Ana içeriğe geç
Sözlük

sebepleri ile cümle

sebepleri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Ve ben bunun neden böyle olduğuyla ilgili sebepleri düşündüğümü hatırlıyorum.A pamatuju si, že jsem přemýšlela o všech důvodech, proč tomu tak je.
Ve ben bunun neden böyle olduğuyla ilgili sebepleri düşündüğümü hatırlıyorum.Dan saya ingat saya berpikir tentang alasan mengapa hal itu terjadi.
Ve ben bunun neden böyle olduğuyla ilgili sebepleri düşündüğümü hatırlıyorum.E recordo-me de pensar em todas as razões para tal acontecer.
Ve ben bunun neden böyle olduğuyla ilgili sebepleri düşündüğümü hatırlıyorum.Et je me rappelle avoir réfléchi à toutes les raisons possibles pour cela.
Ve ben bunun neden böyle olduğuyla ilgili sebepleri düşündüğümü hatırlıyorum.Ik weet nog dat ik dacht aan alle redenen waarom dat het geval zou kunnen zijn.
Ve ben bunun neden böyle olduğuyla ilgili sebepleri düşündüğümü hatırlıyorum.그리고 왜 그것이 문제인가의 모든 이유들에 대해서 생각한 것을 기억합니다.
Ve ben bunun neden böyle olduğuyla ilgili sebepleri düşündüğümü hatırlıyorum.Mi ricordo di aver pensato ai motivi per cui fosse così.
Ve ben bunun neden böyle olduğuyla ilgili sebepleri düşündüğümü hatırlıyorum.Pamiętam, że rozmyślałam o przyczynach takiego stanu rzeczy.
Ve ben bunun neden böyle olduğuyla ilgili sebepleri düşündüğümü hatırlıyorum.Și îmi amintesc cum mă gândeam la toate motivele pentru care nu era așa.
Ve ben bunun neden böyle olduğuyla ilgili sebepleri düşündüğümü hatırlıyorum.Tôi còn nhớ tôi đã suy nghĩ mãi về những lý do cho việc này.
Ve ben bunun neden böyle olduğuyla ilgili sebepleri düşündüğümü hatırlıyorum.Und ich erinnere mich daran, über all die Gründe nachgedacht zu haben, warum das der Fall war.
Ve ben bunun neden böyle olduğuyla ilgili sebepleri düşündüğümü hatırlıyorum.Y recuerdo que pensé en todas las razones por las que era así.
Ve ben bunun neden böyle olduğuyla ilgili sebepleri düşündüğümü hatırlıyorum.Και θυμάμαι σκεφτόμουνα όλους τους λόγους για τους οποίους συμβαίνει αυτό.
Ve ben bunun neden böyle olduğuyla ilgili sebepleri düşündüğümü hatırlıyorum.И си спомням, мислейки си за всички причини защо това се случва.
Ve ben bunun neden böyle olduğuyla ilgili sebepleri düşündüğümü hatırlıyorum.И я всё думала о том, что же тому причиной.
Ve ben bunun neden böyle olduğuyla ilgili sebepleri düşündüğümü hatırlıyorum.І я все думала, що може бути цьому причиною.
Ve ben bunun neden böyle olduğuyla ilgili sebepleri düşündüğümü hatırlıyorum.ואני זוכרת שחשבתי על כל הסיבות מדוע זה כך
Ve ben bunun neden böyle olduğuyla ilgili sebepleri düşündüğümü hatırlıyorum.و اتذكر هذا جعلني افكر بكل الاسباب لماذا كانت تلك هي الحالة
Ve ben bunun neden böyle olduğuyla ilgili sebepleri düşündüğümü hatırlıyorum.その理由について考えていたのを覚えています でも何より衝撃的だったことは
Ve bir çok iş yerinin insanları işe almamasının sebeplerinden biri de, bu borcun yarattığı belirsizlik.Y la incertidumbre que la deuda ha creado es una de las razones que las empresas no están dando trabajo.
