Bu hareketin sebepleri belli değildir.Les motivations de cet acte ne sont pas claires.
Aynı türden sebeplerin aynı türden etkileri vardır.Les mêmes causes. produisirent les mêmes effets.
Aristokrasiye karşı şüphe uyanmasının çeşitli sebepleri olmuştur.Plusieurs sont issues de l’aristocratie.
Madenlerde en çok görülen kaza sebepleri ise grizu patlaması, göçük ve yangınlardır.Les principaux dangers directs sont l'explosion, l'incendie.
ASKB'nun sebepleri bilinmemektedir.Les origines d'Albin sont inconnues.
Brunel'ın hatırlanmasının en büyük sebeplerinden biri de şüphesiz Bristol'daki Clifton Asma Köprüsüdür.Toutefois, Brunel est peut-être encore plus connu pour son vertigineux pont suspendu de Clifton à Bristol.
Bu da ocağın bozulmasının baş sebeplerindendir.Ceci sera d’ailleurs une des causes de la Brisure des Vases.
Epilepsinin farklı sebepleri olabilir.La epilepsia puede tener distintas causas.
Bu belki de hayvanların Angola'daki iç savaş boyunca hayatta kalmalarının sebeplerinden biri.Esta fue quizás una de las razones por las que los animales sobrevivieron a la guerra civil.
O dönemde, Avrupa'da Yahudilere karşı önyargının ana sebeplerinden biri de dine dayanıyordu.En aquellos tiempos, una causa principal del prejuicio contra judíos en Europa era la religiosa.
Ayetlerin nüzul (iniş) sebeplerine yer verilmiş ve onlardan yararlanılmıştır.Paradigmática: Se establece entre los signos que están presentes y los que están ausentes.
Ölüm sebepleri kızamıklıktı.La causa de la muerte fue neumonía.
Teofanes, evliliğin bozulmasının sebeplerini İrini'nin entrikalarına bağlar.Teófanes atribuyó el deterioro del matrimonio a las maquinaciones de Irene.
Bu hareketin sebepleri belli değildir.Las causas de este ataque no están claras.
Baskı cem ayinlerinin geceleri yapılmasının sebeplerinden biridir.Cap IX: Cuántos salmos se han de decir en la hora de la noche.
ASKB'nun sebepleri bilinmemektedir.La causa exacta de BFS es desconocida.
İşe alım yöntemleri ve tehcirin sebepleri tartışmalıdır.Tanto la satisfacción laboral como la rotación laboral deben medirse.
Savaşın sebepleri, izlediği yol gibi tartışmalıdır.La violencia en el conflicto debe ser proporcional al objetivo buscado.
Ayetlerin nüzul (iniş) sebeplerine yer verilmiş ve onlardan yararlanılmıştır.Furono le prime a ricevere l'annuncio della resurrezione e l'incarico di diffondere la buona notizia.
Sebeplerin pek çoğu abartılmıştır.Molte di queste cause sono extrarenali.
Dil bilgisi ve dil yapıları başlıca sebepleridir.Innanzitutto la ricchezza e la qualità dei materiali linguistici.
Bu yasakların asıl sebeplerinden biridir.È una delle invocazioni basilari.
Ölüm sebepleri kızamıklıktı.La causa della morte era neurite.
ASKB'nun sebepleri bilinmemektedir.Le cause della TSPK non sono note.
Aristokrasiye karşı şüphe uyanmasının çeşitli sebepleri olmuştur.Non si sa quanto sostegno ci fu per la persecuzione all'interno dell'aristocrazia.
Geri çekilmenin sebeplerine yönelik çeşitli iddialar vardır.Diverse le ragioni della retrocessione.
Her bölüm, bir faciayı sebepleriyle ve faciaya yol açan koşullarla anlatmayı amaçlar.Ogni stato contiene le istruzioni per gestire gli eventi che avvengono su un oggetto.
Koç başı saldırının (Latince: rostrum, Yunanca: ἔμβολος) terk edilmesinin kesin sebepleri belirsizdir.Le ragioni esatte dell'abbandono del rostro (rostrum in latino, ἔμβολος in greco) non sono chiare.
Temizlik de bu seçimin en önemli sebeplerinden birisidir.Questa presa di posizione sullo sviluppo economico è stata una delle ragioni principali della sua elezione.
Yangının çok çeşitli sebepleri vardır.L'incendio provoca effetti di diversa natura.
Koç başı saldırının (Latince: rostrum, Yunanca: ἔμβολος) terk edilmesinin kesin sebepleri belirsizdir.Точные причины отказа от тарана (лат. rostrum, греч. ἔμβολος) остаются неясны.
