Ana içeriğe geç
Sözlük

sebeple ile cümle

sebeple kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Sebepler yazılırken tarafsız davranmalı, fakat çözülebilir olmalarına özen gösterilmelidir.La vicenda lo condurrà a operare una scelta rischiosa ma che si rivelerà felice.
Bazı sebeplerden dolayı geceleri daha canlı hissediyorum.Почему-то по ночам я бодрее.
1 APOEL politik sebeplerden çekildi.АПОЭЛ снялся по политическим причинам.
Bu sebeple insanın kendi canı üzerine karar verebilme hakkı yoktur, bu hak ancak Allah’ındır.Аллах не воз­ла­га­ет на человека сверх того, что Он да­ро­вал ему.
Bu sebeple yağlanacağı gün neyin üflenmesi tavsiye edilmez.О дате его бурения нет достоверных сведений.
Bu sebeple bazen ana yemek, "et yemeği" olarak da adlandırılabilir.По этим причинам, главное блюдо иногда называют «мясным блюдом».
Bu sebeple asla yargılanamadı.Тем не менее, его никогда не судили за это.
Bir baş ağrısının, diğer sebeplerden ötürü (örneğin stres veya bâzı yiyecekler) kuvvetlenmesi mümkündür.Сможет ли он устоять перед величайшим искушением, и будет ли проявлено милосердие?
Bu sebeple Charles, Şubat 875'te Adelaide ile evlenmek zorunda kaldı.Достигнув этого, Карл женил своего сына на Аделаиде в феврале 875 года.
Doğal sebeplerden ötürü gerçekleşir.Смерть наступила в результате естественных причин.
Ancak finansal sebepler dolayısıyla bu antoloji basılamadı.Однако, с точки зрения антропологов, этого недостаточно.
Bu sebeple hasta izole edilmeli ve tedavisine hemen başlanılmalıdır.В этом случае его следует изолировать от общества и начать лечить.
Bu durum genel olarak politik sebeplerden dolayıydı.Причины были чисто политическими.
Bu sebeple kalpteki iman bilmekten başka bir şeydir.Духа, даваемого, по силе веры только, каждому верующему.
Şimdiyse bazı sebeplerden ötürü işler ters gitmiştir.Однако по определенным причинам работа остановилась.
Prematüre doğum farklı sebeplere bağlı olarak yaşanmaktadır.Развитие конъюнктивита при беременности обусловлено различными причинами.
Koç başı saldırının (Latince: rostrum, Yunanca: ἔμβολος) terk edilmesinin kesin sebepleri belirsizdir.Точные причины отказа от тарана (лат. rostrum, греч. ἔμβολος) остаются неясны.
Lewis ve Chanes genelde, çeşitli sebeplerden dolayı, Müslümanların antisemit olmadığına kanaat getirir.Льюис и Чейнс предположили, что изначально мусульмане не были антисемитски настроены.
Bu sebeple de "Ziyancı" lakabını almıştır.За ним последовал «Разумный».
Bu sebeple her oyun birbirinden farklıdır.В каждой игре они различны.
Non-Voting: Causes and Methods of Control(Oylanmamış: Kontrolün Sebepleri ve Yöntemleri).Select Images: Art and Fashion Objects (неопр.).
Benzer sebeple kaynayan sıvılar için de çok uygundur.Из-за этого они имеют такую же высокую водонепроницаемость.
Bu sebeple ebu Hanife kelâm (ilâhiyat) kitabına el-Fıkıh ül-Ekber adını vermiştir.Такой человек именуется человеком Писания.
Bu sebeple Kelebekler Vadisi'ne günde 3 kere elektrik verilmektedir.Трижды в день петухов выпускают на выгул.
Şirketin kurucusu Leo Fender 1990'ların başında Parkinson hastalığının yol açtığı sebeplerden ötürü ölmüştür.В 1991 году Лео Фендер умирает от осложнений, вызванных болезнью Паркинсона.
Dış göçün ana sebeplerinden biri yetkililerin evde dahi Türkçe konuşulması için baskı yapmalarıydı.Одной из причин эмиграции было давление властей с требованием перехода на турецкий язык, в том числе в быту.
Fakat ailevi ve özel sebeplerden dolayı rolü reddettiler.Я приняла это решение по личным и семейным причинам.
Bu sebeple Parti Kongresi oy çoğunluğuyla Menşevik programı kabul etti.Съезд почти единогласно проголосовал «за».
Bu sebeple, eserlerin müzik estetiği açısından taşıdığı değer ortaya çıkamadığı söylenmiştir.Благодаря ему я познал, что можно без проблем делать микс из музыкальных стилей.
Baba otoritesi sebepleri tartışılmadan kabul edilir.Решение принималось без согласия родителей.
Şu an çeşitli sebeplerden dolayı burada hiç Oset kalmamıştır.В настоящее время ни одному из трёх государств этого по разным причинам не хотелось бы.
Bu sebeple İslâm uğruna ilk kan akıtan kişi olarak anılır.Это считается первой кровью, пролитой в исламе.
Bu sebeple hiçbir şekilde kullanılmaması gerekir.Его использование при этом необязательно.
Dünyada en başta gelen ölüm sebeplerindendir.10 ведущих причин смерти в мире.
Bu sebeple Yetkiner, sahaya takım kaptanı olarak çıktı.Трижды Бас выводил команду на поле в качестве капитана сборной.
Bu sebeple yüksek yaşam standardına sahiptir.Характеризуется высоким уровнем жизни.
Bu sebeple kazandıkları bronz madalya, İsviçre takımına geçti.Бронзовая медаль перешла к команде Швейцарии.
Ardından "Bebek" ile "Dükkâncı"yı gönderen yazar yine aynı sebeple karşılaştı.Художнику позировал тот же мальчик, что и для картины «Опять двойка».
Bu sebeple bazı toplumlarda "Aziz Valentin Günü" (İngilizce: St. Valentine's Day) olarak bilinir.В Африке наступает «День Святого Валентина».
24 Aralık 2013'te yayımlanacaktı fakat bilinmeyen sebepler yüzünden iptal edildi.Премьера должна была назначаться на осень 2013 года, но по неизвестным причинам была отменена.
Tanrı bu sebeple bu tür ayinlere izin verdi.Так Господь подарил церкви молодёжь.
Bu sebeple onu başkentten uzaklaştırmaya çalışır.Отец сам спешил удалить его из столицы.
Durumun bu hale gelmesi çok önemli sebeplere bağlanmaktadır.На это влияют абсолютно другие причины.
Bu sebeple OAuth Core protokolü bu sorunu ortadan kaldırmak üzere görevlendiriliyor.На Броссе, естественно, падала обязанность заполнить этот пробел.
Bu sebeple MTV videoyu yayım listesinden şiddet içerikli görüntüler barındırdığı sebebiyle kaldırmıştır.Телеканал MTV отказался от показа этого видеоклипа, ссылаясь на наличие сцен насилия.
Bu sebeple babasına da bakmaktadır.Он также присматривает за своим пожилым отцом.
Bu hareketin sebepleri belli değildir.Мотивы этого поступка неизвестны.
Fakat kesin olmayan sebeplerle, İmparator Yao'nun zamanında bu güneşlerin hepsi birden göğe çıkarlar.Во времена правления императора Яо на небе появились сразу десять солнц.
Bu sebeple zilyetlik mülkiyet hakkına bağlı değildir.Негаторный иск не связан с лишением правомочия владения.
Bu sebeple kanal, gemiler için büyük güçlük arz etmektedir.Большинство каналов не пригодны для крупных кораблей.
Palmer normal sebeplerden 29 Mayıs 2015'te Danbury, Connecticut'da, 88 yaşında öldü.Актриса умерла 29 мая 2015 года в возрасте 88 лет в хосписе города Данбери, штат Коннектикут.
Bu Büyük Iraksama'nın sebepleri halen tartışılmaktadır.О мотивах, стоящих за идеей Великой Финляндии, по сей день ведутся дискуссии.
Bu sebeple, bazı kişilerce, ölümün merhumun kontrolü dışında gerçekleştiği varsayılmaktadır.Кроме того, бывают случаи, когда люди убивают сычей из суеверного страха.
Bu sebeple, mevcut paralara yeni kıymetler konuldu.Помимо допечаток сегодня к нам приехали и некоторые новинки.
Bu sebeple insan da hakikat için anahtardır.Основным достоинством для человека считается истина.
Diğer kültürler, çeşitli sebeplerden dolayı buradan ayrılmak zorunda kalmıştır.Со временем фермерские хозяйства прекратили своё существования по разным причинам.
Bu sebeplerden dolayı şimdiki teleskoplar sadece istisnai durumlarda doğrudan görüntüleme yapabilirler.Вплоть до 2010 года телескопы могли получить изображение экзопланеты только в исключительных условиях.
Fakat denizdeki olumsuz sebeplerden dolayı tekrar su üstüne çıkmak zorunda kaldı.В силу ветхости в море больше не выходил.
Bu sebeple yağlanacağı gün neyin üflenmesi tavsiye edilmez.لم يقض عنه: أي عن ثواب ذلك اليوم صيام الدهر: أي صومه فيه، فالإضافة بمعنى في، نحو مكر الليل.
Bu sebeplerden Effimios'u düşmana planları açık etmek sebebiyle ihanet ile suçlamaya karar verdi.لهذه الأسباب قرر أن يتهم ايفيميوس بالخيانة وذلك بسبب الكشف عن الخطط العدو.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod