Ana içeriğe geç
Sözlük

sebeple ile cümle

sebeple kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Diğer bakteriyel sebepler arasında şunlar sayılabilir: Klebsiella, Proteus, Pseudomonas ve Enterobacter.Andra bakterier som kan ligga bakom urinvägsinfektion är Klebsiella, Proteus, Pseudomonas och Enterobacter.
Bu sebeple uzun süre boyunca ampirik çözümler tercih edilmiştir.Problemet löstes för länge sedan för lösbara grupper.
Bu sebeple de kondansatör üreticileri öngörü yapmakta zorlanmış ve ağzı sıkılığı tercih etmiştir.Bönderna var tveksamma, och valde att hellre vika än att utmana.
Bu sebeple 2-3 haftalık bebeklerde aniden saç dökülmesi görülür.Efter 2 till 3 veckor kläcks puppan.
ASKB'nun sebepleri bilinmemektedir.Orsaken till PUPPP är inte känd.
Bu sebeple, 2. Dünya Savaşı'ndan itibaren geniş çaplı yeniden yapılanma gerçekleşmiştir.Efter andra världskriget skedde en stor avflyttning.
Diğer sebeplerde ilaç tedavisi kullanmak gerekir.För andra betydelser, se Remedios.
Diğer sebepler yüksek üretim maliyeti ve mühimmat üretiminin zor olmasıydı.Anledningen till att det inte blev fler var skyhöga produktionskostnader och komplicerad konstruktion.
Bu sebeple de tercih edilirler.De föredras därför av operatörerna.
Bu sebeple PCBC Kerberos v5'de kullanılmamıştır.Через це, Кербер v5 не використовує PCBC.
Farklı sebeplerden ötürü nöbet (havale) oluşabilir.Це може бути обумовлено різними причинами.
Terliksi hayvan; tek hücreli ve terlik şeklindedirler ("terliksi hayvan" ismini alma sebepleri budur).Тварина здатна вживати отруйних безхребетних (таких, як багатоніжки) і змій.
Bu sebeple bu gözlemler Neptün'ün keşfi olarak sayılmamaktadır.За значенням це відкриття не поступалося відкриттю Нептуна.
Bu sebeple kendisine Germanicus Maximus unvanı verildi.Після цього він отримав почесний титул Germanicus Maximus.
Bu sebeple itikadi bir mezhep olarak da kabul edilebilirler.Його, навпаки, можна вважати підставою для надії.
1997'de ekonomik sebeplerden dolayı kapanana kadar burada bir petrol rafinerisi vardı.В місті є нафтопереробний завод, але він був закритий в 1997 році по економічним причинам.
Fakat, kendisi bunu çeşitli sebeplerle reddetti.Проте всі вони в силу різних причин відмовилися їх прийняти.
Şimdiyse bazı sebeplerden ötürü işler ters gitmiştir.Проте з певних причин робота зупинилася.
Bu sebeple her oyun birbirinden farklıdır.Ігровий процес за кожного з них відрізняється.
Koç başı saldırının (Latince: rostrum, Yunanca: ἔμβολος) terk edilmesinin kesin sebepleri belirsizdir.Точні причини відмови від тарану (лат.: rostrum, грецьк.: ἔμβολος) залишаються неясними.
Ancak, pek çok ülkede test edilir ve bu sebeple bu risk düşüktür.У багатьох країнах проводять тести на сифіліс і, отже, ризик захворювання є низьким.
2004 şubatında Singapur hayvanat bahçesinde iki ayı aynı sebeple yeşile döndü.Після цього, в 2004 році, аналогічим чином позеленіли білі ведмеді в сингапурському зоопарку.
Bu sebeple de darbelere daha duyarlıdır.Проте і результат роботи вражає більше.
Bu sebeple; Tanrı'ya inanmak Tanrı'ya inanmamaktan daha akılcıdır.Таким чином, поняття буття невід'ємне від ідеї Бога.
Bu sebeple, grup çalışanlarının en azından CCNA sertifikası sahibi olması zorunludur.Для отримання сертифіката потрібен сертифікат CCDA.
Non-Voting: Causes and Methods of Control(Oylanmamış: Kontrolün Sebepleri ve Yöntemleri).Процеси моніторингу й керування (Monitoring and Controlling Processes).
Sebeplerden biri filmin anlaşılmaz olmasıydı.По ряду причин фільм не був реалізований.
Bu sebeple uzatmalar oynandı.Для цього й завербували Веслі.
Bu sebeple "İmkansızlıklar Dedektifi" diye de anılır.Також відомий під назвою «Дефективний детектив».
24 Aralık 2013'te yayımlanacaktı fakat bilinmeyen sebepler yüzünden iptal edildi.Знімальний процес почався 2 грудня 2014 року, але через недофінансування був зупинений.
