Ana içeriğe geç
Sözlük

sebepleri ile cümle

sebepleri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Bu ismi alma sebepleri vücutlarının gövde kısmının yeşil renkli olmasıdır.灰樹蛙是因其身體的主要顏色為灰色而得其名。
Bu da ocağın bozulmasının baş sebeplerindendir.这也是城堡丧失其重要性的主要原因之一。
Söz konusu kimyasalların başlıca zehirleme sebepleri toksik veya toksik etki meydana getirici oluşudur.没有证据表明食用番茄会引起急性毒性或遗传毒性作用。
Havale sebepleri yaşa göre değişiklikler gösterir.可变元素的一个例子是年龄。
Resulzade'nin “Asrımızın Siyavuşu” adlı eserinin yazılmasının tarihi sebepleri vardır.名中有「院」字之佛師輩出而得名。
Eccleston'ın rolü bırakmasının sebepleri İngiliz gazetelerinde tartışma konusu olmaya devam etmiştir.에클스턴이 배역을 떠난 이유는 계속해서 영국 신문들의 논쟁 대상이 되었다.
Ölüm sebepleri kızamıklıktı.사망 원인은 심정지였다.
Bazıları kelime kelime çeviri yapmakta, bazıları nüzul sebepleri ve tarihsel bilgileri sunmaktadır.이들 중 일부는 현대의 언어로는 서술적인 지식과 경험적인 지식이라고 할 수 있다.
Bu farklılığın değişik sebepleri vardır.이 차이에 있어서는 여러 이유가 있다.
Brunel'ın hatırlanmasının en büyük sebeplerinden biri de şüphesiz Bristol'daki Clifton Asma Köprüsüdür.ייתכן שהעבודה המזוהה ביותר עם ברונל היא הגשר התלוי "קליפטון" (Clifton) בבריסטול.
Nirodha - Sebeplerin ortadan kalkması, acıların ortadan kalkmasını getirir.נירודה - יש דרך לצאת מהסבל שהיא להפסיק את ההיקשרות והתשוקה.
Non-Voting: Causes and Methods of Control(Oylanmamış: Kontrolün Sebepleri ve Yöntemleri).אימות: בחירת ואימות הפתרון (בדיקת היתכנות).
Bu hareketin sebepleri belli değildir.לא ברור המניע לכך.
Nirodha - Sebeplerin ortadan kalkması, acıların ortadan kalkmasını getirir.Прекратяването (пали: ниродха) се отнася до прекратяването на страданието и причините за страданието.
Bu ismi alma sebepleri vücutlarının gövde kısmının yeşil renkli olmasıdır.Името ѝ произлиза от зеления цвят на подкожната ѝ мазнина.
Özetle, sonuçların büyük çoğunluğu, sebeplerin küçük bir yüzdesi tarafından ortaya çıkar.Кампанията крепи по-малките приключения като едно, благодарение на някои общи елементи.
Bu performans sebepleri için önemlidir.Тази статия е за действието.
2005 sonunda, Mutya Buena kişisel sebeplerinden dolayı gruptan ayrıldı ve yerine Amelle Berrabah geldi.Tijekom prosinca 2005. skupinu napušta Mutya Buena, koju zamjenjuje Amelle Berrabah.
Brunel'ın hatırlanmasının en büyük sebeplerinden biri de şüphesiz Bristol'daki Clifton Asma Köprüsüdür.Pravdepodobne najviac Brunela preslávil Cliftonský visutý most v Bristole.
Bu hareketin sebepleri belli değildir.Nejasné sú pohnútky tohto sporu.
Bunun sebeplerinden bir tanesi ise düşük işlemci kullanımıdır.Jedným z dôvodom čakania je nedostatok pracovníkov.
Yangının çok çeşitli sebepleri vardır.Bruhanje ima zelo različne vzroke.
Bunun sebeplerinden bir tanesi ise düşük işlemci kullanımıdır.Eden izmed vedenjskih posledic je nizka produktivnost.
Dahası risklerin sebepleri ve risklere karşı alınan önlemler olasılıksal olarak gösterilmektedir.Ali je pripravljen prevzeti več odgovornosti in tveganja?
Oraya yerleşmek istemiş olabilir fakat seyahatinin sebepleri konusunda ihtilaflar vardır.Svoje bivanje v dvorcu je morda podaljšal, čeprav ni virov o tem.
Bu teslimiyetin sebepleri ise, Başkan'la Muavin'in arasında.To je bila posledica prenosa oblasti med Alliegrom in Castrom.
Bu çerçevede bu nedenlerin açıklanması, kentleşmenin sebeplerini ortaya çıkaracaktır.Kar daje misliti je vzrok teh katastrof.
Bu hareketin sebepleri belli değildir.Šio veiksmo priežastys neaiškios.
Dünyada en başta gelen ölüm sebeplerindendir.Tabakas tapo svarbiausia mirties, kurios galima išvengti, priežastimi pasaulyje.
Nüfusun artmasının ana sebepleri göç ve daha az oranda doğal büyümedir.Augimas vyksta dėl imigracijos ir, mažesne dalimi, dėl natūralaus prieaugio.
Bu da ocağın bozulmasının baş sebeplerindendir.Ir tai iš dalies buvo jo žlugimo priežastis.
Nirodha - Sebeplerin ortadan kalkması, acıların ortadan kalkmasını getirir.Tiesa apie kentėjimo nutraukimą (Nirodha): Kad sumažėtų kančia, reikia apriboti troškimus.
Ölüm sebepleri kızamıklıktı.Surma põhjused on segased.
Boğulma ve hypothermia adlı ölüm sebepleride vardır.Püomeetraga seotud haigestumise ja suremuse põhjuseks on infektsioon.
ASKB'nun sebepleri bilinmemektedir.Logorröa põhjused pole teada.
Bu değişimin en önemli sebeplerinden birisi de çevrimiçi öğrenme yapısı ile ilgilidir.Teine selliseid muutusi esilekutsuv põhjus on töömigratsioon.
Bu farklılığın değişik sebepleri vardır.Muidugi on põhjendid teatud erilist liiki põhjused.
NDH’ye tür yerine akım denmesinin de sebepleri var elbette.Samuti kasutatakse NB-IoT puhul andmete krüpteerimiseks AES asemel LTE krüpteeringut.
Ama bu isyanın gerçekleşme sebeplerinden biri -- günlerce süren bu isyanların --Jednym z powodów, dla których doszło do zamieszek --
Ama bu isyanın gerçekleşme sebeplerinden biri -- günlerce süren bu isyanların --폭동이 일어나고 며칠 동안 계속되었던 이유 중 하나는
Ama bu isyanın gerçekleşme sebeplerinden biri -- günlerce süren bu isyanların --Pero una de las razones que esos disturbios sucedieron
Ama bu isyanın gerçekleşme sebeplerinden biri -- günlerce süren bu isyanların --אך אחת הסיבות בגינה התרחשה המהומה -- המהומות הללו, אשר התקיימו למשך מספר ימים --
Ama bu isyanın gerçekleşme sebeplerinden biri -- günlerce süren bu isyanların --لكن أحد أسباب هذه الأحداث التي حصلت-- و التي استمرت لعدة أيام--
Ama bu isyanın gerçekleşme sebeplerinden biri -- günlerce süren bu isyanların --暴動が繰り返された理由の一つは コソボの人たちが
Ama bu sebeplerinden biriydi.Aber das war einer der Gründe.
Ama bu sebeplerinden biriydi.Ale byl to jeden z důvodů.
Ama bu sebeplerinden biriydi.Dar acela a fost unul din motive.
Ama bu sebeplerinden biriydi.De ez volt az egyik ok.
Ama bu sebeplerinden biriydi.폭동이 일어나게 된 이유 중 하나라는 걸 말씀 드린 겁니다.
Ama bu sebeplerinden biriydi.Maar dat was een van de redenen.
Ama bu sebeplerinden biriydi.Mais c'était l'une des raisons.
Ama bu sebeplerinden biriydi.Ma quella era una delle ragioni.
Ama bu sebeplerinden biriydi.Mas essa foi uma das razões.
Ama bu sebeplerinden biriydi.Nhưng đó là một trong những nguyên do.
Ama bu sebeplerinden biriydi.Pero esa fue una de las razones.
Ama bu sebeplerinden biriydi.Але це була одна з причин.
Ama bu sebeplerinden biriydi.Но това беше една от причините.
Ama bu sebeplerinden biriydi.Но это была одна из причин.
Ama bu sebeplerinden biriydi.אך זו הייתה אחת הסיבות.
Ama bu sebeplerinden biriydi.لكن هذا كان أحد الأسباب.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod