Bu sebeple iki yüz otuz sekizde sekiz kere yirmi sekiz olduğunu tahmin ediyorum.Takže budu hádat, že 28 se do 238 vejde osmkrát.
Bu sebeple iki yüz otuz sekizde sekiz kere yirmi sekiz olduğunu tahmin ediyorum.Úgy becsülöm, hogy a huszonnyolc a kétszázharmincnyolcban megvan nyolcszor.
Bu sebeple iki yüz otuz sekizde sekiz kere yirmi sekiz olduğunu tahmin ediyorum.Vi gætter altså derfor på, at 28 går op i 238 otte gange.
Bu sebeple iki yüz otuz sekizde sekiz kere yirmi sekiz olduğunu tahmin ediyorum.Сега ще отгатна, че 28 се дели на 234- 8 пъти.
Bu sebeple iki yüz otuz sekizde sekiz kere yirmi sekiz olduğunu tahmin ediyorum.لذلك سأقوم بتخمين ان 238/28=8
Bu sebeple, ilk olarak Kopenhag'a gittim çünkü düşündüm ki, belki de bir biyokimyager olabilirdim.Also ging ich zuerst nach Kopenhagen, weil ich dachte, ich könnte vielleicht ein Biochemiker werden.
Bu sebeple, ilk olarak Kopenhag'a gittim çünkü düşündüm ki, belki de bir biyokimyager olabilirdim.Andai prima a Copenhagen perché pensavo che sarei potuto diventare un biochimico.
Bu sebeple, ilk olarak Kopenhag'a gittim çünkü düşündüm ki, belki de bir biyokimyager olabilirdim.Après ma thèse, je voulais aller explorer cet ADN.
Bu sebeple, ilk olarak Kopenhag'a gittim çünkü düşündüm ki, belki de bir biyokimyager olabilirdim.Entonces primero fui a Copenague porque pensé, bueno, tal vez me podría volver un bioquímico.
Bu sebeple, ilk olarak Kopenhag'a gittim çünkü düşündüm ki, belki de bir biyokimyager olabilirdim.Ezért először Koppenhágába mentem, mert úgy gondoltam, hogy talán biokémikusnak kéne lennem.
Bu sebeple, ilk olarak Kopenhag'a gittim çünkü düşündüm ki, belki de bir biyokimyager olabilirdim.Ik ging eerst naar Kopenhagen omdat ik dacht dat ik misschien biochemicus kon worden.
Bu sebeple, ilk olarak Kopenhag'a gittim çünkü düşündüm ki, belki de bir biyokimyager olabilirdim.처음에 코펜하겐으로 갔고 제가 생화학자가 될 수 있을 것이라 생각했습니다.
Bu sebeple, ilk olarak Kopenhag'a gittim çünkü düşündüm ki, belki de bir biyokimyager olabilirdim.Por isso, primeiro fui para Copenhaga porque pensei que talvez pudesse vir a se bioquímico.
Bu sebeple, ilk olarak Kopenhag'a gittim çünkü düşündüm ki, belki de bir biyokimyager olabilirdim.Prima dată am mers la Copenhaga, am crezut că probabil aş putea deveni biochimist.
Bu sebeple, ilk olarak Kopenhag'a gittim çünkü düşündüm ki, belki de bir biyokimyager olabilirdim.Tak jsem odjel nejprve do Kodaně, protože jsem si myslel, že bych mohl být biochemikem.
Bu sebeple, ilk olarak Kopenhag'a gittim çünkü düşündüm ki, belki de bir biyokimyager olabilirdim.Vì vậy đầu tiên tôi tới Copenhagen vì tôi nghĩ rằng tôi có thể trở thành một chuyên gia hóa sinh.
Bu sebeple, ilk olarak Kopenhag'a gittim çünkü düşündüm ki, belki de bir biyokimyager olabilirdim.Więc najpierw udałem się do Kopenhagi ponieważ myślałem że może powinienem zostać biochemikiem.
Bu sebeple, ilk olarak Kopenhag'a gittim çünkü düşündüm ki, belki de bir biyokimyager olabilirdim.Πρώτα πήγα στην Κοπεγχάγη γιατί σκέφτηκα, λοιπόν, μάλλον μπορώ να γίνω βιοχημικός.
Bu sebeple, ilk olarak Kopenhag'a gittim çünkü düşündüm ki, belki de bir biyokimyager olabilirdim.Първо отидох в Копенхаген, защото си мислех, добре де, може пък да стана биохимик.
Bu sebeple, ilk olarak Kopenhag'a gittim çünkü düşündüm ki, belki de bir biyokimyager olabilirdim.Сначала я отправился в Копенгаген, потому что думал, что может быть стану биохимиком.
Bu sebeple, ilk olarak Kopenhag'a gittim çünkü düşündüm ki, belki de bir biyokimyager olabilirdim.ראשית נסעתי לקופנהגן, חשבתי שאולי אוכל להיות ביוכימאי.
Bu sebeple, ilk olarak Kopenhag'a gittim çünkü düşündüm ki, belki de bir biyokimyager olabilirdim.فذهبت في البداية الى كوبنهاجن لأنني فكرت بأنني، حسناً، قد أصبح عالماً في الكيمياء الحيوية.
Bu sebeple, ilk olarak Kopenhag'a gittim çünkü düşündüm ki, belki de bir biyokimyager olabilirdim.思ったからです でも生化学は全くおもしろくないということに気付きました
Bu sebeple kafamda bir soru işareti var, bir Super Mario soru işareti.그래서 물음표를 남겼어요, 수퍼 마리오 물음표요.
Bu sebeple kafamda bir soru işareti var, bir Super Mario soru işareti.כך שהשארתי סימן שאלה, סימן שאלה של "סופר-מריו".
Bu sebeple kafamda bir soru işareti var, bir Super Mario soru işareti.لذا وضعت علامة استفهام، علامة استفهام كسوبر ماريو
Bu sebeple kafamda bir soru işareti var, bir Super Mario soru işareti.後でまた取り上げます
Bu sebeple kenarlarından gerip kablolarla tutturduk.Allora l'abbiamo tirato dai lati, e l'abbiamo fissato con dei cavi.
Bu sebeple kenarlarından gerip kablolarla tutturduk.Also haben wir es von den Rändern weggezogen und mit Kabeln festgehalten.
Bu sebeple kenarlarından gerip kablolarla tutturduk.Așa că l-am ancorat de margini și l-am ţinut cu cabluri.
Bu sebeple kenarlarından gerip kablolarla tutturduk.Donc, nous l'avons tendu à partir des bords, et nous l'avons tenu par des câbles.
Bu sebeple kenarlarından gerip kablolarla tutturduk.Dus trokken we bij de uiteinden en hielden het met kabels vast.
Bu sebeple kenarlarından gerip kablolarla tutturduk.그래서 저희는 가장자리로부터 팽팽하게 잡아당기고 나서 케이블로 고정시켰습니다.
Bu sebeple kenarlarından gerip kablolarla tutturduk.Por lo tanto, la tensamos desde sus bordes y la sostuvimos con cables.
Bu sebeple kenarlarından gerip kablolarla tutturduk.Portanto, esticámos isto a partir das bordas, e prendemos com cabos.
Bu sebeple kenarlarından gerip kablolarla tutturduk.Vậy nên chúng tôi kéo căng nó từ các bên, và giữ lại bằng dây cáp.
Bu sebeple kenarlarından gerip kablolarla tutturduk.Więc rozpieliśmy go wzdłuż krawędzi, za pomocą kabli.
Bu sebeple kenarlarından gerip kablolarla tutturduk.Опънахме го от краищата и го държахме с кабели.
Bu sebeple kenarlarından gerip kablolarla tutturduk.Так мы натянули "пузырь" по краям, фиксируя его тросами.
Bu sebeple kenarlarından gerip kablolarla tutturduk.אז מתחנו אותו מהקצוות, והחזקנו אותו עם כבלים,
Bu sebeple kenarlarından gerip kablolarla tutturduk.وبالتالي فقد وترناه في الحواف، وثبتناه بالكابلات.
Bu sebeple kenarlarından gerip kablolarla tutturduk.引っ張られ固定されます ボンデージ技術の ケーススタディです
Bu sebeple, kendini suçlar...A proto mu nezbívá, než vinit samo sebe.
Bu sebeple, kendini suçlar...A tak, musí viniť iba seba.
Bu sebeple, kendini suçlar...Daar geeft het kind zichzelf de schuld van.
Bu sebeple, kendini suçlar...Deci trebuie dea vina pe el însuşi.
Bu sebeple, kendini suçlar...Deswegen muss es sich selbst die Schuld geben.
Bu sebeple, kendini suçlar...Így aztán magát kell hibáztassa.
Bu sebeple, kendini suçlar...Il doit par conséquent s'en prendre à lui-même.
Bu sebeple, kendini suçlar...따라서, 자신을 탓하게 됩니다.
Bu sebeple, kendini suçlar...Nem conhece a palavra violação.
Bu sebeple, kendini suçlar...Por lo tanto, tiene que culparse a sí mismo.
Bu sebeple, kendini suçlar...Pozostaje mu wobec tego winić jedynie siebie samego.
Bu sebeple, kendini suçlar...Quindi, deve dare la colpa a sé stesso.
Bu sebeple, kendini suçlar...Sehingga dia menyalahkan diri sendiri.
Bu sebeple, kendini suçlar...Επομένως, πρέπει να κατηγορήσει τον εαυτό του.
Bu sebeple, kendini suçlar...А отже, дитина винить себе.
Bu sebeple, kendini suçlar...Затова трябва да обвинява себе си.
Bu sebeple, kendini suçlar...Следовательно, оно должно упрекать само себя.
Bu sebeple, kendini suçlar...לכן, הוא חייב להאשים את עצמו.