Ana içeriğe geç
Sözlük

sebepleri ile cümle

sebepleri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Bu filmin Birleşik Devletler'de düşük gişe geliri elde etmesinin sebeplerinden biriydi.En annan orsak var att filmen drog in för lite pengar i USA.
Yangının çok çeşitli sebepleri vardır.Bränderna har berott på olika saker.
Ölüm sebepleri kızamıklıktı.Dödsorsaken var kärlkramp.
Hadisenin nedenlerinin, sebeplerinin, sonuçlarının veya özelliklerinin açıklanması gerekir.Man diskuterade enstaka ords betydelse, uppenbarelsernas orsaker och konsekvenser.
ASKB'nun sebepleri bilinmemektedir.Orsaken till PUPPP är inte känd.
Terliksi hayvan; tek hücreli ve terlik şeklindedirler ("terliksi hayvan" ismini alma sebepleri budur).Тварина здатна вживати отруйних безхребетних (таких, як багатоніжки) і змій.
Koç başı saldırının (Latince: rostrum, Yunanca: ἔμβολος) terk edilmesinin kesin sebepleri belirsizdir.Точні причини відмови від тарану (лат.: rostrum, грецьк.: ἔμβολος) залишаються неясними.
Non-Voting: Causes and Methods of Control(Oylanmamış: Kontrolün Sebepleri ve Yöntemleri).Процеси моніторингу й керування (Monitoring and Controlling Processes).
Sebeplerin pek çoğu abartılmıştır.Втім цю ідею більшістю було відкинуто.
Bunun sebepleri tam olarak bilinmemektedir.Причини цього точно не відомі.
Brunel'ın hatırlanmasının en büyük sebeplerinden biri de şüphesiz Bristol'daki Clifton Asma Köprüsüdür.Pravděpodobně nejvíce Brunela proslavil Cliftonský visutý most v Bristolu.
Baba otoritesi sebepleri tartışılmadan kabul edilir.Původ otce je sporný.
Nirodha - Sebeplerin ortadan kalkması, acıların ortadan kalkmasını getirir.Vadžra ničí všechnu nevědomost, příčinu našeho utrpení.
Yangının çok çeşitli sebepleri vardır.Vystoupení s ohněm mají mnoho různorodých podob.
Non-Voting: Causes and Methods of Control(Oylanmamış: Kontrolün Sebepleri ve Yöntemleri).Vývoj a výsledky procesů kontroly zbrojení a odzbrojování : Marnost nad marnost?.
Bu yalnız çocukluk dönemi, daha sonra yazar olmasının sebeplerinden biri olarak sayıldı.Visul copilului a rămas același dintotdeauna: să devină scriitor.
Bu hareketin sebepleri belli değildir.Motivele acestui gest au rămas neclare.
Adenokarsinom türünün en yaygın sebepleri ise tütün içilmesi, obezite ve reflüdür.Cele mai frecvente cauze ale adenocarcinomului sunt consumul de tutun, obezitatea și refluxul gastroesofagian.
Oraya yerleşmek istemiş olabilir fakat seyahatinin sebepleri konusunda ihtilaflar vardır.Se presupune că era folosit pentru navigație, dar poate avea, de asemenea, și alte scopuri.
ASKB'nun sebepleri bilinmemektedir.Az IBS oka nem ismert.
2- Ayetlerin nüzül (iniş) sebepleri kaydedilecek.1-2. füzet ) Kérdőjelekkel fejezte be...
Theodoros'un yaptığı bu ani değişikliğin sebepleri tartışmalıdır.Itt bontakozott ki Theodorosz reformelképzelése.
Resmin tartışılmasının sebeplerinden biri de çıplak modelin tam olarak çıplak olmamasıdır.Többek között azért, mert a táblán az emberalakokat meztelenül ábrázolták.
Geri çekilmenin sebeplerine yönelik çeşitli iddialar vardır.Több oka is volt a visszavonulásra.
Kalıcı tahkimatların günümüzde atıl olarak kalmasının öne çıkan bazı sebepleri vardır.Vajon az ennyire sorsfordító napoknak van előjele?
Oraya yerleşmek istemiş olabilir fakat seyahatinin sebepleri konusunda ihtilaflar vardır.Valószínűleg újra tud majd járni, de azon gondolkozik, hogy hogyan tudna kiugrani az erélyen.
Nüfusun artmasının ana sebepleri göç ve daha az oranda doğal büyümedir.A lakosság növekedése nagyobb mértékben a bevándorlás és kisebb mértékben a természetes szaporulat eredménye.
Yangının çok çeşitli sebepleri vardır.Paloilla oli useita eri lähteitä.
Muhtemel sebepleri arasında genetik, hormonal, çevresel ve bulaşıcı nedenler vardır.Näitä ovat muiden muassa geneettiset syyt, hormonaaliset seikat sekä ympäristötekijät.
Brunel'ın hatırlanmasının en büyük sebeplerinden biri de şüphesiz Bristol'daki Clifton Asma Köprüsüdür.Yksi Bristolin tunnetuimmista nähtävyyksistä on Avon Gorgen ylittävä Clifton Suspension Bridge -silta.
