Sonuçta asıl sebepleri hatalı ve yanlış kullanılan cihazlar elektrik kablolarıdır.Acontece que as causas principais são ligações elétricas e eletrodomésticos defeituosos ou mal usados.
Sonuçta asıl sebepleri hatalı ve yanlış kullanılan cihazlar elektrik kablolarıdır.Beh, le cause principali sono apparecchiature e cablature elettriche difettose o mal utilizzate.
Sonuçta asıl sebepleri hatalı ve yanlış kullanılan cihazlar elektrik kablolarıdır.Bien, sucede que las principales causas son aparatos eléctricos y cableados defectuosos o mal usados.
Sonuçta asıl sebepleri hatalı ve yanlış kullanılan cihazlar elektrik kablolarıdır.Det har visat sig att huvudorsakerna är felaktiga och missbrukade apparater och elkablar.
Sonuçta asıl sebepleri hatalı ve yanlış kullanılan cihazlar elektrik kablolarıdır.그 주요 원인은 전기기기의 잘못된 사용과 배선이라고 합니다.
Sonuçta asıl sebepleri hatalı ve yanlış kullanılan cihazlar elektrik kablolarıdır.La principale raison est l'utilisation d'appareils défectueux ou mal employés et le câblage électrique.
Sonuçta asıl sebepleri hatalı ve yanlış kullanılan cihazlar elektrik kablolarıdır.Pai, a reiesit ca principala cauza este utilizarea unor aparate si fire electrice defecte in mod abuziv.
Sonuçta asıl sebepleri hatalı ve yanlış kullanılan cihazlar elektrik kablolarıdır.Ternyata penyebab utamanya adalah kabel dan alat listrik yang rusak atau disalahgunakan.
Sonuçta asıl sebepleri hatalı ve yanlış kullanılan cihazlar elektrik kablolarıdır.Thực tế là những nguyên nhân chính bắt nguồn từ các thiết bị điện có lỗi kĩ thuật hoặc bị lạm dụng.
Sonuçta asıl sebepleri hatalı ve yanlış kullanılan cihazlar elektrik kablolarıdır.Wat blijkt is dat de hoofdoorzaken slechte en verkeerd gebruikte apparaten en bedrading zijn.
Sonuçta asıl sebepleri hatalı ve yanlış kullanılan cihazlar elektrik kablolarıdır.Wygląda na to, że głównymi powodami są wadliwy i źle używany sprzęt oraz okablowanie.
Sonuçta asıl sebepleri hatalı ve yanlış kullanılan cihazlar elektrik kablolarıdır.Ну, оказывается, что основные причины это неисправные и неправильно использованные приборы и электропроводка.
Sonuçta asıl sebepleri hatalı ve yanlış kullanılan cihazlar elektrik kablolarıdır.ובכן מסתבר שהסיבות העיקריות הן חיווטי חשמל ומוצרי חשמל פגומים ולא משומשים.
Sonuçta asıl sebepleri hatalı ve yanlış kullanılan cihazlar elektrik kablolarıdır.明らかになりました 我々の発明はその問題のすべてに取り組まなくてはなりません
Trafik kazaları en önde gelen ölüm sebeplerinden biridir.미국에서, 자동차 사고는 16세부터 19세의 인구 중
Trafik kazaları en önde gelen ölüm sebeplerinden biridir.16歳から19歳の人の間では
Trafik kazaları en önde gelen ölüm sebeplerinden biridir.Accidentele de maşină sunt principala cauză de deces
Trafik kazaları en önde gelen ölüm sebeplerinden biridir.Autonehody jsou hlavní příčinou smrti
Trafik kazaları en önde gelen ölüm sebeplerinden biridir.Autounfälle sind in den USA die Haupttodesursache junger Menschen im Alter zwischen 16 und 19 -
Trafik kazaları en önde gelen ölüm sebeplerinden biridir.Az Egyesült Államokban a 16-19 éves korosztálynál a leggyakoribb halálok az autóbaleset --
Trafik kazaları en önde gelen ölüm sebeplerinden biridir.Τα τροχαία ατυχήματα είναι η κύρια αιτία θανάτου στις ηλικίες 16 έως 19 στις ΗΠΑ
Trafik kazaları en önde gelen ölüm sebeplerinden biridir.מסגירה את העובדה שאנו יודעים שזה נכון. תאונות דרכים הינן גורם המוות העיקרי
Trafik kazaları en önde gelen ölüm sebeplerinden biridir.حوادث السيارة هي السبب المؤدي الى الموت
Tüm sebeplerini kendilerine saklayarak, gündoğumu ile karşı karşıya kalırlar.Com todos os motivos bem guardados, enfrentam o nascer do dia.
Tüm sebeplerini kendilerine saklayarak, gündoğumu ile karşı karşıya kalırlar.Con sus secretas intenciones se enfrentan al amanecer.
Tüm sebeplerini kendilerine saklayarak, gündoğumu ile karşı karşıya kalırlar.Med deres motiver skjult for omverdenen - - går de morgendagen i møde.
Tüm sebeplerini kendilerine saklayarak, gündoğumu ile karşı karşıya kalırlar.Med sina egna motiv okända för de andra- -möter de morgonen.
Tüm sebeplerini kendilerine saklayarak, gündoğumu ile karşı karşıya kalırlar.Nascondendo agli altri le loro intenzioni, affrontano la nuova alba.
Tüm sebeplerini kendilerine saklayarak, gündoğumu ile karşı karşıya kalırlar.Salaten kaikki motiivinsa muilta he kohtaavat aamunkoiton.
Tüm sebeplerini kendilerine saklayarak, gündoğumu ile karşı karşıya kalırlar.Zachowując dla siebie swoje motywy, czekają na świt.
Tüm sebeplerini kendilerine saklayarak, gündoğumu ile karşı karşıya kalırlar.Κρατώντας μυστικά όλα τους τα κίνητρα αντικρίζουν το χάραμα.
Tüm sebeplerini kendilerine saklayarak, gündoğumu ile karşı karşıya kalırlar.Никому не раскрывая своих намерений, встречают они рассвет.
Umut için sebeplerimiz var.Cred că există motiv de speranţă.
Umut için sebeplerimiz var.Creo que hay razón para la esperanza.
Umut için sebeplerimiz var.Ich glaube es gibt Grund für diese Hoffnung.
Umut için sebeplerimiz var.Ik denk dat er reden is voor hoop.
Umut için sebeplerimiz var.Io penso che ci sia ragione di sperare.
Umut için sebeplerimiz var.Jag tror att det finns anledning att hoppas.
Umut için sebeplerimiz var.Jeg tror der er grund til at håbe.
Umut için sebeplerimiz var.Je pense qu'il y a des raisons d'espérer.
Umut için sebeplerimiz var.전 희망을 가질만한 이유가 있다고 믿습니다.
Umut için sebeplerimiz var.Menurut saya ada alasan untuk berharap.
Umut için sebeplerimiz var.Myślę, że jest powód do nadziei.
Umut için sebeplerimiz var.Myslím, že je důvod k naději.
Umut için sebeplerimiz var.Myslím, že máme dôvod na nádej.
Umut için sebeplerimiz var.Penso que há razão para esperança.
Umut için sebeplerimiz var.Tôi nghĩ rằng có lý do cho hy vọng.
Umut için sebeplerimiz var.Úgy vélem okunk van reménykedni.
Umut için sebeplerimiz var.Υπάρχει πιστεύω χώρος για την ελπίδα.
Umut için sebeplerimiz var.Мисля, че има причина да се надяваме.
Umut için sebeplerimiz var.Я гадаю є підстави сподіватися.
Umut için sebeplerimiz var.Я думаю, что для надежды есть основания.
Umut için sebeplerimiz var.אני חושב שיש סיבה לקוות.
Umut için sebeplerimiz var.أعتقد أن ثمة مدعاة للأمل.
Umut için sebeplerimiz var.人間は高潔でありたいと望んでいると思います
Uyuşturucu kullanımı Avrupa’da gençler arasında sağlık sorunları ve ölümün en önemli sebeplerinden biridir.Huumeiden käyttö on yksi suurimmista nuorten terveysongelmien ja kuolemien syistä Euroopassa.
Uyuşturucu kullanımı Avrupa’da gençler arasında sağlık sorunları ve ölümün en önemli sebeplerinden biridir.O consumo de droga é uma das principais causas de problemas de saúde e de morte entre os jovens europeus.
Uyuşturucu kullanımı Avrupa’da gençler arasında sağlık sorunları ve ölümün en önemli sebeplerinden biridir.Stofbrug er en af de vigtigste årsager til sundhedsproblemer og død blandt unge i Europa. Dette
Uyuşturucu kullanımı Avrupa’da gençler arasında sağlık sorunları ve ölümün en önemli sebeplerinden biridir.Užívání drog je jednou z hlavních příčin zdravotních problémů a úmrtí mladých lidí v Evropě.
Uyuşturucu kullanımı Avrupa’da gençler arasında sağlık sorunları ve ölümün en önemli sebeplerinden biridir.Užívanie drog je jednou z hlavných príčin zdravotných problémov a úmrtí medzi mladými ľuďmi v Európe.