Non-Voting: Causes and Methods of Control(Oylanmamış: Kontrolün Sebepleri ve Yöntemleri).Select Images: Art and Fashion Objects (неопр.).
Dış göçün ana sebeplerinden biri yetkililerin evde dahi Türkçe konuşulması için baskı yapmalarıydı.Одной из причин эмиграции было давление властей с требованием перехода на турецкий язык, в том числе в быту.
Baba otoritesi sebepleri tartışılmadan kabul edilir.Решение принималось без согласия родителей.
Dünyada en başta gelen ölüm sebeplerindendir.10 ведущих причин смерти в мире.
Bu hareketin sebepleri belli değildir.Мотивы этого поступка неизвестны.
Bu Büyük Iraksama'nın sebepleri halen tartışılmaktadır.О мотивах, стоящих за идеей Великой Финляндии, по сей день ведутся дискуссии.
Albümün bu kadar çok satmasının sebeplerinden biri Aksu'nun hitap kesimiydi.و أن مقطع الكلمات لآكسو كان أحد أسباب بيع الألبوم بهذا القدر.
Bu hareketin sebepleri belli değildir.لا تزال الأسباب الحقيقية لهذه العملية غير واضحة.
Ve bu "doğal kütle çekimini" bana atfetmemenizi istememin sebeplerinden biri de budur.وهذا هو أحد الأسباب التي من أجلها أردتك ألا تنسب الجاذبية الكامنة إليّ.
Temizlik de bu seçimin en önemli sebeplerinden birisidir.أن يكون المرء مسؤولا عن اختياراته هو السبب الأول لهذه الاختيارات.
Mora isyanının sebeplerini kaleme aldı ve ödül olarak Bulak Matbaası müdürlüğüne getirildi..عندها غضب الحاكم وأطلق سراحهما بكفالة شخصيّة.
İnsanlar bu sebeplerin bazısını görebilir ve anlayabilir, bazılarını ise göremez ve anlayamaz.بعض الأشخاص قد يرون أو يسمعون أشياء، والبعض الآخر لا يحدث معهم ذلك .
Nüfusun artmasının ana sebepleri göç ve daha az oranda doğal büyümedir.يعود النمو السكاني الكندي للهجرة وإلى حد أقل إلى النمو الطبيعي.
Hadisenin nedenlerinin, sebeplerinin, sonuçlarının veya özelliklerinin açıklanması gerekir.أية بيانات أخرى تفيد ظروف وقوع العنف وأسبابه ونتائجه.
Teofanes, evliliğin bozulmasının sebeplerini İrini'nin entrikalarına bağlar.Teófanes atribuiu a ruína do casamento às maquinações de Irene.
Bu hareketin sebepleri belli değildir.As razões para esta ação são incertas.
Bunun en önemli sebeplerinden biri de sahip oldukları granüler yapıların immunolojik özelliğidir.Um de seus principais atributos físicos são as enormes areolas que possui.
Kaynaklar isyanın kronolojisi ve sebepleri konusunda bölünmüşlerdir.As fontes dividem-se sobre os motivos e a cronologia exata da revolta.
Bu yasakların asıl sebeplerinden biridir.Note-se que estas são as regras básicas.
Bu ismi alma sebepleri vücutlarının gövde kısmının yeşil renkli olmasıdır.Recebeu esse nome por causa da sua coloração verde na maior parte do seu corpo.
Çanakkale'nin büyüyememesinin asıl sebeplerinden biri de budur.Dit was mede de reden dat de groei van Kuikhorne stokte.
Yangının çok çeşitli sebepleri vardır.Brandstichting kan verscheidene redenen hebben.
ASKB'nun sebepleri bilinmemektedir.De oorzaak van KLS is onbekend.
Bunun sebepleri, birçok türün üzerinde çalışma yapılmadığı için henüz yeteri kadar anlaşılmamıştır.Dit komt doordat er over een groot aantal soorten nog vrijwel niets bekend is.
Arıza meydana gelmesi durumunda arızaya yol açan gerçek sebepleri tanımlamak, c.De bevolking mee beschermen als die rechtstreeks in gevaar was, c.
Yangının çok çeşitli sebepleri vardır.Zapalenie powięzi ma wiele przyczyn.
Çanakkale'nin büyüyememesinin asıl sebeplerinden biri de budur.Była to jedna z przyczyn powstania Chmielnickiego.
İnsanlar bu sebeplerin bazısını görebilir ve anlayabilir, bazılarını ise göremez ve anlayamaz."Ja wiem, widzę, inni nie widzą, nie wiedzą".
Bu hareketin sebepleri belli değildir.Motywy ich działania nie są jasne.