Ve bu 15 yaşında okulu bırakmamın sebeplerinden biriydi.제가 15살 때 학교를 떠난 이유 중의 하나죠.
Ve bu 15 yaşında okulu bırakmamın sebeplerinden biriydi.Aus diesem Grund habe ich mit 15 Jahren die Schule verlassen.
Ve bu 15 yaşında okulu bırakmamın sebeplerinden biriydi.Bl.a. derfor gik jeg ud af skolen som 15-årig.
Ve bu 15 yaşında okulu bırakmamın sebeplerinden biriydi.Byl to jeden z důvodů, proč jsem v 15 školu opustil.
Ve bu 15 yaşında okulu bırakmamın sebeplerinden biriydi.C'est une des raisons pour laquelle j'ai quitté l'école à 15 ans.
Ve bu 15 yaşında okulu bırakmamın sebeplerinden biriydi.Dat was een van de redenen waarom ik op 15 jaar gestopt ben met naar school te gaan.
Ve bu 15 yaşında okulu bırakmamın sebeplerinden biriydi.Det var en av anledningarna till varför jag lämnade skolan vid 15 års ålder.
Ve bu 15 yaşında okulu bırakmamın sebeplerinden biriydi.E questa fu una delle ragioni per cui lasciai la scuola a 15 anni.
Ve bu 15 yaşında okulu bırakmamın sebeplerinden biriydi.És ez volt az egyik ok, ami miatt 15 éves koromban otthagytam az iskolát.
Ve bu 15 yaşında okulu bırakmamın sebeplerinden biriydi.Foi uma das razões por que abandonei a escola quando tinha 15 anos.
Ve bu 15 yaşında okulu bırakmamın sebeplerinden biriydi.Między innymi dlatego opuściłem szkołę w wieku 15 lat.
Ve bu 15 yaşında okulu bırakmamın sebeplerinden biriydi.Si acesta a fost unul din motivele pentru care am abandonat scoala cand aveam 15 ani.
Ve bu 15 yaşında okulu bırakmamın sebeplerinden biriydi.Y fue una de las razones por las que dejé el colegio cuando tenía 15 años.
Ve bu 15 yaşında okulu bırakmamın sebeplerinden biriydi.И това беше причината да напусна училище, когато бях на 15 години.
Ve bu 15 yaşında okulu bırakmamın sebeplerinden biriydi.І це було однією з причин чому я залишив школу у 15 років.
Ve bu 15 yaşında okulu bırakmamın sebeplerinden biriydi.Это была одна из причин, почему я бросил школу в возрасте 15 лет.
Ve bu 15 yaşında okulu bırakmamın sebeplerinden biriydi.וזאת הסיבה שעזבתי את בית הספר בגיל 15.
Ve bu 15 yaşında okulu bırakmamın sebeplerinden biriydi.و كان ذلك من الأسباب التى جعلتني أترك الدراسة و عمري 15 سنة.
Ve bu 15 yaşında okulu bırakmamın sebeplerinden biriydi.興味を持てないものはやらない
Ve bu, hayatın esnek ve güçlü olmasının önemli sebeplerinden bir tanesi -- ölçeklenebilirlik.A to je jeden z hlavních důvodů, proč je život tak odolný a silný - rozšiřitelnost
Ve bu, hayatın esnek ve güçlü olmasının önemli sebeplerinden bir tanesi -- ölçeklenebilirlik.A to je jednou z hlavných príčin toho, že život je tak pružný a odolný -- škálovateľnosť.
Ve bu, hayatın esnek ve güçlü olmasının önemli sebeplerinden bir tanesi -- ölçeklenebilirlik.Dan itulah salah satu alasan utama mengapa hidup ini mempunyai daya tahan tinggi dan kuat -- skalabilitas.
Ve bu, hayatın esnek ve güçlü olmasının önemli sebeplerinden bir tanesi -- ölçeklenebilirlik.Das ist einer der Hauptgründe, dass das Leben so belastbar und robust ist:
Ve bu, hayatın esnek ve güçlü olmasının önemli sebeplerinden bir tanesi -- ölçeklenebilirlik.Dat is een van de belangrijkste redenen waarom leven zo veerkrachtig en robuust is - schaalbaarheid.
Ve bu, hayatın esnek ve güçlü olmasının önemli sebeplerinden bir tanesi -- ölçeklenebilirlik.E esse é um dos principais motivos pelos quais a vida é tão resiliente e robusta - escalabilidade.
Ve bu, hayatın esnek ve güçlü olmasının önemli sebeplerinden bir tanesi -- ölçeklenebilirlik.E questo è uno dei principali motivi per cui la vita è così resistente e vigorosa - per via della scalabilità.
Ve bu, hayatın esnek ve güçlü olmasının önemli sebeplerinden bir tanesi -- ölçeklenebilirlik.És ez az egyik fő oka annak, hogy az élet olyan rugalmas és robusztus -- a skálázhatóság.
Ve bu, hayatın esnek ve güçlü olmasının önemli sebeplerinden bir tanesi -- ölçeklenebilirlik.Et c'est une des principales raisons la vie est tellement résiliente et robuste, c'est le potentiel d'échelle.
Ve bu, hayatın esnek ve güçlü olmasının önemli sebeplerinden bir tanesi -- ölçeklenebilirlik.I to jeden z głównych powodów, przez które życie jest tak solidne i odporne -- skalowalność.
Ve bu, hayatın esnek ve güçlü olmasının önemli sebeplerinden bir tanesi -- ölçeklenebilirlik.그리고 이것이 생명이 그토록 복원력이 강하고 강건한 이유중 하나인-- 측정가능성입니다
Ve bu, hayatın esnek ve güçlü olmasının önemli sebeplerinden bir tanesi -- ölçeklenebilirlik.Og det er en af grundene til at liv er så stærkt og robust - skalerbarhed.
Ve bu, hayatın esnek ve güçlü olmasının önemli sebeplerinden bir tanesi -- ölçeklenebilirlik.И това е една от основните причини, защо животът е толкова гъвкав и енергичен -- мащабируемост.
Ve bu, hayatın esnek ve güçlü olmasının önemli sebeplerinden bir tanesi -- ölçeklenebilirlik.Це одна із причин, чому життя таке міцне і сильне - масштабованість.
Ve bu, hayatın esnek ve güçlü olmasının önemli sebeplerinden bir tanesi -- ölçeklenebilirlik.Это одна из причин, почему жизнь столь прочна и сильна — масштабируемость.
Ve bu, hayatın esnek ve güçlü olmasının önemli sebeplerinden bir tanesi -- ölçeklenebilirlik.זוהי אחת הסיבות העיקריות שהחיים הם כה סגלתניים וחזקים -- היכולת לשנות גודל.
Ve bu, hayatın esnek ve güçlü olmasının önemli sebeplerinden bir tanesi -- ölçeklenebilirlik.وهذا واحد من الاسباب الرئيسية التي تجعل الحياة مرنة وقوية بتدرج
Ve bu, hayatın esnek ve güçlü olmasının önemli sebeplerinden bir tanesi -- ölçeklenebilirlik.生物の生命力の源であり 強固である 主たる理由です これについてまた後ほど話します
Ve bunun sebeplerinden biri de, petrol dikkate değer bir şey.Az egyik oka ennek az, hogy igazán figyelemreméltó anyag.
Ve bunun sebeplerinden biri de, petrol dikkate değer bir şey.Dan salah satu alasannya adalah, minyak bumi adalah sesuatu yang hebat.
Ve bunun sebeplerinden biri de, petrol dikkate değer bir şey.En één van de redenen is, dat dit opmerkelijk spul is.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
sebepleri ile cümle - Sayfa 17 - sebepleri kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App