Ana içeriğe geç
Sözlük

sebepten ile cümle

sebepten kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bu oldukça iyi bir teori, fakat üç sebepten dolayı bu yanlış.Това е много добра теория, но тя се оказва грешна поради три причини.
Bu oldukça iyi bir teori, fakat üç sebepten dolayı bu yanlış.То ж це дуже хороша теорія, але вона виявляється неправильною з трьох причин.
Bu oldukça iyi bir teori, fakat üç sebepten dolayı bu yanlış.Это очень хорошая теория, но она неправильна и вот три подтверждения тому.
Bu oldukça iyi bir teori, fakat üç sebepten dolayı bu yanlış.אז, זו תיאוריה טובה מאוד, אבל היא מוטעית משלוש סיבות:
Bu oldukça iyi bir teori, fakat üç sebepten dolayı bu yanlış.حسناً، إنها نظرية جيدة جداً، ولكن يتبين أنها خاطئة لثلاث أسباب.
Busan'lıdır. O sebepten biraz yontulmamış olmasının kusuruna bakmayın.Cậu ta đến từ Busan, nên có hơi cộc lốc.
Busan'lıdır. O sebepten biraz yontulmamış olmasının kusuruna bakmayın.Dia berasal dari Busan, makanya dia sedikit kaku.
Busan'lıdır. O sebepten biraz yontulmamış olmasının kusuruna bakmayın.E' di Busan, quindi é un pò rude.
Busan'lıdır. O sebepten biraz yontulmamış olmasının kusuruna bakmayın.E din Busan , e putin mai taciturn.
Busan'lıdır. O sebepten biraz yontulmamış olmasının kusuruna bakmayın.Er ist von Busan, deshalb ist er ein bisschen zurückhaltend.
Busan'lıdır. O sebepten biraz yontulmamış olmasının kusuruna bakmayın.Fant je iz Busana, zato je nekoliko zadržan.
Busan'lıdır. O sebepten biraz yontulmamış olmasının kusuruna bakmayın.Han är från BUsan, så han är lite kort i ton.
Busan'lıdır. O sebepten biraz yontulmamış olmasının kusuruna bakmayın.Hij komt uit Busan , dus is hij een beetje kortaf .
Busan'lıdır. O sebepten biraz yontulmamış olmasının kusuruna bakmayın.Il vient de Busan, donc il est un peu laconique.
Busan'lıdır. O sebepten biraz yontulmamış olmasının kusuruna bakmayın.On jest z Busan, dlatego jest trochę lakoniczny.
Busan'lıdır. O sebepten biraz yontulmamış olmasının kusuruna bakmayın.Είναι από το Μπουσάν, γι'αυτό είναι λιγάκι απότομος.
Busan'lıdır. O sebepten biraz yontulmamış olmasının kusuruna bakmayın.Он из Пусана, так что немного молчаливый.
Busan'lıdır. O sebepten biraz yontulmamış olmasının kusuruna bakmayın., הוא לא מדבר הרבה
Busan'lıdır. O sebepten biraz yontulmamış olmasının kusuruna bakmayın.وهو من بوسان ، لذلك فهو قليلا حذر.
Busan'lıdır. O sebepten biraz yontulmamış olmasının kusuruna bakmayın.ああはい。
Bu sebepten beyaz insanlar Afrika'da "bwana" diye çağırılır, "patron" yani...C'est la raison pour laquelle les blancs en Afrique sont appelés "bwana," chef.
Bu sebepten beyaz insanlar Afrika'da "bwana" diye çağırılır, "patron" yani...Deshalb werden weiße Menschen in Afrika "bwana", Chef, genannt.
Bu sebepten beyaz insanlar Afrika'da "bwana" diye çağırılır, "patron" yani...Det är därför de vita människorna i Afrika kallas bwana, chef.
Bu sebepten beyaz insanlar Afrika'da "bwana" diye çağırılır, "patron" yani...Det er derfor hvide mennesker i Afrika kaldes "bwana," boss.
Bu sebepten beyaz insanlar Afrika'da "bwana" diye çağırılır, "patron" yani...Đó là lí do tại sao người da trắng tại Châu Phi được gọi là "bwana," ông chủ.
Bu sebepten beyaz insanlar Afrika'da "bwana" diye çağırılır, "patron" yani...Ecco perché i bianchi in Africa vengono chiamati "bwana", capi.
Bu sebepten beyaz insanlar Afrika'da "bwana" diye çağırılır, "patron" yani...É por essa razão que os brancos em África são chamados "bwana", patrão.
Bu sebepten beyaz insanlar Afrika'da "bwana" diye çağırılır, "patron" yani...Ezért hívják a fehéreket "bwana"-nak, azaz főnöknek Afrikában.
Bu sebepten beyaz insanlar Afrika'da "bwana" diye çağırılır, "patron" yani...Karena itulah orang kulit putih di Afrika disebut "bwana," bos.
