Ana içeriğe geç
Sözlük

sebeple ile cümle

sebeple kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bu sebeple zilyetlik mülkiyet hakkına bağlı değildir.Razglasitev ne vpliva na lastništvo.
Son olarak probleme neden olabilecek sebepler tüm ana kategoriler altında ayrıntılandırılır.V nadaljevanju je povzetek točk, ki so podrobneje obravnavane v glavnih člankih.
Bu sebeple tablo 1967 sezonundan itibaren başlatıldı.Tekme v svetovnem pokalu pa prirejajo že od prve sezone leta 1967.
Bu sebeple cenaze töreni düzenlenmedi.Pogrebni obred se je spremenil.
Oraya yerleşmek istemiş olabilir fakat seyahatinin sebepleri konusunda ihtilaflar vardır.Svoje bivanje v dvorcu je morda podaljšal, čeprav ni virov o tem.
Bu sebeple kendisine Germanicus Maximus unvanı verildi.Zanjo je dobil častni naslov Carpicus Maximus.
Farklı sebeplerden ötürü nöbet (havale) oluşabilir.Do preperevanja lahko pride zaradi več različnih vzrokov.
Bu sebeple Müşkürlü İmam Hacı Davud adı ile de tanınmıştır.Krajevna imena enakega izvora so znana tudi hr., srb.
Bu teslimiyetin sebepleri ise, Başkan'la Muavin'in arasında.To je bila posledica prenosa oblasti med Alliegrom in Castrom.
Bu sebeple öğrenilen geçmiş zaman kullanılır.Tega se navadijo skozi učenje.
Bu sebeple sabit kapasite gerektiren çalışmalarda kullanılamaz.Potrebnih spretnosti za opravljanje dela namreč še ni usvojil.
Bu çerçevede bu nedenlerin açıklanması, kentleşmenin sebeplerini ortaya çıkaracaktır.Kar daje misliti je vzrok teh katastrof.
Ancak 2005 yılının sonlarında Buena; gruptan kişisel sebeplerle ayrılacağını bildirdi.Tačiau 2005 metais Buena pranešė, jog ji palieka grupę dėl asmeninių priežasčių.
Ayrıca başka sebeplerden büyük sayıda bağışlar ve alımlar da oluyordu.Be to buvo gabenama daug dovanų ir išteklių.
Bir başka iddia da Mihail'in tamamen doğal sebeplerden öldüğüdür.Spėjama, kad Aleksandras mirė dėl natūralių priežasčių.
Bu hareketin sebepleri belli değildir.Šio veiksmo priežastys neaiškios.
Stan van Gundy ailevi sebeplerle görevden ayrıldı.Piotras Svidleris dėl šeimyninių priežasčių pasitraukė.
Bu sebeple mineral, radyometrik yaşlandırma yöntemlerinde kullanılır.Mineralas naudojamas radiometriniam amžiui nustatyti.
Bu sebeple Kelebekler Vadisi'ne günde 3 kere elektrik verilmektedir.Citrinių ir vynuogių derlius saloje nuimamas triskart per metus.
Bu sistemin yapılmasındaki temel sebepler şunlardır.Pagrindiniai naudojimo tikslai tokie.
Dünyada en başta gelen ölüm sebeplerindendir.Tabakas tapo svarbiausia mirties, kurios galima išvengti, priežastimi pasaulyje.
Nüfusun artmasının ana sebepleri göç ve daha az oranda doğal büyümedir.Augimas vyksta dėl imigracijos ir, mažesne dalimi, dėl natūralaus prieaugio.
Bu sebeple kentte çiçek festivali düzenlenir.Mieste vyksta vyno šventės.
Millwood taburcu edilmiş ancak görünüşe göre 31 Mart 1888 yılında doğal sebeplerden 38 yaşında ölmüştür.Šarlotė kartu su negimusiu savo kūdikiu mirė 1855 m. kovo 31 d., būdama 38 metų amžiaus.
Bu sebeple yabancılarla tanışılır ve dostluk ve ahbaplıklar pekiştirilirdi.Savo draugiškumu ir mandagumu jis nustebino net svetimšalius.
Bu da ocağın bozulmasının baş sebeplerindendir.Ir tai iš dalies buvo jo žlugimo priežastis.
Bu sebeple bilgi üretemediği konularda Tanrının bileceğini savunmuştur. O’na göre “ruh yaşamın ilkesidir”.Teigiama, kad Dievas nežino jokio blogio, nes priešingu atveju jis būtų jo pradininkas.
Bu sebeple Parti Kongresi oy çoğunluğuyla Menşevik programı kabul etti.Taigi absoliučios daugumos balsų, krikščionių demokratų partijos balsais buvo priimta ši Konstitucija.
Bazıları evine dönmüş, bazıları farklı sebeplerle (aşkını bulmak gibi) ayrılmıştır.Daug žmonių neteko namų, kai kurie pasitraukė iš krašto.
Nirodha - Sebeplerin ortadan kalkması, acıların ortadan kalkmasını getirir.Tiesa apie kentėjimo nutraukimą (Nirodha): Kad sumažėtų kančia, reikia apriboti troškimus.
Bu sebeple konferans her yıl daha da büyümüş ve gelişmiştir.Aasta aastalt on firma kasvanud ja arenenud.
Bu sebeple hasta izole edilmeli ve tedavisine hemen başlanılmalıdır.Sel juhul tuleb ravi kohe katkestada ja vajaduse korral alustada erakorralist ravi.
Bu sebepler araştırılırken olabildiğince çok ve uzman kişinin görüşü alınmalıdır.Kuulaja võtab endale uurimise tarbeks nii palju aega kui vajalikuks peab.
Fakat politik sebeplerden ötürü bundan vazgeçildi.Ta sunniti poliitilistel põhjustel sealt lahkuma.
Bu sebeple babasına da bakmaktadır.Ta külastas ka oma isa.
Bu sebeple de ameliyatlarında doğumdan sonra rahmi de almıştır.Siis tegutses ta veel oma sünninime all.
Karısı ve kızı da ertesi yıl aynı sebeple öldü.Samal aastal surid ka ta naine ja kaks tütart.
Ölüm sebepleri kızamıklıktı.Surma põhjused on segased.
Bu sebeple hamilelerin dikkatli kullanması gerekir.Seepärast peaks olema ettevaatlik neid valemeid kasutades.
Buna benzer sebeplerden dolayı nüfus sabit kalmaktadır.Loomulikult teistel põhjustel kui tavakodanikud.
Bu sebeple, bir rehber eğitmen projesi çerçevesinde, müzisyenler tecrübelerini öğrencilerle paylaşmaktadır.Selleks on loodud kursused, kus rahvusvahelised muusikud jagavad Beigangi õpilastele oma kogemusi.
Boğulma ve hypothermia adlı ölüm sebepleride vardır.Püomeetraga seotud haigestumise ja suremuse põhjuseks on infektsioon.
Bu sebeple hiçbir şekilde kullanılmaması gerekir.Seepärast pole neid soovitatav kasutada väljas.
Bu sebeple de akademik kurallara tamamen uygundu.Võib-olla sobivad need ka akadeemilisse maailma paremini.
ASKB'nun sebepleri bilinmemektedir.Logorröa põhjused pole teada.
Bu değişimin en önemli sebeplerinden birisi de çevrimiçi öğrenme yapısı ile ilgilidir.Teine selliseid muutusi esilekutsuv põhjus on töömigratsioon.
Köyde çeşitli sebeplerden dolayı bir hayli göç olayı yaşanmıştır.Indias on kummituslinnad tekkinud erinevatel põhjustel.
Şu an çeşitli sebeplerden dolayı burada hiç Oset kalmamıştır.Valetamine ebaõnnestub mitmel põhjusel.
Genellikle evliliğin ölüm veya boşanma gibi sebeplerle sona ermesi durumunda kadına ödenir.Abielu lõpeb abikaasa surmaga või abielu lahutamisega.
Bu sebeple yukarıdan aşağı inildikçe atom yarıçapı arttığından iyonlaşma enerjisi azalır.Seega kui aatomraadius rühmas ülevalt alla suureneb, siis ionisatsioonienergia väheneb.
Bu sebeple kadınlarda yapılacak saç ekiminin başarı şansı erkeklerden daha azdır.Seega oli naiste tulemus meeste omast kehvem.
Bu sebeple bu tümcede değişleme vardır.)Aga see ootab sellelt mudelilt liiga palju.)
Park Sun-ho - Boyfriend ile çıkış yapması bekleniyordu fakat bilinmeyen sebeplerle şirketten ayrıldı.Tema abikaasal, Aino´l, koos äsjasündinud tütrega aga Eestist evakueeruda ei õnnestunud.
Bu farklılığın değişik sebepleri vardır.Muidugi on põhjendid teatud erilist liiki põhjused.
Bu sebeple eşkıyaların ya da düşmanların geldiği noktaya pusu kurarlar.Seetõttu on alepõllundus tänapäeval tekitanud debati pooldajate ja vastuseisjate vahel.
Bu sebeple kamu yararını da azamileştirmek için devlet tarafından özel kanunlarla kontrol altında tutulurlar.Pärandihoid on riigi poolt pärandvara tagamiseks teatud abinõude rakendamine kohtu poolt.
Finansal sebeplerden dolayı kulüp kapatılmıştır.Ajaleht pandi seisma majanduslikel põhjustel.
O sebeple bu konuda doğal alanları dışında yetişen bu türlere dikkat etmek gerekir.Enamikku liikidest on väljaspool nende looduslikku keskkonda keerukas kasvatada.
Bu sebeple iletişim kurmuyor ya da kurmak istemiyor olabilirler.Võib-olla ta ei taha mõistust kuulata või ei taha üldse kuulata.
NDH’ye tür yerine akım denmesinin de sebepleri var elbette.Samuti kasutatakse NB-IoT puhul andmete krüpteerimiseks AES asemel LTE krüpteeringut.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod