sebepler ile cümle
sebepler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Aslında geçerli sebepleri var.Hay buenas razones.
Aslında geçerli sebepleri var.Jest na to dobry powód.
Aslında geçerli sebepleri var.여기엔 좋은 이유들이 있죠.
Aslında geçerli sebepleri var.Mas há boas razões.
Aslında geçerli sebepleri var.Nos, vannak jó okok erre.
Aslında geçerli sebepleri var.Sau đây là các lý do để giải thích cho việc này.
Aslında geçerli sebepleri var.Tak tedy - existují dobré důvody.
Aslında geçerli sebepleri var.Wel, er zijn redenen.
Aslında geçerli sebepleri var.Υπάρχουν καλοί λόγοι.
Aslında geçerli sebepleri var.Има добри причини за това.
Aslında geçerli sebepleri var.На это есть веские причины.
Aslında geçerli sebepleri var.Що ж, є вагомі причини.
Aslında geçerli sebepleri var.יש לזה סיבות טובות.
Aslında geçerli sebepleri var.هناك أسباب وجيهة.
Aslında geçerli sebepleri var.考えてみてください ケチャップを振るときに
Ateş olmayan yerden duman çıkmaz. Bu durumun en önemli sebeplerinden biri meme dokusunun yoğunluğu.Acolo unde este mult fum avocăţesc, e foarte posibil să fie şi ceva foc.
Aynı sebeplerden dolayı aynı zamanda suç örgütü üyelerini de rahatsız edebilir.Ça rendra également des membres d'organisations criminelles nerveux pour les mêmes raisons.
Aynı sebeplerden dolayı aynı zamanda suç örgütü üyelerini de rahatsız edebilir.De asemenea, ele îi vor enerva pe mulți membri ai organizațiilor criminale din aceleași motive.
Aynı sebeplerden dolayı aynı zamanda suç örgütü üyelerini de rahatsız edebilir.Det vil også gøre medlemmer af kriminelle organisationer nervøse af de samme grunde.
Aynı sebeplerden dolayı aynı zamanda suç örgütü üyelerini de rahatsız edebilir.Es wird auch viele Mitglieder des organisierten Verbrechens nervös machen, aus denselben Gründen.
Aynı sebeplerden dolayı aynı zamanda suç örgütü üyelerini de rahatsız edebilir.Hal ini juga akan membuat anggota organisasi kriminal gelisah karena alasan yang sama.
Aynı sebeplerden dolayı aynı zamanda suç örgütü üyelerini de rahatsız edebilir.Het zal ook leden van... misdaadorganisaties nerveus maken... om dezelfde redenen.
Aynı sebeplerden dolayı aynı zamanda suç örgütü üyelerini de rahatsız edebilir.또한 범죄 조직원들도 같은 이유로 불안해할 것입니다.
Aynı sebeplerden dolayı aynı zamanda suç örgütü üyelerini de rahatsız edebilir.Nebude sa to tiež páčiť mnohým členom kriminálnych organizácií, a to z rovnakých dôvodov.
Aynı sebeplerden dolayı aynı zamanda suç örgütü üyelerini de rahatsız edebilir.Nebude se to líbit ani členům kriminálních organizací, a to ze stejných důvodů.
Aynı sebeplerden dolayı aynı zamanda suç örgütü üyelerini de rahatsız edebilir.Si innervosiranno anche molti membri delle organizzazioni criminali per le medesime ragioni.
Aynı sebeplerden dolayı aynı zamanda suç örgütü üyelerini de rahatsız edebilir.Tämä hermostuttaa monia rikollisjärjestöjen jäseniä samoista syistä.
Aynı sebeplerden dolayı aynı zamanda suç örgütü üyelerini de rahatsız edebilir.También va a poner nerviosos a muchos miembros de las organizaciones criminales por las mismas razones.
Aynı sebeplerden dolayı aynı zamanda suç örgütü üyelerini de rahatsız edebilir.To co powiem sprawi, że członkowie organizacji przestępczych z pewnych powodów będą niezadowoleni.
Aynı sebeplerden dolayı aynı zamanda suç örgütü üyelerini de rahatsız edebilir.Zavaró lesz a bűnszövetkezetek tagjai számára is ugyanazon okoknál fogva.
Aynı sebeplerden dolayı aynı zamanda suç örgütü üyelerini de rahatsız edebilir.Επίσης θα προκαλέσει εκνευρισμό σε πολλά μέλη του οργανωμένου εγκλήματος για τους ίδιους λόγους.
Aynı sebeplerden dolayı aynı zamanda suç örgütü üyelerini de rahatsız edebilir.Вместе с тем беспокойство проснется и в представителях криминальных структур по тем же самым причинам.
Aynı sebeplerden dolayı aynı zamanda suç örgütü üyelerini de rahatsız edebilir.Разом з тим, занепокоєння прокинеться і в представниках кримінальних структур з тих же самих причин.
Aynı sebeplerden dolayı aynı zamanda suç örgütü üyelerini de rahatsız edebilir.Ще притесни и членове на престъпни организации, по същите причини.
Aynı sebeplerden dolayı aynı zamanda suç örgütü üyelerini de rahatsız edebilir.כי זה וודאי ואינו ניתן לערעור. זה גם ילחיץ חברים בארגוני פשע
Aynı sebeplerden dolayı aynı zamanda suç örgütü üyelerini de rahatsız edebilir.ان هذا الحديث سوف يعذب ايضاً اعضاء المنظمات الاجرامية لعدة أسباب
Aynı sebeplerden dolayı aynı zamanda suç örgütü üyelerini de rahatsız edebilir.犯罪組織関係者をも 緊張させます。 ここで社会の一員としての
Bana biraz da olsa, onu tünellere iten sebeplerden bahsetmeye başladı.Começou por me contar um pouco sobre, as circunstâncias, que o levaram a viver nos túneis.
Bana biraz da olsa, onu tünellere iten sebeplerden bahsetmeye başladı.Empezó a contarme un poco acerca de sus circunstancias... lo que le llevó a vivir en los túneles.
Bana biraz da olsa, onu tünellere iten sebeplerden bahsetmeye başladı.Empezó a contarme un poco acerca de sus circunstancias... lo que le llevó a vivir en los túneles.
Bana biraz da olsa, onu tünellere iten sebeplerden bahsetmeye başladı.Er begann mir etwas über die Umstände zu erzählen die ihn dazu brachten in den Tunneln zu leben.
Bana biraz da olsa, onu tünellere iten sebeplerden bahsetmeye başladı.Hän alkoi kertoa minulle hieman olosuhteistansa, mikä johti hänen elämään tunneleissa.
Bana biraz da olsa, onu tünellere iten sebeplerden bahsetmeye başladı.Han började berätta lite om, du vet, hans omständigheter, vad som fick honom att leva i tunnlarna.
Bana biraz da olsa, onu tünellere iten sebeplerden bahsetmeye başladı.Mesélt egy picit a körülményekről, amik az alagutakba kényszeríttették őt.
Bana biraz da olsa, onu tünellere iten sebeplerden bahsetmeye başladı.Opowiadał mi trochę o tym jak został bezdomnym, dlaczego zamieszkał w tunelach.
Bana biraz da olsa, onu tünellere iten sebeplerden bahsetmeye başladı.Začal mi říkat něco o... znáte to, o okolnostech, které ho přivedly k životu v tunelech.
Bana biraz da olsa, onu tünellere iten sebeplerden bahsetmeye başladı.Почео је да ми прича нешто мало о околностима, које су га одвеле да живи у тунелима.
Bazı sebeplerden dolayı kendi kalbime baktığımda gerçekten proton olmam gerekiyor gibi hissediyorum. -Z jakiegoś powodu serce mi podpowiada, że tak naprawdę to powinienem być protonem.
Bazı sebeplerden dolayı kendi kalbime baktığımda gerçekten proton olmam gerekiyor gibi hissediyorum. -Z nějakého důvodu, kdy se podívám do svého srdce, cítím že bych měl být proton.
Bazı sebeplerden ötürü belirli bir müfredat, temel bir eğitim yok.Daarvoor bestaat geen standaard leerplan. Er is geen starterscursus.
Bazı sebeplerden ötürü belirli bir müfredat, temel bir eğitim yok.Entah kenapa, tidak ada kurikulum standar Tidak ada kursus standar
Bazı sebeplerden ötürü belirli bir müfredat, temel bir eğitim yok.Es gibt kein standardisiertes Regelwerk, nicht mal im Ansatz.
Bazı sebeplerden ötürü belirli bir müfredat, temel bir eğitim yok.Iz neznanega razloga ni standardnega programa, ni osnovnega tečaja.
Bazı sebeplerden ötürü belirli bir müfredat, temel bir eğitim yok.Jostakin syystä, siihen ei ole tutkintovaatimusta eikä peruskurssia.
Bazı sebeplerden ötürü belirli bir müfredat, temel bir eğitim yok.무슨 이유인지, 표준적인 강의 계획서도 없고, 기초 과정이란 것도 없습니다.
Bazı sebeplerden ötürü belirli bir müfredat, temel bir eğitim yok.Nie ma standardowego programu nauczania, nie ma podstawowego kursu.
Bazı sebeplerden ötürü belirli bir müfredat, temel bir eğitim yok.Nu există niciun program standard, nici un curs de bază.
Bazı sebeplerden ötürü belirli bir müfredat, temel bir eğitim yok.Per qualche motivo, non c'è un programma standard, non c'è alcun corso di base.
Bazı sebeplerden ötürü belirli bir müfredat, temel bir eğitim yok.Por alguma razão, não há nenhum programa de estudos, não há nenhum curso básico.
Bazı sebeplerden ötürü belirli bir müfredat, temel bir eğitim yok.Por algún motivo, no hay un programa de estudios estandarizado, no hay una formación básica.