Bu sebeple burada 2 ve 8 var.Preto tu máme 2 a 8.
Bu sebeple burada 2 ve 8 var.Voy a cambiar de color.
Bu sebeple burada 2 ve 8 var.Zapisaliśmy to w przekątnej setek.
Bu sebeple burada 2 ve 8 var.Αυτό σημαίνει αυτό το 2 κι αυτό το 8 εδώ.
Bu sebeple burada 2 ve 8 var.ها هي ال28 هنا
Bu sebeple burada 2 ve 8 var.私達は実際には 200 と 80 を書いたのです.
Bu sebeple buradaki eğrilerin tümünü kısa vadeli arz eğrilerimiz olarak değerlendiririz. .Dlatego uznajemy każdą z tych krzywych za krzywą podaży krótkookresowej.
Bu sebeple buradaki eğrilerin tümünü kısa vadeli arz eğrilerimiz olarak değerlendiririz. .Neste ponto, as pessoas são neutras.
Bu sebeple buradaki eğrilerin tümünü kısa vadeli arz eğrilerimiz olarak değerlendiririz. .Proto na každou z těchto křivek pohlížíme jako na naši krátkodobou křivku nabídky.
Bu sebeple buradaki eğrilerin tümünü kısa vadeli arz eğrilerimiz olarak değerlendiririz. .А отже тому, тут ми розглядаємо кожну з кривих як наші криві попиту в короткостроковій перспективі,
Bu sebeple buradaki eğrilerin tümünü kısa vadeli arz eğrilerimiz olarak değerlendiririz. .И затова разглеждаме всяка от тези криви тук като нашите краткосрочни криви на предлагане
- Bu sebeple, buradaki elementler kendi hallerinde çok az bulunurlar. -Als je maar 1 elektron in je buitenste schil hebt, is het logisch dat je die wilt afstaan.
Bu sebeple, buradaki elementler kendi hallerinde çok az bulunurlar. -Dan karena itu, elemen-elemen di sini sangat jarang ditemukan dalam keadaan unsur mereka.
Bu sebeple, buradaki elementler kendi hallerinde çok az bulunurlar. -E per questa ragione, questi elementi si trovano difficilmente allo stato elementare.
Bu sebeple, buradaki elementler kendi hallerinde çok az bulunurlar. -E por causa disso, estes elementos aqui são muito raros de se encontrar em seus estados elementais.
Bu sebeple, buradaki elementler kendi hallerinde çok az bulunurlar. -그렇게 주어버리므로서 여기 이 원소들은 원소 상태로 발견되는 것은 거의 없습니다.
Bu sebeple, buradaki elementler kendi hallerinde çok az bulunurlar. -Práve kvôli tomu, sú tieto prvky tu zriedka nájdené v ich elementárnom stave.
Bu sebeple, buradaki elementler kendi hallerinde çok az bulunurlar. -Přesně kvůli tomuto, tyto prvky přesně tady se málokdy objevují v jejich elementárním stavu.
Bu sebeple, buradaki elementler kendi hallerinde çok az bulunurlar. -Und aus diesem Grund sind diese Elemente hier sehr selten in ihrer elementaren Zustand.
- Bu sebeple, buradaki elementler kendi hallerinde çok az bulunurlar. -Y por eso, estos elementos de aquí no se encuentran casi nunca en su estado elemental.
Bu sebeple, buradaki elementler kendi hallerinde çok az bulunurlar. -Και εξαιτίας αυτού, αυτά τα στοιχεία εδώ πολύ σπάνια βρίσκονται στη στοιχειακή τους μορφή.
Bu sebeple, buradaki elementler kendi hallerinde çok az bulunurlar. -У зв'язку з цим ці елементи, ось тут, дуже рідко зустрічаються у своєму елементному складі.
Bu sebeple, buradaki elementler kendi hallerinde çok az bulunurlar. -و لذلك, هذه العناصر هنا قلما توجد في صورتها الأساسية.
Bu sebeple buraya bir, buraya da pek çok koyacağım.Donc je vais mettre un droit ici et un tas de concurrents.
Bu sebeple buraya bir, buraya da pek çok koyacağım.Tutaj jest 1 podmiot, a tutaj wiele podmiotów.
Bu sebeple buraya bir, buraya da pek çok koyacağım.Так що я поставлю одне прямо тут і купу конкурентів.
Bu sebeple buraya gelmiş olduğunu düşünmüştür.Asta credea el despre motivul prezenței lui.
Bu sebeple buraya gelmiş olduğunu düşünmüştür.C'est ce pour quoi il pensait qu'il était là.
Bu sebeple buraya gelmiş olduğunu düşünmüştür.Das ist es, was er dachte, wofür er da war.
Bu sebeple buraya gelmiş olduğunu düşünmüştür.Dat is wat hij dacht waar hij voor naar hier kwam.
Bu sebeple buraya gelmiş olduğunu düşünmüştür.Đó là việc ông nghĩ Chúa hạ thế để làm
Bu sebeple buraya gelmiş olduğunu düşünmüştür.Ecco per cosa pensava che fosse venuto.
Bu sebeple buraya gelmiş olduğunu düşünmüştür.Ezt gondolta, hogy ő ezért jött.
Bu sebeple buraya gelmiş olduğunu düşünmüştür.Foi o que ele pensou que ele aqui veio fazer.
Bu sebeple buraya gelmiş olduğunu düşünmüştür.그것이 아마 예수에 대한 그의 생각이였을 것입니다.
Bu sebeple buraya gelmiş olduğunu düşünmüştür.Opravdu tomu věřil.
Bu sebeple buraya gelmiş olduğunu düşünmüştür.Para eso pensaba que Jesús estaba allí.
Bu sebeple buraya gelmiş olduğunu düşünmüştür.Tak właśnie o nim mniemał.
Bu sebeple buraya gelmiş olduğunu düşünmüştür.To, je menil, je bila njegova vloga.
Bu sebeple buraya gelmiş olduğunu düşünmüştür.Γι' αυτό πίστευε ότι βρισκόταν εδώ.
Bu sebeple buraya gelmiş olduğunu düşünmüştür.Так он думал о цели его пребывания здесь.
Bu sebeple buraya gelmiş olduğunu düşünmüştür.Той е смятал, че заради това е там.
Bu sebeple buraya gelmiş olduğunu düşünmüştür.זה מה שהוא חשב!
Bu sebeple buraya gelmiş olduğunu düşünmüştür.هذا في رأيه سبب وجود المسيح.
Bu sebeple buraya gelmiş olduğunu düşünmüştür.賢い人でしたが そこは違うかもしれません
Bu sebeple, bütün bunlar, içeriğin yaratılması, uygunluğu ve temel insan ifadesindedir.Dat alles maakt dus de creatie van inhoud, van relevantie, basale menselijke uitdrukking.
Bu sebeple, bütün bunlar, içeriğin yaratılması, uygunluğu ve temel insan ifadesindedir.Donc tout cela est dans la création de contenu, de pertinence, une expression humaine basique.
Bu sebeple, bütün bunlar, içeriğin yaratılması, uygunluğu ve temel insan ifadesindedir.Ez mind a tartalom, a relevancia termelése, alapvető emberi önkifejezés.
Bu sebeple, bütün bunlar, içeriğin yaratılması, uygunluğu ve temel insan ifadesindedir.지금까지 컨텐츠의 창조, 적합성, 그리고 기본적인 인간의 표현에 대하여 이야기했습니다.
Bu sebeple, bütün bunlar, içeriğin yaratılması, uygunluğu ve temel insan ifadesindedir.Tutto ciò ha a che fare con la creazione dei contenuti e dell'importanza, espressioni umane fondamentali.
Bu sebeple, bütün bunlar, içeriğin yaratılması, uygunluğu ve temel insan ifadesindedir.Wszystko to dotyczy tworzenia treści, jej trafności, podstawowej ludzkiej ekspresji.
Bu sebeple, bütün bunlar, içeriğin yaratılması, uygunluğu ve temel insan ifadesindedir.Поэтому, все дело в создании контента, определении значимости, реализации природы человека.
Bu sebeple, bütün bunlar, içeriğin yaratılması, uygunluğu ve temel insan ifadesindedir.כל זה חלק מיצירת תוכן, רלוונטיות, ביטוי אנושי בסיסי.
Bu sebeple, bütün bunlar, içeriğin yaratılması, uygunluğu ve temel insan ifadesindedir.إذاً فكل ذلك في إنشاء المحتوى ، ذا الصلة، تعبيرات بشرية أساسية.
Bu sebeple, bütün bunlar, içeriğin yaratılması, uygunluğu ve temel insan ifadesindedir.しかしコンピュータも物理的なものです 物理的な物質で --
Bu sebeple, bu tür sesin olduğu ofislerde çalışan kişilerin üretkenliği kesinlikle düşer.Đó là lí do tại sao những người làm việc ở nơi có âm thanh như thế này có hiệu quả công việc giảm đáng kể
Bu sebeple, bu tür sesin olduğu ofislerde çalışan kişilerin üretkenliği kesinlikle düşer.וזו הסיבה שאנשים שנאלצים לעבוד במשרד, בין צלילים כאלה [רעשי משרד] מגלים שהפריון שלהם מידרדר לגמרי.
Bu sebeple, bu tür yerlerde eğitimle ilgili zorluklar,Bởi vậy thách thức của giáo dục ở vùng đất như thế này
Bu sebeple, bu tür yerlerde eğitimle ilgili zorluklar,이런 곳의 교육기관에서 가르쳐야 하는 것은
Bu sebeple, bu tür yerlerde eğitimle ilgili zorluklar,Tutaj celem edukacji