Ana içeriğe geç
Sözlük

sebepler ile cümle

sebepler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
"Even, Obama'ya oy vermememin en büyük sebeplerinden biri onun Afrikan-Amerikan olmasıdıydı" dedi."Да, една от сериозните причини да гласувам срещу Барак Обама е, че той е афро-американец."
"Even, Obama'ya oy vermememin en büyük sebeplerinden biri onun Afrikan-Amerikan olmasıdıydı" dedi."Да, одна из важных причин, побудившая меня голосовать против Барака Обамы это то, что он афроамериканец".
"Even, Obama'ya oy vermememin en büyük sebeplerinden biri onun Afrikan-Amerikan olmasıdıydı" dedi."Так, однією з вагомих причин, чому я голосував проти Барака Обами, є те, що він афро-американець".
"Even, Obama'ya oy vermememin en büyük sebeplerinden biri onun Afrikan-Amerikan olmasıdıydı" dedi.אמר, "כן, אחת הסיבות העיקריות שהצבעתי נגד ברק אובמה היא בגלל שהוא היה אפרו-אמריקאי."
"Even, Obama'ya oy vermememin en büyük sebeplerinden biri onun Afrikan-Amerikan olmasıdıydı" dedi.قال، "نعم، من الاسباب الرئيسية لتصويتي ضد باراك اوباما لأنه من الافارقة-الامريكان".
"Even, Obama'ya oy vermememin en büyük sebeplerinden biri onun Afrikan-Amerikan olmasıdıydı" dedi.アフリカ系アメリカ人だからです"と答えています 仮にそれらの人々の半分でも
-- evrendeki heryerde bütün sebepleri araştırmaya koyularak bunun neden olduğunu anlamaya çalıştı.- a căutat toate motivele din lume să explice de ce s-a produs aşa ceva.
-- evrendeki heryerde bütün sebepleri araştırmaya koyularak bunun neden olduğunu anlamaya çalıştı.Allt utom slumpen.
-- evrendeki heryerde bütün sebepleri araştırmaya koyularak bunun neden olduğunu anlamaya çalıştı.-- a világ összes lehetséges okát végigvette, hogy miért is történhetett mindez.
-- evrendeki heryerde bütün sebepleri araştırmaya koyularak bunun neden olduğunu anlamaya çalıştı.-- bà suy ngẫm về hầu hết các lý do trong vũ trụ rằng tại sao tổn thương đó xảy ra với bà
-- evrendeki heryerde bütün sebepleri araştırmaya koyularak bunun neden olduğunu anlamaya çalıştı.-- beliau mencari semua alasan di alam semesta kenapa hal ini harus terjadi.
-- evrendeki heryerde bütün sebepleri araştırmaya koyularak bunun neden olduğunu anlamaya çalıştı.Começou a procurar todas as razões do universo para justificar o que acontecera.
-- evrendeki heryerde bütün sebepleri araştırmaya koyularak bunun neden olduğunu anlamaya çalıştı.- elle est allée chercher parmi toutes les raisons de l'univers pourquoi c'était arrivé.
-- evrendeki heryerde bütün sebepleri araştırmaya koyularak bunun neden olduğunu anlamaya çalıştı.-- hän etsi kaikkia mahdollisia syitä, miksi se tapahtui.
-- evrendeki heryerde bütün sebepleri araştırmaya koyularak bunun neden olduğunu anlamaya çalıştı.--그녀는 이 우주에서 왜 이런일이 벌어지게 되었는지 모든 이유들을 조사했습니다.
-- evrendeki heryerde bütün sebepleri araştırmaya koyularak bunun neden olduğunu anlamaya çalıştı.-- ze ging op zoek naar alle beweegredenen in het universum waarom dit moest gebeuren.
-- evrendeki heryerde bütün sebepleri araştırmaya koyularak bunun neden olduğunu anlamaya çalıştı.-- έψαχνε όλες τις πιθανές αιτίες του κόσμου γιατί αυτό να είχε συμβεί.
-- evrendeki heryerde bütün sebepleri araştırmaya koyularak bunun neden olduğunu anlamaya çalıştı.-- היא יצאה לחפש בין כל הסיבות ביקום למה זה קרה.
-- evrendeki heryerde bütün sebepleri araştırmaya koyularak bunun neden olduğunu anlamaya çalıştı.بدأت بالبحث في كل الاسباب بالكون لماذ حدث هذا.
-- evrendeki heryerde bütün sebepleri araştırmaya koyularak bunun neden olduğunu anlamaya çalıştı.あらゆる森羅万象を探し回りました。 偶然以外のことを。母は、偶然を信じていませんでした。
Fakat bunu yapmamızdaki en temel sebeplerden biri birbirimizi yok etmek konusundaki isteğimizdir.Dar când întâlnești oamenii, în Liban de exemplu, e o altă poveste.
Fakat bunu yapmamızdaki en temel sebeplerden biri birbirimizi yok etmek konusundaki isteğimizdir.Deze week vieren we onze creativiteit.
Fakat bunu yapmamızdaki en temel sebeplerden biri birbirimizi yok etmek konusundaki isteğimizdir.하지만 예를들면 레바논 같은 곳에 있는 사람들을 만나보면 아주 다른 이야기를
Fakat bunu yapmamızdaki en temel sebeplerden biri birbirimizi yok etmek konusundaki isteğimizdir.No jedným z hlavných dôvodov nášho konania je, že nás poháňa túžba zničiť sa navzájom.
Fakat bunu yapmamızdaki en temel sebeplerden biri birbirimizi yok etmek konusundaki isteğimizdir.Тази седмица е честване на нашата креативност.
Fakat bunu yapmamızdaki en temel sebeplerden biri birbirimizi yok etmek konusundaki isteğimizdir.אבל כשאתה נפגש עם אנשים, לדוגמה בלבנון,זה סיפור אחר לגמרי.
Fakat bunu yapmamızdaki en temel sebeplerden biri birbirimizi yok etmek konusundaki isteğimizdir.لكنك عندما تذهب و تلتقي مع ناس آخرين في لبنان مثلا ، تجد
Fakat bunu yapmamızdaki en temel sebeplerden biri birbirimizi yok etmek konusundaki isteğimizdir.人と会ってみると それはとても違った話となります
Fakat buradan çıkan en meşhur objeler açık sebeplerden ötürü bizim Snottie'ler dediklerimiz.Aber einige der berühmtesten Objekte aus ihr nennen wir "Snottites"; Snot ist englisch für Rotze.
Fakat buradan çıkan en meşhur objeler açık sebeplerden ötürü bizim Snottie'ler dediklerimiz.여기의 가장 유명한 것중 하나는 보시다시피 적절히 이름 붙인 스노타이트(*콧물같은 형태의 미생물 집합체의 한 종류)라고 부르는 것인데요.
Fakat buradan çıkan en meşhur objeler açık sebeplerden ötürü bizim Snottie'ler dediklerimiz.Maar een van de meest bekende dingen hier noemen we snottieten, om voor de hand liggende redenen.
Fakat buradan çıkan en meşhur objeler açık sebeplerden ötürü bizim Snottie'ler dediklerimiz.Mais un des objets les plus remarquables, est ce que nous dénommons Snottites, pour des raisons évidentes.
Fakat buradan çıkan en meşhur objeler açık sebeplerden ötürü bizim Snottie'ler dediklerimiz.Ma uno degli oggetti più famosi usciti da qui sono ciò che chiamiamo Mocciosi, per ovvie ragioni.
Fakat buradan çıkan en meşhur objeler açık sebeplerden ötürü bizim Snottie'ler dediklerimiz.Najsłynniejszy przykład nazywamy "smarkami", z jasnych względów.
Fakat buradan çıkan en meşhur objeler açık sebeplerden ötürü bizim Snottie'ler dediklerimiz.Но един от най-прочутите обекти, излезли оттук, са това, което наричаме снотити, по очевидни причини.
Fakat buradan çıkan en meşhur objeler açık sebeplerden ötürü bizim Snottie'ler dediklerimiz.Но один из выдающихся объектов, которого мы называем Страшилка, по понятным причинам.
Fakat buradan çıkan en meşhur objeler açık sebeplerden ötürü bizim Snottie'ler dediklerimiz.אבל אחד העצמים המפורסמים מתוכה הוא מה שאנחנו קוראים "נזלת", מסיבות ברורות
Fakat buradan çıkan en meşhur objeler açık sebeplerden ötürü bizim Snottie'ler dediklerimiz.ولكن أحد أشهر تلك الأشياء هي ماندعوها نحن "سنوتيتوس" ، ولأسباب واضحة.