Bu sebeple, bir eksen üzerindeki dönüşler bir grup oluşturur.Таким чином, множина проективних відображень утворює групу.
Bu sebeple bir ucundan diğer ucuna yürüyerek gidilebilir.Може виникнути і за іншого порядку ходів.
Sebeplerin pek çoğu abartılmıştır.Втім цю ідею більшістю було відкинуто.
Bunun sebepleri tam olarak bilinmemektedir.Причини цього точно не відомі.
Artık içindeki kıymetli metalin geri kazanılması amacıyla yapılan çalışmalar bu sebeple başlamıştır.Одночасно почалося здешевлення дорогоцінних металів.
Bu sebeple en çok hadis nakleden sahabe olduğu söylenmektedir.Вважається що така трембіта звучить найкраще.
Bu sebeple ki Finlandiya'da yaşayan çoğu Türk gencin annesi Findir.Він хоче, щоби молоде українське покоління було здорове.
Bu sebeple sahibi tarafından ekilmeyip köylüye kira verilmektedir.Повинності селян на користь власниці не вказано.
Bu sebeple gecikerek 2 Aralık'ta denize indirildi.Судно спустили на воду 2 березня 2002 року.
Bu sebeple kanal, gemiler için büyük güçlük arz etmektedir.Однак вони значно ускладнювали судноплавство каналами.
Nötropeni, konjenital (kalıtsal bozukluk) olabileceği gibi çeşitli sebeplerden de ortaya çıkabilir.Це може прояснити деякі випадки самопожертви заради групи (альтруїзм).
Bu sebeple yerleri kesin olan en güncel listedeki 22 kanal eklenmiştir.Зараз на сайті зареєстровано 22 категорії, які весь час поповнюються.
Bu sebeple Ani Nükleer Radyasyon denince hemen "Gama Işınları" akla gelir.На момент відкриття цього сплеску, вважалося, що випромінювання гамма-спалахів ізотропне.
Bu sebeple, aynı yıl Türkiye Kupası organize edilmeye başlamıştır.Того ж дня починається мобілізація в Кувейті.
Şu an çeşitli sebeplerden dolayı burada hiç Oset kalmamıştır.На сьогодні не вивчений за ряду причин.
Bilinmeyen sebeplerden dolayı bu şehir batmıştır.Та з невідомих причин продала землі.
Bu sebeple dünya çapında Turkish Star Wars adıyla tanınmıştır.З цієї причини фільм відомий у всьому світі як Турецькі Зоряні війни.
Ancak, pek çok ülkede test edilir ve bu sebeple bu risk düşüktür.V mnoha zemích je však v tomto ohledu prováděno testování a riziko je proto nízké.
1 APOEL politik sebeplerden çekildi.1 APOEL se z politických důvodů vzdal účasti.
Fakat, sonradan Âd kavmi ile benzer sebeplerle helak edilmişlerdir.Ó ano, pryč tedy s ´Ádovci, lidem Húdovým!"
Bu sebeple insanın kendi canı üzerine karar verebilme hakkı yoktur, bu hak ancak Allah’ındır.Nezasvěcuje se člověk, ale Bůh si člověka zasvěcuje (člověk se odevzdává).
Bu sebeple cenaze töreni düzenlenmedi.Pohřební obřad se nekonal.
Finansal sebeplerden dolayı kulüp kapatılmıştır.Divadlo nakonec bylo z finančních důvodů zavřeno.
Tıbbi sebeplerden ötürü 1983'te emekliye ayrıldı ve herhangi bir görevde uzaya uçmadı.Do vesmíru nikdy neletěl a z oddílu odešel v roce 1983 ze zdravotních důvodů.
Brunel'ın hatırlanmasının en büyük sebeplerinden biri de şüphesiz Bristol'daki Clifton Asma Köprüsüdür.Pravděpodobně nejvíce Brunela proslavil Cliftonský visutý most v Bristolu.
Bu sebeple, çoğu uzman bu stel için "İsrail steli" de demektedir.Z tohoto důvodu mnozí učenci hovoří o stéle jako o „Izraelské stéle“.
İmparator, her ne sebeple olursa olsun gelirlere el koyabilirdi.Císař také mohl z jakéhokoliv důvodu pronii odejmout.
Bu gelişmeler, "Arjantin - Brezilya Savaşı"na giden yolda en önemli sebeplerdi.Podrobnější informace naleznete v článku Argentinsko-brazilská válka.
Bu sebeple, büyük bir zafer elde edildiğini düşünüyorum.Tak je dosaženo slavného vítězství.
Bu sebeple de darbelere daha duyarlıdır.Jsou proto hůře přístupné.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod