gerçekleşseydi, ne yapardın?Si, pour une raison quelconque, cela advenait, que ferais-tu ?
Eğer, herhangi bir sebepten dolayı, bu gerçekleşseydi, ne yapardınız?Si, pour une raison quelconque, cela advenait, que feriez-vous ?
Bilinmeyen bir sebepten dolayı 7 Temmuz X777 ylılında ortadan kaybolurlar.Elle a disparu le 7 juillet X777.
Bu sebepten Alper’le sık sık hararetle tartışırlar.Elle se dispute parfois avec Alvin.
Aynı sebepten ötürü makamları sabittir.Les corporations connaissent la même évolution.
Bu sebepten dolayı Musa Mısır'dan kaçıp Midyan'a vardı.Après avoir fui l'Égypte, Moïse se réfugie chez les Madianites.
Eski insanlar bu verimli topraklara yerleşmişler ve bu yerlerden bilinmeyen bir sebepten dolayı gitmişlerdir.Les habitations se sont déplacées vers le lieu actuel pour une raison inconnue.
Bu sebepten ötürü takım taraftarlarının çoğu Meksikalı veya Meksika asıllıdır.La majorité de ces membres sont mexicains ou d'origine mexicaine.
Ticari önemi de bu sebeptendir.C'est une espèce d'importance commerciale.
Bu sebepten toplam 0 dır.La dimension de {0} est donc 0.
Aynı sebepten dil olarak da sadece Arapçayı öğrendi.Il y apprit la langue arabe.
Bu sebepten Sucre'de Fox River'a gönderilir.C'est la raison pour laquelle il est envoyé à Fox River.
Bu sebepten ötürü çok güçlü bir genetiğe sahiptirler.De ce fait elles détiennent un très grand nombre de gènes.
Bu sebepten kısa bir dönem Bastille'de kaldı.Cela lui vaut un séjour à la Bastille.
Bu sebepten dolayın onları fark etmesi zordur.C'est pourquoi il est difficile de les détecter.
Bu sebepten Türkiye'nin iç bölgelerindeki üretimi kısıtlıdır.Le service est proposé dans une zone géographique limitée de l'Inde.
Bu sebepten, yıldızları inceleyebilmek için, öncelikle sınıflandırmak gerekir.Pour la détermination des fréquences, les observations doivent d'abord être divisées en classes.
Fakat Zubrin, Mars'ın iki sebepten dolayı kâr getirici olacağını ileri sürer.Seul Toyota engagera deux voitures, pour des raisons économiques.
Katılımcılar birkaç farklı sebepten dolayı sanal bir dünyada olduklarını unutabilirler.Les clients peuvent avoir du mal à s'impliquer dans un projet pour diverses raisons.
Bu sebepten topun güvenliği konusunda şüpheler doğdu.Certains mettent en cause sa sécurité basée sur l'obscurité.
Sonsuz döngü ise bir sebepten bu koşulun hiçbir zaman sağlanamaması sonucunda ortaya çıkar.Mais pour une raison inconnue, cette décision ne sera jamais appliquées.
Nedense, bilinmeyen bir sebepten ötürü Bieber, şarkıyı film için kaydetmekten vazgeçti.Cependant pour une raison inconnue, Sony a annulé le projet.
Ne yazık ki bilinmeyen bir sebepten dolayı çok zamandan beri gelmez oldular.C'est après cette date qu'il en a disparu pour une raison inconnue.
Bu sebepten, O'na göre, hava tahmini astroloji'nin özel bir bölümüydü.Por lo tanto, para él la predicción del tiempo era considerada como una división de la astrología.
Sonradan bilinmeyen bir sebepten dolayı taraf değiştirmiştir.Más tarde fue cancelado por razones desconocidas.
Bu sebepten genellikle Formula 1’in birincil otoritesi olarak düşünülür.Se le considera la autoridad más importante de Fórmula 1.
Bu sebepten dolayı, iyon yerleştirmesi kimyasal değişim miktarının az olması gereken yerlerde uygulanır.Por todo esto, la implantación de iones encuentra aplicación en los casos en que el cambio químico necesario.
Bu sebepten, optimum bir çözünürlük aranmıştır.La falta de búsqueda por una solución óptima.
Bu sebepten ötürü birçok Kocaelispor taraftarı cenaze için İzmir'e gitmekten vazgeçti.Además, mucha gente de Springfield había ido a presenciar el funeral.
Bu sebepten topun güvenliği konusunda şüpheler doğdu.De ahí surgieron dudas sobre su vocación en la Trapa.
Bu sebepten kısa bir dönem Bastille'de kaldı.A continuación estuvo por un breve período en Mademoiselle.
Erişilmez kod, genelde birkaç sebepten dolayı istenilmez.Este tipo de código no es recomendable en largas distancias principalmente por dos motivos.
Bu sebepten, kısa süre sonra görevden alındı.Al poco tiempo ya serían enviados a la acción.
Bu sebepten üretimi durduruldu.Su fabricación fue, por lo tanto, abandonada.
Bu çeviri bu sebepten dolayı Septuagint adıyla anılmaktadır.Esta traducción se denominó la Septuaginta.
Bu sebepten dolayı satışa çıkan ürünler, komşu ülkelere göre çok daha pahalıya satılmaktadır.Este sistema se ha criticado por vender más barato que la producción de los países en vías de desarrollo.
Bu sebepten de kendisini genç yaşta dine ve Allah'a adamıştır.È un piccolo lavoro sulla supplica e il pentimento nei confronti di Allah.
Bu sebepten toplam 0 dır.Quindi, deriviamo lo 0.
Bu BBT’lerdeki dionlar’da stabildir fakat tamamen farklı bir sebepten dolayı.Anche i dioni nella GUT sono stabili, ma per ragioni completamente differenti.
Bu sebepten Alper’le sık sık hararetle tartışırlar.Nella maggior parte del tempo si prende cura di Alfe.
Bu sebepten genellikle Formula 1’in birincil otoritesi olarak düşünülür.Ciò viene solitamente effettuato in Formula 1.