Bu sebeple tıbbi ve güvenlik uygulamalarında sıklıkla kullanılırlar.Proto se často používají v čisticích a pracích prostředcích.
Bu sebeple evde beslenen kobaylara her gün ot ve saman vermek gerekir.Denně bychom proto měli ve stravě přijmout max.
Bu sebeple 1930'lar Diktatörler çağı olarak nitelendirilir.Období do roku 1926 je označováno jako období zákonné diktatury.
Fakat politik sebeplerden ötürü bundan vazgeçildi.I tuto práci musela z politických důvodů opustit.
Bu sebeple de yalnızca gerekli durumlarda uygulanması önerilmektedir.To se považuje za vhodné pouze v případě nouze.
Bu sebeple Roma'nın en zengin adamlarından olan Marcus Licinius Crassus'a başvurdu.Obrátil se tudíž na Marca Licinia Crassa, jednoho z nejbohatších mužů Říma.
Fakat bilinmeyen sebeplerle nişan bozuldu ve onun için bir başka koca seçildi.Z neznámého důvodu bylo zasnoubení zrušeno a pro Annu byl vybrán jiný manžel.
Bu sebeple Probus, Gothicus Maximus ve Germanicus Maximus unvanlarını almıştı.Philippus přijal vítězná příjmení Carpicus maximus a Germanicus maximus.
Kişisel sebeplerden dolayı Geleceğe Dönüş serilerine devam etmedi.Z osobních důvodů se ke sboru již nevrátil.
Baba otoritesi sebepleri tartışılmadan kabul edilir.Původ otce je sporný.
Ancak 1922 yılında bilinmeyen bir sebeple Urganlı olarak ismi değiştirilmiştir. ^Už v roce 1932 se však rodina z neznámých důvodů stěhuje z Kadaně zpět do Plzně.
Bu sebeple hamilelerin dikkatli kullanması gerekir.Vojnich), proto by měly být brány s opatrností.
Diğer kültürler, çeşitli sebeplerden dolayı buradan ayrılmak zorunda kalmıştır.Další vozy byly zrušeny z různých důvodů.
Doğal sebeplerden ötürü gerçekleşir.Zátiší s přírodními motivy.
Bu sebeple tarıma müsait bir bölgedir.V důsledku toho je území špatně přístupné.
2013 yılında 89 yaşındayken, Kaliforniya’daki evinde 14 Ocak 2013 tarihinde doğal sebeplerden ötürü öldü.Zemřel 14. ledna 2013 ve svém domě v Livermore v Kalifornii z přirozených příčin ve věku 89 let.
Bilinmeyen sebeplerden dolayı bu şehir batmıştır.Z neznámých příčin zanikl.
Bu sebeple Selahaddin Kapısı olarak da anılır.Je nazýváno bránou do Beskyd.
Siyasi sebeplerden dolayı 1991 yılında Bakü'ye göç eder.Její rodina uprchla z Keni z politických důvodů v roce 1991.
Bu durum genel olarak politik sebeplerden dolayıydı.Obvykle se tak dělo z náboženských důvodů.
Bu sebeple; Tanrı'ya inanmak Tanrı'ya inanmamaktan daha iyidir.Z průzkumu vyplývá, že věřit v jiného boha je mnohem lepší, než nevěřit v žádného.
Böylece, vücudun ilk savunma hattı bu sebeple inhibe olmuş olur.Lebka jako první obranná linie je velmi náchylná k poranění.
Bu sebeple İngiltere Amerika'dan hiç hoşlanmaz.Viktorii se v Anglii ze začátku vůbec nelíbí.
Bu sebeple de "Ziyancı" lakabını almıştır.A proto jsem šel do "Fenoména".
Bu sebeple tüm devre aynı anda başlar ve aynı anda durum değiştirir.Opět platí pravidlo, že se musí vše slít najednou.
Bu sebeple, PTH saldırılarına karşı zayıftır.To přirozeně poněkud oslabilo naděje PDS.
Bu sebeple bu dönemde en tehlikeli olarak tanımlanan düşmanların başında Daçyalılar gelmekteydi.Tak nás posílali na nejnebezpečnější posty.
Bu sebeplerden, bu cins büyük sistemli yel değirmenleri Hollanda ve ABD gibi ülkelerde kullanılmaktadır.Psi z této chovatelské stanice jsou základy chovu i v jiných státech, například Holandsku nebo USA.
Bu sebeple dönem dönem Türk-Fars çatışmaları yaşanmıştır.Mezi německými politickými stranami vyvolaly podzimní události těžké střety.
Sebeple sonuç arasında bir nedensellik yoktur, onları birbirine masallardaki mantık bağlar.Nedělá mu potíže udržovat si v nich dokonalý pořádek a mít je navzájem logicky propojené.
İlk talibi olan Mısır Hıdivi Abbas Hilmi Paşa siyasi sebeplerden dolayı reddedildi.Vystoupení původně ohlášeného Jimmyho Somervilla bylo ze zdravotních důvodů zrušeno.
Nirodha - Sebeplerin ortadan kalkması, acıların ortadan kalkmasını getirir.Vadžra ničí všechnu nevědomost, příčinu našeho utrpení.
Bu sebeple mezunların ilk 6 ay içerisinde işe girme oranı %88 'lere ulaşmıştır.Až 88 % studentů si do 6 měsíců od ukončení studia najde práci.
Bazıları evine dönmüş, bazıları farklı sebeplerle (aşkını bulmak gibi) ayrılmıştır.Domů se vrátili všichni, někteří s trvalými následky po zraněních.
Bu sebeple anti devletçi düşünceler aşırı bireyci ya da aşırı kolektivist olarak sınıflandırılır.Právě proto je hodnota individualismu pro jinak silně kolektivisticky orientovanou společnost tak vysoká.
Yangının çok çeşitli sebepleri vardır.Vystoupení s ohněm mají mnoho různorodých podob.
Bu sebeple yüksek yaşam standardına sahiptir.Propaguje zdravý životní styl .
Non-Voting: Causes and Methods of Control(Oylanmamış: Kontrolün Sebepleri ve Yöntemleri).Vývoj a výsledky procesů kontroly zbrojení a odzbrojování : Marnost nad marnost?.
Ayrıca ilerleyen süreçte Köse ile çeşitli sebeplerden ötürü birçok kez mahkemelik oldu.Další viníci masakru z různých důvodů soudu unikli.
Bu sebeple asla yargılanamadı.Nikdy nebyl předveden před soud.
Bu sebeple, çoğu uzman bu stel için "İsrail steli" de demektedir.Din acest motiv, mulți cercetători o denumesc Stela lui Israel.
Fakat, kendisi bunu çeşitli sebeplerle reddetti.El a refuzat din mai multe motive.
Benzer sebeplerden dolayı çok sayıda diğer sahne de filmden çıkarıldı.Multe alte scene au fost scoase din aceleași motive.
Salinger, 27 Ocak 2010'da Cornish, New Hampshire'daki evinde doğal sebeplerden vefat etti.Salinger a murit de bătrânețe pe data de 27 ianuarie 2010, în locuința sa din Cornish, New Hampshire.
Diğer bakteriyel sebepler arasında şunlar sayılabilir: Klebsiella, Proteus, Pseudomonas ve Enterobacter.Alte cauze bacteriene includ: Klebsiella, Proteus, Pseudomonas și Enterobacter.
Bu sebeplerden ötürü Formula BMW Asia'nın bundan sonra Bahreyn'de yapılmamasına karar verildi.Din acel an nu s-a mai organizat niciun Mare Premiu al Bahrainului în Formula BMW Asia.
Bu sebeple Çatalçeşme denmektedir.Faptul se cere, firește, tălmăcit.
Daha sonra bilinmeyen bir sebeple adadan ayrılır.Cu toate acestea din 2011 această specie a abandonat insula, din motive necunoscute.
Bu sebeple babasına da bakmaktadır.Te rog, du-te să-l vezi pe tatăl meu!
Bu yalnız çocukluk dönemi, daha sonra yazar olmasının sebeplerinden biri olarak sayıldı.Visul copilului a rămas același dintotdeauna: să devină scriitor.
Bu sebeple genç nüfus, diğer şehirlere göç etmek zorunda kalmaktadır.Astfel, polonezii au fost nevoiți să se stabilească cu traiul în alte orașe.
Bu sarayın ne zaman, nasıl ve ne sebeple yıkılıp yok olduğu ise bilinmemektedir.Nimeni nu știe unde, când sau dacă se va opri această evoluție.
Bu sebeple her türlü hipotez, sürekli olarak deneylere tabii tutulabilir.Drept urmare, fiecare celulă va fi perfect izolată de celelalte, permițând efectuarea experimentelor.
Bir yönlendirici şu sebeplerle BOŞ durumundan ilerleyemez; 179 nolu TCP portu kapalı olabilir.Unele dintre motivele pentru care un ruter nu trece de această stare, sunt: Portul TCP 179 nu e deschis.
Bu sebeple özellikle katı yakıt uygulamalarında ana enerji kaynağı olarak kullanılır.Marea Britania, de exemplu, se bazează încă pe combustibilii fosili ca resursă principală de energie.
Bu hareketin sebepleri belli değildir.Motivele acestui gest au rămas neclare.
Bu sebeple bu tür elemanlara daha genel bir isim verilmiş ve indüktör (inductor) denilmiştir.În acest caz celelalte calculatoare se mai desemnează și drept guest („oaspete”).
Çoğu trans erkek bu sebeplerden dolayı bu müdahaleden vazgeçmektedir.Psihopații scapă de multe ori de justiție din aceste motive.
Bu sebeple devlet toplum adına tüm piyasayı kontrolü altında tutar.Nu în ultimul rând, piața neagră se află tot sub controlul lor.
Ayrıca, Litvanya ve Ukrayna katılmayı planlamışlardı fakat finansal sebeplerden dolayı çekildiler.Letonia, Serbia și Malta au renunțat din cauze financiare sau din cauza proastelor rezultate.