sebepler ile cümle

sebepler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Non-Voting: Causes and Methods of Control(Oylanmamış: Kontrolün Sebepleri ve Yöntemleri).Процеси моніторингу й керування (Monitoring and Controlling Processes).
Sebeplerden biri filmin anlaşılmaz olmasıydı.По ряду причин фільм не був реалізований.
24 Aralık 2013'te yayımlanacaktı fakat bilinmeyen sebepler yüzünden iptal edildi.Знімальний процес почався 2 грудня 2014 року, але через недофінансування був зупинений.
Sebeplerin pek çoğu abartılmıştır.Втім цю ідею більшістю було відкинуто.
Bunun sebepleri tam olarak bilinmemektedir.Причини цього точно не відомі.
Nötropeni, konjenital (kalıtsal bozukluk) olabileceği gibi çeşitli sebeplerden de ortaya çıkabilir.Це може прояснити деякі випадки самопожертви заради групи (альтруїзм).
Şu an çeşitli sebeplerden dolayı burada hiç Oset kalmamıştır.На сьогодні не вивчений за ряду причин.
Bilinmeyen sebeplerden dolayı bu şehir batmıştır.Та з невідомих причин продала землі.
1 APOEL politik sebeplerden çekildi.1 APOEL se z politických důvodů vzdal účasti.
Fakat, sonradan Âd kavmi ile benzer sebeplerle helak edilmişlerdir.Ó ano, pryč tedy s ´Ádovci, lidem Húdovým!"
Finansal sebeplerden dolayı kulüp kapatılmıştır.Divadlo nakonec bylo z finančních důvodů zavřeno.
Tıbbi sebeplerden ötürü 1983'te emekliye ayrıldı ve herhangi bir görevde uzaya uçmadı.Do vesmíru nikdy neletěl a z oddílu odešel v roce 1983 ze zdravotních důvodů.
Brunel'ın hatırlanmasının en büyük sebeplerinden biri de şüphesiz Bristol'daki Clifton Asma Köprüsüdür.Pravděpodobně nejvíce Brunela proslavil Cliftonský visutý most v Bristolu.
Bu gelişmeler, "Arjantin - Brezilya Savaşı"na giden yolda en önemli sebeplerdi.Podrobnější informace naleznete v článku Argentinsko-brazilská válka.
Fakat politik sebeplerden ötürü bundan vazgeçildi.I tuto práci musela z politických důvodů opustit.
Fakat bilinmeyen sebeplerle nişan bozuldu ve onun için bir başka koca seçildi.Z neznámého důvodu bylo zasnoubení zrušeno a pro Annu byl vybrán jiný manžel.
Kişisel sebeplerden dolayı Geleceğe Dönüş serilerine devam etmedi.Z osobních důvodů se ke sboru již nevrátil.
Baba otoritesi sebepleri tartışılmadan kabul edilir.Původ otce je sporný.
Diğer kültürler, çeşitli sebeplerden dolayı buradan ayrılmak zorunda kalmıştır.Další vozy byly zrušeny z různých důvodů.
Doğal sebeplerden ötürü gerçekleşir.Zátiší s přírodními motivy.
2013 yılında 89 yaşındayken, Kaliforniya’daki evinde 14 Ocak 2013 tarihinde doğal sebeplerden ötürü öldü.Zemřel 14. ledna 2013 ve svém domě v Livermore v Kalifornii z přirozených příčin ve věku 89 let.
Bilinmeyen sebeplerden dolayı bu şehir batmıştır.Z neznámých příčin zanikl.
Siyasi sebeplerden dolayı 1991 yılında Bakü'ye göç eder.Její rodina uprchla z Keni z politických důvodů v roce 1991.
Bu durum genel olarak politik sebeplerden dolayıydı.Obvykle se tak dělo z náboženských důvodů.
Bu sebeplerden, bu cins büyük sistemli yel değirmenleri Hollanda ve ABD gibi ülkelerde kullanılmaktadır.Psi z této chovatelské stanice jsou základy chovu i v jiných státech, například Holandsku nebo USA.
İlk talibi olan Mısır Hıdivi Abbas Hilmi Paşa siyasi sebeplerden dolayı reddedildi.Vystoupení původně ohlášeného Jimmyho Somervilla bylo ze zdravotních důvodů zrušeno.
Nirodha - Sebeplerin ortadan kalkması, acıların ortadan kalkmasını getirir.Vadžra ničí všechnu nevědomost, příčinu našeho utrpení.
Bazıları evine dönmüş, bazıları farklı sebeplerle (aşkını bulmak gibi) ayrılmıştır.Domů se vrátili všichni, někteří s trvalými následky po zraněních.
Yangının çok çeşitli sebepleri vardır.Vystoupení s ohněm mají mnoho různorodých podob.
Non-Voting: Causes and Methods of Control(Oylanmamış: Kontrolün Sebepleri ve Yöntemleri).Vývoj a výsledky procesů kontroly zbrojení a odzbrojování : Marnost nad marnost?.
Ayrıca ilerleyen süreçte Köse ile çeşitli sebeplerden ötürü birçok kez mahkemelik oldu.Další viníci masakru z různých důvodů soudu unikli.
Fakat, kendisi bunu çeşitli sebeplerle reddetti.El a refuzat din mai multe motive.
Benzer sebeplerden dolayı çok sayıda diğer sahne de filmden çıkarıldı.Multe alte scene au fost scoase din aceleași motive.
Salinger, 27 Ocak 2010'da Cornish, New Hampshire'daki evinde doğal sebeplerden vefat etti.Salinger a murit de bătrânețe pe data de 27 ianuarie 2010, în locuința sa din Cornish, New Hampshire.
Diğer bakteriyel sebepler arasında şunlar sayılabilir: Klebsiella, Proteus, Pseudomonas ve Enterobacter.Alte cauze bacteriene includ: Klebsiella, Proteus, Pseudomonas și Enterobacter.
Bu sebeplerden ötürü Formula BMW Asia'nın bundan sonra Bahreyn'de yapılmamasına karar verildi.Din acel an nu s-a mai organizat niciun Mare Premiu al Bahrainului în Formula BMW Asia.
Bu yalnız çocukluk dönemi, daha sonra yazar olmasının sebeplerinden biri olarak sayıldı.Visul copilului a rămas același dintotdeauna: să devină scriitor.
Bir yönlendirici şu sebeplerle BOŞ durumundan ilerleyemez; 179 nolu TCP portu kapalı olabilir.Unele dintre motivele pentru care un ruter nu trece de această stare, sunt: Portul TCP 179 nu e deschis.
Bu hareketin sebepleri belli değildir.Motivele acestui gest au rămas neclare.
Çoğu trans erkek bu sebeplerden dolayı bu müdahaleden vazgeçmektedir.Psihopații scapă de multe ori de justiție din aceste motive.
Ayrıca, Litvanya ve Ukrayna katılmayı planlamışlardı fakat finansal sebeplerden dolayı çekildiler.Letonia, Serbia și Malta au renunțat din cauze financiare sau din cauza proastelor rezultate.
Adenokarsinom türünün en yaygın sebepleri ise tütün içilmesi, obezite ve reflüdür.Cele mai frecvente cauze ale adenocarcinomului sunt consumul de tutun, obezitatea și refluxul gastroesofagian.
Oraya yerleşmek istemiş olabilir fakat seyahatinin sebepleri konusunda ihtilaflar vardır.Se presupune că era folosit pentru navigație, dar poate avea, de asemenea, și alte scopuri.
Artritin ne sebeplerle ortaya çıktığı tam olarak bilinmemektedir.Nu știu ce explicație a găsit până la urmă artistul chestiunii cu pricina.
Bazı sebeplerden dolayı geceleri daha canlı hissediyorum.Din mai multe motive mă simt mai activ noaptea.
Bazı sebeplerden dolayı geceleri daha canlı hissediyorum.Din mai multe motive mă simt mai activă noaptea.
Millwood taburcu edilmiş ancak görünüşe göre 31 Mart 1888 yılında doğal sebeplerden 38 yaşında ölmüştür.Bár hazabocsátották, 1888. március 31-én természetes okok miatt meghalt.
ASKB'nun sebepleri bilinmemektedir.Az IBS oka nem ismert.
Diğer bakteriyel sebepler arasında şunlar sayılabilir: Klebsiella, Proteus, Pseudomonas ve Enterobacter.A fertőzést okozó baktériumok lehetnek még a Klebsiella, a Proteus, a Pseudomonas és az Enterobacter.
Fakat politik sebeplerden ötürü bundan vazgeçildi.Politikai okok miatt maradt el.
1 APOEL politik sebeplerden çekildi.1Az Olimbiakósz politikai okok miatt visszalépett.
2- Ayetlerin nüzül (iniş) sebepleri kaydedilecek.1-2. füzet ) Kérdőjelekkel fejezte be...
Şu an çeşitli sebeplerden dolayı burada hiç Oset kalmamıştır.Ezt manapság számos okból valószínűtlennek tűnik.
Finansal sebeplerden dolayı kulüp kapatılmıştır.A programot pénzügyi okokból törölték.
Ayrıca, Litvanya ve Ukrayna katılmayı planlamışlardı fakat finansal sebeplerden dolayı çekildiler.Eredetileg Lettország is részt vett volna, de végül pénzügyi okok miatt visszaléptek.
Ancak bilinmeyen sebeplerle oyunun 10. yıl dönümü sürümünde yer almadı.Ugyanakkor a Fuck The Millennium miatt senki nem emelte fel a szavát.
Hükümdarlar çeşitli sebeplerle toy düzenlerlerdi.A király haragját többféle okkal magyarázták.
Theodoros'un yaptığı bu ani değişikliğin sebepleri tartışmalıdır.Itt bontakozott ki Theodorosz reformelképzelése.
Bu sebeplerden dolayı fazla kabul görmemiştir.Ebből kifolyólag nem is vették komolyan őt.
Resmin tartışılmasının sebeplerinden biri de çıplak modelin tam olarak çıplak olmamasıdır.Többek között azért, mert a táblán az emberalakokat meztelenül ábrázolták.

İlgili Sayfalar