Bu sebepten beyaz insanlar Afrika'da "bwana" diye çağırılır, "patron" yani...Klofuto v obraz sem dobil tudi ob branju
Bu sebepten beyaz insanlar Afrika'da "bwana" diye çağırılır, "patron" yani...이것이 아프리카에서 백인을 '나리' 라고 부르는 이유입니다.
Bu sebepten beyaz insanlar Afrika'da "bwana" diye çağırılır, "patron" yani...Neerbuigend: ik behandel iedereen uit een andere cultuur alsof hij mijn knecht is.
Bu sebepten beyaz insanlar Afrika'da "bwana" diye çağırılır, "patron" yani...Por eso los blancos en África son llamados "bwana", jefe.
Bu sebepten beyaz insanlar Afrika'da "bwana" diye çağırılır, "patron" yani...Preto bielych ľudí v Afrike volajú "bwana," šéf.
Bu sebepten beyaz insanlar Afrika'da "bwana" diye çağırılır, "patron" yani...Siksi Afrikan valkoisia ihmisiä kutsutaan nimellä "bwana", pomo.
Bu sebepten beyaz insanlar Afrika'da "bwana" diye çağırılır, "patron" yani...To dlatego biali w Afryce nazywani są "bwana", czyli "szef".
Bu sebepten beyaz insanlar Afrika'da "bwana" diye çağırılır, "patron" yani...Γι'αυτό στην Αφρική τους λευκούς τους ονομάζουν "μπουάνα", αφεντικό.
Bu sebepten beyaz insanlar Afrika'da "bwana" diye çağırılır, "patron" yani...Вот почему белых людей в Африке называют "bwana", боссами.
Bu sebepten beyaz insanlar Afrika'da "bwana" diye çağırılır, "patron" yani...Затова белите в Африка се наричат "bwana", което означава господар.
Bu sebepten beyaz insanlar Afrika'da "bwana" diye çağırılır, "patron" yani...Саме тому білих людей в Африці називають "bwana", що означає "бос."
Bu sebepten beyaz insanlar Afrika'da "bwana" diye çağırılır, "patron" yani...לכן האנשים הלבנים באפריקה נקראים "בוואנה", בוס.
Bu sebepten beyaz insanlar Afrika'da "bwana" diye çağırılır, "patron" yani...لذلك يلقب البيض في أفريقيا ب"bwana"، كلمة معناها "الزعيم".
Bu sebepten beyaz insanlar Afrika'da "bwana" diye çağırılır, "patron" yani...私は『スモール イズ ビューティフル』を読んで
Bu sebepten de bana istenmeyen hasta demeye başladılar.A v skutočnosti, mi začali hovoriť Gomer.
Bu sebepten de bana istenmeyen hasta demeye başladılar. Bu üzerinde durmayacağım başka bir hikaye.Gomer-nek kezdtek el becézni, de ez már egy másik történet.
Bu sebepten de bana istenmeyen hasta demeye başladılar.Começaram por chamar-me "vegetal".
Bu sebepten de bana istenmeyen hasta demeye başladılar.Comenzaron a llamarme "zombi".
Bu sebepten de bana istenmeyen hasta demeye başladılar.Dan sebenarnya, mereka mulai memanggil saya Gomer.
Bu sebepten de bana istenmeyen hasta demeye başladılar.De fapt, chiar începuseră să-mi zică Gomer.
Bu sebepten de bana istenmeyen hasta demeye başladılar.En fait, ils ont commencé à me trouver encombrante.
Bu sebepten de bana istenmeyen hasta demeye başladılar.In feite begonnen ze me een 'Gomer' te noemen.
Bu sebepten de bana istenmeyen hasta demeye başladılar.Iniziarono anche a chiamarmi "Gomer".
Bu sebepten de bana istenmeyen hasta demeye başladılar.사실, 병원에서는 저를 "달갑지 않은 환자" 라고 불렀어요.
Bu sebepten de bana istenmeyen hasta demeye başladılar.Nawet zaczęli już na mnie mówić Gomer.
Bu sebepten de bana istenmeyen hasta demeye başladılar.Og faktisk begyndte de at kalde mig Gomer.
Bu sebepten de bana istenmeyen hasta demeye başladılar.Sie nannten mich einen 'Gomer', eine unerwünschte Person in der Intensivpflege.
Bu sebepten de bana istenmeyen hasta demeye başladılar.Và lúc đó, họ bắt đầu gọi tôi là Gomer (người ngốc).
Bu sebepten de bana istenmeyen hasta demeye başladılar.Και μάλιστα άρχισαν να με φωνάζουν "πτώμα".
Bu sebepten de bana istenmeyen hasta demeye başladılar.Вони назвали мене Гомером.
Bu sebepten de bana istenmeyen hasta demeye başladılar.И всъшност са започнали да ме наричат "Гомър".
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod