Bu sebeple O'na kendi halkı tarafından el-Emir'ul-Adil (Adil Hükümdar) lakabı uygun görülmüştür.」使人納其衆;衆聞之喜,皆歸心焉。
Bu ismi alma sebepleri vücutlarının gövde kısmının yeşil renkli olmasıdır.灰樹蛙是因其身體的主要顏色為灰色而得其名。
On beş yaşında yine bilinmeyen sebeplerle görmeye başladı.15歲時,他的視力突然回復正常。
Bu sebeple bu hayvanlar bazı yerlerde zararlı hayvan olarak kabul görür.因此,在一些地区它们被看作是害兽。
Bu sebeple Bir'e hiçbir sıfat yüklenemez.』者,勢既不易為也。
Bu sebeple yağlanacağı gün neyin üflenmesi tavsiye edilmez.陳以非留日,尚有不能盡展之處,馬則素揚省抑部者也。
Bu da ocağın bozulmasının baş sebeplerindendir.这也是城堡丧失其重要性的主要原因之一。
Bu sebeple insanın kendi canı üzerine karar verebilme hakkı yoktur, bu hak ancak Allah’ındır.」 《古蘭經》不認為人類的靈魂本身是長生不老,因為人類的存亡全憑真主的意志。
Nadiren migren de menenjite sebep olur ama teşhis ancak diğer sebepler elendiğinde yapılabilir.在罕见的情况下,偏头痛也可能导致脑膜炎,但只有在其他病因均被排除之后才会考虑此一诊断。
Bu sebeple 0 0 {\displaystyle 0^{0}} (sıfır üzeri sıfır) belirsizdir.指數 0 0 {\displaystyle 0^{0}} 是不連續定義的。
Ayrıca ilerleyen süreçte Köse ile çeşitli sebeplerden ötürü birçok kez mahkemelik oldu.另外,孫正平也因為一些原因客串過主持数次。
Bu sebeple parole (söz) dilin içeriği, Langue ise dilin biçimi olarak ayrılır.類型一詞的印歐語系字根gerə原有成熟(to grow old)之意。
Söz konusu kimyasalların başlıca zehirleme sebepleri toksik veya toksik etki meydana getirici oluşudur.没有证据表明食用番茄会引起急性毒性或遗传毒性作用。
Tanrı bu sebeple bu tür ayinlere izin verdi.一些反对派人士因此抵制了这些神道教仪式。
Bu sebeple de Mısır ve Suriye arasında bulunan askeri birliklere katıldı.由埃及和沙特参加的空中战术军事演习。
Bu sebeple mezhep kadın liderlerin aktif çalısma alanına girmiştir.至此,她成为了女权运动的领袖人物。
Ağca'yı yakalayan polis memuru henüz 37 yaşında olmasına rağmen bilinmeyen bir sebeple emekli edildi.羊权的伯父羊秉任抚军参军,有很好的名声,虚龄三十二岁时就去世。
Havale sebepleri yaşa göre değişiklikler gösterir.可变元素的一个例子是年龄。
Bu sebeple Vim ismi "Vi IMproved" ("Geliştirilmiş Vi") kelimelerinin kısaltması olarak değiştirilmiştir.从那个时候开始,Vim的全名就变成Vi IMproved(改良)了。
Bu sebeple şirketler,geleceğe yönelik stratejik planlarını oluşturma telaşı içinde olurlar.市场担心经济增长前景。
Bu sebeple Kırmızı Şeritli İstiklâl Madalyasına hak kazandı.值得注意的是,他放棄了象徵王權的紅色穗飾。
Ancak, her parçacık bir sebeple yıkıma uğrayacağı için sonlu bir ömre sahiptir.假設,每一個約束力,因為虛位移,所做的虛功的總和是零。
Bu sebeple tarıma müsait bir bölgedir.所以這是一個被控制的領域。
Bu sebeple omega-3 grubunda kabul edilir.在Flag3中辭職。
Aynı yıl bilinmeyen bir sebeple bu görevden el çektirildi ve hapsedildi.同年被捕,受刑不屈。
Resulzade'nin “Asrımızın Siyavuşu” adlı eserinin yazılmasının tarihi sebepleri vardır.名中有「院」字之佛師輩出而得名。
Zombilerden biri daha önce Karen'ı ısırmıştır ve küçük kız bu sebeple hastalanmıştır.在稍早凱倫曾被怪物咬了一口,所以變的很不舒服。
Bu sebeple bir devlet idaresi için ne gerekiyorsa onu biliyor ve uyguluyorlardı.使知古今若何而治,政事若何而得。
2012 sonbaharında Nitte Valo ailesel sebeplerle gruptan ayrıldığını duyurdu.然而,2006年年底,格拉娜还是因为家庭原因被迫离开了乐队。
Daha sonra bilinmeyen bir sebeple adadan ayrılır.但後來因不明原因而刪去。
Bu sebeple Gaybu’l-Guyûb (bilinmezlerin en bilinmezi), Gayb-ı Mutlak (mutlak bilinmez) isimleriyle de bilinir.그러나 하느님께서는 주님께서 청하시는 것은 무엇이나 들어주신다는 것을 저는 지금도 알고 있습니다.”
Fakat, sonradan Âd kavmi ile benzer sebeplerle helak edilmişlerdir.또 오딘은 인간의 전쟁에도 관여하여 승리와 패배를 결정하였다.
Eccleston'ın rolü bırakmasının sebepleri İngiliz gazetelerinde tartışma konusu olmaya devam etmiştir.에클스턴이 배역을 떠난 이유는 계속해서 영국 신문들의 논쟁 대상이 되었다.
Bu sebeple bir ucundan diğer ucuna yürüyerek gidilebilir.이렇게 하면 다른 한쪽에서는 걸어서 갈 수 있다.
Karısı ve kızı da ertesi yıl aynı sebeple öldü.그의 아내와 아들은 같은 날 태어났다 (5월 10일).
Ancak mahkemesi sürerken bilinmeyen bir sebeple ölmüştür.그러나 그는 알려지지 않은 이유로 죽었다.
Diğer kültürler, çeşitli sebeplerden dolayı buradan ayrılmak zorunda kalmıştır.이 식민지는 여러 가지 이유로 섬을 포기해야 했다.
Daha sonraki yayınlar ise, bu sebeple okurun su yüzüne çıkmış beklentilerine karşılık verememiştir.그러나 그 후의 후손에 대한 기록이 없어 후손 이공정(李公靖)을 시조로 하고 있다.
Bunları temel olarak intrinsing (içsel) veya ekstrinsing (dışsal) sebepler olarak sınıflandırmak mümkündür.그것을 논(論)할 때 중요한 것은 권력 분립 이론(權力分立理論)과 통치 조직 또는 정부 형태에 관한 원리이다.
Bu sebeple parole (söz) dilin içeriği, Langue ise dilin biçimi olarak ayrılır.사용되는 언어는 푸젠어의 하위 방언으로 푸셴어(싱화 방언)가 사용되고 있다.
Kendi halindeki bir kasabaya kimsenin bilmediği sebeplerden ötürü gelir.그 때문에 알고 있는 사람이 없는 장소로는 이동할 수가 없다.
Sonrasında değiştirilen bazı ifadeler ve delil yetersizliği gibi sebepler gösterilerek 2. Lige alındı.원판결의 증거된 서류 또는 증거물이 확정판결에 의하여 위조 또는 변조인 것이 증명된 때 2.
Bu sebeple Selahaddin Kapısı olarak da anılır.한문으로 성성이(猩猩-)라고도 한다.
Altı yaşında bilinmeyen tıbbi sebeplerden dolayı kör oldu.태어난지 6개월만에 알수 없는 이유로 사망했다.
Bu sebeple ebu Hanife kelâm (ilâhiyat) kitabına el-Fıkıh ül-Ekber adını vermiştir.그가 책을 서술할 당시 자비르 이븐 하이얀이라는 이름(유럽에서는 게베르라고 불림)을 사용하였다.
1997'de ekonomik sebeplerden dolayı kapanana kadar burada bir petrol rafinerisi vardı.1976년에 석유 생산을 시작해 이후 천연가스를 생산하기 위해 한 차례 개조된 바 있다.
Bu sebeple O'na kendi halkı tarafından el-Emir'ul-Adil (Adil Hükümdar) lakabı uygun görülmüştür.이 권리를 확보하기 위하여 인류는 정부를 조직했으며, 이 정부의 정당한 권력은 인민의 동의로부터 유래하고 있는 것이다.”
Bu sebeple Allah'ın, yaratılmışlardan birini çağrıştıran bir isimle, kelimeyle anılması caiz değildir.기독교에서는 하나님의 이름은 인간의 발명품이 아니라 하나님에게서 기원한 것이며, 하나님의 계시에 근거한다.
Bu sebeple, kendisi Emevî aleyhtarı olarak yetişti.이관상은 그가 서자임을 애석히 여겼다.
Bu sebeple uzatmalar oynandı.그래서 등봉은 참수되었다.
Bu sebeple Roma'nın en zengin adamlarından olan Marcus Licinius Crassus'a başvurdu.그는 로마의 갑부인 마르쿠스 리키니우스 크라수스의 도움을 받았다.
Finansal sebeplerden dolayı kulüp kapatılmıştır.정부는 광장 보수를 이유로 탁심 광장을 폐쇄시켰다.
Bu sebeple Amerika'daki Türk lobisinin en aktif elemanlarından biri olarak çalışır.이로 인하여 미국에서 북한 사정에 가장 정통한 정치인의 하나로 손꼽히고 있다.
Bu sebeple Columbia University'e geldi.그해 가을 그는 컬럼비아 대학교에 들어갔다.
Benzer bir sebeple Amerikalı bir oyuncu da ekipten çekildi.같은 호에서 캡틴 아메리카가 팀을 떠난다.
Bu sebeple asla yargılanamadı.일반적으로 시판되지 않았다.
Ölüm sebepleri kızamıklıktı.사망 원인은 심정지였다.
Buna benzer sebeplerden dolayı nüfus sabit kalmaktadır.이러한 이유로 인천은 그 지위가 계속하여 승격되었다.
Bazıları kelime kelime çeviri yapmakta, bazıları nüzul sebepleri ve tarihsel bilgileri sunmaktadır.이들 중 일부는 현대의 언어로는 서술적인 지식과 경험적인 지식이라고 할 수 있다.
Bu farklılığın değişik sebepleri vardır.이 차이에 있어서는 여러 이유가 있다.