İnsanlar bu sebeplerin bazısını görebilir ve anlayabilir, bazılarını ise göremez ve anlayamaz.Tosin moni otti asenteen, että ei näe, ei kuule, eikä tiedä mitään.
Bu da ocağın bozulmasının baş sebeplerindendir.Tämä oli myös yksi radan rakentamisen keskeisistä perusteista.
Mahallede okul ya da taşımalı eğitim olmayışı mahallenin başlıca göç sebeplerindendir.Palveluja tai koulua Ravanissa ei ole, johtuen juuri Vanhakylän läheisyydestä.
Şu anda, hastalığın sebepleri, oluşumu ve gelişimi net olarak bilinmemektedir.Η αιτία και η πρόοδος η της ασθένειας δεν είναι κατανοητή καλά ακόμη.
Dünyada en başta gelen ölüm sebeplerindendir.Αποτελεί μια από τις κύριες αιτίες θανάτου παγκοσμίως.
Geliş sebepleri düşmanlık yüzündendir.Η καταγωγή των κατοίκων είναι από την Ημαθία.
Bazı kalıtsal sorunlar ve bağışıklık sorunları da sinüzitin diğer sebepleridir.Μερικά τοπωνύμια και η ετυμολογία τους είναι τα παρακάτω.
İşe alım yöntemleri ve tehcirin sebepleri tartışmalıdır.Der er stof til diskussion om arbejdets mål og metoder.
Bu performans sebepleri için önemlidir.Her virker betydningens begivenhed.
ASKB'nun sebepleri bilinmemektedir.Årsaken til Bachs interesse er ikke kjent.
Eccleston'ın rolü bırakmasının sebepleri İngiliz gazetelerinde tartışma konusu olmaya devam etmiştir.Ecclestons grunner for å slutte i rollen fortsetter å bli debattert.
Bu yalnız çocukluk dönemi, daha sonra yazar olmasının sebeplerinden biri olarak sayıldı.Hans barnemord ble senere standard for senere forfattere.
Akış video oyunu oynamanın temel sebeplerinden biridir.Det er en fortsettelse av videospillet Just Cause.
Bu da F-22'lerle değiştirilmek istenmesinin temel sebeplerinden biriydi.Meningen var å modifisere en av prototypene til F-22.
Diğer çalışmalara göre düşmanlığın daha ciddi sebepleri vardır.Andre verker peker derimot mot en mer alvorlig grunn for motsetningene.
Şu anda, hastalığın sebepleri, oluşumu ve gelişimi net olarak bilinmemektedir.Årsaker, smittekilder og smitteformer er fortsatt ukjent.
Mahallede okul ya da taşımalı eğitim olmayışı mahallenin başlıca göç sebeplerindendir.Bygging og drift av skoler og barnehager har følgelig vært blant kommunens viktigste oppgaver.
Kaynaklar isyanın kronolojisi ve sebepleri konusunda bölünmüşlerdir.Sumber dibagi pada kronologi dan motif pemberontakan yang tepat.
ASKB'nun sebepleri bilinmemektedir.Penyebab PJB sering tidak diketahui.
Bu son özellikleri, Ufakcücelerin yurtlarından sürülme sebepleri olabilir.Hasil positif ini, tentu mendongkrak motivasi anak-anak Magelang .
Kristal kusurları, yarı iletken malzemenin kusurlarının temel sebeplerindendir.Retakan kristal merupakan penyebab utama rusaknya perangkat semikonduktor.
Bu belki de hayvanların Angola'daki iç savaş boyunca hayatta kalmalarının sebeplerinden biri.Đây có lẽ là một trong những lý do các động vật sống sót sau cuộc nội chiến dài.
Non-Voting: Causes and Methods of Control(Oylanmamış: Kontrolün Sebepleri ve Yöntemleri).Pollution: Causes, Effects & Control (ấn bản 2).
Ayrıca, terketmelerinin ardındaki muhtemel sebepleri incelemektedir.Nguyên nhân khiến Tưởng rời đi về sau mới được tiết lộ.
Oraya yerleşmek istemiş olabilir fakat seyahatinin sebepleri konusunda ihtilaflar vardır.Có lịch trình được vạch sẵn nhưng cũng có thể tùy hứng thay đổi trong chuyến đi.
Nirodha - Sebeplerin ortadan kalkması, acıların ortadan kalkmasını getirir.比丘たちよ、苦を終止するための諦が存在する。
Hadisenin nedenlerinin, sebeplerinin, sonuçlarının veya özelliklerinin açıklanması gerekir.法の動機、理由、目的等を明記すること。
Ancak yarışmaya az bir süre kala yarışmadan çekilmişlerdir ve çekilme sebeplerini bildirmemişlerdir.真哉が小さい頃に他界してしまい、真哉自身は彼の顔を知らない。
Sebeplerin pek çoğu abartılmıştır.その原因の多くは過量投与であった。
Bu ismi alma sebepleri vücutlarının gövde kısmının yeşil renkli olmasıdır.そのため、銃の一部がレオンの体の色である緑色になっている。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod