Bu sebeple, Güney Vietnam'ın düşmesini istemediğimizden, mecburen oradaki karakterleri desteklemeye başladık.Vì vậy Mỹ không muốn miền Nam Việt Nam thất bại. Mỹ bắt đầu hỗ trợ những điều tôi ghi ở đây.
Bu sebeple, Güney Vietnam'ın düşmesini istemediğimizden, mecburen oradaki karakterleri desteklemeye başladık.Оскільки американці не хотіли падіння Пд. В'єтнаму, то вони починають підтримувати ось цих людей.
Bu sebeple, Güney Vietnam'ın düşmesini istemediğimizden, mecburen oradaki karakterleri desteklemeye başladık.まず、本質的にここでこれらの文字をサポートします。 初期の 50 からもの
Bu sebeple hakkinda biraz konusacagim, tam olarak bir bilim adamının yapması gerenler nelerdir.Also werde ich ein wenig darüber sprechen, und darüber, was genau Wissenschaftler tun sollten.
Bu sebeple hakkinda biraz konusacagim, tam olarak bir bilim adamının yapması gerenler nelerdir.Așa că voi vorbi puțin despre asta, și ce anume e cea ce trebuie să facă savanții.
Bu sebeple hakkinda biraz konusacagim, tam olarak bir bilim adamının yapması gerenler nelerdir.Así es que hablaré un poco sobre eso, y qué es exactamente lo que se supone que hacen los científicos.
Bu sebeple hakkinda biraz konusacagim, tam olarak bir bilim adamının yapması gerenler nelerdir. BilirsinizТак что я немного расскажу об этом, и о том, чем конкретно занимаются учёные.
Bu sebeple hakkinda biraz konusacagim, tam olarak bir bilim adamının yapması gerenler nelerdir.Donc, je vais en parler un peu, et de ce que les scientifiques sont exactement censés faire.
Bu sebeple hakkinda biraz konusacagim, tam olarak bir bilim adamının yapması gerenler nelerdir.Dus ga ik daar een beetje over praten, en wat het precies is dat wetenschappers zoal doen.
Bu sebeple hakkinda biraz konusacagim, tam olarak bir bilim adamının yapması gerenler nelerdir.오늘 그 이야기를 조금 들려 드리고, "과학자들의 사명감"에 관해 얘기를 할까 합니다.
Bu sebeple hakkinda biraz konusacagim, tam olarak bir bilim adamının yapması gerenler nelerdir.Opowiem zatem o niej i o tym, co powinni robić naukowcy.
Bu sebeple hakkinda biraz konusacagim, tam olarak bir bilim adamının yapması gerenler nelerdir.Quindi vi parlero' un po' di questo e di cosa si suppone che facciano esattamente gli scienziati.
Bu sebeple hakkinda biraz konusacagim, tam olarak bir bilim adamının yapması gerenler nelerdir.Ще поговоря малко за това и какво точно се предполага, че трябва да правят учените.
Bu sebeple hakkinda biraz konusacagim, tam olarak bir bilim adamının yapması gerenler nelerdir.אז אדבר על זה קצת, ועל מה שהמדענים בדיוק אמורים לעשות.
Bu sebeple konu hakkında konuşmak istemedi.بالتالي، هو لم يرِد حقًّا قول أي شيء.
Bu sebeple hakkinda biraz konusacagim, tam olarak bir bilim adamının yapması gerenler nelerdir.لذا سأتكلم قليلا عن ذلك، وما الذي يفترض بالعلماء القيام به تحديدا.
Bu sebeple hakkinda biraz konusacagim, tam olarak bir bilim adamının yapması gerenler nelerdir.あとは 科学者が何をするのかについて 少し話そうと思います
Bu sebeple, hesaplama açısından yeni firsatlar da sunuyor.A z toho máme nové možnosti pre počítačové výpočty.
Bu sebeple, hesaplama açısından yeni firsatlar da sunuyor.Daaruit volgen nieuwe mogelijkheden voor computergebruik.
Bu sebeple, hesaplama açısından yeni firsatlar da sunuyor.Dari situ kita mendapat peluang komputasi baru.
Bu sebeple, hesaplama açısından yeni firsatlar da sunuyor.E a partir daí temos novas possibilidades para a computação.
Bu sebeple, hesaplama açısından yeni firsatlar da sunuyor.E da qui ci sono nuove possibilità di calcolo.
Bu sebeple, hesaplama açısından yeni firsatlar da sunuyor.Et à partir de ça vous avez des nouvelles possibilités de calcul.
Bu sebeple, hesaplama açısından yeni firsatlar da sunuyor.Innentől kezdve pedig új lehetőségek nyílnak a számítástechnikában.
Bu sebeple, hesaplama açısından yeni firsatlar da sunuyor.그리고 거기에서 계산 등에서의 새로운 가능성도 보입니다.
Bu sebeple, hesaplama açısından yeni firsatlar da sunuyor.Och därifrån får ni nya möjligheter inom beräkning.
Bu sebeple, hesaplama açısından yeni firsatlar da sunuyor.Şi de aici apar noi posibilităţi privind computaţia.
Bu sebeple, hesaplama açısından yeni firsatlar da sunuyor.Und daraus entstehen neue Möglichkeiten für die EDV.
Bu sebeple, hesaplama açısından yeni firsatlar da sunuyor.Và từ đó bạn sẽ có những khả năng tính toán mới.
Bu sebeple, hesaplama açısından yeni firsatlar da sunuyor.Wynikają z tego nowe możliwości obliczeń.
Bu sebeple, hesaplama açısından yeni firsatlar da sunuyor.Y, a partir de allí, nuevas posibilidades para el cómputo.
Bu sebeple, hesaplama açısından yeni firsatlar da sunuyor.Z toho jsou odvozeny nové možnosti pro počítače.
Bu sebeple, hesaplama açısından yeni firsatlar da sunuyor.Και λόγω αυτού έχουμε νέες δυνατότητες για την πληροφορική.
Bu sebeple, hesaplama açısından yeni firsatlar da sunuyor.И отсюда, у вас появляются новые возможности в вычислениях.
Bu sebeple, hesaplama açısından yeni firsatlar da sunuyor.И от това има нови възможности за изчисления.
Bu sebeple, hesaplama açısından yeni firsatlar da sunuyor.І з неї витікають нові можливості обчислення.
Bu sebeple, hesaplama açısından yeni firsatlar da sunuyor.ומזה יש לכם אפשרויות חדשות לחישוב.
Bu sebeple, hesaplama açısından yeni firsatlar da sunuyor.ومن ذلك لدينا إمكانيات جديدة في الحوسبة.
Bu sebeple, hesaplama açısından yeni firsatlar da sunuyor.空間コンピューティングが可能です
Bu sebeple iki alan birbirine eşittir .Deci aceste doua arii trebuie sa fie egale intre ele Deci aveti Z, hai sa adunam asta
Bu sebeple iki alan birbirine eşittir .De her 2 arealer er altså lig med hinanden. Lad os lægge det her sammen.
Bu sebeple iki alan birbirine eşittir .Takže tyto dva obsahy se musí rovnat. Takže máte 'z'... sečteme to.
Bu sebeple iki alan birbirine eşittir .두 영역도 넓이가 서로 같다고 할수 있습니다 먼저 z+z+y를 더 간단하게 만들기 위해
Bu sebeple iki alan birbirine eşittir .Така че, тези две лица трябва да бъдат равни едно на друго. Имате z -- нека само събера това.
Bu sebeple, ikisi de kabul edilebilir.Därför är både är godtagbara.
Bu sebeple, ikisi de kabul edilebilir.Par conséquent, les deux sont admissibles.
Bu sebeple, ikisi de kabul edilebilir.Pertanto, entrambe sono ammissibili.
Bu sebeple, ikisi de kabul edilebilir.Preto sú obe prípustné.
Bu sebeple, ikisi de kabul edilebilir.Proto jsou obě přípustné.
Bu sebeple, ikisi de kabul edilebilir.Zatem obie heurystyki są dopuszczalne.
Bu sebeple, ikisi de kabul edilebilir.Таким образом, они обе приемлемы.
Bu sebeple, ikisi de kabul edilebilir.ולכן, שתיהן קבילות.
Bu sebeple, ikisi de kabul edilebilir.ただしh2は常にh1以上の値になります
Bu sebeple iki yüz otuz sekizde sekiz kere yirmi sekiz olduğunu tahmin ediyorum.그래서 28은 238에 8번 들어간다고 추측을 할 수 있습니다
Bu sebeple iki yüz otuz sekizde sekiz kere yirmi sekiz olduğunu tahmin ediyorum.Así que voy a suponer que 28 cabe en 238 en ocho ocasiones.
Bu sebeple iki yüz otuz sekizde sekiz kere yirmi sekiz olduğunu tahmin ediyorum.Donc je vais supposer que 28 divise 238 huit fois.
Bu sebeple iki yüz otuz sekizde sekiz kere yirmi sekiz olduğunu tahmin ediyorum.Dus gok ik dat achtentwintig acht keer in tweehonderd achtendertig past.
Bu sebeple iki yüz otuz sekizde sekiz kere yirmi sekiz olduğunu tahmin ediyorum.Então, eu vou chutar que 238 dividido por 28 é igual a 8 .
Bu sebeple iki yüz otuz sekizde sekiz kere yirmi sekiz olduğunu tahmin ediyorum.Quindi suppongo che 28 stia nel 238 otto volte.
Bu sebeple iki yüz otuz sekizde sekiz kere yirmi sekiz olduğunu tahmin ediyorum.Tak więc przypuszczam, że 28 mieści się w 238 osiem razy.