Fakat buradan çıkan en meşhur objeler açık sebeplerden ötürü bizim Snottie'ler dediklerimiz.「スノティテス」と呼ばれます まるで風邪をひいた2歳児の 鼻から流れ出るものと同じです
Fakat görüşmeler sonrasında deneklerin farklı sebeplerle gruba uyduklarını öğrendi. Bir BirHan fandt ud af at personerne fulgte gruppen af forskellige årsager.
Fakat önceki projelerde üzerinde çalıştığımız bir takım asıl sebepler vardı.Mais il a des racines dans des projets sur lesquels nous avions travaillé
Fakat önceki projelerde üzerinde çalıştığımız bir takım asıl sebepler vardı.Mas ele tem raízes em projetos que nós desenvolvemos anteriormente
Fakat önceki projelerde üzerinde çalıştığımız bir takım asıl sebepler vardı.Але він базується на проектах, над якими ми працювали раніше.
Fakat önceki projelerde üzerinde çalıştığımız bir takım asıl sebepler vardı.Но он основан на проектах, над которыми мы работали до этого.
Fakat önceki projelerde üzerinde çalıştığımız bir takım asıl sebepler vardı.ولكن كان له أصول في مشاريع سابقة عملنا فيها
Fiziksel engel hastalıktan, kazadan ve genetik sebeplerden kaynaklanabilir.En rörelsenedsättning kan bero på en sjukdom, ett olycksfall eller genetiska orsaker.
Fiziksel engel hastalıktan, kazadan ve genetik sebeplerden kaynaklanabilir.La discapacidad motora puede deberse a enfermedades, accidentes o causas genéticas.
Fiziksel engel hastalıktan, kazadan ve genetik sebeplerden kaynaklanabilir.Le handicap moteur peut être dû à une maladie, un accident ou à des raisons génétiques.
Fiziksel engel hastalıktan, kazadan ve genetik sebeplerden kaynaklanabilir.Liikuntavammaisuus voi johtua sairaudesta, tapaturmasta tai geneettisistä syistä.
Fiziksel engel hastalıktan, kazadan ve genetik sebeplerden kaynaklanabilir.الإعاقة الحركية من الممكن أن يكون سببها المرض أو الحادث أو الأسباب الجينية (الوراثية).
Fiziksel engel hastalıktan, kazadan ve genetik sebeplerden kaynaklanabilir.行动障碍人士无法独自行动,或必须使用辅助设备。疾病、意外事故和先天不足都可能导致行动障碍。
Fransız asillerin başına gelenler hoşlanmadıklarını bildirdiler. Bu , belirli sebeplerdendi. İlk olarak 2.Tout d'abord, Leopold II était le frère de Marie-Antoinette.
Gerçekten sebeplerin kalbimize işlenmesine izin vermiyoruz.우리는 별로 우리 마음의 무언가를 달라지게 하는 것을 허용하지 않죠.
Gerçekten sebeplerin kalbimize işlenmesine izin vermiyoruz.Não escolhemos permitir que isso cause uma mudança nos nossos corações.
Gerçekten sebeplerin kalbimize işlenmesine izin vermiyoruz.Nem igazán engedjük, hogy mindez megérintse a szívünket.
Gerçekten sebeplerin kalbimize işlenmesine izin vermiyoruz.Ne odločimo se, da bi si dovolili spremembo v naših srcih.
Gerçekten sebeplerin kalbimize işlenmesine izin vermiyoruz.Nie pozwalamy, by spowodowała jakąś zmianę w naszych sercach.
Gerçekten sebeplerin kalbimize işlenmesine izin vermiyoruz.Non scegliamo veramente di permettere che questo apporti un cambiamento nei nostri cuori.
Gerçekten sebeplerin kalbimize işlenmesine izin vermiyoruz.Nous ne faisons pas le véritable choix de laisser cela provoquer un changement dans nos cœurs.
Gerçekten sebeplerin kalbimize işlenmesine izin vermiyoruz.Nu alegem cu adevărat ca aceasta să cauzeze o schimbare în inimile noastre.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod